şükela:  tümü | bugün sorunsallar (6)
  • danimarka'nın en mutlu ülke seçilmesinin yanı sıra en çok antidepresan tüketen ülke olması.*
  • akira kurosawa`nin film kadrajlarinin cizimleri .gencliginde resam olmak isteyip , ekonomik sebeplerle olamayan akira kurosawa , sonrasinda filmlerinde ekibine sahneleri daha iyi anlatma amacli neredeyse her kadrajin cizimini ve resimini yapmistir. film ve cizim arasindaki yakinlik dikkat cekici.
  • erkeklerde meme ucu olmasının sebebi, embriyonun anne karnında ilk 6 hafta boyunca dişi profili izlemesinden dolayıymış bu 6 haftalık süreçte meme uçları oluşmuş oluyormuş bu süreçten sonra devreye giren y kromozomu ile cinsiyet belli olmaya başlıyormuş.
  • bir kağıdı 103 kez katlarsanız, kalınlığı gözlemlenebilir evrenden -93 milyar ışıkyılı- daha büyük olacaktır.
  • yeni edindiğim, yaz aylarında işe yarayacak bir bilgi vereyim hadi..

    yalnız biraz pis bir bilgi.. neyse..

    bazı insanları sivri sinekler çok sever bilirsiniz. ben de o insanlardanımdır. etrafta 10 kişi olsun gelir beni bulur ve özellikle de eklem yerlerimden ısırır.

    dün akşam adana'da açık alanda 3-5 kişi oturuyoruz ve birden bacağımı sivrisinek ısırdığını hissettim derken sol bacak bileğimde 4 tane şişlik ortaya çıktı ve bileğim kıpkırmızı olup şişti. kaşımamak için kendimi zor tutuyorum ama felaket derecede yanıyor..

    bizim arkadaşlardan biri,
    'hemen gidip çiş sür' dedi.
    'neee süreyim??'
    'çiş'

    yok artık, öyle mi, böyle mi derken 'tamam ya ne kaybederim' dedim ve yaptım (bu kısım hafif utandırıcı o yüzden geçiyorum).

    bu arada, gerçekten de içeriğinde amonyak olduğu için mantıklı geldiğinden kabul ettim, yoksa yapmazdım..

    aradan yaklaşık 10 dk geçtiğinde bileğim inmişti ve kaşıntı durmuştu. itiraf etmeliyim ki beklentimin çok üstünde bir etki.

    sevdim ben bunu bu yaz gezerim valla sidikli sidikli :))
  • türkçede ekler kelimenin kökünü değiştirmez. ancak bunun birkaç istisnası vardır.
    git tir mek------götürmek
    gel dir mek-----getirmek
    ben e-----bana
    sen e-----sana

    edit: uyaran arkadaşlara teşekkür ederim
  • 325 kd. harp okulu'nda askeriz. usta birliğinin 2. haftası görevlendirmeler yapıldı beni ve benim gibi kısa dönem bi elemanı harbiyelilerin eğitimlerde kullandığı araç gerecin saklandığı depoya verdiler. ve dediler ki, madem geldiniz tipini siktiklerim, depoda ne var ne yok sayın, sayarken de eski kayıtlarla örtüşüyor mu kontrol edin. o sırada da toprak altlarından kullanılmış mühimmat çıkıyor, koca koca askerler içeri tıkılıyor, falan filan. neyse, depoda da el bombasından mayına, üç köşe teşkilden bazukaya, antitank mayınına kadar her şey var. oturduk bunları saymaya başladık, tabi sayarken de gözümüzü raflardaki gece görüş dürbünlerinden alamıyoruz. 3. gün sayma işlemi bitmek üzereyken bölük komutanı vaziyeti kontrol için pat diye depoya girdi.
    -ne alemdesiniz lan?
    +komutanım el bombalarını da saydık, gece görüşler kaldı.
    -şu yesil kutulu olanı getir bakiim, iki de pil kap gel...
    +buyrun komutanım.
    -kurcalamadınız değil mi bunları.
    +hayır komutanım.
    -kurcalamadıysanız da kurcalayacaksınız, o yüzden ben şimdi size bu aletin nasıl kullanıldığını göstericem, bundan sonra da bu aletlere yan gozle baktığınız görürsem de sizi felç edicem. anlaştık mı?
    +emredersiniz komutanım.
    -sen şimdi ışıkları kapat!

    neyse gittim ışıkları kapattım bölük komutanı da dürbünün pillerini taktı, ortam hafif loş, dürbüne önce kendi baktı sonra da bana uzattı;
    -al bak lan.
    +ama komutanım bunu kapağı kapalı!
    -sen bi bak.

    amk baktım bakmaz olaydım, 8 yıldır gizemi hala çözmüş değilim. meğer gece görüş dürbünleri lens kapakları varken de görüş imkanı sağlıyormuş. vay amk.
  • bizler uygarlığı kurmadan önce gökyüzüne bakarak uyuyorduk, göğün altında; yani bizler yapay ışığı bulmadan, geceleri aydınlatmadan önce yıldızları seyrederek uyurduk. bu yüzden her kültürde, her kültürün dininde, milyonlarca yıldır baktığımız gökyüzünün etkisi vardır.

    atalarımız gökyüzüne bakarak güneş, ay ve gezinen yıldızlara bakarak toplamda yedi cisim belirlemişler ve bu 'yedi'yi kutsal saymışlardır. bu yedili atalarımız için çok önemliydi ki haftayı yedi gün olarak belirlemişler ve bu yedi cismi haftanın her bir gününü, yani bu yedi cisme göre isimlendirmişlerdir. şöyle ki :

    - gezegenlerden birine, parlak ve ağır hareket edenine babilliler marduk, iskandinavlar odin, yunanlılar zeus ve romalılar jüpiter diye isimlendirmiş; yani farklı kültürler tek bir cisme kendilerince bir büyüklük atfettiler.

    - soluk, hızlı hareket eden ama güneş'ten hiç uzaklaşmayanına, romalılar, tanrının habercisi merkür'ün adını verdiler. içlerinden en parlak olanaysa aşk ve güzellik tanrıçası venüs'ün adı verildi. kan kırmızısı rengine sahip olana ise savaş tanrısı mars'ın ve aralarındaki en ağır ilerleyenineyse zaman tanrısı satürn'ün adını verdiler.

    atalarımızın çıplak gözden başka bir araçları yoktu. gökyüzüne bakan atalarımızın elinden ancak bu kadarı geliyordu: metaforlar ve göndermeler.

    sıra haftayı -yani yedi günü- tasarlamaya gelince, haftaya yedi gün tahsis edilmiş ve haftanın her bir gününe, gece gökyüzünde beliren yedi farklı ışığın adı verilmiştir.

    - pazar güneş'i ve pazartesi ay'ı temsil etmiştir( 'sunday' ve 'mo(o)nday' ).

    salı'dan cuma'ya kadar bütün günlere kelt/roma britanya'sını istila eden saksonların ve cermenlerin tanrılarının adı verilmiş:

    - salı(tuesday) yani cermen gök tanrısı ‘ tiwaz’ın günü ‘ manasına gelir.

    - çarşamba(wednesday), odin'in ya da wodin'in günüdür ve hecelendiğinde '' wedn's day'' olduğu gibi.

    - perşembe(thursday), iskandinav tanrılarının en güçlüsü, şimşek tanrısı "thor’un günü"dür. thunder ( şimşek ) aynı kökenden gelir.

    - cuma(friday), aşk tanrıçası freya'nın günüdür.

    - cumartesi(saturday) ise satürn'ün günüdür.

    fransızca, ispanyolca ve italyanca gibi latince kökenli bütün dillerde ise bu eğilim daha da belirgindir çünkü bunların hepsi haftanın günlerinin( sırasıyla, pazar'dan başlayarak) güneş, ay, mars, merkür, jüpiter, venüs ve satürn'ün adını vermişlerdir.

    kaynak: pale blue dot - carl sagan

    edit: düzeltmeler için hiperaktif penguen ve wakan'a teşekkür ederim.
  • yaz okullarında kredi sisteminin geçerli olması. ufkum olayın saçmalığıyla bilmem artık kaç katına çıktı. ihtiyacı olan dersi alan öğrenciye nasıl kıyak geçmez bu eğitim sistemi be.

hesabın var mı? giriş yap