şükela:  tümü | bugün sorunsallar (6)
  • yıldızların uzaya altın saçtığı ve dünya'daki altının da uzaydan geldiği gerçeği

    1-kaynak

    iki nötron yıldızının çarpışmasıyla ortaya çıkan katalizmik patlamanın ardından uzay boşluğuna yayılan kalıntılarda altın, gümüş ve platin gibi değerli metallere ait kimyasal izler tespit edildi

    amerika birleşik devletleri’ndeki lazer interferometre kütle çekimsel dalga gözlemevinden (lıgo) yapılan açıklamada, gözlemevinin washington ve louisiana eyaletlerindeki ikiz dedektörlerinin, 17 ağustos’ta dünyadan 130 milyon ışık yılı öteden güçlü bir kütleçekimsel dalga sinyali aldığı, sinyalle aynı anda amerikan havacılık ve uzay dairesinin (nasa) fermi uzay teleskobunun da gökyüzünde bir gama ışıması kaydettiği bildirildi.

    açıklamaya göre, bilim insanları, her iki etkinin birbirinin etrafında hızla dönen iki nötron yıldızının çarpışmasıyla meydana gelen aynı kozmik olaydan kaynaklandığını belirledi.

    konuyla ilgili açıklama yapan harward üniversitesinden edo berger, “görülebilir ve kızılötesi ışığın özelliklerinden yola çıkarak bu tek hadisede ortaya çıkan tüm ağır elementlerin kütlesinin dünya’nın kütlesinin 16.000 katı büyüklüğünde olduğu sonucuna varıyoruz. keza bu elementlerin içindeki altın ve platinin oranıysa dünyanın kütlesinin tam 10 katı büyüklüğünde” ifadelerini kullandı.

    lıgo’nun bilgilendirmesiyle dünya üzerinde veya yörüngede bulunan 70’e yakın uydu ve teleskop çarpışma sonrası oluşan ışıma ve yayılma etkileri gözlemlemek üzere enstürmanlarını “kilonova” olarak adlandırılan patlamaya çevirdi.

    telekop ve ölçüm aygıtları, patlama sonrası uzay boşluğuna yayılan kalıntılarda altın, gümüş ve platin gibi değ metallere ait ayırt edici kimyasal izler tespit etti.

    lıgo daha önce dev kara deliklerin çarpışmasından kaynaklanan kütle çekim dalgalarını kayda almayı başarmış, ancak bunlara ışıma gibi herhangi bir doğrudan gözlem eşlik etmemişti.

    bilim insanları, nötron yıldızlarının çarpışmasının kayda alınmasının evrenin maddi yapısının anlaşılması açısından büyük önem taşıdığının altını çiziyor.

    simyacıları yüzyıllardır meşgul eden, altın gibi değerli metallerin nasıl oluştuğunun sırrı da bu gözlemle açıklığa kavuşmuş oluyor.

    yalnızca 20 kilometre çapında olmakla birlikte güneşten 1,1 ila 1,6 kat ağır olan nötron yıldızlarındaki bir çay kaşığı kadar madde içeriği dünyada everest dağı kadar bir kütle ağırlığına sahip.

    evrende demirden ağır, altın, gümüş, platin ve uranyum gibi değerli metallerin kaynağının, nötron yıldızlarının patlaması sonucu uzaya yayılan kalıntılar olduğu sanılıyor.

    çarpışma sonrası tespit edilen izler ise bu varsayımı doğrulamış oldu.

    2-kaynak

    bir gama ışını patlaması, çok büyük enerji yayan bir patlama sonucu yayılan yüksek enerjili ışığa verilen isimdir. bu türden patlamalar çoğunlukla uzak evrende bulunurlar. berger ve arkadaşları, dünyamızdan 3.9 milyar ışık yılı uzakta olan, ve dünya’ya en yakın gama ışını patlaması olan grb 130603b üzerinde çalıştılar. gama ışını patlamaları kısa ve uzun patlamalar olmak üzere ikiye ayrılır. bu patlamaların uzun ve kısalığı, gama ışınının parlama süresinin uzunluğuna göre değişir. grb 130603b, nasa’nın “çevik” adlı uydusu tarafından, 3 haziran tarihinde keşfedildi ve saniyenin yaklaşık olarak onda ikisi kadar sürdü. gama ışınları her ne kadar hızlı kaybolmuş olsa da, grb 130603b, kızılötesi ışın tarafından hükmedilmiş, yavaşça kaybolan bir parlamayı da beraberinde getirdi. parlaklığı ve davranışı, hızlı partiküllerin birbirlerine çarpmasıyla oluşan parlamalara benzemiyordu. bunun yerine parlama, egzotik radyoaktif elementlerden gelen bir parlamayı andırıyordu. nötron bakımından zengin yıldızlar çarpışarak bu tip elementleri ortaya çıkarabilirler. bu elementler radyoaktif çürüme sebebiyle, kızılötesi ışınlar açısından baskın olan bir tür parlama gerçekleştirirler, ki ekip de tam olarak bunu gözlemledi. “gama ışın patlamalarını nötron yıldızlarının çarpışmasıyla ilişkilendirebilecek bir “sıcak namlu” arıyorduk. grb 130603b’den gelen radyoaktif parlama bizim aradığımız cevap olabilir” diyor makalenin yazarlarından biri olan, cfa mezunu wen-fai fong ekip; güneş’in yüzde biri kadar maddenin gama ışın patlaması sebebiyle fırlatıldığını, ve bunların belirli bir miktarının altın olduğunu belitti. evrenin tarihinde oluşmuş sayısız gama ışın patlamalarını, tek bir patlamayla saçılan tahmini altın miktarıyla birleştirip bir hesap yaparsak, evrendeki tüm altının, gama ışını patlamalarından geldiği varsayımını yapabiliriz. “karl sagan’ı özetlemek gerekirse, hepimiz uzay zımbırtılarıyız, ve mücevherlerimiz de çarpışan yıldız zımbırtıları” diyor berger.
  • dünyadaki tüm elementlerin uzaydan geldiği ve hepsinin yıldızlar tarafından üretildiğidir.

    edit: bir naziredir.
  • calinan veya kaybolan kameranizi şu siteden tesbit edebileceginiz.
    tek yapmaniz gereken kameranizla onceden cektiginiz bir fotografi siteye yuklemek ve ayni seri numarasi ile cekilip internete sunulmus bir resmi bulmak.
  • astronomiyle ilgili her şey.
  • cirrus bulutlarını bahar aylarında gördüğünüzde, en az dört gün içinde sıcak cephe(yağış sistemi) gelecek demektir. (bkz: sıcak cephe) demek hava sıcaklığının yağış ile birlikte düşeceği, gökyüzünün tamamına yakın kısmının stratüs tipi bulutlarla kapanacağı, halk dilinde aptal ıslatan yağmurlarınında görüleceği sistemin gelmesi demektir.

    merak edenler için cirrus bulutu
  • rol esnekliği: hayatta çeşitli rollerimiz var. arkadaş, öğrenci, çocuk, kardeş, çalışan rolleri gibi. bir rolden diğerine geçebilmeye rol esnekliği denir. örneğin ben arkadaşlarımla da terapist rolünden ilişki kurmaya kalksam bir arkadaşım bile kalmaz. rol esnekliği ilişki sürekliliği için şart.

    bazen hayattaki rollerden birisi diğerlerine yer kalmayacak şekilde benliği işgal eder. bu ruhsal açıdan sağlıksız bir durumdur. örneğin bazen annelik rolü başka herhangi bir role yer kalmayacak kadar şişkinleşebilir. kadından geriye anneden başka bir şey kalmamıştır. gelecek planları sadece çocuk üzerine, mutluluk-mutsuzluk-endişe kaynağı sadece çocuk. kadın, sevgili, arkadaş vs gitmiş sadece anne var.

    sadece anne olan anne ciddi biçimde tükenmişlik adayıdır. sadece anne olan anne potansiyel olarak da iyi bir anne değildir üstelik. kadının kimliğinde anneden başka rollere de yer kalmalı. ne yazık ki anneden ibaret kadın kültür tarafından çok olumlanıyor. son derece sağlıksız bir toplumun temelleri bu.

    profil fotoğrafınızda siz yoksunuz ve çocuğunuz mu var? hatta kullanıcı isminiz @x'in_annesi şeklinde mi? yukarıdaki seriyi tekrar düşünün derim. benzer şekilde bazen çalışan rolü (mesleki roller) diğer rollerin hepsini bastırabiliyor. bu da ayrı sağlıksız bir durum.

    bazı mesleki roller daha belirgin olduğundan daha baskın da olabiliyorlar. hekimlik, öğretmenlik, polislik, askerlik rolleri böyledir. mesleki roller çok baskın olduğunda bu kişinin ilişkilerini etkiler ama esas travma emeklilikte olur. emekli albay apartman yöneticisi olur. benzer şekilde annelik rolü çok baskın olduğunda ayrışmanın her aşaması sorunlu olabilir. okula başlama, işe girme (para kazanma), evlenme...

    rolün kıymetli olması ayrı, kişinin benliğinin bütününü işgal etmesi ayrı durumlar.
  • şuan yoksulluk ve iç karışıklık ile dünya gündeminde olan, yaşanabilir şehirler listesinde en kötü skorlara sahip olan venezuelanın, 1950 yılında dünyanın en zengin 4. ekonomisi olduğunu öğrenmek.

    amerika'nın kişi başı milli geliri 9500$ iken venezuelanın kişi başı milli geliri 7.400$.

    nereden nereye?

    kaynak
  • rakı diyoruz biz içtiğimiz o su ile karışınca beyazlaşan alkole. peki bizim mi ?
    onu da kesin bilmiyoruz, fakat dünya tarihininin hemen hemen anlaştığı bir nokta ise osmanlı topraklarında bulunup üretilmeye başladığı.

    diğer yandan ise ırak'taki türkmenler tarafından üretilip ve etrafa yayılmaya başladığı da düşünülmektedir. "ırak'tan gelmiş" anlamında "ıraki" kelimesi ile bağlantısı da var diyenler mevcut.

    içerken ise çeşitli tanımlar, kavramlar ve benzetmeler yapılmış, rakı bardağına koyulan rakı miktarına göre. aşağıdaki linkteki gibi
    görsel

    evet bakıp geldik değil mi hepimiz, şimdi bu konu ile bir hikaye anlatmak istiyorum.

    bu resimdekilerden başka çok ölçü vardır yerel olan ama benim için en önemlisi olan, efsane de olabilir fakat (bkz: munir nurettin selçuk) tarafından da bir konser sırasında anlatılmış bir hikaye, atartürk'ün zekası ile hikayeleri genel de biliniyor fakat bu hikayeyi bilen kişi sayısı gerçekten yok denecek kadar az.

    okurken öneriyorum
    farid farjad

    atatürk'ün rahatsız olduğu, son zamanları artık. doktoru düzenli olarak kontrole geliyor. paşam yorgun, argın ama son gayretiyle bizim için çalışmaya devam ettiği dönemler. bakıyor ki doktoru, paşamız iyice kötüleşiyor ve rakı içmek isterse verilmemesini söylüyor yaverine artık.

    yaveri(bkz: salih bozok) tabiki de bunu hemen kabul ediyor fakat bir soru sormak istiyor doktora ve diyor ki "ya paşamın canı çok isterse ? dayanamam onu hasta görmeye ya da istediğini elde edemeyince yaşadığı üzüntü ile görmeye"

    doktoru ise "tamam o zaman paşamıza sadece bir parmak kadar rakı verebilirsiniz".

    aradan bir kaç gün geçer, atatürk'ün canı rakı ister ve söyler yaverine "hadi gel içeyim bir kaç kadeh bu akşam"

    yaveri önce direnir getirmek istemez ama sonra dayanamaz atatürk'ün ısrarlarına ve getirir bir parmak kadar rakıyı.

    atatürk bakar ve anlar hemen renginden bir farklılık oldugunu, çatar o kaşlarını hiddetle ve der "o neden o renkte ?"

    yaveri cevaplar "paşa'm doktorunuz bir parmak kadar rakı içmenize izin verdi"

    atatürk sakince gösterir elleriyle ve der "salih, o bir parmak böyle yatay bir parmak mı yoksa böyle dik bir şekilde mi ? sordun mu bunu doktora ?"

    yaveri sessizce bakar..

    atatürk hemen söyler "şimdi doldur getir o bardağı.."

    ve o günden sonra rakı kültürümüze atatürk parmağı diye bir ölçü girmiştir. resimde buz payı ile gösterilen yer ile aynıdır.

    edit: link düzeltildi
  • söylendiğinde dilim tutulur, tek cevap veremezdim.. "milli irade" derlerdi, "halk seçti" derlerdi... öyle ya da böyle halk iradesi derdim, sineye çekerdim... evrimleşme, gelişme sürecini tamamlamasını beklerdim... lan oğlum, o halk ki senin gibi eğitim imkanları nı buldu mu ki? o fırsat verildi mi ki doğrusunu seçsin? derdim...bir öğrendim ki... aslında kimsenin mikinde değil miş.. halkın oyuyla gelen, halkın iradesini temsil edenler... sadece bir kişinin ağzından çıkan tek söz ile taca çıkabiliyor imiş "halkın iradesi ile gelen"ler ... lan o zaman biz bu kadar boku, "milli irade ve sandık" ayaklarına niye yedik?
  • çin tarihinin en önemli icatlarından biri olan barutun daoist kimyacılar tarafından yaşam iksiri aranırken tesadüfen icat edilmesi.

    işin ilginç yanı ise bu icattan sonra çin dünyanın efendisi olabilecekken, çinliler barutu çatapat yapımında kullanıyorlar. askeri bir teknoloji ile birleştirmek akıllarına gelmiyor. ancak 15. yüzyılda yani icadından altı yüz yıl kadar sonra afrika-asya savaşında barut önemli bir silah(top) olarak kullanılıyor.
hesabın var mı? giriş yap