şükela:  tümü | bugün sorunsallar (6)
  • 1900'lü yılların fransa'sında uygulanan idamlarda, idam mangasındaki askerlerin tüfeklerinden rastgele birine kurusıkı konması, hangi tüfek olduğunu askerlerin bilmemesi gerektiği, çünkü bu şekilde askerlerin ölümcül merminin kendi tüfeklerinden çıkmamış olabileceği düşüncesiyle avunabilmelerinin sağlanması.
  • mountain men adlı history channel programı tanıtım filmi. oraya da yazdım ama buraya da kopyalıyorum.
    bu aralar süper bir tanıtımı var, hastasıyız. buyurun efendim, internette hiçbir yerde olmayan türkçe çevirisi.

    doğaya baktığınızda herşeyin doğal bir akışı olduğunu görürsünüz, doğal bir döngü içinde olduğumuzu varsayar, suyun döngüsü, yiyeceklerin döngüsü, rüzgar bile dairesel hareketler çizer, ne yaşanırsa mutlaka bir tepkisi olur, 17 yıl boyunca bir çadırda yaşadım, çadır daire şeklindeydi, kuşlar yuvalarını daire şeklinde yapar, dünyayı bu şekilde görürseniz doğadaki bütünlüğün farkına varırsınız ve dikkatli bir şekilde bakacak olursanız, doğayla bütünleştiğinizi görürsünüz.
    modern dünyaya bakacak olursanız dairesel bir şekli olmadığını farkedersiniz , sabah kare birşeyin içinde uyanırsınız, kare bir odaya uyanırsınız, dikdörtgen bir kapıdan geçersiniz, oturduğunuz masa dikdörtgendir, mısır gevreğinizin kutusu bile dikdörtgendir. sonra dikdörtgen arabanıza binip, dikdörtgen binanıza gidersiniz, tabi dikdörtgen asansöre binersiniz, üst kata çıkıp dikdörtgen bir odada yürümeye başlarsınız, dikdörtgen monitörünüzün önüne oturursunuz, klavyeniz bile dikdörtgendir. köşeli bir gün yaşarsınız.
    bunun nasıl bir döngüsü olabilir ki.. oysa doğanın döngüsü daire şeklindedir, nedense köşeli kartların, köşeli eşyaların olduğu bir dünya yaratırsınız ve buna modern ve normal amerika dersiniz. acaba ben normal olmak istiyor muyum? ı-ıh bunun daha iyi bir yolu var .

    mountain men
  • (bkz: #57885513)
  • şu fotoğrafta gördüğümüz ve yenikapı-hacıosman trenlerinin kapılarının iç kısmındaki işaretleri meğerse, "good luck (iyi şanslar)" demekmiş. çin harfleriymiş. kore'de de kullanılıyormuş. kapıların girişlerinde çıkışlarında bulunurmuş.

    koreli müdürle metroya bindik o söyledi. bu işlemeler anlama gelir acaba diye düşünüyordum gelip gittikçe, öğrenmiş oldum.

    adam trene biner binmez "hyundai üretmişti bunu" diye de ekledi. gururlular. bizim gibi 24 saat dedikodu üretmiyorlar.
  • evrak kelimesi aslında arapçada çoğul anlamıyla 'resmi kağıtlar' demekmiş. ancak biz tekil anlamı ile kullandığımızdan 'evraklar' kelimesi çoğulun da çoğulu oluyor.
  • motosiklet gidon analog saati..
  • tiyatro ve tiyatro oyunculuğu,sonsuz bir eğitimde olduğunuzu düşünün ucu bucağı belli olmayan senelerce belkide asırlarca sürecek bu eğitime malasef ömrünüz yetmiyor öğrendikçe üstüne bir yenisini daha ekliyor ve bir yenisi daha,yıllardır bu işi yapan insanlar dahi şu kelimeleri kullaniyor "41 yıldır bu işteyim inanin hala öğreniyorum ve bilmediğim o kadar çok şey var ki" (bkz: ali ipin)
  • 8 kasım 1938.
    mustafa kemal, uyanır. saate bakar göremez. hasan rıza soyak’a sorar.
    -“saat kaç?” ,
    -“7.00 efendim”.
    aynı soruyu birkaç kez daha sorar.
    soyak, cevabı tekrar ederek, saatin 19.00 olduğunu söyler.
    soyak, “biraz rahat ettiniz mi efendim?” diye sorar.
    gazi “evet” der.
    doktor neşet ömer irdelp, dilini çıkarmasını ister. mustafa kemal dener.
    ancak sonra dilini geri çeker.
    irdelp’e dikkatle bakar ve son olarak “aleykümselam” der.
    30 saat süren komadan hiç çıkmaz ve 10 kasım saat 09.05’te kalbi durur.
    “melekler, onların canlarını iyiler olarak alırken, ‘selamün aleyküm! yapmış olduğunuz iyi işlere karşılık cennete girin’ derler.” (nahl/32)

    http://www.yenicaggazetesi.com.tr/…elam-32591yy.htm
  • kişi, daha önce bulunduğu mekânlarda hiç bulunmamış, daha önce konuştuğu insanlarla hiç konuşmamış gibi hissedebilir; sık sık yaşadığı bir şeyi ilk defa yaşıyormuş duygusuna kapılabilirmiş.
    işte bu yaşadığımız olayları, hiç yaşamamış olarak hissetme durumuna jamevu jamais vu denirmiş. dejavu'nun tersiymiş.

    sürekli aynı insanlarla karşılaşıp, aynı yerlere gidersiniz, ama her seferinde ilk kez olmuş gibi hissederseniz; herkes her zaman yabancı geliyorsa, hiçbir şey tanıdık gelmiyorsa yaşadığınız bir jamevu demektir.
hesabın var mı? giriş yap