şükela:  tümü | bugün sorunsallar (6)
  • gelecekte insanoğlunun yaşayacağı değişikliklerden bir kuple.

    1- etnisite olayı yavaş yavaş ortadan kalkacak. çokkültürlülük, globalleşme, internet, seyahat etmenin kolaylaşması, dünya çapındaki dev şirketler vesaire millet kavramını ortadan kaldıracak. tüm insanlık tek ırktan müteşekkil olacak.

    2- hormonların, vitaminlerin, supplementlerin yaygınlaşıp tıbbın gelişmesiyle insan bağışıklık sistemi zayıflayacak zira kendisinin savaşmasına gerek kalmayacak.

    3- robotların ve makinelerin günlük hayata daha fazla dahil olmasıyla kaslar zayıflayacak. hepimiz şöyle olacağız.

    4- son iki asırda ortalama 10 santim uzayan insanoğlu, boy atmaya devam edecek.

    5- daha kılsız olacağız. bu da kadınların kılsız, tüysüz daha çekici olmasıyla alakalı. kadınlar tüylerini almaya devam ettiği müddetçe, tür daha kılsız bir hale evrilecek. erkeklerde bu durum daha yavaş gerçekleşecek.

    6- beynimizin haritası değişecek. gün geçtikçe hafızamızı daha az kullanıyoruz. hatırlamamız gereken her şeyi telefonumuz, tabletimiz, google ve vikipedi'de bulabiliyoruz. teknoloji daha da yaygınlaştıkça hafızamız iyice körelecek. bunun yerineyse daha keskin bir zekaya sahip olacağız. soyut ve üç boyutlu düşünme kapasitemiz artacak.

    7- yiyeceklerin yumuşaması dişlerimizi 100 bin sene öncesine göre yarı yarıya küçültmüştü, bu küçülme gelecekte de devam edecek.

    8- ayak parmaklarımızın sayısı azalacak. büyük ihtimalle, sehpanın köşesine çarpmaktan başka işe yaramayan ayak serçe parmağımız gelecekte tamamen ortadan kaybolacak.

    9- kafa tasımızın boyutuyla ilgili iki görüş mevcut. birincisine göre doğum esnasında zorluk çıkardığı ve ölümlere neden olduğu gerekçesiyle kafa tasımız küçülecek, en azından da daha fazla büyümeyecek. ikinci görüşe göreyse sezeryanın artması ve daha güvenli olmasıyla kafa tasımızın büyümesinin önünde bir engel kalmayacak ve geleceğin insanları koca kafalı olacak.

    10- tür daha az kusurlu olacak. genetiğin ilerlemesiyle gelecekte insanlar bebeklerindeki hataları ayıklatabilecek. bu da ortaya dizayn edilmiş bebekler çıkaracak.

    tabi bu öngörülerin birçoğu bırak kısa vadeyi, orta vadede bile gerçekleşmesi imkansız şeyler. gerçekleşmeleri belki 10 binlerce yıl sürecek. tabi 5 milyar yaşındaki dünya'ya göre bu rakamlar göz açıp kapayıncaya kadar geçecek süreler.
  • (bkz: normal dağılım eğrisi)

    gerçekten bak..
  • trafik ışıklarında kırmızı-yeşil renk körü insanlar için kırmızı ışıklar biraz turuncu yeşil ışıklar da biraz mavi ton içerir. yeşil ışıklar, sarı ışığın üzerine mavi lens konularak elde edilir. ayrıca trafik ışığı uygulaması ilk olarak dünyada 1868 yılında londra'da, türkiye de ise 1929 yılında istanbul'da başlamıştır.
  • 30 yasindan sonra haydar ovasi sanilan sarkinin aslinda vardar ovasi oldugunu ogrenmek; hemen akabinde bilinen tum haydarli sarki/turkuleri dinleyip kontrol etmek.
  • komşunun bbg birincisi olduğunu öğrenmek. ilk bölümünü dahi hatırlıyorum da, o zaman da siklemiyormuşum meğer. hayat ne garip lan. ama neyse ki melih ve filozof eray hala gönlümde. o da neden filozofsa artık bilmiyorum, sanırım 19. yy'da almanca kitap falan yazdı.
  • sıçtı cafer bez getir lafının neyzen tevfikin bir şiirinden alıntı olduğu:
    fabrika yaptı sümerbank bez için,
    çok muazzam bir eser bu, lâf değil!
    dil işinde ehl-i dil tezden dedi,
    sıçtı cafer, bez getirsin başvekil.

    not: başvekil ismet inönü’nün sümerbank bez fabrikasını açtığı günlerde, türk dil kurultayı’nda dil profesörü ahmet caferoğlu’nun konuşmasının yarattığı hoşnutsuzluk üzerine söylemiş.
  • pablo picasso'nun tam adının 103 harf olduğunu öğrenmek.

    pablo diego josé francisco de paula juan nepomuceno maría de los remedios cipriano de la santísima trinidad ruiz y picasso.

    saydınız di mi lan, doğru söyleyin*
  • insan evladının ne kadar çakal olabileceği.

    1. dünya savaşındayız. alman denizaltılarının avrupa karasularında müttefiklerin canına ot tıkadığı vakitler. çünkü ingiliz, fransız ve amerikanların alman u-bootlarına karşı koyacak denizaltıları yok. ingilizler biraz basit bir yöntem geliştirirler. sandallarla usul usul yüzeye çıkmış alman denizaltılarına sinsice yaklaşıp periskoplarına ya çuval geçirirler ya da kırarlar. şaka gibi. eh kör olan denizaltı mecbur su yüzeyine çıkarr ve böylece vurulmaları daha kolay olur. vay amk! çuval geçirme denince canım sıkıldı şimdi.

    bu kez timurlenk yani "topal timur" lakaplı timur dönemindeyiz. hani şu savaş meydanlarında kellelerden kuleler diken imparator. hindistan'ı istila ederken karşısında 120 kadar filden oluşan bir orduya denk gelir. hayvanları çok iyi bilen timur ordusundaki develeri toplayıp hepsinin sırtlarına ateşler bağlayıp fil ordusunun üstüne salar. ateşten çok korktuğu bilinen filler panikleyerek kendi ordusunun büyük kısmını bozguna uğratır. timur savaşı kazandığı gibi filleri ele geçirip bir de üstüne fil ordusu sahibi olur.

    2. kambises* ise daha denişik hacı. pers imparatoru kendisi ve mısır seferinde karşısında firavunun ordusu çıkınca ordusunun ön saflarındaki tüm kalkanlara kedi resimleri çizilmesini ve toplattığı yüzlerce kedinin kalkanlara, zırhlara bağlanmasını emreder. çok önem verdikleri, kutsal saydıkları kedilere ok atmayı reddeden mısır okçuları bunun bedelini ölümleri ile öder. çakaaal!

    hastein ise bir viking lideri. derdi roma şehrini ele geçirmek(yuh amk). fakat bir sıkıntı var çünkü viking ordusu genelde köyleri kasabaları yağmalamakta çok daha iyi. yüksek surlarla çevrili bir şehri yağmalamak konusunda pek uzman değiller. ama çakallıkta uzmanlar hacı. hastein kendisini bir tabutun içine koyar ve askerleri de cenaze merasimi için tabutu taşıyan mahalleli kılığına girerler. böylece sallana sallana şehrin duvarlarını aşmış olurlar. plan işe yarar ve şehri böylelikle istila edip yağmalarlar ancak çok büyük bir hata yapmışlardır. istila ettikleri şehir roma değil luna şehridir ve bu büyük çakallık barındıran plan deşifre olmuştur. yazık. truva filmini mi izlemiş la bunlar yoksa? ama komik lan bunlarınki, yanlış şehri istila etmek ne demek amk? yuh! zaten hastein bu utançla yönünü ingiltere'ye yani adaya çevirmiş acısını onlardan çıkarmıştır. gerçi belli olmaz belki de irlanda'yı işgal ettiğini sanıyordur. ehehe!

    bu kez çin'deyiz. general zhuge liang birazdan öğreneceğiniz gibi çakalın önde gidenidir. usta bir komutandır, askeri deha sayılır o dönemde. bir defasında savunduğu şehirde sadece 100 askeri vardır ve istilaya gelen ordu 150.000 askerden oluşmaktadır. boş kale taktiği denen şeyi uygular bizim general. ney? tüm askerlerine gizlenmelerini, kale kapılarının sonuna dek açılmasını ve kaleye giriş yollarının süpürülmesini emreder. kendisi de ana girişi görecek yerde bir platformda oturur ve eline aldığı sazı* usul usul çalarak beklemeye koyulur. istilaya gelen ordu bu generalin daha önceden bildikleri üstün savaş zekasını da hesaba kattıklarından önce bir duraklar. "noluyo amk? sakata gelmeyek la" nidaları ile duran işgalci ordu, bunun bir tuzak olduğunu düşünür. bu riskli boş kale taktiği işe yarar ve işgalci ordu geri çekilir. yuh amk kafaya bak sen! insan önce 200-300 kişi gönderir lan? ancak bu boş kale taktiğini ilk halısaha maçında deneyeceğim canlar. yer mi yer belli mi olur amk! takımdakiler dövmezse iyi.

    son olarak kış günü rusya'ya işgale hazırlanan ahmaklardan gelsin. lan ben kış günü halısaha maçına gitmiyorum arkadaş. neyse, haçlı ordusu kendilerini çok üstün gördüklerinden kuyruklarının titreyeceğini bilmeden kış günü rusya'ya dalarlar. tam donanımlı haçlı ordusu karşısında hafif zırhlı rus ordusunun açık cephe savaşında hiç şansı yoktur. götüm götüm geri çekilirler ve donmuş peipus gölünde düşmanı beklerler. çakallaar sizi! tanrı'nın askerleri olduklarını düşünen haçlı ordusu haldır haldır peşlerinden girerler savaş alanına. donmuş gölün üzerinde saldırıya geçen haçlılar ağır zırhları yüzünden teker teker kırılan buz ile suya batar. onların bu halleri sonrası rus ordusu önce müthiş bir ok sağanağı ve sonrasında yaya askerlerle saldırıya geçer ve haçlıları darmadağın eder.

    film gibi, masal, hikaye gibi değil mi?

    edit: film değil masal değil yahu. uyarılar üzerine kaynaklar:

    timur
    pelusium savaşı
    şaşkın viking hastein
    boş kale taktiği
    buz gölü savaşı
  • olasılık hesabı, mekaniği ve hayatımızın içinde ki yeri.
    (bkz: kuantum)
  • bu başlık altında çok çok müthiş şeyler okuyoruz ve aydınlanıyoruz. benim yazacağım şey ise geçmiş zamanda yani daha ilkokuldayken öğrendiğim basit bir bilginin o zamanki ufkumu nasıl genişlettiği.

    efendim şimdi malumunuz bizim dilimiz sondan eklemeli bir dil. arapça ise adını bile bilmediğim bir tarza sahip. malum mahkeme, muhakeme, hakim hakem, mahkum ya da hakim hemen hemen aynı çerçeveye sahip kelimeler ya da fikir ve efkar örneği de aynı şekilde. anladınız ne demek istediğimi sondan eklemeli olmayan bir dilden bahsediyorum. ben bu bilgiyi 6. sınıfta türkçe öğretmenimden öğrenmiştim ve o zaman ciddi ciddi aydınlanma yaşamıştım.

    sonuç olarak bu bilgi ile yaşıtlarıma göre farklar oluşturdum. en basitinden yazım yanlışı sorularında en çok karıştırılan iki kelime olan muharebe mi muhabere sorunsalı benim için hiç sorun olmadı. o yaşta haberve harp kelimeleri ile çok basit bir şekilde kodlamıştım bile.

    lisede edebi metinler dersinde tahkiyeli eserler diye bir konumuz vardı. hocamız ne anlıyorsunuz bundan diye sorduğunda sadece ben cevap vermiştim hikayeli bir şey sanırım diye. ve bunun gibi daha pek çok örnek verebilirim.

    işte bu bilgi öğrendiğimde ufkumu iki katına çıkaran bir şey değildi belki ama zamanına ve yaşıma göre ufkumu çok genişlettiği kesindi.
hesabın var mı? giriş yap