şükela:  tümü | bugün sorunsallar (6)
  • genç ve sağlıklı olmak ve kalmak için timüs'ü eşşek sudan gelinceye kadar dövmek lazımmış.

    timüs bezi, tiroid bezinin altında, göğüs boşluğunda ve soluk borusunun önünde bulunur.
    bu bez insanın bağışıklık sisteminin merkezidir. yani bütün bağışıklık sistemi buradan yönetilir.
    timüs bezi ne kadar çok titreşirse kişi o kadar sağlıklı ve bağışıklık sistemi sağlam olurmuş.
    anadolu’da ağıt yakan kadınların göğüslerine vurduklarına hepimiz şahit olmuşuzdur.
    bu refleks kaynaklı basit bir el hareketi değildir. bu beynin otomatik gerçekleştirdiği bir davranıştır.
    kişi göğsüne vururken timüs bezini titreştirir.
    bu sayede üzüntü kaynaklı bağışıklıkta meydana gelen direnç azalmasının önüne geçmeye çalışır.
    bu bez ne kadar sıklıkla titreştirilirse kişi o kadar genç ve sağlıklı yaşar ayrıca geç yaşlanır.
    siz de parmaklarınızla göğsünüzün ortasına yapacağınız küçük vuruşlarla timüs bezini titreştirebilirsiniz.
    ya da daha basit bir yolu kullanırsınız. "kahkaha" atabilirsiniz.
    çünkü kahkaha da göğüs kafesini oynattığı için bu bezi harekete geçirir.
    hani yıllar geçer de aradan bir arkadaşımıza rastlarız neşeli halleriyle tanıdığımız bu insanı görünce "hiç değişmemişsin, ne gamsızsın..." deriz ya, işte timüs bezinin gücü.
    sonuç olarak kahkaha bağışıklık sistemini güçlendirir ve sizi genç tutar.
  • kendini sevmeyince, toplum da seni sevmiyor
  • pamuk şekerin pamuktan yapılmaması
  • osmanlı döneminde kasaplık işi ile uğraşanların, sürekli can almaları nedeniyle içlerindeki merhamet duygusunun kaybolmaması için 6 ay kasaplık yaptıktan sonra 1 ay bahçıvanlık yapmak zorunda olmaları.

    böylece sürekli can almaya ve sürekli kan görmeye alışan çalışanların, belirli bir süre canlı yetiştirerek içlerindeki öldürme güdüsünü köreltmek ve insani güzelliklerinin kaybolmaması hedeflenmiş.

    kaynak soranlar icin not: bu konuyu radyoda duydum. osmanlı ile ilgili bir dizinin senaristinin konuk olduğu bir programda bahsettiler. duyduğumda epey beğendim. ertesi gün google'dan aratınca pek çok yazıda bu konunun geçtiğini görünce paylaşmak istedim.
  • (bkz: #48804215)
  • kırsal bölgelerde yaşayan insanların evlerinin kapısını mavi renge boyamasinin sebebi akreplerin mavi kapıyı su olarak algilayip içeri girmemeleri değildir. akrepler maviyi kırmızı görür ve alev zannettikleri için yanaşmazlar.
  • araçlarda yakıt göstergesinin bir köşesindeki ok işareti benzin depo kapağının aracın hangi tarafında olduğunu belirtiyormuş. benim gibi her benzinliğe girdiğinde hala ulan ne taraftaydı bu kapak diye kısa zamanlı buhranlar geçiren gerizekalılar için mükemmel bir özellik
  • daha önce yazıldı mı bilmiyorum ama gülme şekli bundan birisidir.
    şimdi, bu smiley'lerden 2 tane var. birisi kapanan parantez ile yapılır :), diğeri de ^^ bu şekilde. bunun sebebi ise batı ve doğu kültürünün farkları.
    biz normal gülümsemeyi dudaklarımızla yaparız. bu yüzden biz normal yan yatan kafayı kullanırız.
    doğu kültüründe ise gülme daha çok gözlerle yapılır. bunu birçok anime'lerden görebiliriz. bütün anime karakterlerinde gözler agızdan daha çok vurgulanır ve bu yüzden gözler dudaklardan daha büyüktür.
    batı kültüründe ise dudaklar ön plandadır.
    ayrıca, bu kış gittiğim dil okulunda da birçok japon arkadaşlarımda da gözlemledim bunu. ilk başta gözler güler, sonra dudaklar güler. bizler ise tam tersini yaparız normalde.
  • ahmet kaya' nin soyledigi o meshur kum gibideki "birak da dolanayim ayaklarina kum gibi kum gibi ezip gecme" kismindaki "ayaklarina", "kanka ayagi got ayagi"ndaki ile ayni anlamdadir. uzuv olan ayaktan bahsedilmemektedir.

    simdi bu anlamiyla bir kez daha soyluyoruz. ufkunuz su an x2 oldu mu?

    -olmadi cunku ben uydurdum.

    ama bana mantikli geldi yine de, niye olmasin.
  • uzun süredir takip ediyorum başlığı*; ancak daha önce yazıldığını görmedim. aramaya da inandım bulamadım. meta başlıklarına da göz gezdirdim. gözüme çatmadı. ayrıca bilgisayardan anlayan insanların ufkunu iki katına da çıkarmıyor; belki de kimsenin ufkunu dürtmüyor bile. o yüzden yazıldıysa özür dilerim ve silerim.

    geçen gün ekşi sözlük hesabı olmayan arkadaşıma onun telefonundan bir entry göstermeye çalıştım. entry şükela bir entry idi ve başlığı şükela modunda açmak gerekiyordu. fark ettim ki üyelik girişi yapmadığımızda başlıkta ara sekmesindeki bugün, şükela modu, linkler yok. mecburen üyelik girişi yaptım, öyle çalıştırdım. sonra şükela modunun linkine dikkat ettim. başlığın orijinal linkine ek olarak sonunda "?a=nice" vardı.

    bu linki kullandığınızda üyelik girişi yapmadan da şükela modunu kullanabiliyorsunuz.

    mesela:

    aşk başlığının linki şu: "http://eksisozluk.com/ask--31810". sözlükte "ask" ve "aşk" gibi iki farklı başlığın karışmasını engellemek adına ssg* linkin sonunu numaralandırmış. ancak numarayı bilmenize gerek yok. internet tarayıcınızın adres çubuğuna "eksisozluk.com/aşk"* yazarsanız otomatikman adres "http://eksisozluk.com/ask--31810" linkine tamamlanıyor, "eksisozluk.com/ask" yazarsanız da "http://eksisozluk.com/ask--2090073" linkine tamamlanıyor. yani internetin herhangi bir sayfasından durduk yere "eksisozluk.com/yaran diyaloglar" yazarak başlığa gidebilirsiniz.

    üyelik girişi yapmadan bir başlığın şükela entrylerini görmek istiyorsunuz. tamamlanmış linkin sonuna "?a=nice" eklerseniz ve şükela entryleri görürsünüz.

    "?day=yyyy-aa-gg" ekleyerek o başlığa istediğiniz tarihte hangi entryler girilmiş görebilirsiniz. mesela 8 şubat 2004'te vefat eden cem karaca'nın anısına o tarihte, o güncellikte neler yazılmış görmek istediniz. çok basit. adres çubuğuna "eksisozluk.com/cem karaca" yazdınız, tarayıcı sizi "http://eksisozluk.com/cem-karaca--32837" linkine götürdü. linkin sonuna "?day=2004-02-08" eklemeniz yeterli.

    öyle takılırsınız artık.

hesabın var mı? giriş yap