şükela:  tümü | bugün sorunsallar (6)
  • bulaşık makinesinde yıkanan plastik ürünler hiçbir zaman tam anlamıyla kurumaz, hatta bazen makinede bir problem olduğunu bile düşündürür.
    peki gerçek problem nedir? gelin hep beraber okuyalım, "makinem iyi kurutmuyor" diye söylenen milyonlarca nuriye ablanın, huriye teyzenin, düriye yengenin soru işaretini silelim.

    öncelikle makineye attığımız ürünlerin yapısına bakalım. çelik tencereler, seramik tabaklar, bardaklar ve plastikler.
    bunların hepsi aynı derecede ve aynı süredeki ısıya maruz kalırken, ısıyı emme oranları farklıdır. metaller ve seramikler her zaman ısıyı daha fazla emer ve uzun süre muhafaza ederler. hal böyle olunca üzerindeki damlacıkların kolayca buharlaşmasını sağlarlar.
    plastikler ise daha hafif ve ince oldukları için ısıyı emme oranları düşüktür. haliyle üzerindeki damlacıklar tam anlamıyla buharlaşmaz. hatta bazen yeterli buharlaşma olmadığı için üzerlerinde su birikintisi olur.

    çözüm mü?
    yıldız tilbe'nin de dediği gibi "hiç bir şey problem değil sileriz yanii"
  • doğal tarih müzeleri hakkında bir şeyler zırvalamak istiyorum. izninizle:

    https://youtu.be/fkx78emzh9i

    kaynağımın büyük bölümü bu video olacak, zamanında nat geo'dan, oradan buradan edindiğim bilgi ve merakla da harmanlayacağım.

    öncelikle doğal tarih müzelerinin kökeni, birçok ıvır zıvırda olduğu gibi aristokrasiye dayanır.
    garabet odaları da diyebileceğimiz yerlerde toplanan çeşit çeşit parçalar dönemin üst düzey kültürel eğlencelerinden biriydi.
    bu garabetler asilzadelerin evlerinde, mekanlarında toplanırdı.

    görsel (bilinen en eski doğa tarihi odası)

    bu gravürde göreceğimiz üzere, eşyalar bu tarz yerlerde toplanırdı. yukarıdaki ilk doğa tarihi müzesinin resmi. dell' historia naturale olarak da geçer.

    dönemin şartlarında odalara da toplanabilen eşyalar, almanlar tarafından dolapları süslemek için de kullanılmıştır.

    tabii işin kökenine de biraz değincek olursak, bu toplamacılığın temeli aslında coğrafi keşiflere dayanır. çünkü;
    coğrafi olarak açıldıkça daha çok şey keşfedersin. yeni dünyalar, yeni medeniyetler ve beraberinde gelen zenginlik..

    bu zenginliklerin en kralını yaşayan müzelerden biri olan aldrovandi müzesi, bugün 416 yaşında.
    görsel
    üstelik aldrovaldi sadece müzeye değil bulunduğu meydana da adını vermiştir.

    italya'da bulunan (bologna) bu müthiş müzeler aynı zamanda da harika bi sanatçılıkla süslenmiştir. heykeller, tablolar...müthiş bir italyan işçiliği.

    marsilli ve capellini gibi iki meraklı kişiye daha sahiplik yapan bologna, bu gibi adamların mirasını üzerinde taşır.
    marsilli'nin zamanında yazdığı defterler hala saklanmaktadır, korunmaktadır.

    şimdi de bir diğer önemli müzeye geçelim: museum national d'historia naturelle, paris
    görsel

    fransa'nın belki de en görkemli müzelerinden biridir.
    müzenin önemli eski müdürlerinden biri meşhur doğa bilimcisi buffon'dur.
    müzeye la grande galerie d'evolution yani büyük evrim galerisi de denir.
    meşhur buffon büstü de buffon sanki yarattığı şaheseri izliyormuş gibi dizayn edilip yapılmıştır: görsel

    tabii böyle görkemli bir müze sadece buffon'a değil birçok önemli bilim insanına ev sahipliği yapmaya devam etmektedir.
    evrim teorisine büyük katkıları dokunan ve benim hala facebook kapak fotoğrafım, büyük dahi lamarck'ın heykeli de müzede bulunmaktadır:
    görsel

    bu müzeden bahsetmişken içinde barındırdıklarından da bahsetmemek olmaz.
    2 milyon yıl önceki atamız olan lucy de burada bulunur, kemikleriyle bilikte:
    görsel
  • arsenik ve pirinç!

    arsenik giderimini en üst düzeye çıkaran ve besin değerini koruyan pirinç pişirme yöntemi:

    arsenik, kokusu ve tadı olmayan ve doğal olarak oluşan bir elementtir. uluslararası kanser araştırma ajansı tarafından grup 1 kanserojen olarak sınıflandırılan arsenik, suda çözünebilen özelliğe sahiptir. arsenik maruziyeti vücutta tüm organları etkileyebilmekte ve insanlarda cilt lezyonlarına, diyabete, akciğer hastalıklarına ve kansere neden olabilmektedir.

    bazı gıdalar doğal olarak diğerlerinden daha fazla arsenik içerir. dünyanın birçok yerinde önemli bir besin kaynağı olan pirinç ve pirinç ürünleri önemli bir arsenik kaynağıdır. pirinçte, diğer gıdalara kıyasla topraktan ve sulama suyundan gelen, arseniğin tehlikeli formu olan inorganik formu birikir.

    birçok bebek maması, pirinç patlağı, pirinç kekleri ve kahvaltılık pirinç gevreklerinde arsenik bulunduğundan bebekler ve çocuklar erken safhada bu kimyasala maruz kalabilmektedir.

    arsenik tahılın en dış kısmında biriktiğinden, daha besleyici olan kahverengi pirinç beyaz pirince kıyasla % 80 daha fazla inorganik arsenik içermektedir. beyaz pirinçte ise bu kısım işlenme sırasında soyulup atılmaktadır. en az arsenik içeren pirinç ise basmati pirincidir.

    eski zamanlarda çin'de siyah pirinç aristokrasi için ayrıldığından, siyah pirinç yasaklı pirinç olarak adlandırılmaktadır. siyah pirinç besin değeri açısından ve renginden belli ettiği üzere diğer pirinçlere kıyasla çok daha fazla antioksidan içeriğine sahiptir. ancak siyah pirinç de beyaz pirince kıyasla daha fazla inorganik arsenik içermektedir. gıda ve ilaç güvenliği pirinci pişirmeden önce suda bekletmenin arseniği azaltmak için yeterli bir yöntem olmadığını belirtmektedir.

    arseniği azaltmada asıl önemli olan nokta pirincin pişirilme tekniğidir!

    gıda güvenliği, arseniği minimum seviyeye indirmek için pirincin makarna gibi bol suda pişirilmesini önermektedir.

    1 su bardağı pirinç, 6 su bardağı kaynamış suda 5 dakika haşlanır, suyu süzülüp, temiz su ile yıkanıp 1 bardak pirinç için yaklaşık 2 bardak temiz su ilave edilerek haşlandığında suda çözünen arseniğin büyük miktarı uzaklaştırılmaktadır. bu pişirme yöntemi ile çinko minerali açısından pirincin besin değeri korunmaktadır.

    kaynak: 1 / 2
  • bir süredir solucanlarla ilgili bazı makalelere göz atıyorum. doğadaki en ilginç canlılardan biri kesinlikle solucanlar.
    gözleri olmayan bu canlılar, derileri aracılığıyla ışığı hissettikleri için, uzun süre yoğun bir ışığa bırakıldıklarında paralize olurlar ve karanlığa geri dönemezler. yoğun ışık, derilerindeki neme zarar veriyor zira.
    aynı zamanda deri solunumu yapan solucanların akciğerleri yok. aşırı kuru veya nemli ortamda boğuluyorlar.
    birden fazla kalbi olduğu için, solucanlar, vücutlarının bir kısmını kaybederlerse ölmüyor ve kendilerini yenileyebiliyorlar.
    komposit yani ayrıştırıcı canlılar oldukları için 8 yıllık ömürleri var, ancak doğadaki çoğu hayvan için ciddi bir besin kaynakları için ortalama ömürleri 2-3 yıl diyebiliriz.
    aynı zamanda bu canlılar hem dişi hem erkek organlarına sahip hemafrodit canlılar. çok kolay üreyebilen bu canlıların kolonisi 2-3 ayda bir popülasyonu ikiye katlayabiliyor.
    600 milyon yıldır yaşayarak dünyadaki en yaşlı canlılardan biri olmayı da başarmışlar.
  • dünyada çalışan her mekanik düzenek, makine, sistem vs. dairesel ve doğrusal hareketten ibarettir.
  • bir sabah uyanacaksıniz ve akşam yatağınız yerine mezara gireceksiniz.
  • milletvekilleri, yaşa bakılmaksızın, göreve başladıktan 2 sene sonra emekli oluyor ve sonrasında hem milletvekili emeklisi hem de milletvekili maaşı alıyor.

    halk, devlet için var türkiye’de. devletin halk için olması dileğiyle…

    edit: yine yaş bekleniyormuş. bir yazar uyardı. biraz rahatladık.
  • ufkunuzu belki iki katına çıkarmaz ama işinize yarayabilir...

    dünyada havayolu şirketlerinin çoğunda kendi sitelerinde ve kendi dilinde siteden bilet alırsanız daha ucuza gelir. siteyi ingilizce yapınca otomatik olarak sizi turist olarak algılıyor site ve fiyat farkını koyuyor. hepsi için geçerli değil ama çoğu bu şekilde.

    sadece bir ülke kendi dilindeyken ve kendi insanına bazen fazla fiyat çıkarabiliyor. onu da siz tahmin edin bakalım hangi ülke?
  • padişahların soyunun aslında kayı boyuna -halil inalcık'a göre- bilimsel olarak dayandırılamadığı.

    timur'dan tokadı yiyen anadolu'da dirlik, düzen bozulmuş ve anadolu beylerinin bir kısmı osmanlı'ya itaati bırakmışlar. timurlular devletinden yüz bulan bu beyliklere karşı harekete geçilememiş. hatta ii. murat, timur'un oğlu şahruh'un tehditlerinden korkup şahruh'un gönderdiği hilat'i* giymiştir. yani onun hükümranlığını tanımıştır. devlet erkanı bakmış, böyle olmayacak, anadolu beyleri itaat etmiyor; "bu timur kendi soyunu ana tarafından cengiz han'a dayandırıyor bizim de bir yere dayandırmamız gerek." diyerek ısmarlama olarak yazıcıoğlu ali'ye tevarih-i al-i selçuk'u yazdırmışlardır. bizzat ii. murat'in isteği üzerine yazılmıştır bu eser. padişah soyunun oğuz han'ın* en büyük oğlu günhan'ın oğlu kayı'dan geldiğini iddia eder. direkt halil inalcık'tan aktaracak olursak:

    "günhan'ın vasiyeti oğuz töresi mucibince hanlık ve padişahlık, kayı soyu varken özge* boy hanlarının soyuna hanlık ve padişahlık değmez.

    bu iddianın tarihi kaynağı ne olursa olsun; osmanlı hanedanı, egemenliğini meşrulaştırmak ve özellikle timur ve oğullarının himaye ve üstünlük iddialarına karşı çıkmak için bu görüşü benimsemiş, ıı. murat'tan başlayarak paralarda ve silahlarda kayı boyu damgası kullanılmıştır."
  • (bkz: #132621164)
hesabın var mı? giriş yap