şükela:  tümü | bugün sorunsallar (6)
  • akrep ve yelkovan neden sağa döner?

    eski zamanlarda eski mısırlılar, güneşin her gün düzenli bir şekilde hareket ile doğup, belirli zamanlarda gökyüzünün aynı noktalarında bulunduğunu ve battığını gözlemlediler.bu durumun bir günü zaman parçalarına ayırmada kullanılabileceğini düşündüler. bu düşüncelerin sonucunda güneşin bu hareketinden yararlanarak ilk güneş saatini yaptılar. keşfettikleri bu saat, meydanlık bir yere yüksek bir taş koyularak ve güneşin hareketi sırasında, bu taşın gölgesini takip etmek suretiyle zaman değeri anlaşılıyordu. saat mısır, konumu itibari ile kuzey yarım kürede fakat ekvatora da yakın bir ülke olduğundan, güneş doğduğunda, gölge hemen tam batıda oluşuyor, güneş yükseldikçe gölge kuzeye, yani sağa doğru hareket ederek, güneş batışında doğu yönüne ulaşıyordu. yani gölge bugünkü tüm saatlerin akrep ve yelkovanında olduğu gibi soldan sağa doğru dönüyordu. daha sonraları, pendulumlu, pilli saatlerde de yön değişmedi, hatta sağa doğru dönüşler ‘saat yönüne dönüş’ diye adlandırılır oldu.

    avustralya gibi ekvatorun güneyindeki ülkelerde, güneş doğarken taşın gölgesi güneye düşer. güneş yükseldikçe sola doğru dönüş yapar. ilk mısır’da değil de saat orada keşfedilseydi, bugün akrep ve yelkovan ters yönde dönüyor olabilirdi.
  • 1- hemen hemen hepimizin bildigi ve cok taninan atatürk imzasini bulan kisi; robert lisesinde ermeni asıllı bir öğretmen olan hagop vahram çerçiyan'dir.

    2-mustafa kemal'e "atatürk" soyadının verilmesini öneren kişi türk dil kurumunun sekreteri agop dilaçar (martayan) adında bir ermenidir.

    kaynak: http://www.fonttr.com/fontdeta?font=ataturk
  • gelin biraz matematikle eğlenelim, ya da matematik bizimle eğlensin.

    bir deste iskambil kağıdını 52! kere farklı şekilde dizebiliriz. belki duymuşsunuzdur, bu o kadar büyük bir sayıdır ki, insanlık tarihi boyunca karılan hiç bir deste aynı şekilde sıralanmamıştır.

    şimdi 52! gibi üç karaktere sığan bu masum sayının neye benzediği konusunda biraz düşünelim.

    bir kronometre alın ve sayacı 52!’e ayarlayın. ekranda saniye cinsinden şöyle bir sayı göreceksiniz.

    80658175170943878571660636856403766975289505440883277824000000000000

    verin coşkuyu, kronometre geri saymaya ve siz de çalışmaya başlayın.

    ekvatorda bir nokta seçin ve dünyanın çevresinde yürümeye başlayın ama aceleye gerek yok. her bir milyar yılda bir adım atacaksınız. bu şekilde ekvatorun çevresini yürüyün. başladığınız noktaya gelince pasifik okyanusun’dan bir damla su alın.
    şimdi aynı şeyi bir daha yapın. her bir milyar yılda bir adım atarak ekvator çevresini yürüyün ve okyanustan bir damla su alın. bu işlemi okyanus boşalana kadar yapın.
    okyanus nihayet boşalınca bir tane a4 kağıt alıp kenara koyun. şimdi okyanusu tekrar doldurun ve yukarıdaki işlemleri okyanus her boşaldığında diğer kağıdın üzerine bir tane kağıt koyarak devam edin. bu işleme de kağıt kümesi güneşe ulaşana kadar devam edin.

    şimdi saate bakın. yukarıda yazılan sayının ilk üç basamağının hala değişmediğini göreceksiniz. kağıt kümesini sıfırlayıp baştan başlayın ve bu işlemi bin kere daha yapın. bitti mi? evet ama daha üçte biri.

    kalan süreyi bitirmek için çalışmaya devam edelim. elinize bir deste iskambil kağıdı alıp karmaya başlayın. her bir milyar yılda bir, beş kağıtlık bir poker eli açın. ne zaman bir flush royal yakalarsanız (aynı renkteki ardışık en büyük beş kart), bir piyango bileti alın. jackpot yakalayana kadar buna devam edin. büyük ikramiyeyi yakaladığınızda bir kum tanesi alıp amerika’daki grand kanyon’a atın. bu işleme devam edin. kanyon kumla dolduğunda everest dağından yaklaşık 30 gramlık bir taş parçası alın. şimdi kanyondaki kumu boşaltın ve yukarıdaki işlemlere baştan başlayın. everest dağını bitirdiğinizde bir mola verip saate bakın. saat sıfırlanmış mı? maalesef.

    o zaman bu yaptıklarınızın hepsini 256 kere daha yapın. sizi tebrik ederim, en sonunda bitirdiniz, azmin karşısında hiç birşey duramazdı zaten.

    şimdi düşündüm de en iyisi masada yancı olmak aga, dünyanın en aydınlanmış yancısı.

    kaynak
  • insanlık.
  • edit: sgk web adresi değişmiş güncellendi.

    ufkunuzdan ziyade keyfinizi iki katına çıkaracak, özel hastanelerin %200'den çok daha fazla aldığı ilave ücretlerin nasıl indirilebileceği bunlardan biridir. a ve b sınıfındaki özel hastaneler sgk'nın ödediği kalemler için maksimum %200 ilave alabiliyor. ancak gerçekte olan çok daha fazlası.

    bugün gözümün önünde, "ayrıntılı fatura" istenmesiyle hiç laga luga etmeden, anında 400 tl indirim yaptıklarına şahit oldum.

    özel hastanelerde ödemelerinizi kredi kartınızla yapın.
    ayrıntılı hizmet faturası isteyin, niçin istiyorsunuz diye sorarlarsa sgk'nın sitesiyle karşılaştıracağım deyin, tek tek özel hastanelerin isimleriyle birlikte hangi hizmetten kaç tl ilave ücret alabilecekleri sgk tarafından listeleniyor. hemen pazarlığa oturacaklardır sizinle, nakit ne kadar verebileceğinizi, yardımcı olmak istediklerini sorarlar. her halükarda kredi kartınızla da indirimi alırsınız. özellikle yatarak tedavi edilmişse fiyatı en az 1/3 oranında düşürürler. ya bu fiyat üzerinde anlaşın, ya da ödemenizi iptal ettirmemek istediğinizi söyleyip, ayrıntılı faturanızla birlikte ilçe tüketici hakem heyetine başvurun.

    özel hastane şokuna karşı - milliyet

    not: ayrıntılı fatura vermek istemezlerse bunun neye ne kadar ödediğinizi görebilmek için hakkınız olduğunu ifade edin, ısrar ederlerse, antetli ve imzalı bir kağıda ayrıntılı fatura veremeyeceklerini ifade eden bir yazı isteyin. il sağlık müdürlüğüne giderek şikayette bulunun.

    edit: şurada da birkaç kelime karaladım özel hastanelerde alınan ilave ücretler - (bkz: #68263296)
  • türk tarihçiliğimizin en büyük tarihçilerinden biri olan, ömrünün 75 yılından fazlası tarih araştırmalarına adayan ve yapmış olduğu çalışmalar neticesinde tarih alanında şeyh-ül müverrihin(tarihçilerin şeyhi) ile tarihçilerin kutbu unvanlarıyla anılan halil inalcık hocamıza ait her biri ayrı öneme sahip videolardır.

    halil inalcık hocamız 2016 tarihinde 100 yaşına bastığı halde hala kütüphanesinde araştırmalar yapıp eser yayınlamaya çalışan bir şahsiyetti. 25 temmuz 2016 günü 100 yaşında hayata gözlerini yummuştur. cenazesi istanbul fatih camii haziresine defnedilmiştir.

    böyle bir şahsiyet'in türk tarihçiliğine kattığı çok önemli eserleri hepimiz az çok biliyoruz. yazmış olduğu bu eserler tarihçiliğimizde çığır açtığını söyleyebiliriz. şahsım adına onu bir defa da olsa dinleme şansına eriştiğim için kendimi çok şanslı hissediyorum.

    sitede yaptığım aramalar sonucu hocamızla ilgili böyle bir çalışmanın yapılmadığını gördüm. bunun üzerine onun ilmi birikiminden daha fazla yararlanmak isteyenler için bulabildiğim tüm belgesel, konferans, söyleşi, program tarzındaki videoları bir araya toplayıp buraya ekledim. zaman içinde farklı videolara ulaşırsam buraya editleyeceğim.

    -özel konuşmaları-
    -100. yaş kutlaması'ndaki konuşması
    -halil inalcık'ın atatürk'le olan anısı
    -----
    - zamanın gölgesinde programı trt 1 - (kendi hayatından kesitleri anlatıyor)
    halil inalcık - 1. bölüm
    halil inalcık - 2. bölüm
    -----
    -türk dünyasından izler programı trt avaz-(kendi hayatından kesitleri anlatıyor)
    -halil inalcık -doğuşundan öğrenciliğine
    -halil inalcık - öğrenciliğinden profersürlüğüne
    -----
    -halil inalcık ile tarih sohbetleri trt türk-
    -1. bölüm - tarih atölyesi
    -2. bölüm - devlet-i 'aliyye 2
    -3. bölüm - sivrihisar
    -4. bölüm - ilmi hazırlığım
    -5. bölüm - prof. dr. halil inalcık osmanlı araştırmaları merkezi
    -6. bölüm - iran medeniyeti ve osmanlı imparatorluğu
    -7. bölüm - kadınlar saltanatı
    -8. bölüm - dünya medeniyeti osmanlı imparatorluğu
    -9. bölüm - prof. dr. halil inacık (kendi hayatını anlatıyor)
    -----
    - osmanlı devleti'nin doğuşu belgeseli trt 1 -
    osmanlı devleti'nin doğuşu - 1. bölüm
    osmanlı devleti'nin doğuşu - 2. bölüm
    osmanlı devleti'nin doğuşu - 3. bölüm
    osmanlı devleti'nin doğuşu - 4. bölüm
    osmanlı devleti'nin doğuşu - 5. bölüm
    osmanlı devleti'nin doğuşu - 6. bölüm
    osmanlı devleti'nin doğuşu - 7. bölüm
    osmanlı devleti'nin doğuşu - 8. bölüm
    osmanlı devleti'nin doğuşu - 9. bölüm
    -----
    -ilber ortaylı ile tarih dersleri programı ntv- (halil inalcık ile olan bölümler)
    -ilber ortaylı ile tarih dersleri-halil inalcık ile tarih sohbeti - 1. bölüm
    -ilber ortaylı ile tarih dersleri-halil inalcık ile tarih sohbeti - 2. bölüm
    -ilber ortaylı ile tarih dersleri-halil inalcık;istanbul - 3. bölüm
    -ilber ortaylı ile tarih dersleri-halil inalcık;fatih sultan mehmet - 4. bölüm
    -----
    -her yıl bir büyük türk /prof. dr. halil inalcık sempozyumu- uludağ üniversitesi
    -yapılan konuşmalar - 1. bölüm
    -yapılan konuşmalar - 2. bölüm
    -yapılan konuşmalar - 3. bölüm
    -yapılan konuşmalar - 4. bölüm
    -yapılan konuşmalar - 5. bölüm
    -----
    -katıldığı çeşitli programlar, konferanslar, söyleşiler-
    -ntv- banu güven'le artı / çeşitli konularda
    -habertürk -teke tek özel / çeşitli konularda
    -ankara üniversitesi - bir cumhuriyet çınarı: sözlü tanıklıklarla dil ve tarih-coğrafya fakültesi’nin 75 yılı
    -trt avaz- türk dünyası'nın enleri / halil inalcık'ın hayatı
    -tübitak- bilim söyleşileri
    -ntv- gece gündüz / ilim hayatının 70. yılı
    -trt 1- faydalı işler / halil inalcık'ın istanbul'u
    -cnn türk - herşey / çalışmalarına dair
    -bilkent üniversitesi - öğle söyleşileri / hangisi doğru: türkiye avrupa'nın parçası değildir, türkiye avrupa'nın parçasıdır?
    -osmanlı sosyal ve ekonomik tarihi sempozyumu - çeşitli tarihi konularda yaptığı konuşma
    -ilim ve fikir hayatının 70.yılında prof.dr.halil inalcık (adına düzenlenen programda yapılan konuşmalar)
    -----
    - 25 temmuz 2016 tarihinde vefatından sonra düzenlenen programlar-
    -öğrencilerinin gözünden tarihçilerin kutbu halil inalcık konferansı(vefatının ardından)
    -habertürk- akşam raporu / ilber ortaylı vefatı ardında onu anlatıyor
    -habertürk- öteki gündem / ilber ortaylı ile kızı günhan inalcık vefatı ardından onu anlatıyor
    -----
    -prof. dr. halil inalcık'a ait resmi sitedir. onunla ilgili tüm bilgilere ulaşabilirsiniz.
  • (bkz: 1985 coca cola rezaleti)

    coca cola 90 yildir ayni gizli formulun ekmegini yiyordu ve artik formulu degistirme vakti gelmisti. kubali ceo roberto goizueta yeni formul icin calismalarin baslamasi emrini vermisti ve yeni formullu coca cola 1985 yilinda piyasaya surulecekti. yeni formullu kolaya “new coke” ismi verilmisti ve bu kola piyasaya cikmadan once haftalarca yogun bir reklam kampanyasi yurutulmustu. bu reklamlarda siklikla “90 yildir begenerek ictiginiz kola daha da iyi hale geldi” deniyordu. milyonlarca insan heyecanla yeni kolayi bekliyordu ve her yerde bu konu konusuluyordu. amerikan astronotlar ay’a gittiginden beri halk ilk kez bu kadar heyecanliydi. sirketin hissesi neredeyse ikiye katlanmisti ve herkes yeni kolanin tadina bakmak icin sabirsizlaniyordu zira cehape zihniyetine sahip olan “eski kola” camileri ve kiliseleri ahir yapmisti ve insanlari tup kuyruklarina sokmustu. “yeni kola” amerika’yi yeniden “great’ yapacakti.

    nisan ayinda yeni kola piyasaya ciktiginda tunelin ucu bombok bir yere cikmisti. insanlar her ne kadar takvimler 23 nisan’i gosterse de yeni kolanin gecikmis bir 1 nisan sakasi oldugunu dusunmeye basladilar. yeni kolanin tadi rezaletti ve bir deneyen bir daha denemek istemiyordu. ustelik sirket yeni kola daha cok satsin diye eski kolalarin satisini da durdurmustu. bir anda coca cola’nin atlanta’daki ofisine yagmur gibi mektuplar yagmaya basladi. oyle ki atlanta’daki postacilar sirf bu mektuplari yetistirebilmek icin cift mesai yapmak zorunda kalmisti. sirketin telefonlari susmak bilmiyordu. amerikalilar vietnam savasindan beri ilk kez bu kadar kizgindi. sokaklara dokulup protesto gosterileri yapanlar, coca cola’nin reklam tabelalarini yakmaya calisanlar ve sirketin kamyonlarini taslayanlar ortaya cikmisti. o zamanlar eksi sozluk olsaydi kesinlikle “nisan 1985 coca cola rezaleti” basligi acilirdi.

    coca cola aslinda o kadar da muhafazakar olmadigini ve yeni fikirlere acik oldugunu gostermeye calismisti ama insanlar coca cola’nin tadina o kadar alismisti ki icecegin formulunde degisiklik yapilmasini istemiyorlardi. futbolda surekli kazanan takim nasil degistirilmezse surekli kazanan cola’nin formulu de degistirilmezdi. hatta degistirilmsi teklif dahi edilemezdi. coca cola’nin formulunu degistirmesi artik emekliligini yasayan ama sirkete hala disardan danismanlik yapan eski ceo robert woodruff’u o kadar cok etkilemisti ki evladini kaybeden bir baba gibi yemeden icmeden kesilen yasli adam 1 ay sonra hayata gozlerini yumacakti. pepsi sirketi buldugu bu firsati degerlendirmek icin ataga gecti ve “coca cola tadini pepsi’ye benzetmeye calisti ama beceremedi” temali reklamlar yayinlamaya basladi.

    yeni kolanin tadi gercekten berbat miydi bilinmez. buyuk ihtimalle uzun yillar boyunca orijinal coca cola’ya alisan insanlarin bu yeni tada alismasi zaman alacakti ve insanlar bu yeni kolaya “le kola” muamelesi yaparak sans vermek istemiyorlardi. belki yeni coca cola piyasaya baska bir isimle ciksaydi ve eski coca cola’nin yerine gecme gibi fazla iddiali bir mesaja sahip olmasaydi tutabilirdi ama bu mesaj geri tepmisti. yine yeni kola piyasaya cikarken eskisi de piyasada kalsaydi bu kadar sert tepki gelmezdi ama eski kolayi piyasadan cekip yenisini piyasaya surmek halka zorla yenisini kabullendirmek gibiydi ve bu da geri tepecekti. fidel castro bile kuba’daki sarayinda “coca cola’nin bitisi amerikan kulturunun yasadigi erozyonun kaniti” mealinde bir aciklama yapacakti. ulkenin dort bir yaninda stadyumlarda dev ekranlarda oynayan coca cola reklamlari binlerce taraftar tarafindan yuhalanmaya baslamisti.

    coca cola yuzunu kurtarmak icin o zamanlar abd’nin en populer ailesi olan cosby ailesini reklamlarinda kullandi ve gazetecilere yeni kola ile ilgili pozitif yazi yazmalari icin para yedirildi. bu arada reklamin iyisi kotusu olmadigi icin ilk haftalarda yeni kolanin tadini merak eden ve bu kadar kavga gurultunun neden ciktigini anlamaya calisan milyonlarca insan coca cola almisti ve yeni kolanin tadina bakmisti. bu yuzden yeni kolanin satislari en basta cok iyi olacak gibi gozukuyordu. ayni zamanda bir cok coca cola hayrani eski kolalari piyasadan cekilmeden toplamak icin market market gezip yuzlerce sise ve kutu kola satin aliyordu. sokaklarda insanlar sinirli olsa da sirketin satislarinda henuz dusus yoktu. bu arada eski kolalar karaborsaya dusmustu.

    ikinci ayda satislar dusmeye basladi ve coca cola’nin ofisine gunde 8 bin telefon aramasi gerceklesti. bu aramalarin %99’u ofkeliydi ve isyan etmekteydi. coca cola sirf telefonlari cevaplasin diye ise onlarca eleman almisti ama bana misin dememisti. sirkete yazilan kizgin mektuplar artik damperli kamyonla getirilip sirketin bahcesine birakiliyordu cunku binada mektuplari sigdiracak bos yer kalmamisti. aradan 2 hafta daha gectikten sonra sirket eski kolayi geri getirsin diye mahkemeye verilmisti. hatta bir eyalette sirket mahkemeye verenler tarafindan “amerikan ruyasini oldurmekle ve ulkeye ihanet etmekle” suclaniyordu. hatta zaman zaman sirketin yoneticilerine cesitli tehditler yagiyordu. belki de hayatlarinda ilk kez sokaklara dokulen amerikalilar bir eylemde “anayasayi degistirin, incil’i degistirin ama coca cola’nin formulunu degistirmeyin” diye haykiriyordu. zengin bir isadami coca cola’ya 10 milyon dolarlik bir cek yollayip “insanlari magdur edeceginize eski kolanin formulunu bana satin ve piyasaya surmeme izin verin” diyecekti.

    otobus duraklarinda, metrolarda, spor musabakalarinda, konserlerde, her ortamda coca cola’nin yeni formulu konusuluyordu ve pepsi’nin satislari artmisti. henuz bazi ulkelerde eski kola satilmaya devam ettigi icin ucaklarla buralara gidip eski kolanin tadina bakan amerikalilar hic de azimsanmayacak sayidaydi. meksikalilar coca cola’nin formulunun degistigini duyunca sokaklara dokulmustu ve isyan tum latin amerika’ya yayilacak gibiydi. alabama’da bir kilisede eski kolanin cenaze toreni yapilmisti ve torende konusan papaz “eski kola cennete gitti, biz de cennete gittigimizde ona kavusacagiz” demisti. bir supermarkette raflara yeni kolayi dizen bir calisana fiziksel saldiri gerceklesmisti. haziran itibariyle sirketin satislari cok buyuk bir dususe gecmisti.

    11 temmuz’da yuzlerce gazetecinin izledigi bir basin toplantisi yapan coca cola eski formulu geri getirecegini ilan ettiginde abd’de bir bayram havasi esiyordu. o gun abd baskani reagan kanser ameliyati gecirmesine ragmen bundan neredeyse hic bahsetmeyen tv kanallari coca cola’nin donusunu “son dakika” haberi olarak gectiler ve gazetelerde olay mansetten verildi. supermarketlerin onunde bugun iphone cikinca apple dukkanlarinin onunde olusana benzer kuyruklar olusacakti ve insanlar eski sevgililerine geri donebilmek icin sabirsizlaniyordu. coca cola’nin geri donusune “second coming” yani “ikinci gelis” ismi verilmisti. incil’de gecen bu ismin dini bir anlami vardi ve isa’nin kiyametin kopmasina yakin yeryuzune ikinci gelisini temsil ediyordu. coca cola 3 ay boyunca halkin cok sert tepkisini cekmisti ama simdi yillarca ugrassa yapamayacagi kadar reklam yapmisti. eski formullu icecekler geri doner donmez satis rekorlari kirmisti ve pepsi hic olmadigi kadar geriye dusmustu. hatta bazi pepsi yoneticileri coca cola’nin son 3 ayda olup bitenleri onceden planlayip tiyatro oynadigini ve son aylarda yasanan hersey in viral reklamdan ibaret oldugunu dusunuyordu.

    coca cola’nin atlanta’daki ofisine kamyonlar dolusu mektup yagmaya devam ediyordu ama bu kez gelen mektuplar tesekkur mektuplariydi. hatta bazi coca cola taraftarlari ucak tutup “tesekkurler roberto” yazan bir pankarti sirketin ofisinin uzerinde tur attirmisti. nisan ayinda sirket sanki “isa’yi carmiha germis” muamelesi goruyordu ve simdi de “aids’e care bulmus” muamelesi goruyordu. bu arada eski kola geri gelecekti ama bir yandan da sinirli sayida da olsa “yeni kola” da uretilmeye devam edecekti. bu kolalar hicbir zaman yuksek satis performansi gosteremedi ve 2002’de tamamen piyasadan cekildi.

    yazinin tamami: (bkz: #67634945)
  • "öğrenildiğinde ufku iki katına çıkaran şeyler"in, öğrenildiğinde ufku iki katına çıkarmamasıdır.
  • toplanın size dairenin alanının nasıl yarıçapın karesi çarpı pi olduğunu anlatayım.elbette ki bu çok basit bir ispat,buradakilerin çoğu biliyordur da.ama ben yine de yazayım burada bulunsun gelen geçen faydalansın.

    efendim şimdi dairenin sonsuz sayıda çemberden oluştuğunu hayal edebiliriz.eğer her bir çemberi açıp düz bir şerit haline getirdikten sonra üst üste koyarsak bir üçgen elde ederiz.bu üçgenin tabanında dairenin en dışındaki parça olacağından,tabanın uzunluğu 2*pi*r'ye eşittir.üçgenin yüksekliği de r'dir elbette.üçgenin alan formülünü de uygularsak kolayca pi*(r^2)'yi elde ederiz.

hesabın var mı? giriş yap