şükela:  tümü | bugün sorunsallar (6)
7170 entry daha
  • hala gözümüzün olduğu musul un ingilizlere bırakılmasının ana nedeninin aslında buradaki kürt nufusunun çok fazla olması ve ilerde ulus devlette bunun sorun çıkarma ihtimalinin olması oluşu.

    musulu neden ve kaça sattık
  • anıtkabir'deki aslanlı yolda başımızı öne eğerek yürüyelim diye taşları aralıklı yapmış herifler. ufkum açılmasa da derin saygı duydum.
  • mesela bir ulke dusunun ..

    bu ulke kendimi savunuyorum ayagina coluk cocuk demeden olduren ve bunu tum dunyanin gozu onunde yapan.

    tutukladi cocuklarin kollarini sokak ortasinda cekinmeden kiran ,kirabilen bir ulke ...

    ne diyorduk ortadogudaki tek demokrasi ....

    dunya tarihinin gordugu en zalim ulke israil...

    4 asker bir cocuk ve kolunun kirilmasi
  • bunu öğrendiğimde gerçekten ufkum iki katına çıkacaktır. google'da bile aratamıyorum lan.

    yurtdışında taharet musluğu olmayan tuvaletlerde insanlar götlerini nasıl siliyor?
  • aterideki bi oyun hakkında öğrendiğimdir. adını hatırlamadığım bi oyun vardı kuş vururduk. işte o oyun iki kişiyle oynanıyomuş ya la. ikinci kişi de kuşu kontrol ediyormuş. neler göreceğiz vay bee
  • denemedim ama eğer doğruysa gereksiz reklam muhabbetiyle arayanlarla konuşurken 9 u tuşlayarak aranma listesinden çıkabiliyormuşuz. buranın yalancısıyım. ilk gelen aramada deneyeceğim bakalım.
  • ne varsa tarihte var.

    (bkz: ikinci dünya savaşı)

    savaş hakkında genel olarak her şey daha önceden yazılmış ve pek çok kişi tarafının da malumu olduğundan aynı şeyleri tekrar tekrar belirtmek istemedim. ancak bazı önemli detaylar da var.

    mesela genelde paris'in işgalinden sonra fransa'nın savaşta olayının bittiği algısı var. yani fransızların değil tabi ama fransa devlet olarak artık savaşta değilmiş gibi bir hava var. aslında durum bundan çok daha farklı. şöyle ki; almanya fransa'yı işgal ettikten sonra güneydoğu fransa'da tamamen kendi istekleri doğrultusunda hareket eden başka bir hükümet kurar. (bkz: vichy hükümeti). yani fransa'nın bir imitasyonunu yaratıp almanya'nın kuklası haline getirir. bundan sonra pek bahsedilmese de fransız donanmasının almanların eline geçmesini istemeyen ingiltere, fransa donanmasını bombalayarak neredeyse yok eder. yani ikinci dünya savaşında aslında fransa ve ingiltere de bir dönem ve kısa da olsa karşılıklı olarak savaşmışlardır. tabii buradaki fransa almanya'nın kuklasından başka bir şey değil..

    yine vichy hükümeti nedeniyle direnişçi fransızlar da kendi(!) hükümetlerine karşı da savaşmıştır.

    ülkenin* işgali sırasında güneye kaçan siviller alman uçakları tarafından bombalanmış. bu olayların görüntüleri bile mevcut hatta. bence bir bakın derim. (bkz: apocalypse the second world war)

    daha önce değinilmiş ama, hitler'in psikolojisini anlamak için güzel bir detay; almanya'nın birinci dünya savaşında versailles antlaşmasını imzaladığı vagon bu kez fransa için mağlubiyetin kabul edildiği yer olmuştur, ki bunu hitler özellikle istemiş.

    hitler'in bir köpeği varmış. cinsinin ne olduğunu asla tahmin edemezsiniz(!)
    (bkz: alman kurdu)
    (bkz: german shepherd)

    ayrıca savaş sürerken yeğenine duyduğu garip aşk, baskıcı ve kıskanç yapısı nedeniyle kızın intiharına sebep olmuş.

    savaş sonrasında kurtarıcı gibi gözüken devletler başlarda almanya'nın bir bir ilhak ettiği ülkeler, şehirler için nedense kıllarını kıpırdatmamışlar. hitler'in bu kadar ileriye gidebileceğini düşünmemeleri ve bana dokunmayan yılan felsefesi ile.. mesela hitler viyana'da prag'da panaromik şehir turu atarken kimse çıkıp hiç bir şey dememiş. hatta psikopat subayları ile çekilmiş bolca görüntü mevcut bu iki şehirde.

    benim öğrendiğimde en çok şaşırdığım şey norveç'in içten içe savaş için ne kadar önemli olduğuydu. zira almanya norveç'i işgal ettikten sonra buraya pek çok tesis kurup ağır su kullanarak nükleer silah üretimi yapmak istemiş ancak bunu hiç bir zaman başaramamış. ingilizlerin de bunda payı bir hayli fazla.

    rusya'nın işgali bodoslama bir moskova saldırısı değil, üçe bölünen alman ordusunun kademeli ilerleyişinden oluşuyordu. kiev de bu cephede çok çekmiş. başlarda nazilere daha yakın olsalar da sonrasında alman ordusu için sadece bir ambar görevi göreceklerini anlayınca "bunlar da aynı bok" diyerek nazilere karşı onlar da direnmeye başlamışlar. ancak almanlar moskova yolunda zor duruma düştükçe kiev de bundan kötü olarak etkilenmiş. zira ordunun her türlü ihtiyacı için kiev sonuna kadar sömürülmüş.

    sovyetlerin alman direnişi de takdire şayan gerçekten. nazi ordusunun yolu üzerindeki köylüler neleri varsa yakıp gitmişler. almanlar kilometrelerce hiç bir şey bulamadan ilerlemek zorunda kalmış. bu sırada rus askerleri alman tanklarını sırtlarına bomba bağlı köpeklerle birer birer uçurmuş. aç bırakılan köpeklere tankların altında yemekler verilmiş eğitimleri sırasında ve bu şekilde hayvanlar şartlanmış. savaşta da bu fukaralar aç bırakılıp sırtlarına bombalar yerleştirilmiş. alman tanklarını gördüklerinde de fırlamış bunlara doğru. köpek tanka ulaşınca da buum.. bu şekilde alman ordusu çok fazla zayiat vermiş.

    macaristan'a da ayrı üzülürüm arkadaş. almanlar tarafından savaşa girmeye ve sovyetlere karşı savaşmaya zorlanmış, doğal olarak adamlar telef olmuş. bunun üstüne almanlar da buradan çekilirken budapeşte'yi yerle bir etmişler. zaten teslim olan şehirleri bile bombalayan adamlardan ne beklersin ki.. (bkz: rotterdam)
    bu arada konuyla alakalı olarak budapeşte'de bulunan ikinci dünya savaşı ile iligli house of terror müzesini de bir görün derim. (bkz: http://en.wikipedia.org/wiki/house_of_terror)

    bu arada dünya tarihinin en büyük hava indirmesi almanların girit saldırısı.

    ss subaylarının üniformaları için (bkz: hugo boss)

    aynı yıllarda iş dünyasının ileri gelen nazilerinden biri için ise (bkz: dr oetker)

    savaşın sonlarında alman halkı'nın da neler çektiği malum. dümdüz etmişler alman şehirlerini. sivilleri de ayırmadan tabii..

    tarih güzel şey demiş miydim?
    coğrafi keşifler için (bkz: #46888336)

    not: bu entry'nin benzerini önce ikinci dünya savaşı'na yazmıştım ama bazı ilginç detaylar ile birlikte buraya daha uygun oldu sanki.
  • hepimizin yıldız tozu olması.
    günümüz ölçüm cihazları sayesinde, dünyamızdan çoook uzaklardaki nesneleri gözlemleyebiliyor, bu objelerin gösterdikleri fiziksel özellikleri ölçebiliyor, bu verileri inceleyerek evrenimizin geçmişi ve geleceğini öngörebiliyoruz. bu bilgiler bize gösteriyor ki evrendeki tüm yıldızlar, gezgenler, dünyadan ve aslında birbirlerinden uzaklaşıyor. daha uzaktaki objeler daha da hızlı uzaklaşıyor. bu filmi geriye doğru oynattığınızda evrendeki tüm yıldızlar, tüm gezegenler birbirlerine ve bir noktaya yaklaşıyorlar. anlıyoruz ki evrendeki maddelerin tamamı büyük bir patlamanın sonucu etrafa hızla yayılıyorlar. bundan yaklaşık 13.6 milyar yıl önce bu büyük patlama gerçekleşiyor. evrendeki bütün enerji ve maddenin kaynağı olan patlamanın sıcaklığı çoooook yüksek. öyleki, evrenin ilk 300 bin yılında hiçbir madde atoma dönüşemiyor. dönüşse bile kararsız madde olup anında enerjiye geri dönüşüyor. evrende ilk oluşan element, en basit hali ile, iki atomun birleşmesinden doğan hidrojen molekülleri oluyor. hidrojen evrende en yaygın görülen madde olmasının sebebi de bu. hidrojen, henüz genç bir yıldız olan bizim güneşimizin de bugünkü yakıtı. yıldızlar yaşlandıkça hidrojen molekülleri helyuma, helyum daha ağır moleküllere dönüşerek, periyodik cetvelde gördüğümüz elementler birer birer meydana geliyorlar. bir yıldız ömrünü sonlandırırken, evrende görebileceğiniz en şaşalı patlamalardan birini gerçekleştiriyor, supernova. supernova ile patlayan yıldızımız kendi fırınında pişirdiği bu elementleri tüm evrene toz halinde saçıyor. sonra bu tozlar başka yıldızların etrafında biraraya gelerek gezegenleri oluşturuyorlar. dünyamız da tam olarak böyle oluştu. ve bizler, yani tüm dünyalılar, bu yıldız tozlarının biraraya gelmesinden meydana geldik. yani, yıldızlar ömürlerinin sonunda patlayıp toza dönüşecek kadar kibar olmasalardı, hiç birimiz olmayacaktı (l. krauss).
    ozeti için
    (bkz: http://alkislarlayasiyorum.com/…-tozuyuz-carl-sagan)
    azcık detayı için
    (bkz: http://tr.wikipedia.org/wiki/büyük_patlama)
  • iran eğitim sisteminde evrimi teorisinin 5. sınıftan itibaren tüm çocuklara öğretilmesi. iranda evrim teorisinin islam öğretiyse çelişmediğinin savunulması ve bu noktada bilim adamlarının bulgularını bilimsel doğrular olarak kabul edilmesi. evrim teorisine karşı çıkma'nın sunni müslümanlara özgü olup, irandaki müslümanlarca aksinin savunulması.

    aşağıdaki linkte bulunan makalede farklılıkların detayına ulaşabilirsiniz.
    (bkz: http://www.academia.edu/…_and_saudi_arabia_compared)
30198 entry daha

hesabın var mı? giriş yap