şükela:  tümü | bugün sorunsallar (6)
  • ufku iki katına çıkarır mı bilinmez ama hayatımızda, iyiye yön vermek istiyorsak faydası olabilecek bir durum paylaşmak isterim.

    uzun yıllardan beri psikolojik tedavi gören bir komşumuz var. aslında çok ciddi bir olay yok hayatında ama yapı gereği, hep olumsuz düşünen, karamsarlıktan kopamayan, kendisine güzel bir şey dense bile ''işi düştü ondan dedi'' modunda olan biri. hep negatif. kara delik gibi biraz konuşsan, ruhundaki tüm enerjiyi emiyor. hepimizin vardır çevresinde bu tarz arkadaşlarımız, he yoksa üzgünüm o kişi siz olabilirsiniz.

    geçen yıl gittiği bir seansta, psikiyatrist ona kullandığı ilaçlardan farklı olarak, 15 gün bakırköy'de yatmasını ve bazı tetkikler uygulayacağını söylüyor. kabul ediyorlar tabi. sonrasında uyku-uykusuzluk hali, mutlu-mutsuz anları, yorgun-enerjik olduğu zamanları takibe alıyorlar.

    sonuç nedir biliyor musunuz? uzun yıllar boyunca hep olumsuz düşünmekten, iyiyi görememekten, karamsar olmaktan dolayı, karşıdan gelen iyiyi de kötüyü de beyin negatif kanallara aktarmaya başlamış. beyin kimyasallarına bu şekilde olumsuz katkıda bulunmuş. tam tersi zihni açık tutmak, olumlu düşünmek, beyne daha çok oksijen gitmesini sağlıyor ve sinir dokusundaki hücrelerin üretimini artırıyor. bununla ilgili binlerce deney, araştırma, makale vb. kaynaklara mutlaka denk gelmişizdir.

    hepimizin hayatında elbette zorluklar var. bu ülkede yaşamak bile başlı başına mücadele sebebi. polyannacılık yapmayalım elbette ama her şeyin kötüsünü düşünerek de beynimizi de ruhumuzu da yormayalım.
  • özellikle tez yazımı, makale yazımı gibi işlerde bir tabloya ya da şekilden bahsetme vardır. metnin içinde şekil 5 te görüldüğü üzere yazarsın ama son anda eklenen ya da çıkarılan resimlerden dolayı numaralar kayar bunu düzeltmek için tekrar gözden geçirmek gerekir. bu durum başvurular kısmında çapraz başvuruya tıklayarak önlenebiliyormuş. köprü kurarak bu sayede bu kaymalardan etkilenmiyoruz.

    efendim bunu bilen biliyordur mutlaka da bilmeyene de belki bir hayrım olur diye yazdım. sağlıcakla kalın
  • türkiye'deki nesli tükenmiş, nesli tükendiği kesinleşmeyen, nesli tükenmek üzere olan ve sayıları azalan canlılar;

    soyu tükenmiş türler
    asya fili (elephas maximus)
    mö. 3 milyon yıl ile mö. 100 yılları arasında tarihlendirilen asya filine ait kemik kalıntılarına türkiye’de rastlanmış, neslinin 19. yüzyılda tükendiği düşünülmekte.
    kafkas bizonu (bison bonasus caucasicus)
    avrupa bizonu da denilen bu canlı türüne önceden tüm avrupa ve anadolu’da rastlanırken artık sadece rusya, ukrayna, belarus ve polonya’nın bazı milli parklarında rastlanabilmekteymiş. türkiye’de 16. yüzyılda neslinin tükendiği düşünülmekte.
    asya aslanı (panthera leo persica)
    eski zamanlarda hindistan’dan yunanistan’a kadar çok geniş bir coğrafyada bulunan bu hayvanın 2010 nüfusuna göre toplam sayısı 411 kadarmış. türkiye’de ise son olarak 13. yüzyılda anadolu’da yaşadığı tahmin edilmekte.
    asya çitası (acinonyx jubatus)
    türkiye’de 19. yüzyıla kadar yaşayan asya çitası’nın soyu maalesef anadolu’da tükenmiş. iran’da ise günümüzde hala bulunmakta olup, 50 civarında asya çitası kaldığı için koruma altına alınmış.
    hazar kaplanı (panthera tigris virgata)
    soyu 1970’li yıllarda tamamen tükenen hazar kaplanı, şimdiki türkiye sınırlarında oldukça fazla bulunan kedigillerden biriymiş. en batıda türkiye olmak üzere hazar denizi, kafkasya'da iran, türkmenistan, afganistan'ın kuzey kesimlerinde yaşarmış.
    hubara (chlamydotis undutula)
    neredeyse hiç ses çıkarmayan bukuş türü halen kanarya adaları, kuzey afrika ve pakistan’da soyunu devam ettirmekteymiş. anadolu’da ise nesli tamamen tükenmiş.

    soyu tükendiği kesinleşmeyen türler
    anadolu leoparı (panthera pardus tulliana)
    eski dünya kunduzu (castor fiber)
    yılanboyun (anhinga melanogaster)

    soyu tükenmek üzere olan türler
    alageyik (dama dama)
    çizgili sırtlan (hyaena hyaena)
    akdeniz foku (monachus monachus)
    anadolu dikenli faresi (acomys cilicicus)
    hint oklu kirpisi (hystrix indica)
    telliturna (anthropoides virgo)
    mezgeldek (tetrax tetrax)
    bozkır kartalı (aquila nipalensis)
    ak kuyruklu kartal (haliaeetus albicilla)
    bozkır tuygunu (circus macrourus)
    ulu doğan (falco cherrug)
    kelaynak (geronticus eremita)
    toros kurbağası (rana holtzi)
    kolan balığı (acipenser sturio)

    sayıları azalan türler
    kurt (canis lupus)
    altın çakal (canis aureus)
    araptavşanı (allactaga williamsi)
    kızıl şahin (buteo rufinus)

    kaynak
  • türkiye'deki nesli tükenmiş, nesli tükendiği kesinleşmeyen, nesli tükenmek üzere olan ve sayıları azalan canlılar;

    soyu tükenmiş türler
    asya fili (elephas maximus)
    mö. 3 milyon yıl ile mö. 100 yılları arasında tarihlendirilen asya filine ait kemik kalıntılarına türkiye’de rastlanmış, neslinin 19. yüzyılda tükendiği düşünülmekte.
    kafkas bizonu (bison bonasus caucasicus)
    avrupa bizonu da denilen bu canlı türüne önceden tüm avrupa ve anadolu’da rastlanırken artık sadece rusya, ukrayna, belarus ve polonya’nın bazı milli parklarında rastlanabilmekteymiş. türkiye’de 16. yüzyılda neslinin tükendiği düşünülmekte.
    asya aslanı (panthera leo persica)
    eski zamanlarda hindistan’dan yunanistan’a kadar çok geniş bir coğrafyada bulunan bu hayvanın 2010 nüfusuna göre toplam sayısı 411 kadarmış. türkiye’de ise son olarak 13. yüzyılda anadolu’da yaşadığı tahmin edilmekte.
    asya çitası (acinonyx jubatus)
    türkiye’de 19. yüzyıla kadar yaşayan asya çitası’nın soyu maalesef anadolu’da tükenmiş. iran’da ise günümüzde hala bulunmakta olup, 50 civarında asya çitası kaldığı için koruma altına alınmış.
    hazar kaplanı (panthera tigris virgata)
    soyu 1970’li yıllarda tamamen tükenen hazar kaplanı, şimdiki türkiye sınırlarında oldukça fazla bulunan kedigillerden biriymiş. en batıda türkiye olmak üzere hazar denizi, kafkasya'da iran, türkmenistan, afganistan'ın kuzey kesimlerinde yaşarmış.
    hubara (chlamydotis undutula)
    neredeyse hiç ses çıkarmayan bukuş türü halen kanarya adaları, kuzey afrika ve pakistan’da soyunu devam ettirmekteymiş. anadolu’da ise nesli tamamen tükenmiş.

    soyu tükendiği kesinleşmeyen türler
    anadolu leoparı (panthera pardus tulliana)
    eski dünya kunduzu (castor fiber)
    yılanboyun (anhinga melanogaster)

    soyu tükenmek üzere olan türler
    alageyik (dama dama)
    çizgili sırtlan (hyaena hyaena)
    akdeniz foku (monachus monachus)
    anadolu dikenli faresi (acomys cilicicus)
    hint oklu kirpisi (hystrix indica)
    telliturna (anthropoides virgo)
    mezgeldek (tetrax tetrax)
    bozkır kartalı (aquila nipalensis)
    ak kuyruklu kartal (haliaeetus albicilla)
    bozkır tuygunu (circus macrourus)
    ulu doğan (falco cherrug)
    kelaynak (geronticus eremita)
    toros kurbağası (rana holtzi)
    kolan balığı (acipenser sturio)

    sayıları azalan türler
    kurt (canis lupus)
    altın çakal (canis aureus)
    araptavşanı (allactaga williamsi)
    kızıl şahin (buteo rufinus)

    kaynak
  • pokemondaki ekans ve arbok isimleri, snake ve kobranın tersten yazılmış haliymiş.
  • çoğunu bildiğimiz ilginç ilişkiler..
  • evet kölelik gelmiş geçmiş en kötü şeylerden biri. tabii ki çok kötü bir şey keşke olmasaydı. lakin gelmiş geçmiş en önemli adımların yapı taşları kölelerdir. yıl olmuş 2017 herkes piramitlerin nasıl yapıldığını merak ediyor. taa yıllar önce teknoloji denen şey yok gibi bir şeyken "ulan nasıl buraları böyle tren yollarıyla sarmışlar binlerce kilometre" diye merak ediyor. cevabı kölelik.. binlerce insanı alıp ölene kadar orda çalıştırıyorsunuz. hiç ama hiç umrunuzda değil onların ölmesi kalması. bi tünel acabilmek için yüzlerce çinliyi içinde patlatabiliyorsunuz. köleler tonlarca ağırlıktaki taşları çölde taşımasalardı o piramit asla olmuyacaktı. teknoloji bu kadar gelişmeyecekti..

    hatta şuan elimizdeki bilgisayarlar veya iphone'lara erişim de bu kadar kolay olmayacaktı. şuan gidin çindeki bi fabrikaya görün köleliği. onlar günde 20 saat çalışıp bize ucuza teknoloji saglıyorlar. çalışma şartları o kadar kötü ki merdiven boşluklarına file asıyorlar ki çalışanlar intihar edemesin. düşmesin filan değil bakın intihar edemesin.

    savaşların bir çoğu da bu dogrultuda gerçekleşiyor aslında. iran- irak savaşında irak kazanmak üzereyken savaşı iran lehine çeviren olaylardan biri ise iranlıların ölmeye gitmeye başlamasıdır. bi süre sonra iran'ın savaş stratejisi ölüme insan göndermek olmuştu. binlerce insanın eline bi silah verilip saldır diyorlardı. 10 bin agır silahlı karşısında 100 bin sandaletli iranlı oluyordu. bi taraftan 80 bin kişi olurken diğer taraftan 10 bin kişi oluyordu. sonuçta iran kazanıyordu.

    dünya etraflıca düşününce gerçekten de değişik bir yer.

    tribute to louis c.k
  • 2.abdüldahmit'e (bkz: kızıl sultan) lakabının batılılaşma taraftarları tarafından verildiğini zannederken, ilk kez mehmet akif ersoy tarafından kullanıldığını öğrenmek.
  • her saldırı bir açıktır.
    büyük iskender,
    pers kralı darius la girdiği meydan savaşında , sadece 100 atlı süvari ve 500 piyade askeri ile 100 bin
    pers askerini kılıçtan geçirtmişti.eski bir pers geleneği olan kralın ordunun tam ortasında yer alması bu açığı ortaya çıkarmıştı.süvariler üçgen bir dizilimle , tam olarak orduyu yaracak şekilde saldırmıştı.bu esnada darius da kaçmak zorunda kalmıştı.darius un kaçtığını gören ordu dağılmıştı.
  • takibe aldım ,bulması zor oluyor.
hesabın var mı? giriş yap