şükela:  tümü | bugün
  • adnan şenses'in gülşen bubikoglu'nun dayısı olması.
    sınava çalışıyorum ezberlemem gereken ve kafama girmeyen bir sürü önemli detay var ama bu son derece gereksiz bilgi sittin sene aklımdan çıkmaz işte.
  • after monday and tuesday even the calendar says w t f ...
  • engelli bir birey bundan 2500 yıl önce doğsaydı öldürülecek, 2000 yıl önce doğsaydı köle ya da soytarı olarak satılacak, 1000 yıl önce doğsaydı terkedildiği için bakım yurtlarında kalacak, 300 yıl önce doğsaydı tımarhaneye ya da hastaneye yatırılacak, 100 yıl önce doğsaydı ayrı bir okulda diğer çocuklara temas ettirilmeden eğitilecekti. bugün bu bireyler diğer herkesle aynı ortamda eğitim görebiliyor.
    #71250125
  • herhangi bir subreddit'deki görsellere tam ekran slideshow olarak bakmak için subreddit adresinde reddit'den sonra p yazmanız yeterli.

    örneğin r/funny subreddit'i için adres redditp.com/r/funny olmalı.

    ayrıca reddit.com'da olduğu gibi aralarına + yazarak birden fazla subreddit'e bakabilirsiniz.

    örnek**
  • incir ağacı insanlık tarihini nasıl şekillendirdi?

    çok sayıda dinsel ve folklorik söylenceye konu olan incir ağacı, hem tarihe tanıklık etmiş hem de onu biçimlendirmiştir. peki incir geleceğimizi nasıl zenginleştirebilir?
    yeryüzünde 750'den fazla incir türü olduğu söyleniyor. insanın hayal gücünü bu kadar etkileyen başka bir bitki olmamıştır. her dinde kendinden söz ettirmiş, kralları, kraliçeleri, bilim insanlarını, askerleri etkisi altına almıştır.
    incir ağacı insanın evriminde ve medeniyetin doğuşunda da rol oynamıştır. bu ağaçlar hem tarihe tanıklık etmiş, hem de onu biçimlendirmiştir. eğer bu ağaçlara doğru yaklaşırsak geleceğimizi zenginleştirebiliriz de.
    çiçek açan birçok bitki çiçeklerini sergiler, ama latince adıyla ficus olarak bilinen incir bitkisinde çiçekler içi boş meyvelerin içinde saklıdır. ayrıca birçok bitkinin kökleri yer altına inerken bazı incir türlerinde kökler yer üstünde büyür.

    florida inciri ya da strangler inciri olarak bilinen ağacın tohumları kuşlar ve memeli hayvanlar yoluyla diğer ağaçların tepesine düşer ve orada bol ışıkla büyüme olanağı bulur. bu sırada üzerinde büyüdüğü ağaçtan aşağıya sarkan kökler uzatarak toprağa ulaşır. bu kökler geliştikçe ana ağacı tümüyle sararak ölümüne bile yol açabilir.
    ficus religiosa adıyla bilinen incir türü iki bin yıldan fazladır budistlerin ve hinduların ibadetinde yer alıyor. hindistan'daki indus vadisi medeniyetleri binlerce yıldır efsane ve söylencelerinde, resimlerinde bu bitkiye yer veriyor.
    asya'nın tropik ve tropik altı bölgelerinde gelişen kültürler incir ağacını iktidar sembolü ve ibadet yeri olarak gördü. bunlar arasında banyan adıyla da bilinen hint incirinin önemli bir yeri vardır. yaradılış hikayeleriyle, folklor ve doğurganlık çağına ulaşmakla ilişkilendirilen bu ağaç o kadar büyüktür ki uzaktan küçük bir ormanı andırabilir.

    her incir türünün döllenmesini sağlayan kendine özgü bir yaban arısı vardır. bu ortaklık 80 milyon yıl önce gelişmeye başlamıştır. incir ağacı bu arıların beslenmesi için meyve verir, arılar ise onların çoğalmasını sağlar.
    incir ağacı diğer bütün bitkilerden daha fazla yabanıl hayatı besler. yeryüzünde 1200 canlı türü incirle beslenir. bunlar arasında kuşların onda biri, meyve yarasaları, primatlar da vardır. bu canlılar incirle beslenirken tohumlarının dağılmasına da yardımcı olur. ekolojistler bu nedenle inciri "temel kaynak" olarak görür. incir ortadan kalksa diğer her şey de çöker.
    incirin yıl boyunca meyve vermesi atalarımızın hayatta kalması açısından da büyük önem taşımıştır.
    enerji yüklü bu meyve insanın beyninin büyümesine katkıda bulunmuş olabilir. öyle ki bazıları insan elinin incirin olgununu bulup toplayacak tarzda evrildiğine inanıyor. incir ağacı binlerce yıl önce insanın ilk dikip yetiştirdiği bitkiler arasındadır.
    eski mısır'da firavunların mezarına başka şeylerin yanı sıra kuru incir de konurdu.
    türkiye civarında yetişen siyah incir (ficus carica) birçok eski medeniyet için önemli bir besin oldu. sümer kralı urukagina 5000 yıl önce incirden söz etmiştir. kral ıı. nebukadnezar babil'deki asma bahçelere incir ağaçları ektirmiştir. israil'in kral süleyman'ı şarkılarda övgü dizmiştir incire. antik yunan ve romalılar ise inciri cennetten gönderilen meyve olarak görmüştür.
    incir sadece tatlı ve lezzetli değil, vitamin, mineral ve lifle dolu bir meyvedir. incil'de incirin iyileştirici özelliğinden söz edilir. tarih boyunca bu ağacın sadece meyvesi değil, kabuğu, yaprakları, kökleri ve reçinesi ilaç olarak kullanılmıştır.
    şempanzelerin de yabani incir ağacının kabuğunu ve yapraklarını ilaç niyetine yediği görülür. araştırmalar bunların bakteri, parazit ve tümöre karşı etkili olduğunu gösteriyor.
    incir ağaçları sadece medeniyetlerin oluşmasına katkıda bulunmamış, onların yıkıntılarını da saklamıştır. tıpkı hindistan'da kuraklık nedeniyle çöken ındus vadisi medeniyetlerini sakladığı gibi. guatemala'daki maya piramitlerini, kamboçya'daki khmer tapınaklarını saklayan da onlardır.
    terk edilen yapıları incir ağaçları istila etmiş, her taşın çatlağında tohumları filizlenmiş ve büyüyen kökleriyle duvarları ve temelleri yıkmıştır. meyveleri başka hayvanları ve başka tohumları da o bölgeye taşımış, böylece orman yeniden hakim olmuştur.
    yanardağ bölgelerinde de benzer şeyler yaşanır. kurumuş lavların arasından önce incir ağaçları yetişir ve diğer bitkilerin yetişmesinin önünü açar. bilim insanları ağaçtan arındırma nedeniyle yok olan orman bölgelerinde ormanın yeniden gelişmesini hızlandırmak için önce incir ağaçları dikiyor.
    bütün bunlar iklim değişikliğinin etkileri bakımından incir ağacının gelecek için umut vaat ettiğini gösteriyor.
    ayrıca incir ağaçları aşırı iklim koşullarına adapte olmamıza da yardımcı olur. hindistan'ın kuzeyinde bu ağaçların nehir kenarlarında büyüyen kökleri köprü yapımında kullanılarak muson yağmurları döneminde insanları korur. etiyopya'da ise kuraklık zamanı ekili araziye gölge yaparak çiftçilere yardımcı olur.

    bu iki yöntem iklim değişikliğinin yarattığı sorunlara uyarlanarak biyoçeşitliliği korumada ve insana yardımcı olmada etkili olmaya devam edebilir.
    yeryüzünde birçok kültür ve inanç incir ağacını kesmeyi yasaklamıştır. fakat bu inançlar yavaş yavaş unutulmaya yüz tutuyor. bunları canlandırmak işimizi kolaylaştıracaktır.
    80 milyon yıldır yeryüzünde var olan incirin tarihi, insandan çok daha eskidir. bu ağacı gelecekle ilgili planlarımıza dahil edersek geleceğimizi de güvence altına almış oluruz.

    kaynak
  • amerikaya gitmek ve calismak isteyenler ama hangi eyalete gidecegi konusunda kararsiz olanlar , benim gibi sirt cantasini alip kafasina estigi yere gitmek ve eyalet, eyalet gezip restaurant ve barlarda calisip para kazanmak isteyenler sizlere hangi eyalette hangi mevsim calisilir , hangi ay cok para kazanilir onu belirtecegim.

    miami
    - miami'de en yuksek turist sezonu mart ayidir. bu ayda gerceklesen spring break ve ultra electronic music festivalleri sehri turist yagmuruna tutar. ayrica kuzey amerika ve avrupa'da kis mevsimi olmasindan dolayi bir cok insan tatilini miami'de gecirir. bu yuzden miami'de en cok para kazanacagiz aylar mart-nisan aylaridir. en olu sezon ise temmuz - kasim arasindaki aylardir.

    new york city
    - nyc her yil kalabaliktir ama aralikayi nyc'nin patlama yaptigi aydir. bu ayda bulunan christmas bayrami ve yilbasi hazirligi sehir'deki insan sayisini iki katini cikarir. restoran ve barlarda yer bulamazsiniz. bu yuzden kasim ve aralik ayi nyc'de en cok para kasacagiz aydir. en kotu aylar ise ocak, subat, mart aylaridir.

    chicago
    - chicago'da en kalabalik aylar haziran ve temmuz aylaridir. cunku bu sehirde kis mevsimi cok sert gecer. yazin ise bir cok jazz ve blues festivalleri , gol ve nehir turlari nedeniyle turist akinina ugrar. yaz mevsimi chicago para kasmak icin ideal aylardir. en kotu aylar ise , kasim - mayis arasindaki aylardir.

    san fransisco
    - california'nin kuzeyinde yer alan bu sehir yilin her ayi gidilip gorulur ama yaz aylari
    aylari san fransisco icin en kalabalik aylardir. haziran, temmuz, agustos aylarinda bir cok festival vardir. bu yuzden yaz aylari bu sehirde iyi para kasabilirsiniz.

    colorado
    - aslinda bu eyalet en cok turisti yazin ceker ama kayak mevsimi olan ocak - subat aylarinda dunyanin bir cok zengini aspen sehrine gelir ve iyi para birakir. bu yuzden para kasmak isteyenler ocak ve subat aylarini kayak merkezinde calisarak degerlendirebilir.

    new orleans
    - nisan ayi bu sehirde festival zamanidir. dunyaca unlu jazz festivali nedeniyle sehir turist akinina ugrar. bu yuzden nisan- mayis aylarinda bu sehirde iyi para kasabilirsiniz. yaz aylari ise buraya gelmeyi aklinizdan gecirmeyin cunku inanilmaz nem vardir.

    las vegas
    - las vegas yilin her ayi turist ceker ama mart ve nisan aylari spring break dolayisiyla en cok turist ceken aylardir. ozellikle bu aylarda iyi para kasabilirsiniz. yaz sezonu ise cok sicak oldugundan yavastir.

    cape cod massachusetts
    - bu kucuk sehirde her yil haziran ve temmuz aylarinda escinsel festivalleri olur ve bir cok ulkeden escinseller buraya akin eder ve inanilmaz para harcarlar. bu yuzden ozellikehaziran - temmuz aylarinda burda inanilmaz para kazabilirsiniz.

    hawai
    - yilin her ayi tursit ceken bu tropikal ada ozellikle aralik- mart aylarinda en kalabalik donemini yasar. eger hawai'de calismak istiyorsaniz bu aylar para kasabileceginiz aylar.

    new jersey
    - atlantic city bolgesi bir cok kumarhanelerin bulundugu ve plaj kiyisinda oldugu icin yaz aylari bir cok turist ceker. haziran ve eylul arasindaki aylar da burada para kazanabilirsiniz.

    new england
    - boston , new hapshire , main , vermont ozellikle son bahar aylari olan eylul - ekim
    aylarinda turist akinina ugrar, sebebi ise , renk degistiren ormanlarin guzel bir manzara yaratmasi. doga tutkunlari bu bolgelerde para kasabilir.

    kisaca hem para kazanip hemde eglenmek istiyorsaniz bir yillik planiniz soyle olabilr ;

    kasim- aralik new york city
    ocak-subat colorado ( aspen)
    mart miami
    nisan-mayis new orleans
    haziran cape cod
    temmuz chicago
    agustos san fransisco
    eylul-ekim new hapshire , boston, main

    ıyi eglenceler ve bol kazanclar :)
  • eline sağlık da boşuna yormuşsun kendini.
  • bazı insanlar hayvanları çok severken diğerleri neden umursamıyor?

    genleriniz, bu durumda bir pay sahibi.

    son zamanlarda “tasarım” köpekler, kediler, minyatür domuzlar ve diğer evcil hayvanların ünlü olması, evcil hayvan bakmanın bir hevesten fazlası olmadığı izlenimi veriyor olabilir.

    aslında evcil hayvanların genelde batılı bir gösteriş şekli olduğu ve bunun, geçmişteki insan topluluklarının hayvanlara bakması ve onları çalıştırmasının tahuf bir kalıntısı olduğu varsayılır.

    sadece ingiltere’de, evlerin yaklaşık yarısında bir tür evcil hayvan bulunuyor; bunların yaklaşık 10 milyon tanesi köpek iken, diğer 10 milyon tanesini de kediler oluşturuyor. evcil hayvanlar zaman ve para gerektiriyor ve bugünlerde az miktarda maddi fayda sağlıyor.

    fakat 2008 yılındaki ekonomik kriz esnasında, evcil hayvanlara yapılan harcamalar neredeyse hiç etkilenmeden devam etti. bu durum, çoğu evcil hayvan bakıcısı için evcil hayvanların bir lüks olmadığını, ailenin bütünleyici ve çok sevilen bir parçası olduklarını akla getiriyor.

    fakat bazı insanlar hayvanları severken, diğerleri hiç ilgilenmiyor. durum neden böyle?

    hayvanların arkadaşlığına olan isteğimiz, büyük ihtimalle aslında on binlerce yıl geri gidiyor ve evrimimizde önemli bir paya sahip.

    öyleyse, o halde genetik, bazı insanların hayvan sevgisini neden anlamadığını açıklamaya yardımcı olabilir.

    sağlık sorusu

    son zamanlarda, köpek (veya kedi) bakmanın kişinin sağlığına birçok yönde faydalı olabileceği fikrine çok ilgi gösterildi; hayvanlara bakmak kalp hastalığı tehlikesini azaltıyor, yalnızlıkla mücadele ediyor ve depresyon ile depresyon ve bunama belirtilerini hafifletiyordu.

    yeni kitabımda araştırdığım üzere, bu iddialarda iki tane sorun var.

    birincisi, evcil hayvanların sağlık üzerinde hiç etkisi olmadığını veya hafifçe olumsuz etkisi olduğunu öne süren benzer sayıda çalışma bulunuyor.

    ikincisi, evcil hayvanlara bakanlar, evde bir hayvan bakma fikrini hiç aklında bulundurmamış insanlardan daha uzun yaşamıyor. eğer iddialar doğru olsaydı durumun böyle olmaması gerekirdi.

    ayrıca bunlar gerçek olsaydı bile, sağlığa olan bu sözde faydalar yalnızca günümüzde şehirde yaşayan stresli insanlara uygun olurdu, onların avcı toplayıcı atalarına değil. bu yüzden bunlar, evcil hayvanlara bakmaya başlama sebebimiz olarak düşünülemezler.

    hayvanları evlerimize getirme isteği o kadar yaygın ki, bunu insan doğasının evrensel bir özelliği şeklinde düşünebiliriz. fakat bütün insan toplumlarında evcil hayvan bakma geleneği yok.

    batı’da bile, ister evcil olsun ister olmasın, hayvanlara özel bir yakınlık hissetmeyen bir sürü insan var.

    evcil hayvan bakma alışkanlığı genelde aile içinde devam ediyor: bu durum daha önce, evden ayrılan çocukların kendi ebeveynlerinin yaşam şeklini taklit etmesine yüklenmişti, fakat yeni araştırmalar genetik bir temelin de bulunduğunu öne sürdü.

    bazı insanlar, yetiştirilme şekilleri ne olursa olsun hayvanların arkadaşlığını aramaya önceden hazır görünüyor. diğer insanlar bu kadar hazır değiller.

    bu yüzden evcil hayvan bakmayı destekleyen genler insanlara özgü olabilir fakat evrensel değiller. bu durum, geçmişte bazı insan topluluklarının veya bireylerin (ancak hepsinin değil) hayvanlarla doğuştan gelen bir uyum sebebiyle başarılı olduklarını ve geliştiklerini akla getiriyor.

    evcil hayvan dna’sı

    günümüzdeki evcilleşmiş hayvanların dna’ları, her türün kendi vahşi akranlarından 15.000 ila 5.000 yıl önce, yontma taş devri’nin sonları ile cilalı taş devri dönemlerinde ayrıldığını ortaya çıkarıyor. evet, hayvancılığa da bu zamanda başlamıştık.

    fakat bu ilk köpekler, kediler, sığırlar ve domuzlara sadece eşya gibi davranıldıysa, bu durumun nasıl meydana gelmiş olabileceğini görmek kolay olmaz.

    eğer durum böyleyse, mevcut teknolojiler evcil ve vahşi hayvanların istenmeyen çiftleşmesini önlemek için yetersiz olurdu. üstelik ilk evrelerde bu hayvanların birbirlerine erişmeleri kolaydı. bu durumda “uysallık” genlerini sonu gelmeyen şekilde seyreltir, böylece evcilleşmeyi çok yavaşlatır, hatta onu tersine çevirirler.

    ayrıca, kıtlık dönemleri de hayvanların azalmasına neden olur, “evcil” genleri yerel olarak tamamen ortadan kaldırırdı.

    fakat bu ilk evcil hayvanların en azından bazılarına evcil hayvan olarak bakıldıysa, bu hayvanların insanların ikamet ettiği yerlerde bulunması, vahşi erkeklerin evcilleşmiş dişilere ulaşmasını önlemiş olmalı; bazı avcı toplayıcıların hâlâ mevcut olan evcil hayvanlarının bu özel sosyal konumu, onların yiyecek olarak tüketilmesini önlemiştir.

    bu şekilde ayrı tutulan yarı evcilleşmiş hayvanlar, atalarına göre fazla miktarda evrimleşmiş ve bugün bildiğimiz yumuşak başlı, sevimli şeylere dönüşmüş olmalı.

    bugün bazı insanları ilk kedisini veya köpeğini sahiplenmeye hazır hale getiren aynı genler, bu ilk çiftçiler arasında yayılmış olmalı.

    hayvanlarla empati yapabilen ve onlarla anlaşabilen insanları barındıran gruplar, böyle olmayan ve et elde etmek için avlanmaya devam eden insanların pahasına başarılı olmuş olmalı.

    peki neden herkes aynı şeyleri hissetmiyor? muhtemelen tarihte bir noktada, evcil hayvanları çalma veya onların insan bakıcılarını köle yapma stratejileri geçerli olmuş.

    bu hikayede son bir düğüm bulunuyor: yapılan son çalışmalar, evcil hayvanlara gösterilen sevginin, doğal hayat ile ilgilenmekle el ele gittiğini gösteriyor.

    görünüşe göre insanlar kabaca iki gruba ayrılabilir: hayvanlar veya çevreye az ilgi gösterenler ile, ikisini de sevmeye önceden hazır olup, evcil hayvan bakmayı, günümüzün şehirleşmiş toplumunda mevcut olan az miktardaki çıkış yolundan biri şeklinde benimseyenler.

    hal böyle olunca evcil hayvanlar, evrimleştiğimiz doğal dünyaya yeniden bağlanmamıza yardımcı olabilirler.

    makale sahibi:
    john bradshaw (bristol üniversitesi, antrozooloji bölümü konuk araştırmacısı)
    kaynak
  • sineklerin börtü böcekten ya da bizden çok hızlı kaçabilmelerinin sebebinin, hareketi daha yavaş algılamalarından dolayı olmasıymış. bunun sebebi de saniyede 250 kare görmeleriymiş. insanlarda bu sayı saniyede 60 kare imiş.

    bana doğru gelen yumruk çok yavaş olsa ben de daha rahat kaçarım abi. ne yapayım?

    http://bigthink.com/…s-experiences-time-differently

    (bkz: #71273205)

    edit: insan fps'si konusunda farklı bir bilgi: http://evrimagaci.org/…aniyede-kac-kare-fps-goruyor

    https://www.youtube.com/watch?v=fv97j-z3b7u
  • akıllı telefonlarımıza birkaç program yükleyerek onları amacımız dışında da kullanmamızı sağlayacak uygulamalar var:

    mesafe ölçer:
    uygulama: size up
    android ve ios için yapılmış olan (bkz: sizeup) uygulaması ile mesafe ölçümü yapabilir, telefonumuzu cetvel olarak kullanabiliriz.

    televizyon kumandalarının kızılötesi gücünü ve pil durumunu öğrenme:
    araç: kamera
    kumandalarınızın pili mi bitti yoksa bozuldu mu anlamak için, telefonunuzun kamerasını açarak kumandayı bu noktaya doğrultup tuşlarına basabilirsiniz. kumandanın ucundan kameraya kırmızı veya pembemsi bir ışık geliyorsa, kızılötesi sinyalinin düzgün çalıştığı ve pillerin azaldığı anlamına gelir. hiçbir ışık görünmüyorsa, sorun kumanda da olabilir.

    telefonumuzu dokunmadan yönetmek:
    uygulama: wave control
    yemek pişirirken veya temizlik yaparken telefonunuza dokunmadan kullanabilmek mümkün. yeni bir şarkı ve video başlatmak veya aramaları cevaplamak isteyebilirsiniz. (bkz: wave control)'ü cebinize indirin yeterli. gerekli talimatlar çerçevesinde kontrol yine sizde.

    ***telefonunuzu müthiş bir navigasyon aletine çevirebilirsiniz, bunu kesinlikle sözlük ahalisi indirecektir:
    uygulama: hudway go
    arabanızı karanlık bir ortamda sürüyorsanız, gps ihtiyacınızı direkt aracın camına yansıtabilirsiniz. telefonunuza indireceğiniz bu uygulama sayesinde sürüş hızı ve diğer özelliklerin yer aldığı ileri teknoloji bir gps sizlerin olacaktır.
    şöyle bir görüntü ortaya çıkacak

    pc'den mesajlarınızı yönetebilirsiniz:
    uygulama: sms from tablet & mms texting message sync
    dostlarım bu uygulama sadece android için geçerlidir.
    telefonunuzun pili beklediğinizden daha hızlı bitebilir. arkadaşlarınızı veya yapacağınız iş görüşmelerini devam ettirebilmek için telefonunuzu bilgisayarınızla senkronize edebilir ve sms, mms’lerinizi e-postanızdan yönetebilirsiniz.

    adamlar işi abartmış karar vermede çıkmaza girdiğimiz zaman bize yardımcı olacak bir uygulama geliştirmişler; bakıyoruz:
    uygulama: android için --> decision crafting
    uygulama: ıphone için --> choice map
    kararlar konusunda sürekli sıkıntı mı yaşıyorsunuz? ilk buluşma için restoran veya sinema arasında kararsız mı kaldınız? seçeneklerinizi belirleyin ve uygulamanın sizin için en doğru kararı vermesini bekleyin.

    türkiye'de herkese lazım:
    uygulama: android için var sadece --> bsafe: personal safety app
    ülkemizde bu sorunun yaşandığını kabul etmemiz gerekiyor. kadınlar akşamları evlerine giderken korkuyorlar. bu sorunu çözmenin yollarını aramalıyız elbette, ancak onları daha güvenli hale sokmak için bir uygulama önermeden edemeyeceğim. telefonu acil duruma alarak nereye gittiğinizi, sesinizi ve videonuzu anlık olarak kaydeden uygulama, eğer kendisini kapatmazsanız tüm bu bilgilerinizi belirlediğiniz arkadaşınıza gönderiyor. ayrıca sahte arama gibi seçenekleri ile sizi zor bir durumdan kurtarabilir. umarım hiçbir zaman kullanmak zorunda kalmazsınız. uygulamanın ios versiyonu ne yazık ki ülkemizde henüz yayınlanmadı.

    iyi günler...

    edit: iyelik eki eklememişim...