şükela:  tümü | bugün sorunsallar (6)
  • kara hindiba çiçeği yani bu arkadaş öldüğü zaman, üflediğimiz pofuduk karlara benzeyen çiçeklere dönüyormuş. yani şu arkadaşa

    ufkum baya bi açıldı valla... ben de öldükten sonra bu kadar güzel bir şeye dönüşsem keşke.
  • kurandaki ayet satısının 6666 olmaması. tüm surelerdeki ayetlerin sayılarını toplayınca 6236+besmele olması. sonrasında google'da uzun bir nasıl ya aramasından sonra küçükken yazın gittiğim kuran kursları boşa mı gitti diye kendini sorgulamalar felan.
    işin daha garibi çoğu kişi de benim gibi. hatta ilkokulda din kültürü sınavı sorumdu, orada ezberlemiştim ilk.

    iki katına çıkarmadı ama şoktayım
  • ceviz ağacıdır.

    köyde yaşadığım zamanlar bu ağacın gölgesinde saatlerce uyurdum. çok tatlı ve ağır bir sersemlik verirdi. hatta büyüklerimizden "ceviz ağacının gölgesinde uyumak iyi değildir adamın ömrünü kısaltır." lafını sıkça duyardım ama anlam veremezdim.

    meğersem ceviz ağacının yaprakları sülfür gazı salgılıyormuş. sülfür havadaki diğer gazlardan daha ağır olduğu için dibe çöküyor ve altında oturanı sersemletiyor. buradan yola çıkarak, "ceviz ağacı zararlıdır." kanısına varmıyoruz tabiki. çünkü sülfür gazının, aynı zamanda ozon tabakasını tamir etme özelliği varmış. sırf bu sebepten dolayı dünyadaki ceviz ağacı sayısının arttırılması gerekiyor. ayrıca cevizin faydalarını bilmeyen yoktur, anlatmaya gerek yok.

    gelen mesaj üzerine edit: ceviz ağacı altında uyuduğu için fenalaşıp hastaneye kaldırılanlar bile olmuş. ucuz yırtmıştım demekki.

    gelen mesaj üzerine edit2: ceviz ağacının yaprakları diğer bitkilerde küf yapıyormuş. ayrıca yaprak, düştüğü yerdeki diğer bitkilerin zayıflamasına veya kurumasına yol açıyormuş.
  • aklı sıra ayar vermek için pusuda bekleyip başlık izleyen malların varlığı.
  • stepne kelimesinin ingiltere'de 1900'lü yılların başında araçlar için yedek teker üreten stepney firmasından gelmesi.
  • madeni paraların kenarı neden tırtıklı ?

    özellikle kağıt para devrinden önce, alışverişte kullanılan paralar altın ve gümüş içeriyorlardı. her devirde olduğu gibi, o devirde de bulunan bazı düzenbazlar, bu paraları kenarlarından kazıyarak, çok az miktarda da olsa, bu değerli madenleri biriktiriyor, parayı da tekrar kullanabiliyorlardı. o devirlerde tüccarlar, parayı tartıyorlar ve ağırlığı eksikse kabul etmiyorlardı. tabii, para da elinizde kalıyordu. antik para kataloglarında dikkat ederseniz, paraların büyük bir kısmının tam yuvarlak olmadığını görürsünüz. bu sorunu çözmek ve halkı eksik paraya karşı korumak için bozuk paraların kenarları tırtıklı yapılmaya başlandı. bu tırtıklar sayesinde paranın kenarının kazındığı hemen belli oluyordu ve kenarı kazınmış parayı kimse almıyordu. bu adet günümüze kadar devam etti. *
  • iddaa'da kazanma yöntemi değil belki ama tahminde kolaylık sağlayabilecek bir matematiksel formül türetilmiş basketbol oyunları için.

    http://www.newscientist.com/…lose.html#.vz99a_ntmko

    özet geçeyim; basketbol maçı izliyorsunuz örneğin. maçın yarısı bitmiş. yarısı duruyor. sizin de tv'yi kapatmanızı ve odaklanmanızı gerektiren bir işiniz var. acı çekmeden tuttuğunuz basketbol takımının kazanacağından nasıl emin olabilirsiniz?

    bunun için matematiksel bir formül geliştirilmiş. buna göre maçın bitimine kalan saniyelerin kareköküyle 0,4602'yi çarpıyormuşsunuz. çıkan sonuca göre tuttuğunuz takım, o saniyede o farklı üstünlüğe sahipse %90 oranında maçı kazanacaktır ve gönül rahatlığıyla tv'yi kapatıp işinize odaklanabilirsiniz.

    örnek verelim. 48 dakikalık maçın ilk yarısı bitmiş. 24 dakika kalmış. 24 dakika'da toplam 1440 saniye var. bunun karekökünü al ve 0,4602 ile çarp

    (1440)üzeri1/2x0,4602=17,46 çıkıyor. yani takımınız ilk yarıyı 18 sayı üstünlükle bitirdiyse %90 güven aralığında maçı kazanacaktır zaten. bu iddaa'da bahiste bir düşünce biçimi olarak da uygulanabilir belki.

    mesela maçın bitimine 2 dakika kaldı diyelim. 120 saniyenin karekökü çarpı 0,4602. o da eşittir 5,04. yani maçın bitimine 2 dakika kala 5 sayı önde bulunan takım yüzde 90 maçı kazanır.

    değerlendirmesi size kalmış.
  • fırının ısı değerinin belirlendiği tekeri ileri geri çevirerek tık sesi ile o anda ulaştığı sıcaklığı öğrenebilirsiniz.
  • yediğimiz bir pizzanın, evimizin içinde yada dünya üzerinde işgal etmekte olduğu hacmi hesaplamak istersek (neden böyle bir bilgiye sahip olmak isteriz o da ayrı bir konu)
    pizzanın yarıçapı 'z' olsun yüksekliği de 'a' olsun. 'pi' sayısı da 'pi' işte...
    ve sonuç: pi.z.z.a
hesabın var mı? giriş yap