şükela:  tümü | bugün sorunsallar (6)
  • google webstore üzerindeki tüm chrome eklentilerinin yandex tarayıcısına da kurulabilmesi. hem de google webstore sayfasından.
  • süt ürünleri satan sek'in açılımı. bildiğin süt endüstrisi kurumu'ymuş.

    http://www.dailymotion.com/…jik-sek-sut-reklami_fun
  • benim ufkumu değil ama sizin ufkunuzu 2 katına çıkarması açısından yazıyorum; arkadaşlar insanların saç rengi ile ten rengi farklıdır. yani her sarı saçlıya ''sarışın'', her siyah ve ya benzer koyu renk bir insana ''esmer'' diyemezsiniz. hayır, bu hata çok fazla yapılıyor ve çok gözüme takıldı, o yüzden yazayım dedim.

    bi insan beyaz tenli ise ona sarışın denir. esmer tenli ise ona esmer denir. siz kalkıp esmer olan ama saçları sarı olan bi insana ''sarışın'' diyemezsiniz. şu hatayı yapmayın artık.
  • paris'te sokak müziği yapmak istiyorsanız belediye gibi bi yerden gidip belge almanız gerekmesi.
  • çekçe'de praha (prag) "eşik anlamına geliyormuş ve kafka'nın eşik'i de buradan geliyormuş. sizi bilmem ama benim ufkum epey genişledi bunu öğrenince.
  • -i wish you could see what i can see.
    sometimes, you have to be really high to understand how small you are.

    bu videoyu izlerken duyduğum bu cümle bende bir aydınlanma yarattı açıkçası.

    felix baumgartner'dan geliyor;

    https://www.youtube.com/watch?v=bemh8jhup5i
  • bizdeki "avucumun içi gibi" deyiminin benzerinin ingilizcede "like back of my hand" şeklinde olması. yerin yanı sıra birisi için de kullanılabiliyormuş. avucun içi-elin dışı veya arka tarafı kavramlarının çıkış noktası da ayrı bir konu olsa gerek. ama şimdilik benden bu kadar.
    bunu buraya yazmak ne kadar doğru oldu bilmiyorum ama başka uygun başlık aklıma gelmedi.
  • fikir ve sanat eserleri kanunu'na göre bir eserden doğan telif hakları 70 yıl sürermiş. yani mesela kitabı yazdınız, tuttu. bissürü baskı yaptınız. paranın anasını geberttiniz. sonra, hoop öldünüz. 70 yıl boyunca mirasçılarınız, akrabalarınız sayenizde paranın anasını gebertmeye devam ediyor ama 70 yıl dolar dolmaz "yeter lan bu kadar telif hakkı, hadi anam toz kaldırma" denilerek akrabalarınıza falan telif hakkı ödenmiyor.

    ve bu da bazı eserlerdeki değişik kalınlıkların, değişik çevirilerin neden kaynakladığını ortaya çıkarıyor.

    ...

    meb'in 100 temel eser uygulaması ile ilgili yaptığım bir araştırmada 2009 yılında piyasada çeşitli kalınlıklarda
    27 çeşit savaş ve barış,
    41 çeşit don kişot,
    52 çeşit tom sawyer,
    36 çeşit sefiller olduğunu tespit etmiştim.

    yine 2009’da kitap çevirmenleri meslek birliği çevbir üyesi deneyimli 5 çeviribilimci ve çevirmenden oluşan intihal inceleme komisyonu, milli eğitim bakanlığı’nın "100 temel eser" listesinde yeralan 10 eserin, 50 yayınevi tarafından yayımlanmış 154 basımını inceledi. kitaplar şunlardı;
    ivan turgenyev'in babalar ve oğullar'ı (11 basım),
    jack london'un beyaz diş'i (14 basım),
    cervantes'in don kişot'u (14 basım),
    gustave flaubert'in madam bovary'si (14 basım),
    nikolay gogol'ün ölü canlar'ı (10 basım),
    daniel defoe'nun robinson crusoe'u (18 basım),
    lev tolstoy'un savaş ve barış’ı (12 basım),
    victor hugo'nun sefiller'i (25 basım),
    dostoyevski'nin suç ve ceza'sı (14 basım),
    honoré de balzac'ın vadideki zambak'ı (22 basım).
    amacı intihal ve kısaltma vakalarını olabildiğince belirlemek olan komisyon incelemelerinin sonucunda 154 basımdan 58 tanesinde yoğun intihal, birçok diğer basımda da ciddi ölçülerde kısaltmalar tespit etti.
    http://okudugumkitaplar.blogspot.com.tr/…orunu.html
    ...
  • 14. lui'nin, asilleri dizginlemek ve kontrol etmek için borçlandırdığı, bu borçlandırmayı da moda ile yaptığı.

    14. lui'nin merkezi otoriteyi sağlamlaştırmak için taşra aristokratlarını kendi sarayında toplayıp sürekli olarak gözünün önünde tutuyordu. taşra asillerini altın kafese kapatmak içinse saray etkinliklerini ve modayı kullanmış.

    diğer ülkelerde, saray etkinliklerine katılmak için tek bir giyim kodu bulunmasına rağmen, fransa'da 14. lui ile beraber, her bir etkinlik için ayrı bir giyim kodu belirlenmiş.

    krala ulaşmak isteyen kişinin, kralın etrafını saran çemberlerden geçmesi, bu çemberlerden geçebilmek için belli sayıda etkinliğe katılması, her etkinlik için de kendisinden beklenen giyim kodunu sağlaması gerekiyormuş. bu masraflı çabanın sonunda aristokratlar, borç batağına saplanıp kraldan borç alacak hale geliyormuş.

    misal kralın tasarladığı mavi ipekten altın sırmalı cekete sahip olanlar, kralın av partilerine istedikleri an katılabiliyormuş. ancak bu cekete sadece kralın sevdiği kişiler sahip olabiliyormuş. fakat bir etkinlikte en fazla 50 kişi bu ceketi giyebiliyormuş. bu yüzden de aristokratlar bu mavi ceketi giyebilmek için birbirleri ile yarışıyormuş.

    koskoca toprak ağaları batmış, sen mi batmayacan?