şükela:  tümü | bugün sorunsallar (7)
  • alper kamu'nun albert camus'dan gelmesi.

    iki katına değil 10 katına falan çıktı sanırım ufkum.
  • basketbol ile ilgilenen herkesin bildiği bir nba kuralı vardır: larry bird hakları. bu hak nba takımlarına free agent olmadan ya da serbest bırakılmadan bir takımda 3 yıldan fazla oynayan ve free agent olan oyuncularına salary cap'i aşarak maksimum kontrat önermelerine olanak sağlar.

    bu kuralı ilginç yapan şey ise adını larry bird'den almasına rağmen aslında larry bird üzerine kullanılmamasıdır. çünkü kuralın geçerli olacağı 1984 off-season öncesinde celtics larry bird ile 7 yıllık / 12.6 milyon dolarlık bir kontrat yapmıştır. 1984 offseason geldiğinde ve kural yürürlüğüe girdiğinde ise larry bird haklarını cedric maxwell üzerinde kullanmışlardır.
  • su geçirmez fotoğraf makinelerinin asıl kullanım alanı duştan fotoğraf göndermek imiş.
  • hacı meğersem bu dostoyevski isviçre peyniri değilmiş...

    öyle böyle değil, ufkumu en son mısır civarlarında görmüşler.
  • kehribarın yunanca karşılığının elektron olması ufkumu iki katına çıkarmadı fakat bünyemde bir heyecan yarattı. olay elektrik yükünün keşfiyle başlıyor. dönemin astronomu thales pamuğa sürttüğü kehribar çubuğunun saman çöplerini çektiğini farketmiş ve bunun kehribar çubuğundan kaynaklandığını düşünerek kehribara elektron denilmiş o dönemde. kehribar candır, elektron da heyecan deyip buradan thales'e selam ederim.
  • sampiyonlar ligi marsinin sozlerinin dize dize farkli dillerde yazildigi gercegi. mars kraliyet filarmoni orkestrası tarafından icra edilmiş ve st. martin akademisi korosu tarafından uefa'nın resmi dilleri olan ingilizce, fransızca ve almanca dillerinde söylenmiştir

    orjinali:

    ceux sont les meilleures équipes
    sie sind die allerbesten mannschaften
    the main event!

    die meister
    die besten
    les meilleurs équipes
    the champions!

    une grande réunion
    eine große sportliche veranstaltung
    the main event!

    ıls sont les meilleurs
    sie sind die besten
    these are the champions!

    die meister
    die besten
    les meilleurs équipes
    the champions!

    die meister
    die besten
    les meilleurs équipes
    the champions!

    turkcesi:

    onlar en iyi takımlar (fransızca)
    onlar en iyi takımlar (almanca)
    büyük etkinlik (ingilizce)

    futbolun efendileri (almanca)
    futbolun en iyileri (almanca)
    en büyük takımlar (fransızca)
    onlar birer şampiyon (ingilizce)

    büyük bir topluluk (fransızca)
    büyük bir spor olayı (almanca)
    büyük etkinlik (ingilizce)

    onlar en iyiler (almanca)
    onlar en iyiler (almanca)
    onlar en iyi takımlar (fransızca)
    onlar birer şampiyon (ingilizce)

    http://tr.wikipedia.org/…efa_şampiyonlar_ligi_marşı
  • starbucks'ın italya'da hiç olmamasının sebebi. merak ettim ve araştırdım. düşünün pazarlamanın bu kadar geliştiği yıllarda neden starbucks yıllardır italya pazarına girmiyor? hikaye 1980'lerde ıtalya'ya keşfe giden starbucks ceo'su howard schultz ile başlıyor. kapitalist yayılmayla çoğu ülke pazarına giren starbucks italya için ağzının sularını akıtıyordur ama ceo'muz italya'da birşeye dikkat eder. italya'da espresso kültürü vardır. howard schultz gittiği bir espresso barda insanların birbiriyle çok samimi olduğunu ve çalışanlar insanlara isimleri ile seslendiğini farkeder. kahve hızlı yiyecekten öte insanların keyfini çıkardıkları yavaş yiyecektir. sonra içinden geçirir lan ben bu ortamı amerika'ya götüreyim kesin tutar. bu yıllarda asıl starbucks oluşur amerika'da. italyan kahve kültüründen doğmuş ama amerikan toplum kültürü etrafında kurulmuştur. şirket yöneticileri amerika'daki starbucks hızlı tüketim olduğu için italya'da başarısız olacağını düşünüyorlar. eee mcdonald's ve burgerking de hızlı tüketim ama tuttu italya'da. starbucks eğer akıllı bir pazarlama taktiği uygularsa belki de italya'daki kahve anlayışını değistirebilir ve sağlam para yapabilir argümanı oluşuyor. buna karşılık olarak da yöneticiler şunu diyorlar: eğer italya pazarında başarılı olursak starbucks'ın uluslararası şirketlerinden sadece biri daha kar elde etmiş olacak. ama eğer başarısız olursa yatıracağımız paranın yanında çok büyük bir şey daha kaybedeceğiz. o da insanların aklındaki starbucks algısı zarar görecek. çünkü dünyanın her yerindeki starbucks müşterileri starbucksta bir kahveden daha çoğunu içiyorlar. kahveyle birlikte inanılmaz bir deneyim yaşıyorlar ve kendilerini eşsiz ve sofistike hissediyorlar. türkçesi hava atmak ve egosunu tatmin etmek için işte. insanlar gazetelerde starbucks'ın italya'da sıkıntı yaşadığını okursa bu sefer tüm dünyada starbucks algısı geri dönüşü olmayan bir yara alacak. kısacası starbucks yöneticileri böyle düşünüyor ve bence stratejik olarak doğru düşünüyorlar. unutmayın apple, starbucks, microsoft gibi şirketler için pazarlama en önemli operasyondur. hiç bir zaman bunu riske etmezler. eskiden para kazanmak için üretim yapmak gerekirdi. çok üreten, kaliteli üreten kazanırdı. ama günümüzde çok üreten veya kaliteli üreten kazanmıyor. malını iyi pazarlayan kazanıyor. apple'dan daha kaliteli elektronik üreten veya starbuck'tan daha kaliteli kahve yapan şirketler daha çok kazanamıyor. bugünlük bu kadarlık business dersi yeter *
  • aynada beğendiğimiz kendimizi, fotoğraflarda beğenmememizin nedeni mere-exposure effectmiş.
    insanlar daha fazla gördükleri nesnelere ve kimselere daha olumlu ya da pozitif tepki geliştiriyorlarmış.
    http://www.wired.com/…ures-yourself/?mbid=social_fb
  • leblebinin nohutun kavrulmuş şekli olması. bu bilgiyi öğrendiğim günden beri hayatım ve düşünce sistemim normal seyrinin dışına çıktı.
  • kızların da en az erkekler kadar seksi düşünmesi,istemesi,hayal etmesi.