şükela:  tümü | bugün sorunsallar (6)
  • (bkz: coursera)

    dunyanin en iyi universitelerinden online ucretsiz egitim alabiliyorsunuz. duzgun katilirsaniz ufuk iki degil 2222222 katina cikar.
  • yıllarca ''azimle sıçan taşı delermiş'' sandığım lafın aslında ''azimli sıçan taşı delermiş'' olduğunu anlamak oha diyorum
  • ipucu kelimesinin nereden geldiğine dair:

    önce alıntı...

    "[...] she [ariadne] seeks out daedalus, the designer of the labyrinth and begs him to explain how to escape it. what he [daedalus] gives her is a clue. in old english translations of this myth, the word "clue" means a ball of twine."

    eski dilde "clew" (bulmaca sorusu gibi oldu bak) bir top sicim anlamında. şöyle birşey yani:

    http://photo-dict.faqs.org/…/list/1040/1496clew.jpg

    gözünü sevdiğim fonetik sayesinde günümüz ingilizcesinde "clue" halini alıyor. peki türkçe'ye de "ipucu" olarak çevirdiğimiz bu kelime nereden geliyor? ünlü yüksek mimar, jet sosyetenin müdavimi daedalus, kral tarafından cezalandırılıp minotaur'a yem olarak atılan theseus'a yanık güzeller güzeli ariadne'ye yardım eder ve theseus'un labirentten çıkabilmesi için ariadne'ye bir top sicim verir. ariadne'den aldığı sicimi aça aça labirentten ilerleyen theseus da mutlu mesut labirent içinde cirit atar ve bir kere girdikten sonra çıkılması imkansız labirentten çıkışını bu bir top sicim sayesinde sağlar. al sana "clue", al sana "ipucu".
  • özetle lamborghini'nin aslında traktör markası olması ve markanın sahibi olan feruccio lamborghini'nin traktör ürettiği dönemde enzo ferrari'ye olan gıcığından süper otomobil üretimine başlaması.

    hikayeye gelirsek, feruccio parayı bulunca kendine bir ferrari alır. italya sokaklarında gezdiği bir gün arabası arızalanır. spor arabalara olan merakıyla bilinen feruccio hemen arabasını servise götürür. debriyajı arızalanmıştır. tamir olduktan sonra debriyaj birçok kez bozulur ve artık iş başa düşmüştür. debriyajı tamir etmek için arabaya baktığında lamborghini traktörlerininden daha dandik bir debriyajı olduğunu görür. artık sorunu da biliyordur. "ferrari o kadar da supercar değilmiş amk" demekten de kendini alamaz. sevabına gider enzo ferrari'nin kapısını çalar. durumu anlatınca da "azizim siz traktör üreticisisiniz. bu işlerden ne anlarsınız? lütfen ibneliğinizi de yanınızda alınız ve gidiniz" der ve feru intikam yemini eder. "ben götümle bile bu arabadan daha iyisini yaparım" der ve olaylar gelişir.

    ayrıca armanın üzerindeki boğa da feruccio'nun benim gibi boğa burcu olmasından ileri geliyormuş.
  • (bkz: #32381617)
  • kromozomun tam olarak neye dendiğini bilmek. bizim bildiğimiz normalde 2n kromozomlu olan kromozomdur. ama bunun yanında n kromozomlu olan hatta ve hatta kromatin ipliğe bile kromozom deniliyor olması. örneğin mayozun metafaz 2 evresindeki kromozom sayısı ile mitozun metafazındaki kromozom sayısının aynı olması. halbuki mayozda kromozom sayısı yarıya iner yani n=1 olur mitozda ise sabit kalır ve n=2 olur ama bütün olarak baktığımızda ikiside kromozom sayısı olarak eşit oluyormuş. yani kromozomun n sayısına değilde bütün olarak kaç tane olduğuna bakacakmışız. vay be!
  • tıpkı "clue" kelimesi gibi (bkz: #32383281) çok şık bir göndermeye sahiptir toxic kelimesinin kökeni de.

    kelimenin etimolojisi herakles efsanesine dayanır. herakles, hera'nın tongasına düşüp kendini 12 göreve adamışken en azılı rakiplerle karşılaşır. çok başlı hydra canavarı da bunlardan biridir. ancak diğer görevlerinde onu kurtaran kas gücü bu sefer o kadar da yardımcı olmaz kendisine. hydra mitolojide çok başlı, doymak bilmez, dizginlenemez, alabildiğine vahşi bir deniz canlısıdır. herakles olanca gücüyle hydra'nın kafalarını teker teker keser ama her seferinde yenisi çıkar. işte o vakit kafasına birşey dank eder. hydra'nın ölümsüzlüğünün altında damarlarında dolaşan zehirli kan yatar. bu kanı kurutmalı; damarların kökünü kurutmalıdır. bunun için alır eline meşalesini ve her kestiği kafadan sonra kökleri yakar ve zehri damarlarında hapseder. hydra ölmez ancak yine de kendi zehri bir anlamda içinde patlar ve hareketsiz hale gelir. ama herakles bu durur mu; önünde kendini bekleyen rakiplerine karşı hydra'yı kullanmak gelir aklına ve oklarını kesik hydra başlarının kanına batırarak zehirli uçlu oklara sahip olur ve böylece daha da güçlü hale gelir. antik yunanca'da "ok" anlamına gelen "toxon" kelimesinin çekimli hali olan "yayla ilgili" anlamına gelen "toxicos" kelimesi günümüz ingilizcesinde kullandığımız "toxic" (zehirli) kelimesinin anlamını sağlar.

    evet sınıf şimdilik dağılabilir. mitoloji, etimoloji, heyecan, entrika... hepsi hepsi...
  • minik elektrondan en kocaman galaksilere kadar evrende her şeyin dönüyor olması.

    dünya'dan başlarsak; dünya'mız güneş etrafında döner iken güneş samanyolu galaksisinin merkezindeki dev karadelik etrafında dönmekte. samanyolu galaksisi ile andromeda galaksisi ise diğer 53 galaksi ile birlikte yerel grup'u oluşturur. bu galaksiler, andromeda ve samanyolu galaksileri arasında bulunan kütleçekim merkezi etrafında dönmektedir. bu yerel grup ise en az 100 diğer galaksi grubuyla beraber başak süper kümesi etrafında dönelmektedir. bu başak süper kümesi ne halt eder hiçbir fikrim yok lakin bunun da daha ultra mega süper bir şeylerin etrafında döneldiğini tahmin ediyorum. baş döndürücü evet.
  • fringe'de walter'ın ineğinin adının gene kelly'den gelmiş olabileceği ihtimali.

    --- spoiler ---

    son sezonu izleyenler bilir, walter'ın september'la izlediği ilk film singin' in the rain'dir ve donald o'connor'dan ötürü september donald'dır. aynı şekilde gene kelly'den de sevimli ineğimiz gene'in ismi gelmiş olamaz mı? gayet olası bence...

    --- spoiler ---
  • iki kilo sakızı birden yutmadıkça sakız yutmanın sindirim sisteminde bir sorun yaratmaması.