şükela:  tümü | bugün sorunsallar (6)
  • ağustos böceklerinin ötme aralıkları ile havanın kaç derece olduğu hesaplanabilir.
  • "bir hamam böceğini öldürürsen kahraman, bir kelebeği öldürürsen şeytansın.
    ahlakın estetik standartları vardır".
    friedrich nietzsche.
  • evrende yazılabilecek her türlü yazının olduğu bir yer olduğunu öğrenmek.

    library of babel isimli sitede harflerin tüm kombinasyonları kullanılarak yazılabilecek her türlü yazı yazılmış durumda. her hikaye, her buluş, herhangi bir kitabın herhangi bir sayfası rastgele bir şekilde oluşturulmuş. arama ekranında aklınıza gelen herhangi bir cümleyi yazıp kütüphanenin içindeki bir kitapta olduğunu görmek çok ilginç.
  • sinemaseverler için sinema tarihinin ilkleri şaşırtıcı ve ilgi çekici olmuştur. bunların bazıları şöyledir,

    ilk devam filmi : fall of the nation (1916)

    1915 yılında yapılan birth of a nation filmi şimdiye kadar yapılmış en tartışmalı filmlerden birisi olarak kabul edilmektedir. destansı boyutu ve kurgu kullanımı açısından başlı başına çığır açmasının yanında, şimdilerde şiddetin ağır kullanıldığı ırkçı bir film olarak kabul ediliyor. ancak 1915'teki popülaritesi ve beğenisi sayesinde, yapımcılar benzeri görülmemiş bir hamle yaparak bir devam filmi çektiler.
    ilk film iç savaş sırasında çekilirken, fall of the nation ise amerika'yı işgal eden ve kendi imparatorluğunu kuran bir avrupa ulusuna odaklandığı üzerineydi. film ticari bir başarısızlıktı ve kayıp olarak kabul edildi. ama devam filmlerinin tohumunu attı.

    edit: bu filmleri youtube üzerinden izleyebilirsiniz.

    ilk remake ( yeniden çekilen ) film : the great train robbery (1905)

    devam filmleriyle birlikte, birçok insan günümüzde sürekli yeniden yapılanmaların modern sinemanın yaratıcılık eksikliğinin bir işareti olduğundan şikayet etmiştir fakat sinemanın ilk yıllarında bile yeniden yapımlar için çok beklenilmedi. çağın gereksinimi olan efekler , çekim alanları ve belki ileride göreceğimiz daha fazla yenilikler tekrar yapımların ana sebebidir.
    orijinal film, tüm zamanların en etkili filmlerinden biri olarak kabul edilen 1903 tarihli sessiz bir filmdir. o kadar popülerdi ki, başka bir prodüksiyon şirketi 1905'te telif hakkı yasaları halen netleşmemiş olduğu için farklı çekim ile yeniden yaptı.

    ilk pg-13 ( 13 yaş kısıtlaması olan ) film : red dawn (1984)

    1980'lerden önce, ana akım filmlerin yalnızca belli başlı kısıtlamalar vardı , bunlar günümüzde ülkemizde ki tv kanallarında da kullanıldığı gibi cinsellik , şiddet , genel izleyici gibi kriterler altındaydı.ancak, steven spielberg, pg dereceli filmleri indiana jones serisi filmlerinin içeriği hakkında ebeveynlerden gelen tepkinin ardından tüm bunları değiştirdi.

    speilberg konuyu mpaa'ya getirdi ve onları pg (çocuklar için uygun olmayan içerikler) ile r (17 yaş altındakiler, içeriği ebeveyn veya yetişkin vasi eşliğinde izlemesi gereken filmler) arasındaki boşluğu kapatmak için bir derecelendirme olması gerektiğine ikna etti. böylece pg-13 derecelendirmesi oluşturuldu ve aksiyon-macera filmi red dawn bunu taşıyan ilk film oldu.
    mpaa film derecelendirme sistemi

    ilk "the wilhelm scream" ( wilhelm çığlığı) kullanımı : distant drums (1951)

    şimdi bu nedir derseniz hollywood'da önemli bir yer tutan wilhelm çığlığından bahsedelim. wilhelm çığlığı, ilk kez 1951 yılında gary cooper'ın başrolünü oynadığı "distant drum"s adlı bir western filminde kullanılması için kaydedilen ve o tarihten bu yana binlerce filmde kullanılan çığlık sesidir.
    1970'lere kadar sadece warner bros. filmlerinde kullanılan bu efekt, star wars'un ses tasarımcısı ben burtt tarafından star wars'a aynen eklenince yeniden popülariteye kavuştu ve star wars serisinin dışında ındiana jones film serilerinde ve disney çizgi filmlerinde sıklıkla kullanılmaya başladı.bu ses efektini filmlerinde kullanan yönetmenler arasında quentin tarantino, peter jackson, steven spielberg, tim burton, jason reitman ve ridley scott da yer almaktadır.basit bir youtube araması ile bulabileceğiniz bu sesi hemen tanıyacaksınız.

    bir uçakta gösterilen ilk film : the lost world (1925)

    günümüzde uçaklar, çeşitli eğlence sistemlerinin yanısıra yolcuların seçenekleri beğenmemeleri durumunda kendi filmlerini tabletten, telefondan vbg den izleyebildikleri noktaya kadar kaldırmaktadır. ancak, bir zamanlar gökyüzünde uçarken bir filmden keyif almanın düşünülmesinin bile tuhaf olduğu bir zaman vardı.
    bundan önce uçaklarda gösterilen kısa filmler ve çizgi filmler vardı ama the lost world yolculara gösterilen ilk uzun metrajlı filmdi. bu, 1925'te londra'dan paris'e bir ımperial airways uçuşunda meydana geldi.

    web sitesi olan ilk film : stargate (1994)

    sosyal medyada,artık websitesinden çok hemen hemen her filmin kendi twitter ve ınstagram hesaplarını talep etmesiyle bugünlerde film reklamlarının kolay ulaşılabildiği mecralar haline geldi. ancak internetin ilk günlerinde bir film sitesi yeni bir fikirdi ve çağın çok ötesinde idi.
    stargate, kurt russell ve james spader'ın başrollerini paylaştığı bir bilim kurgu macera filmiydi. film, bir dizi film ile devam etti, ancak en uzun süreli etkisi, film web sitelerinin yeni çağını başlattı.

    "fuck" kelimesinin kullanıldığı ilk film : i'll never forget what's'isname (1967)

    bir tabunun yıkılması kolaydır fakat ilk adımın atılması çok zordur. konuşmanın olduğu sesli bir filmden neredeyse 40 yıl sonra argo içerek kelimeler kullanılmaya başlandı ve yaygınlaştı.

    sifonun çekildiği ilk film : psycho (1960)

    çorapla salona girilen ilk filme doğru giderken ( şaka bunlar son)tüm zamanların en beğenilen filmlerinden olan alfred hitchcock'un phyco'su tuvalet sifonu gösteren ilk amerikan filmi olarak kabul edilir. bildirildiğine göre, senarist joseph stefano filme gerçekçilik katmak için bunu göstermekte kararlıydı ama hitchcock senaryoda buna ihtiyaç olmadığını ve bunun ağırıya kaçacağını belirtti.

    ilk kez osuruk şakası kullanılan film : blazing saddles (1974)

    konunun buralara geleceği belliydi. mel brooks'un blazing saddles'ı, döneme göre o kadar çok komik şakası olan filmlerden biri ki, en komik bölümlerin hepsini hatırlamak zor. en göze çarpan sekanslardan biri, ekibin fasulye yediği ve osurmaya başladığı kamp ateşi sahnesidir. bu film 80 lerde çok kez trt de gösterilmişti.film bugün hala oldukça komik, ancak o zamana kadar bir hollywood filminde ilk kez bir osuruk şakası kullanıldığı için alacağı tepkiyi hayal etmek zor. bu tür şakalar amerika dışındaki filmlerde tanıtılmış olsa da, blazing saddles, osurmanın komedi filmlerinin temel taşı olmasına yardımcı oldu. sonrasında 2008 yılında gelen recep ivedik ile top noktaya ulaşmıştır.

    edit :imla
  • atatürk ve kıbrıs kültürü

    1’nci uluslararası atatürk ve türk halk kültürü sempozyumu bildirileri
    atatürk ve kıbrıs kültürü

    ismail bozkurt ( k.k.t.c. ) *

    ı-giriş:

    “kıbrıslı türkler'in osmanlı imparatorluğu'ndan koparıldıktan sonra da anadolu ile ilişkilerini sürdürdükleri ve bir bocalama döneminden sonra örgütlenerek seslerini duyurmağa başladıkları bilinmektedir.

    buna karşın, 1915-1919 yıllarında kıbrıs'ta, kıbrıslı türkler'e ait dergi ya da gazete yayımlanmadı.
    ingiliz sömürge yönetimi, osmanlı imparatorluğu'nun almanya'nın yanında savaşa girmesi üzerine kıbrıs'ı tek taraflı olarak ilhak etmekle kalmamış, kıbrıslı türkler'i ağır baskı altına almış, türkçe gazete yayımlanması engellemiş, toplumun haber alma özgürlüğünü ortadan kaldırmıştır. oysa aynı dönemde kıbrıs'ta 15 rumca gazete çıkıyordu.

    bu ortama karşın, kıbrıslı türkler'in 1’inci dünya savaşı'nı bu bağlamda çanakkale savaşları'nı dikkatle izlediklerini varsayabiliriz. o dönemde çanakkale'de ingizlizlere dur diyen mustafa kemal adının kıbrıs'ta duyulmaması, heyecan yaratmaması düşünülemez.

    birinci dünya savaşı'nın bitiminde, kıbrıs türk toplumu'nda, bir yandan ingiliz baskıları, diğer yandan osmanlı imparatorluğu'nun yenilerek teslim olması dolayısı ile umutsuzluk egemendi.

    bu ortamda iki kıbrıslı türk, kıbrıs müftüsü ziya efendi ile gazeteci remzi okan’ın önderliğinde, 10 aralık 1918 günü lefkoşa'da bir meclis-i millî (ulusal meclis) toplanır. adanın her yanından gelen yaklaşık 200 delegenin katılımı ile gerçekleşen ve üç gün süren meclis-i millî'de alınan ilk karar, kıbrıs'ın osmanlı imparatorluğu'na geri verilmesi yönünde idi. bu meclis'in, mustafa kemal samsun'a çıkmadan, erzurum ve sivas kongreleri toplanmadan gerçekleştirilmesi dikkate değer bir husustur.

    meclis-i millî kıbrıslı türkler'de adeta bir ateşleme görevi yapar ve peş peşe gazete ve dergiler çıkmağa başlar. yayımlanan gazete / dergilerin sayısı yediyi bulur ve bunlar türk kurtuluş savaşı boyuncu yayınlarını sürdürürler. bu gazete ve dergiler şunlardır:

    doğru yol, söz, ırşad, davul, ankebut, vatan ve hakikat. söz 1200, vatan 800, ırşad 400, ankebut 310, doğru yol 810, davul 600, hakikat 1000 adet basıyordu. söz'ün 1200'lük tirajını aşan tek bir rumca gazete vardı. elefteria (özgürlük) adlı bu gazetenin tirajı 1800 civarında idi.

    nüfusun azlığı ve ülkenin küçüklüğü gözönüne alınırsa, gerek 1200 sayı ile en yüksek tirajlı gazete, gerekse 5000'in üzerindeki türkçe gazetelerin toplam tirajı, bize göre çarpıcıdır ve o günlerde kıbrıslı türkler'deki dinamizmin kanıtı olarak kabul edilmelidir.

    ıı- türk kurtuluş savaşı ve kıbrıslı türkler:

    türk kurtuluş savaşı yıllarını kıbrıslı türkler çok canlı olarak yaşadılar ve her yönü ile bu savaşla özdeşleştiler.

    bir yolunu bulup anadolu'ya geçen ve savaşa katılanlar oldu. kıbrıs türk basını anadolu direnişini destekleyici yayınlar yaptı. o yılların gazeteleri bu yöndeki manzumeler ve düzyazılarla doludur. mizah gazetesi davul ise, rum-yunan ve ingiliz propagandasına karşı güçlü bir mizahî savaşım verdi. diğer yandan köylerle kasabalar yardım toplayıp anadolu'ya göndermek için birbirleri ile yarıştılar. yardım toplamanın bir yolu da müsamereler düzenlemek ve oyunlar sahnelemekle gerçekleşti. kaynaklara göre o dönemde bu şekilde çok sayıda etkinlik düzenlendi.

    anadolu direnişinin, kıbrıs'tan gelebilecek tehlikelere karşı kıbrıs'ta istihbarat yaptığı ve istihbarat topladığı da biliniyor. kıbrıslı türkler'in bu konuda da önemli görevler yaptıklarını varsaymak gerekiyor.

    anadolu zaferi, anında kıbrıs'a da yansıdı. 9 eylül günü, izmir'in kurtuluşu duyulur duyulmaz lefkoşa'da bir miting yapılarak bu kurtuluş kutlanır ve mustafa kemal'e kutlama mesajları gönderilir.

    ingiliz valisi'nin büyük zafer'den sonra kıbrıs'lı türkler'e söylediği şu sözler, kıbrıslı türkler'in türk kurtuluş savaşı ve mustafa kemal'le ilgili duygularını saptayan önemli bir tarihî kanıttır:

    “türkiye'de halk zafer sevinci ile coşuyor ve şenlikler düzenliyor. buna bir diyeceğimiz yok. fakat sizlere ne oluyor?
    mustafa kemal'in ne yüzünü gördünüz, ne de sesini duydunuz. buna rağmen sokaklara dökülüp, o'nun zaferlerini kutluyorsunuz! hayret doğrusu!”

    büyük zafer kıbrıs köylerinde de yankı bulur. türk kurtuluş savaşı yıllarında köyünde muhtar olan merhum dedem anlatmıştı: anadolu'da yunan ilerlemesi oldukça, köy rumları, papazın önderliğinde yunan bayrağını çekip türk mahallesine yürürler ve sloganlar atarlarmış. türk zaferi gerçekleşince, bu kez türkler, rum mahallesine yürüyüp sloganlar atmışlar.

    kıbrıslı şair mehmet kansu da kendi köyünde de böyle bir olay olduğunu anlatmıştı.

    kutlu adalı da daha sonra değineceğim "dağarcık" adlı kitabında benzer olayları dile getirir.

    bütün bunlar kıbrıslı türkler'in kendilerini türk kurtuluş savaşı ile özdeştirdiklerinin kanıtlarıdır.

    ııı- cumhuriyet türkiyesi ve kıbrıslı türkler:

    kurtuluş savaşı yıllarında belleklere yerleşen mustafa kemal, atatürk olarak da kıbrıslı türkler'de silinmez izler bıraktı. cumhuriyet coşku ile karşılandı. atatürk ilke ve devrimleri kıbrıs'a da yansıdı ve halk kendiliğinden bu ilke ve devrimlere sahip çıktı. onları benimsedi.

    kıbrıslı türkler, türk kurtuluş savaşı'na kadar “osmanlı” ve “islâm” kimliği taşıyorlardı. türk kimliğinin ön plana çıkması, türk kurtuluş savaşı ile olur; atatürk türkiyesi ile doruğa ulaşır.

    kıbrıslı türkler, türk kimliği ile atatürk ilke ve devrimlerini özümseyerek, kıbrıs'taki varolma savaşımızı daha bilinçli bir biçimde verdiler. yakın tarihlerdeki silâhlı direnişin ruhu ile moral kaynağının, büyük ölçüde atatürk, türk kurtuluş savaşı, cumhuriyet türkiyesi ve atatürk ilke ve devrimleri olduğunu rahatça söyleyebiliriz.

    ıv- kıbrıs türk edebiyatı'nda atatürk:

    yukarıda belirttiğimiz gibi türk kurtuluş savaşı boyuncu kıbrıs'ta yayımlanan türkçe gazete ve dergiler, anadolu direnişçileri ile onların önderi mustafa kemal'i destekleyen ve öven manzumeler ve düzyazılarla doludur.

    bu bildiri içinde bunlara uzun uzun yer vermenin olanağı yoktur. bu bakımdan yalnızca birkaç şiiri aktarmakla yetiniyoruz:

    büyük taarruz'dan önce 1922 nisan'ından ankebut gazetesi'nde yayımlanan mehmet fikri imzalı “gönüllü giderken” başlıklı şiir, kıbrıslı türkler'in o günkü duygularını çok güzel yansıtır.

    gönüllü giderken

    of, nedir bu kanlı ateş kızıl ateş gönlümde?
    hiç duramam! içim atar harbe doğru valide!
    davul çalar, boru öter, asker toplar kumandan.
    türkoğluyum yüce ana, hiç duramam bir tek an.

    vatanın namusunu kurtaracak askerdir!
    kılınç çeker harp ederim rabbim beni gözetir.

    sakın anacığım ağlama! yavuklumdur yadigâr.
    umutlanma, meraklanma vermez sana asla kâr.
    keder etme şanın artsın, vatan bizi çağırır.
    teselli ver yavukluma, tatlı sözle sevindir.

    anadolu'yu canlatacak, yaşatacak askerdir!
    süngü tutar harp ederim rabbim beni gözetir.

    hain düşman, katil düşman geliyorum hazır ol!
    imanım var, hakânım var, çalabım var bir erim!
    kinim büyük, dermanım var, biliyorum hazır ol!
    yüce allah adı için kuvvet aldım yürürüm.

    izmir'in kurtuluşundan bir gün sonra, 10 eylül 1922 günkü (gazete) davul’da da a. alp (mehmet ali akıncı) imzası ile yayımlanan “senindir” başlıklı şiirde ise, mustafa kemal'e şöyle sesleniliyor:

    senindir

    mukaddestir senin adın dillerde:
    kemal paşa! ey muhteşem kumandan!
    olmasaydın, pek yabancı ellerde,
    harabolup gidecekti bu vatan.

    sen dedin ki: ey kardaşlar! cesaret.
    türk milleti çekmeyecek esaret!

    şanlı say-û sebatında yürüdün,
    “hak” sözünü düşmanlara tanıttın,
    bir nur oldun ufukları bürüdün.
    zulmet saçan bulutları dağıttın.

    hep dağıldı o sehâb-ı pür-melâl,
    ufuklardan yükseliyor bak hilâl.

    inkirazdan kurtararak devleti,
    türk evladı tarih yazdı al kandan.

    esaretten kurtardın bu milleti;
    binler yaşa, sen ey büyük kumandan!

    mazlûm vatan, kanlı toprak senindir;
    tarihteki şanlı yaprak senindir.

    m. alp

    (mehmet ali akıncı)

    davul, 10 eylül 1922

    sayı: 10

    büyük zafer'den bir süre sonra 26 kasım 1922'de yine davul'da m. alp (mehmet ali akıncı) imzası ile yayımlanan "akdeniz sahillerinden" balıklı şiirde anadolu'yu duyulan özlem ve sevgi bakın nasıl dile getiriliyor:

    akdeniz sahillerinden

    büyük annem benim ruhum senin ile mümtezic,
    benim kalbim ancak senin aşkın ile vuruyor,
    bil ki benim safa kalbimde sönmeyecek sevdan hiç,
    yüz yıl evvel nasıl ise yine öyle duruyor.

    çünki benim kanımda da osmanlılık şanı var,
    çünki benim kanımda da bir turanlı kanı var,

    gelebilsem âğûşuna, koşabilsem yanına;
    ne çare ki esir gibi yaşıyorsun bu yerde,
    mümkin olsa ve sığınsam âğûşuna, şanına!
    ah olmasa aramızda akdenizden bu perde.

    bırak beni annem ile kavuşayım akdeniz!
    ben geçince sakin durma ceyhan gibi ak deniz.

    ey vatanım, tanrı şâhid unutmadın seni ben.
    imanım var, bir gün yine gireceğim koynuna.
    güllerini dermek için olmasaydı bu diken,
    anne bulmuş yetim gibi dolanırdım boynuna.

    ey akdeniz! yol ver bana, dur, suların akmasın!
    dalgaların bu hicranlı kalbciğimi yıkmasın.

    m.a.

    (mehmet ali akıncı)

    davul, 26 kasım, 1922

    sayı: 21

    1930'lu ve 1940'lı yıllarda da kıbrıs türk edebiyatı'nda türk kurtuluş savaşı ve mustafa kemal atatürk, ağırlık olarak yer aldı.
    o dönemde şiir dışında düzyazı edebiyatı, daha çok tiyatro oyunları ile ortaya çıktı. daha sonra önemli bir romancı olarak sivrilecek olan, hikmet arif mapolar’ın yazdığı oyunların konusu; türk kurtuluş savaşı ve mustafa kemal'dir. duman, meşale, mucize, altın şehir adlı yapıtları bu bağlamda sayabiliriz.

    osman talat alkan'ın yazdığı “yüksel,”
    talat yurdakul'un yazdığı “izmir'e girerken” adlı oyunlarla da konu mustafa kemal atatürk ve kurtuluş savaşı'dır.

    daha yakın tarihlerde, kıbrıs türk edebiyatı'na damgasını vuran özker yaşın, türk edebiyatı'nda en iyi, en güzel atatürk şiirleri yazan bir şairdir.
    onun “kıbrıs'ta atatürk” adlı şiiri, kıbrıslı türklerdeki atatürk sevgisini çok güzel dile getirmektedir.

    kıbrıs'ta atatürk

    bir dağ köyünde kıbrıs'ın,
    baktım atatürk'ün resmi.
    kahvenin duvarından,
    baktım atatürk'ün resmi,
    bir kıbrıslı türk'ün,
    göğsündeki rozette.
    “bu kim?” dedim köylüye:
    “memleketi kurtaran
    eşsiz kahraman!” dedi.

    lefkoşa girne kapısı'nda,
    baktım atatürk'ün heykeli,
    öylesine aydınlık öylesine görkemli.
    “bu kim?” dedim bir yavruya:
    “gündüz eden gecemi
    ölümsüz babam!” dedi.

    bir genç geliyordu karşıdan,
    elindeki kitabın arasından,
    bir resim çıktı,
    baktım atatürk'ün resmi.
    “bu kim?” dedim delikanlıya:
    “korumak için emanetini
    hayatımı vereceğim adam!” dedi.

    bir köy kahvesinde kıbrıs'ın,
    tören yaptık on kasım günü,
    bir köy kahvesinde kıbrıs'ın,
    saygı duruşuna kalktık atatürk'e:
    ahmet'ler, hasan'lar, hüseyin'lerle.

    bir köy kahvesinde kıbrıs'ın,
    ata'nın sesini dinledik radyoda,
    bir ses yayıldı dalga dalga.
    kulak verdik “yurttaşlarım!” diyen sese:
    ahmet'ler, hasan'lar, hüseyin'lerle...

    ali ağa: “hey oğul!” dedi,
    “ben atatürk'ü görmedin ama
    o öyle yerleşti ki aklıma;
    ne zaman gözlerimi yumsam,
    sanırım atatürk karşımda.”

    söz aldı mücahit süleyman:
    “rumlar köye saldırdıkları zaman,
    kurşun sıktık üç gün üç gece
    ve bitti cephanemiz.
    aklıma geldi atatürk'ün sözleri;
    ‘sonuna kadar döğüşeceğim!’ dedim,
    bıçağımı süngü yapıp bekledim.”

    çoban halil gülümsedi:
    “atatürk!” dedi.
    “gökteki yıldızlarda,
    mavi mavi bakar geceleri,
    tut ki üşüdüm ovada;
    ısıtır beni, atatürk'ün gözleri...”

    köy ilkokulunda,
    dalıp gitmişti öğretmen;
    kıbrıs'ın bu dağ köyünde,
    gencecik bir türk öğretmeni...
    baktı duvarda atatürk'ün resmi,
    atatürk gülümseyip dile geldi:

    “aydınlık bakışlı öğretmenim,
    girdin mi sınıftan içeri;
    unutma! hatırla beni,
    öğrencilerine beni hatırlat.
    özgürlükle güzel hayat
    mutlu yaşamak özgürlükle mümkün.

    de ki öğrencilerine:
    ‘çocuklar,
    bir kara gün,
    düşmanlar girmişti anavatana.’

    19 mayısla başla hikâyemize,
    ama sakın bitirme hikayeyi;
    düşmanı dökünce denize,
    yeni bir vatan yaratmanın,
    gerçekleşeceğini anlat devrimlerle.

    ‘anavatan kurtuldu çocuklar!’ de,
    ‘yavruyu kurtarmak kaldı bize.
    iyiye doğruya güzele yürüyün!
    ve kavuşmak için özgürlüğe,
    savaşın gerektiği gün;
    budur beklediği bizden atatürk'ün!’ ...”

    kutlu adalı'nın 1963'te yayımlanan dağarcık adlı yapıtı, görevli olarak köylere yatığı gezilerin izlenimlerini içerir. kâh öykü, kâh deneme niteliğindeki bu yapıt, kıbrıs türk halk kültürü için eşsiz bir kaynak niteliğindedir. bu kaynak yapıtta atatürk başlıklı bölümü, aynen aktarıyorum:

    atatürk

    “ön teker nere giderse arka teker de ora gider.”

    öğretmenlerin, ingiliz boyunduruğu altında iken okulun salonuna asmaktan korktuğu, çekindiği yıllarda köylü; evine, kahvesine, birliğine, derneğine, atatürk ile türk büyüklerinin resmini asmakta bir sakınca görmüyordu. sağdan soldan gelen baskılara omuz silkiyor, kulak vermiyordu.

    kıbrıslı rumların, türkiye'ye çıkan yunanlıları çılgınca alkışlayıp, sevinçten oynayıp zıpladıkları, taşkınlıkla yaptıkları yıllarda, kıbrıs türk köylüsünün atatürk'e bağlanmaması, onu sevmemesi olanaksızdı. bütün köylünün yüreciği o yıllarda atatürk'le birlikte atmıştı. onun ilerlemesi, onun başarıları, kıbrıs'ın her yanındaki türkler arasında bayram havası yaratmıştı. savaşa katılamıyorlardı ama, para toplayıp gönderme yolları arıyorlardı!

    yunanlar izmir'e çıkınca, rumlar pek çok alay etmişti türklerle. yunanlar izmir'de denize dökülünce sus pus olan, kuyruklarını bacaklarının arasına sokan rumlarla da, türklerin pek çok alay etmişti sonradan. bağlarbaşı'nda o günlere değin bir öykü dinledim. yunanlar izmir'e çıktılar. durmadan ankara'ya doğru ilerliyorlar! ha bugün ha yarın ankara'ya girilecek, mustafa kemal esir edilecek! bütün kıbrıs rumları gibi bağlarbaşı'ndaki rumlar da sevinç içinde. sevinçlerinden yapmadık taşkınlık bırakmıyorlar. türklerle alay ediyorlar. evrende türk denen bir ulus kalmadı artı diyorlar! derken bütün kıbrıs bir gün çalkalandı:

    "mustafa kemal esir düştü! trikopis kemal paşa'yı teslim aldı!"

    bu acı salık üzerine bağlarbaşı türkleri aralarında para toplıyarak, leymosuna birini yolladılar. telgraf çektirdiler. salığın doğruluk derecesini öğrenmek istediler. fakat çok sürmez bir başka salık, kıbrıs’ı bir uçtan bir uca bir çırpıda çalkalar:

    "trikopis teslim oldu yunanlar izmir'e doğru kaçıyor!..."

    işte bu salıktır ki bütün kıbrıs türklerine sevinç gözyaşları döktürür. rumlardan bol bol öç alırlar. bağlarbaşlılar ise köy kahvesinin önündeki iri dut ağacının tepesine bir türk bayrağı çekerler.
    bayrak; ortasına ivedilikle ay ile yıldız dikilmiş kırmızı bir masa örtüsünden başka bir şey değildir!.

    kurtuluş savaşı günlerinde kavaklı köyünde de rumlar epey türkleri incitmişlerdi. fakat sonradan trikopis esir düşüp, yunanlar kurtuluşu izmir'e doğru kaçmakta bulunca, incitme sırası türklere gelmişti. o günlerde kavaklı türkleri, köydeki rumlara şu dörtlüğü söylemekteydi:

    var olasın kemal paşa!
    askerinle binler yaşa!
    yüzbin yunan kellesini;
    atasın birden aşaa!

    bu olaydan sonra rumlar köyde tutunamaz oldular. çok sürmedi hepsi köyden göç ettiler. bu gün kavaklı'da bir rum bile yoktur.

    kıbrıs türk köylüsü, kentlisi o yıllardan başlıyarak tellim atatürk'ün, onun ilkelerinin, devrimlerinin yanında yer aldı. ona artan sevgiyle bağlandı.

    bu gün kıbrıs türkü köylüsü, kentlisi, okullarını; atatürk'ün resimleri ile, heykelleri ile süslüyor.
    çocuklar, kafasını; onun ilkeleri, onun devrimleri ile dolduruyor. sömürgelerin kılıcı yok başlarında artık. önce ana-baba, su-ekmek demesini öğrenen çocuklar, bu gün bu listenin başına atatürk'ü eklemiştir.
    atatürk kıbrıs türk köylüsü için sonsuz bir devinme, güç kaynağı, doğruyu, gerçeği, ileriyi gösteren bir ışıktır. karanlık, nemli, zindan gibi evlerde yaşıyan pek çok köylümüze yaşama gücü veren, evini aydınlatan, köyünü ayakta tutan, bu ışıktır.
    bu ışık olmasa, bu sınır olmazdı!...

    v- kısa bir değerlendirme:

    kıbrıslı türkler, çağdaş, uygar, avrupaî bir toplum olarak bilinir. bu konuda çok şeyler söylenmiş ve yazılmıştır.

    bu yüzyıl ingiliz yönetimi'nde yaşamayı ve 1963'e kadar rum toplumu ile içiçe olma durumunu kıbrıslı türkler'in çağdaş, uygar ve avrupaî olmasına neden olanak gösterenler vardır.

    gerek ingiliz yönetimi'nin, gerekse rumlarla içiçe yaşamanın etkileri elbette gözardı edilemez ama bize göre kıbrıslı türkler'e bu üstün nitelikleri kazandıran temel etken; atatürk'ü, atatürkçülüğü, atatürk ilke ve devrimlerini, özellikle lâikliği özümseyerek ve kimlikleri ile kültürlerinin ayrılmaz bir ögesi durumuna sokmalarıdır.

    atatürk, atatürkçülük, atatürk ilke ve devrimleri; bugün kıbrıs türk kültürü'nden soyutlanamaz. soyutlanırsa kıbrıslı türk kimliği büyük oranda erozyona uğrar.

    kıbrıs türk kültürü derken, halktan kopuk bir zümrenin kültüründen söz etmiyorum. kıbrıs türk kültürü ile kıbrıs türk halk kültürü büyük oranda özdeştir. kent-köy, aşağı tabaka-üst tabaka ayırımları pek kalmamıştır.

    dolayısı ile atatürk, atatürkçülük, atatürk ilke ve devrimlerinin kıbrıs türk halk kültürü'nün temel ögelerinden biri olduğunu söyleyebiliriz. sanırım atatürk'ün bu denli etkili olduğu başka bir türk toplumu yoktur.”

    kaynaklar:
    • ı. uluslararası atatürk ve türk halk kültürü sempozyumu bildirileri
    atatürk ve kıbrıs kültürü

    ismail bozkurt ( k.k.t.c. ) (bkz: ismail bozkurt)

    https://ekitap.ktb.gov.tr/…ru---ismail-bozkurt.html

    sözlük içi kaynak:
    (bkz: mustafa kemal atatürk/#130212961)
  • rusya tam 11 farklı saat dilimine sahiptir. bu nedenle ülkenin bir tarafında saat sabahın 8'i iken diğer tarafta akşam 7 oluyor.
  • müzik notalarının, isa'nın 12 havarisinden biri olan, yuhanna adına yazılmış şiirin, her dizesinin ilk hecesi olması. (do,re,mi,fa,sol,la,si,do)

    şiirin orjinali;

    "ut queant laxis
    resonare fibris
    mira gestorum
    famuli tuorum,
    solve polluti
    labii reatum,
    sancte ıohannes."

    ut ile başlıyor fransız'lar halen "do" yerine "ut" kullanırlar ilk notayı. son notayı yani dizeyi bende bilmiyorum.
  • hayatınızı kolaylaştıracak mobil uygulamaları sizlerle paylaşmak istiyorum:

    walk me up!: sizi yataktan kalkmaya zorlayan alarm uygulaması. sadece belli sayıda adım attığınız zaman susuyor.

    don't touch my phone: uygulama aktif olduğu andan itibaren biri telefonunuza dokunursa alarm çalmaya başlıyor.

    google keep: aklınızdakileri hızla kaydetmenizi sağlar ve hatırlatıcı ayarlamanıza olanak sağlar. ıphone'daki anımsatıcı gibi bir uygulamadır. tek farkı tüm cihazlar ile senkronize hale getirilebiliyor.

    pushbullet: telefonunuzu, tabletinizi ve bilgisayarınızı birbirine bağlar ve dosya aktarımınızı sağlar.

    ticktick: program yapmanıza, zamanı yönetmenize, odaklı kalmanıza, son tarihleri hatırlatmaya yardımcı olan basit ve etkili bir uygulama.

    sweatcoin: yürüdükçe para, kupon ve farklı çekilişlere hak kazandırır. daha fazla bilgi için: buraya tıklayın. videonun açıklama kısmına da link koydum. ilk önce izlemenizi tavsiye ederim.
    direkt indirmek için: tık tık daveti kabul eden her arkadaş 0.95 puan kazanıyor.

    stormgain: free bitcoin miner uygulamasıdır. her 4 saatte bir madencilik tuşuna basarak 10 dolar kazanmanızı ve bu kazandığınız parayı katlamanızı sağlar. videolu ve ödeme kanıtlı anlatım için: buraya tıklayın.
    videonun açıklama kısmına indirme linkini bıraktım. 3 dolar veriyor anında. video yorumlarına da bakın, derim.

    stay focused: telefonunuzdaki uygulamaların, web sitelerin kullanımını kısıtlayarak odaklanmanıza yardımcı oluyor.

    scanguru: uygulama ile herhangi bir belgeyi tarayabilir, jpg veya pdf olarak çıktı alabilirsiniz.

    socratic: google'ın bu uygulaması ile fizik, biyoloji, matematik gibi birçok alanda dersler alarak kendinizi geliştirebilirsiniz. ücretsiz...

    bonus: veri hırsızlığı
    verilerinizin çalınıp çalınmadığını gösteren bir site. eğer verileriniz çalındıysa hangi siteye yapılan saldırı sonrası çalındı, şifreniz ele geçirildi mi, gibi soruların cevabını bu sitede bulabiliyorsunuz. ayrıntılı kısa bilgi için: buraya tıklayın.
  • davetiye sonlarındaki lcv nin aslında "lütfen cevap veriniz"in kısaltması olması. iki katına çıkmasa da az biraz arttı.
  • evrendeki yıldız sayısı, dünyadaki bütün kum tanelerinden daha fazladır. akıl alır gibi değil..
hesabın var mı? giriş yap