şükela:  tümü | bugün sorunsallar (7)
  • isa ve azizlerin uykuda olduğu dönem, ingiltere'nin anarşi dönemi
    ada tamamen ikiye bölünmüş durumdadır. matilda ve stephen taraftarları olarak.

    1135 ve 1153 yılları arasında ingiltere'de yaşanmıştır. iki taraf da taht hakkını talep eder.
    iç savaş, ingiltere kralı i. henry'nin tek yasal varisi olan oğlu william adelin'in, beyaz gemi'nin batışı sonucu ölmesi üzerine çıkan krizden sonra patlak verir.
    i. henry'nin kızı matilda'yı kraliçe olarak tahta geçirme girişimleri başarısız olur çünkü lordların bir çoğu tahtta erkek isterler. 1153 yılında ölümü üzerine yeğeni stephen, kardeşi winchester dükü henry sayesinde iktidarı alır.
    matilda ve stephen'ın taht kavgasını içerir. tıpkı a song ice and fire evreninin, yeşiller ve siyahlar bölümü gibidir ve yine yeşiller ve siyahlar'daki gibi sonunda, matilda'nın oğlu stephen'ın varisi seçilir. (bkz: the war of the roses) kadar ünlü olmasa da en az onun kadar kanlı geçmiştir.

    ingiltere ve normandiya'da 1135-1153 yılları arasında yaşanan iç savaştır. iç savaş ingiltere kralı ı. henry'nin tek yasal varisi olan oğlu william adelin'in beyaz gemi'nin batmasıyla ölmesi üzerine çıkan krizden sonra patlak verir. henry'nin kızı matilda'yı kraliçe olarak tahta geçirme girişimleri başarısız olur. 1153 yılında ölümü üzerine yeğeni stephen, kardeşi winchester dükü henry sayesinde iktidarı alır. stephen'in iktidarının ilk yıllarına baronlar arasındaki sonu gelmeyen savaşlar, galler bölgesinde isyanlar ve iskoç saldırıları damga vurur.

    güneybatı ingiltere'de çıkan bir ayaklanmanın ardından durumu uygun gören matilda, 1139 yılında destekçileriyle beraber ingiltere'ye çıkartma yapar. iç savaşın ilk yıllarında iki taraf da kesin olarak birbirine üstün gelemez. matilda ingiltere'nin güneybatısını ve thames nehri bölgesini ele geçirirken, stephen ise güneydoğu bölgesine hakimdir. dönemin kaleleri kolaylıkla savunulabildiğinden ve alınması zor olduğundan savaşın çoğu zamana yayılacaktır. kuşatmalar, konvoylara saldırılar, iki tarafta da yer alan paralı askerler arasındaki çarpışmalar bu dönemin simgesi olmuştur.

    1141 yılındaki lincoln muharebesi'nin ardından stephen esir düşünce hakimiyeti altındaki toprakların çoğu denetiminden çıkar. matilda ise kraliçe olarak taç giyemeden londra'dan atılacak, destekçisi robert düşmana esir düşecektir. bunun üzerine iki taraf da ellerindeki esirleri değiştirmeye karar verir. stephen ise 1142 yılındaki oxford kuşatması sırasında matilda'yı esir etmeye çok yaklaşsa da elinden kaçıracaktır. lincoln muharebesi

    iç savaş uzun yıllar boyunca sürer. matilda'nın eşi anjou'lu geoffrey plantagenet, normandiya topraklarını başarıyla ele geçirse de ingiltere'de iki taraf yenişemez. merkezi otorite eksikliğinde güçlenen baronlar kuzey ve doğu bölgelerinde duruma hakim olmaya başlarlar. 1148 yılında normandiya'ya dönen matilda, ingiltere'deki çarpışmalarda sorumluluğu oğlu henry'ye bırakır. stephen ise oğlu eustace'ın ingiltere kralı olarak tanınması için çabalasa da başarılı olamaz. 1150'li yıllara gelindiğinde kilise ve baronlar artık barış ister hale gelmiştir.

    henry, 1153 yılında ingiltere'yi yeniden işgal edince hiçbir taraf savaşmak istemez durumdadır. sınırlı bir çarpışma ve wallingford kuşatmasının ardından kilise ile baronların baskısıyla stephen ve henry uzlaşmaya karar verirler. imzalanan winchester antlaşması'na göre stephen, henry'yi tahtın varisi olarak tanır. stephen bir yıl sonra ölünce tahta çıkan ıı. henry ingiltere'nin yeniden imar edilmesi işlemlerine başlar. dönemin tarihçileri iç savaş yıllarını "isa ve azizlerinin uykuda olduğu" dönem olarak tanımlayarak kaos ortamına dikkat çekerler.

    beyaz gemi
    iç savaşın temelleri ingiltere ve normandiya topraklarındaki verasetle ilgili yaşanan kriz sonucu ortaya çıkar. rollo zamanında normandiya kıyılarına hakim olan vikingler bu dönemden sonra yerel frank kökenli halkla karışarak ve hristiyanlığı benimseyerek normanlar olarak anılmaya başlar. 1066 yılında normandiya dükü olan william, ingiltere tahtında hak iddiasında bulunacak ve adayı işgal edecektir. hastings muharebesi'nde galip gelen normanlar ingiltere'yi fethedecektir . anglosakson hakimiyetinin kırıldığı bu dönemin ardında normanlar şiddet yöntemine başvurarak ve fransa'dan kendi halklarını getirerek yeni bir yönetim tarzının temellerini atarlar. william'ın ölümünün ardından norman baronları arasında iktidar kavgası baş gösterecektir.
    babasının ardından tahta çıkan william rufus'un ölmesinin ardından kardeşi ı. henry tahta çıkar. kardeşi robert curthose'un elindeki normandiya topraklarını 28 eylül 1106 tarihindeki tinchebray muharebesi'ndeki galibiyeti sonunda ele geçirir. ı. henry tüm ele geçirdiği toprakların oğlu william adelin'e kalmasını istemektedir. tinchebray muharebesi
    1120 yılında normandiya'dan ingiltere'ye giden beyaz gemi'nin batmasıyla ülkedeki siyasi durum karmaşık bir hale gelir. geminin içinde bulunan ve hayatını kaybeden üçyüzü aşkın yolcu arasında tahtın varisi william adelin de vardır. adelin'in ölümüyle birlikte ingiltere tahtına ı. henry'den sonra kimin geçeceğine dair bir belirsizlik ortaya çıkar. o dönemde veraset ile ilgili gelenekselleşmiş bir uygulama bulunmamaktadır. avrupa'da kimi ülkelerde taht en büyük erkek evlada verilirken, diğer uygulamalarda topraklar en büyük erkek evlada en büyük kısım verilecek şekilde kardeşler arasında pay ediliyordu. ayrıca norman geleneklerinde bu şekilde bile oturmuş bir gelenek bulunmaması, bu döneme kadar tüm iktidar değişikliklerinin mücadele sonucu belirlenmesi durumu daha da karmaşıklaştırıyordu.
    william adelin'in ölümünün ardından henry, tahtın diğer yasal çocuğu olan kızı matilda'ya geçmesini istiyordu. bu dönemde kadınların tahta varis olmalarıyla ilgili belirsizlik vardı. henry, ikinci eşi kraliçe adeliza ile evlenmiş olsa da yeni bir erkek çocuk beklentisi olmaktansa matilda'yı tahta geçirmeyi planlıyordu. stephen tahta geçer
    kutsal roma cermen imparatoru v. heinrich ile evli olan matilda, bu evliliğinden dolayı imparatoriçe ünvanını kullanmıştır. eşinin 1125 yılında ölümünün ardından 1128 yılında anjou kontu geoffrey ile evlenmiştir. geoffrey angevin bir derebeyi olduğundan dolayı anglo-norman asiller arasında benimsenmezdi.
    henry, kızı matilda'nın saltanatı için hem ingiltere hem de normandiya topraklarında destek arayışında bulunur. saray erkânından matilda'nın hükümdarlığını tanıyacaklarına dair 1127, 1128 ve 1131 yıllarında yeminler ettirir. stephen de bu yemini edenler arasındadır. ancak buna rağmen henry'nin son dönemlerinde henry ile matilda'nın arası açılmaya başlar. geoffrey ve matilda, ingiltere'deki desteklerinin zayıflığından dolayı henry'den henüz sağlığında normandiya'daki bazı toprakları matilda'ya vermesini isterler. henry bu isteği reddedecektir. normandiya'da henry'nin iktidarına karşı çıkan bir ayaklanmaya matilda destek verecektir. tam bu sırada henry beklenmedik bir sırada lyon yakınlarında hayatını kaybeder. i. henry'nin oğlunun kaybı resmi
    beyaz gemi kazası
    gravürü

    veraset krizi
    henry'nin ölümünden sonra ingiltere tahtına kızı matilda yerine stephen oturunca iç savaş çıkmıştır. henry'nin ölüm haberi duyulduğunda tahtta hak iddia edenler iktidarı almak için çok da uygun konumda değildir. geoffrey ve matilda anjou'dadır. yerel baronlar yasaklı oldukları için ingiltere'ye dönememektedirler. matilda ve geoffrey, normandiya bölgesinde önemli kaleleri ele geçirecektir. stephen ise daha iyi bir konumdadır. boulogne'da bulunur ve henry'nin ölüm haberi üzerine kurmay heyetiyle beraber ingiltere'ye geçmek üzere yola çıkar. dover'da karaya çıkmakta yerel direniş nedeniyel sorun yaşasa da 8 aralık günü londra bölgesindeki kendi topraklarında karaya ayak basarak duruma hakim olmaya çalışır.
    londra halkının geleneksel olarak ingiltere kralını belirleme ve onaylama hakkı bulunmaktaydı. bu dönemde kral olarak stephen'i destekleyen londra halkı bu desteğin karşılığında şehrin yeni imtiyazlar kazanacağını öngörmekteydi. kilisenin desteğini arkasına almayı uman stephen ile iktidardaki asiller arasında bir uzlaşma aranmaya başlanır. uzlaşmaya göre stephen'in krallığı canterbury başpiskoposluğu ve papalık devleti tanınırken, hazine kendisine devredilecek bunun karşılığında ise kilise'ye yeni özgürlükler ve haklar tanınacaktır. stephen 26 aralık günü westminster abbey'de yapılan törenle tahta çıkar.
    stephen'in tahta çıktığından haberi olmayan norman asilleri le neubourg'da bir araya gelerek ı. william'ın hayattaki en büyük torunu konumunda olan kont ıı. theobald'ın, matilda'nın yerine kral olması gerektiğini ileri sürerler. ancak stephen'in tahta çıktığı haberinin alınması üzerine theobald'ın desteği çözülür. stephen kendi iktidarını desteklemesi için theobald'ı ikna edince sorun çözülür.

    iç savaşa giden yol
    yeni rejim (1135-38)
    yeni tahta çıkmış olan stephen yakıcı olarak ingiltere'nin kuzeyindeki tehlikenin üzerine gitmek durumunda kalır. iskoçya kralı ı. david, henry'nin ölüm haberi üzerine ingiliz topraklarına saldırarak carlisle ve newcastle gibi önemli kaleleri ele geçirir. o dönemde ingiltere-iskoçya sınırının belirsizliğinden dolayı doğan bu sorun üzerine stephen, david ile bir araya gelerek uzlaşmaya varır. carlisle harici işgal ettiği topraklardan çekilen iskoç kralın talebi üzerine stephen de david'in oğlunun ingiltere'deki bazı topraklarının varlığını tanır.
    güney bölgesine dönen stephen 1136 yılında asilleri ve kilise yetkililerini westminser'da toplar. stephen yeni rejimin bu ilk toplantısında kararlarını açıklar. halihazırdaki earl topraklarını değiştirmez. adalet sisteminde reform sözü verir. toplantıya katılanları değerli hediyeler ve ünvanlar dağıtarak kendisine bağlamaya çalışır. ancak bütün bunlara rağmen krallığı papalık tarafından resmen tanınmamış durumdadır. papa ıı. ınnocentius tarafından fransa'da denge unsuru olarak görülen stephen'in tahta çıkışı takdis edilir. papalık tarafından yayınlanan mektup ingiltere'de stephen'in meşruiyetini sağlamak için çoğaltılarak kullanılacaktır.
    stephen'in idaresi altındaki ingiltere'de sorunlar sürmekteydi. 1136 yılı ocak ayında llwchwr muharebesi'nde* normanlar gallilere yenilince bütün galler bölgesi ayaklanır. kral owain gwynedd ve prensgruffydd ap rhys` norman topraklarına saldırarak önemli bölgeleri ele geçirirler. durumu kontrol altına almak isteyen stephen, bölgeye çeşitli büyüklükte birlikler gönderse de ayaklanma tam olarak bastırılamaz. stephen daha önemli ayaklanmaları bastırmak için bölgeyi olduğu şekilde bırakmak durumunda kalır. güneybatıda baldwin de redvers tarafından çıkartılan ayaklanmayı bastırır.
    anjoulu geoffrey bu sırada normandiya'da ingiliz topraklarını denetim altına almaktansa yakıp yıkmaktadır. ingiltere'deki kargaşa yüzünden normandiya'ya şahsen gidemeyen stephen, toprakları savunmak üzere waleran de beaumont'u görevlendirir. bölgeye ancak 1137 yılında gidebilen stephen, fransa kralı vı. louis ile uzlaşarak oğlu eustace'ın, normandiya dükü olarak tanınmasını sağlar. eustace da fransa kralına bağlı kalacağına söz verir. daha sonra geoffrey'in üzerine yürüyen stephen flaman paralı askerler ve normanlar tarafından terk edilince uzlaşmak durumunda kalır. matilda'nın normandiya'daki ordu manevraları

    stephen'in iktidarının ilk yılları çeşitli farklı şekillerde değerlendirilebilir. olumlu açıdan bakıldığında iskoçya ile kuzey sınırı sabitlenmiş, normandiya'da geoffrey'in saldırıları durdurulmuş, fransa kralı ile ilişkiler güçlendirilmiş, ingiltere'deki baronlar ve kilisenin desteği alınmıştır. ancak çeşitli olumuszluklar da söz konusudur. ingiltere'nin kuzey bölgeleri tehlike altındadır, galler terk edilmiştir ve normandiya'daki savaş ingiltere topraklarını savunmasını zayıflatmıştır. ayrıca ingiltere ve normandiya'da sürekli olarak savaşan birlikler ve paralı askerlerin masrafları nedeniyle 1138 yılına gelindiğinde hazine açık vermeye başlamıştır.
    tarafların adadaki bölgeleri kırmızı stephen, `:mavi matilda, sarı ranulf ve robert'ın toprakları yeşil de iskoç toprakları, gri de galler.`

    ilk çatışmalar (1138–39)
    1138 yılında çok sayıda cephede çatışmalar başlar. ilk olarak gloucesterlı robert krala karşı ayaklanarak iç savaşı ingiltere topraklarına taşımıştır. ı. henry'nin evlilik dışı çocuğu olan robert, anglo-norman baronlar arasında önemli bir yere sahipti. gloucester'daki kont topraklarının yanı sıra normandiya'da da toprakları vardı. 1138 yılında stephen'e olan bağlılığından vazgeçerek matilda saflarına geçtiğini ilan edince kent merkezli büyük bir ayaklanma başlamış olur. ayaklanma sırasında robert normandiya'dadır, matilda ise 1135 yılından beri tahtta hak iddiasında bulunmamıştır. gelişmeler üzerine geoffrey normandiya'da yeniden harekete geçer, iskoçlar ise david komutasında ingiltere topraklarına saldırarak matilda'yı desteklediklerini ilan ederler.
    stephen derhal duruma el koymak için harekete geçer ve önceliği ingiltere'ye verir. stephen kuzeyden işgal eden iskoçlara karşı küçük bir birlik gönderir. aumale kontu william le gros komutasındaki birlikler 22 ağustos 1138 tarihindeki northallerton muharebesinde iskoç birliklerine büyük zayiat verirler. ancak ülkedeki durumdan ötürü iskoçlar toprak kaybetmeyecektir. stephen gallilerin ayaklanmasını bastırmak için gloucester bölgesine gider. bristol kenti stephen'in saldırısına boyun eğmeyince stephen kırsal bölgeyi yağmalamakla yetinir. iskoçların kaybettiği northallerton savaşı sonrası dikilen anıt
    stephen'in ingiltere'deki askeri harekâtı başarılı olarak değerlendirilebilir. askeri açıdan avantajlı konumdayken iskoçya ile antlaşma imzalamıştır. ancak iskoçlara terk edilen carlisle bölgesinde hak iddiasında bulunan güçlü baron ranulf'un memnuniyetsizliği ileride belirleyici olacaktır.

    savaş hazırlıkları (1139)
    1139 yılına gelindiğinde matilda'nın tahta çıkmasını steyen kuvvetlerin ingiltere'yi işgal etmesi beklenmektedir. normandiya'da duruma hakim olan geoffrey ve matilda istila için hazırlıklara başlarlar. matilda tahtta hak iddiasına meşruiyet kazanmak için papalık ile temasa geçer. papalık önceden stephen'e verdiği desteği geri çevirmese de resmî talebin değerlendirilmek üzere kabul edilmesi bile matilda'yı umutlandırır.

    stephen ise yaklaşan istila tehlkikesine karşı önlemler almaya çalışır. bunun için yeni earllükler tanımlayarak bu toprakları kendine bağlı baronlara verir. bu asillere verdiği stratejik topraklarda baronların olağanüstü idari hakları bulunmaktadır. stephen ayrıca iktidarına mhalif piskoposları da görevden alır. özellikle ı. henry zamanında güçlenen salibury, lincoln ve ely başpiskoposları dinî kimliklerinin yanı sıra güçlü derebeyleri konumundadırlar. kendilerine bağlı birlikleri bulunan ve bölgelerinde kale inşaatlarına hız veren başpiskoposlara yönelik şüpheler artmaktadır. stephen bu kişilerin matilda saflarına geçmesi ihtimaline karşı harekete geçer. 1139 yılı haziran ayında oxford'da yapılan bir toplantıda salisbury başpiskoposu roger taşkınlık gösterice stephen, tüm başpiskoposların mülklerine el konulmasına ilişkin bir karar alır. kısa sürede çözümlenen bir harekâtla başpiskoposların askeri gücü ellerinden alınır. gelişmeler stephen'in ruhban sınıfıyla olan ilişkilerini zayıflatacaktır.
    dönemsel savaş teknolojisi
    teknoloji ve taktikler
    iç savaş dönemi boyunca tarafların birbirlerine üstün gelmesi ancak uzun soluklu askeri seferler sonucunda oluyordu. düşmanın hakimiyetindeki kırsal bölge yağmalanır, bölgedeki kale ele geçirilerek topraklara hakim olunmaya çalışılırdı. büyük orduların karşı karşıya geldiği meydan savaşı tarzı muharebelerden iki taraf da kaçınmaya çalışmıştır. silahlı birlik ortaya çıkartmak için gereken malî yük bu dönemde oldukça arttığı için orduların varlığı ve büyüklüğü yerel baronların gücünü bağlı olarak değişmekteydi. stephen ve matilda'nın kuvvetlerinin çekirdeğini familia regis adı verilen küçük ama sadık şövalye grupları oluşturuyordu. bu grup her seferberlikte kurmay heyeti oluşturuyordu. dönemsel olarak daha küçük çaplı olan ordularda zırhlı süvariler ve piyadeler ana unsurlardı. okçuların da yer aldıkları birlikler ya feodal beylerin krala olan sorumlulukları gereği sınırlı bir süre için bir araya toplanır ya da daha pahalı olmakla beraber daha uzun süre hizmet verebilen paralı askerlerden oluşurdu.
    ingiltere'nin fethi sonrasında normanlar ele geçirdikleri topraklarda denetimi sağlayabilmek için kale inşasına ağırlık vererek çok sayıda kale inşa ederler. önceleri topraktan ve kütüklerden yapılan kaleler kolay savunma olanağı vermesinin yanı sıra yerel işgücü tarafından kolaylıkla yapılabilmekteydi. ilerleyen dönemde taştan yapılan ve usta işçilik gerektiren kalelerin inşasına başlanıldı. dönemin kuşatma silahları bu kalelerin alınması için yeterli olmayınca saldıran taraf genellikle kalenin etrafının sarılarak uzun bir dönem içinde kıtlıktan teslim alınması veya lağımcılar sayesinde kalenin içine girilmesi gibi dolaylı taktikleri tercih ederlerdi.

    liderler
    stephen'in oldukça zengin, alçakgönüllü ve kararlı olduğu anlatılır. savaş meydanında kişisel olarak iyi savaşçı olduğu, kuşatma ve uzun mesafeli intikallerde kabiliyetli olduğu belirtilir. babasına atfedilen korkaklık suçlamasına cevaben savaş alanında aşırı hızlı karar verdiği söylenir. iç savaş dönemi boyunca özellikle kendisine bağlı paralı askerlerin komutanı ypres'li william komuta alanında öne çıkmıştır.

    matilda'nın safında stephen ile askerî anlamda boy ölçüşebilecek bir lider bulunmamaktadır. önceki evliliği döneminde almanya'da bulunduğundan dolayı hükümet işleyişine aşina olan matilda tüm olumlu özelliklerine rağmen şahsen ordusuna kumanda edememiştir. matilda'nın eşi geoffrey normandiya'nın ele geçirilmesinde önemli rol oynasa da ingiltere'ye adım atmayacaktır.
    iç savaş boyunca iki orduda da önemli baronlar kendisini göstermiştir. en öne çıkanlardan birisi de gloucester'li robert olur. devlet adamlığı, askeri deneyimi ve önderlik kabiliyeti ileri seviyededir. yine gloucester'dan miles ve brian fitzcount başarılı komutanlar arasında sayılabilir.

    iç savaş
    başlangıç (1139-1140)
    beklenen angevin hanedanı istilası yaz aylarında başlar. ağustos ayında normandiya'dan yola çıkarak wareham'da karaya çıkarak gelmekte olan matilda kuvvetleri için limanı ele geçirmek isteyen baldwin de redvers komutasındaki öncü birlikler stephen'in dirençli savunması sonucunda güneybatı yönüne kaçarlar. eylül ayında ise matilda batı sussex arundel'deki kral karşıtlarınca ingiltere'ye çağrılır. gloucester'li robert ve 140 şövalyelik maiyetiyle birlikte matilda ingiltere'ye çıkar. matilda arundel'de kalır, robert ise ayaklanmaya destek bulmak amacıyla wallingford ve bristol çevresinde ilerler. wallingford kalesi
    stephen hemen güneye inerek arundel kalesini kuşatarak cevap verir. kalede mahsur kalan matilda ile görüşmeler sonucunda ateşkes üzerine anlaşıldığı bilinmektedir. anlaşmanın koşulları bilinmese de stephen, matilda'nın kaleden çıkarak güneybatıda robert ile buluşmasına izin verir. taht kavgasındaki rakibini salıvermesinin ardındaki mantık bilinmemektedir.
    matilda birliklerine katılım sınırlı da olsa ingiltere'ye ayak bastığından bu yana matilda önemli bir bölgeyi denetimine almış konumdadır. toprakları gloucester-bristol hattından oxford civarına kadar uzanmakta neredeyse londra tehdit altına alınmaktadır. karargâhını gloucester'da kuran matilda robert'in güçlü olduğu bristol'e de yakındır.
    stephen derhal matilda'nın hakimiyetindeki topraklara doğru ilerleyerek thames vadisine hükmeden wallingford kalesini almaya çalışsa da başarılı olamaz. kuşatmayı sürdüren stephen batıya devam ederek wiltshire bölgesine girer. bu sırada gloucester'dan harekete geçen miles, stephen birliklerinin artçılarına saldırarak londra'yı tehdit altına alır. stephen seferden geri dönerek başkentini korumak durumunda kalır.
    1140 yılında ely başpiskoposu nigel, stephen'a başkaldırır. kral tarafından kaleleri ve toprakları elinden alınmış olan nigel ayaklanarak bu dönemde bataklık bir bölge tarafından doğal olarak korunan ely kentini kendisine merkez olarak belirler. buradan doğu anglia topraklarına saldırmayı planlarken aniden stephen'ın karşı saldırısına uğrar. nigel, gloucester'a kaçsa da adamları ve elinde kalan kaleleri ele geçirilir. aynı yıl bath kentinde düzenlenen barış görüşmelerinde de sonuca ulaşılmaz.
    stephen'in ingiltere'nin kuzeyindeki toprakları iskoçlara vermesini kaldıramayan chester'lı ranulf, stephen'ın sarayında bulunan ve iskoçya'ya dönmekte olan prens henry'ye saldırmayı planlar. planın anlaşılması üzerine stephen bizzat henry'ye eşlik eder. harekete geçen ranulf kendine ait olduğunu iddia ettiği lincoln kalesi'ni hile sonucu ele geçirir. olaya hemen müdahale eden stephen, memnuniyetsiz konumda olan ranulf'un matilda saflarına geçmesini de engelleyecek şekilde uzlaşmaya çalışır ve kaleyi ona bırakarak anlaşır. ancak ranulf'un kalenin güvenlik seviyesini düşürdüğünü haber alınca anlaşmayı bozarak ordusuyla beraber kaleye doğru yola çıkar. ranulf, matilda'ya bağlılığını ilan ederek lincoln'den kaçar.

    ikinci aşama (1141-1142)
    1141 yılı başlarında stephen lincoln kalesi'ni kuşatırken, gloucester'lı robert ve chester'lı ranulf güçlü bir orduyla birlikte bölgeye gelir. stephen, durumu haber alınca önündeki seçeneklerden birisi olarak geri çekilip güç toplama seçeneğini kabul etmeyerek savaşmaya karar verir.
    stephen ordusunun merkezindeki birliklere bizzat kumanda eder. komutanları arasında alan ve william isimli baronlar bulunur. karşısındaki robert ve ranulf süvarilerine karşı güçlü bir piyade direnci örmek için şövalyelerini atlarından indirerek kendisi de piyadelerle birlikte savaşa katılır. muharebenin ilk aşamasında galli piyadelerin püskürtülmesine rağmen muharebe stephen'in aleyhine dönmeye başlar.
    robert ve ranulf birlikleri kanatları çöken stephen'ın ordusunun merkezini çember için alır. stephen'ın yanında savaşan baronların çoğunun kaçmış olmasına rağmen stephen savaşmaya devam eder ancak sonunda esir edilir.
    stephen, robert tarafından gloucester'a götürülür, burada matilda ile görüştürülür. sonra önemli tutsakların tutulduğu bristol kalesi'ne götürülür. matilda tahttaki rakibini bertaraf ettiği için kraliçe olarak taç giyme planları yapmaya başlar. bunun için öncelikle kilise'nin onayını alması gerekir sonra da westminster'da törenle taç giyecektir.
    ancak stephen'ın kardeşi ve aynı zamanda papa'nın temsilcisi konumundaki henry winchester'da konseyi toplayarak kilise'nin görüşünü oluşturmaya çalışır. henry, matilda ile yaptığı anlaşma uyarınca tüm kilise'nin gücünü kontrol etme karşılığında matilda'ya destek evrmeyi kabul eder. bu şekilde stephen yanlısı baronlar aforoz edilir, kraliyet hazinesi matilda'ya teslim edilir. canterbury başpiskoposu theobald ise stephen'a bağlılık yemini ettiklerini hatırlatarak matilda'yı desteklemekte ayak direrler. bristol'e stephen ile görüşmeye giden kilise ileri gelenleri durumu stephen'a iletince stephen yeminlerini bozabileceklerini söyler.
    kilise ileri gelenleri bu gelişme üzerine winchester'da toplanarak matilda'yı tahta çıkmasından önce "ingiltere ve normandiya'nın leydisi" ilan etmeye hazırlanırlar. ancak bu toplantı çok düşük katılımlı olur. bu arada stephen'in karısı kocasının derhal salıverilmesini talep eder. matilda haziran ayında tahta çıkmak üzere londra üzerine yürür. matilda, londra kalesi'nin denetimini sağlayan geoffrey de mandeville tarafından desteklense de stephen'a bağlı kuvvetler ve yerel halk matilda'ya karşıdır. 24 haziran günü şehre girmeye çalışan matilda'ya karşı londra halkı ayaklanır. geoffrey de mandeville, matilda ve taraftarları oxford'a kaçarlar.
    beaumont'lu waleran'ın ingiltere'de olmasını fırsat bilen anjou'lu geoffrey normandiya'da ilerleyerek sen nehri bölgesini ele geçirir. fransa tahtına yeni geçmiş olan vıı. louis babasının aksine anjou ile ilişkilerini iyileştirmeye çalışınca normandiya'da stephen yanlılarının müttefiki kalmaz. geoffrey'nin normandiya'daki başarıları ve stephen'ın güçsüzlüğü çok sayıda anglo-norman baronun stephen tarafından ayrılarak matilda saflarına geçmesine yol açar.

    winchester muharebesi ve oxford kuşatması
    stephen esirken tahtta kalması davasını sürdüren en önemli kişilerden birisi eşi olmuştur. stephen'ın eşi matilda dağınık durumdaki stephen yanlısı baronları bir araya toplayarak, yerel halkın desteğine sahip oldukları londra'ya gider. burada karagâhını kuran matilda stephen'a sadık kalan william martel ve faramus gibi asillerin yardımıyla desteğini artırır. tahtta hak iddia eden matilda'nın durumu ise tehlikeye girmiştir. londra'dan kaçmak durumunda kaldıktan sonra winchester üzerine yürüyerek kaleyi kuşatır. ancak londra'dan gelen stephen'in karısı matilda ve beraberindekiler kuşatmacıları kuşatır. 14 eylül 1141 tarihinde yaşanan winchester muharebesinde stephen yanlıları galip gelir. gloucester'lı robert esir düşerken kaçan matilda devizes'deki kalesine sığınır.
    stephen ve robert'in karşılıklı olarak esareti taraflar arasında uzun süreli bir barış antlaşmasının zeminini sağlamaktaydı. ancak stephen'in eşi matilda uzlaşmak istemiyordu. görüşmelerin sonunda taraflar basitçe iki esiri değiş tokuş etmeye karar verirler. bu şekilde stephen ve robert serbest kalmış olur. değişen duruma ayak uyduran kilise önceki kararını değiştirerek stephen'ın kral olduğuna karar verir. stephen ve karısı matilda'nın taç giyme töreni 1141 yılı noel'inde [stephen tacı takar gerçekleşir].
    stephen sonraki dönemde matilda'nın denetimindeki cirencester, bampton ve wareham gibi bölgelere saldırır. 1142 yılı yaz aylarında robert normandiya'ya döner ve stephen'in topraklarından arda kalan yerlere geoffrey ile birlikte saldırıya hazırlanır. ingiltere'de bulunan matilda ise stephen birlikleri tarafından oxford'da sıkıştırılır. doğal engellerve kalelerle korunan kente sürpriz bir şekilde saldıran stephen şehrin içine girer, matilda kale kısmında mahsur kalır. oxford kalesi çok iyi tahkim edilmiş bir yapı olduğu için stephen uzun bir kuşatma hazırlıklarına başlar. noel'den bir gün önce matilda çok az sayıdaki maiyetiyle birlikte kaleden çıkar ve stephen birliklerine belli etmeden kaçmayı başarır. kendisine sadık baronların desteğiyle devizes'e geçer.

    pat (1143-1146)
    ingiltere topraklarında iç savaş pat durumuna geldiği sıralarda normandiya'da anjou'lu geoffrey durumunu pekiştirir. 1143 yılı stephen için sıkıntılı başlar. gloucester'daki wşlton kalesi'nde maiyetiyle bir toplantı halindeyken kuşatılan stephen, kuşatmayı yararak kaçmaya çalışır. bu çaba sırasında 1 temmuz günü yaşanan wilton muharebesi'nde stephen yenilir ve ikinci kez esir olma tehlikesiyle burun buruna kalır. ancak önemli komutanlarından william martel, stephen'ın kaçabilmesi için bir saldırı düzenlese de kendisi esir düşer. stephen, william'ın esaretten kurtulması için sherborne kalesini robert'e verecektir. 1143 yılı sonlarına doğru stephen bu kez de doğu bölgesinde bir ayaklanmayla karşılaşır. essex earlü geoffrey de mandeville, stephen'a karşı ayaklanır. daha önce sadakatinden şüphe ettiği için belirli bir süre esir edilen baron ely bölgesini üs haline getirerek güneye ilerlemeye çalışır. daha önemli ayaklanmalarla başa çıkmak durumunda olan stephen sadece ely ile londra arasına çok sayıda engel teşkil edecek şekilde kale inşa ettirerek sorunu ertelemeye çalışır. durum stephen için iyi gitmemektedir. ranulf 1444 yılı yaz aylarında yeniden ayaklanacak, batıda da robert sürekli olarak komşu bölgelere saldıracaktır. güney normandiya'da hakimiyetini kabul ettiren anjou'lu geoffrey rouen üzerine yürüyerek seferini sürdürür. fransa kralı vıı. louis onu normandiya dükü olarak tanır.
    1143 yılında stephen'ın durumu düzelmeye başlar. önce glocester'lı miles'ın bir av sırasında hayatını kaybetmesiyle batıda rahatlar. geoffrey de mandeville ise ayaklanması sürerken burwell kalesine düzenlediği saldırı sırasında öldürülür. ayrıca 1145 yılında oxfordshire'daki faringdon kalesi ele geçirilir. kuzeyde ranulf ile uzlaşma sağlanır. stephen, ranulf'u saraya çağırarak onu rehin alır. bu sayede ranulf'un elindeki önemli kaleleri ele geçirir. serbest kalan ranulf yine ayaklansa da karşısında önemli kaleleri ele geçirmiş bir düşman bulur.

    son aşama (1147-1152)
    artık ingiltere'deki iç savaşın temposu düşmüş, şiddetli muharebeler nadiren yaşanır olmuştur. 1147 yılında gloucester'lı robert ölür ve matilda ise normandiya'ya döner. bu sıralarda ilan edilen ikinci haçlı seferi sebebiyle iç savaşa dahil olan çok sayıda baron kutsal topraklar'a gider. çok sayıda baron ise birbirleriyle uzlaşarak uzun bir süredir devam eden savaş halini bölgesel olarak sona erdirmeye çalışmaktadır. matilda ile geoffrey'in oğlu ve geleceğin kralı henry 1147 yılında ingiltere'yi istila etmeye çalışsa da başarılı olamaz. baronların kendi aralarında imzalamaya başladıkları ikili saldırmazlık anlaşmalarıyla birlikte ingiltere topraklarındaki çatışma durmasa da en alt seviyeye iner.
    matilda savaşın sonuna dek normandiya'da kalarak hem normandiya topraklarına egemen olmaya çalışır hem de oğlu henry'nin tahta geçmesini sağlamaya çalışır. 1149 yılında ingiltere'ye geçerek ranulf ile ittifak yapmaya çalışan genç henry, iskoçların da desteğiyle york üzerine gitmeyi planlar. stephen derhal york üzerine giderek önlemleri alır. saldırı başlamadan suya düşünce ingiltere'den ayrılan henry, normandiya'ya döner ve babası tarafından normandiya dükü ilan edilir. başarılı bir lider olarak dikkatleri çekmeye başlayan henry, beklenmedik bir kararla fransa kralı vıı. louis'den boşanan akitanya düşesi eleanor ile evlenir.
    bu dönemde artık stephen da kendisinden sonra kimin tahta geçeceğine dair planlamalar yapmaya girişir. en büyük oğlu eustace'a 1147 yılında boulogne kontluğunu vermiş olsa da eustace'ın ingiltere topraklarında hak iddia edip edemeyeceği belirsizdir. stephen'ın amacı kendisi hayattayken eustace'a taç giydirmek olsa da ingiltere'de bu uygulama yaygın değlidir. taç giyme törenini yapabilecek tek yetkili başpiskopos theobald, bunu yapması durumunda iç savaşın yeniden patlak evreceğini düşünerek öneriyi kabul etmez. stephen 1152 yılında eustace'a taç giydirmek için kilise yetkililerini zorlamasına rağmen reddedilince kilise ileri gelenlerini hapse attırır. theobald hapse atılmadan önce kaçmayı başarır ve flanders'a sürgüne gider.

    savaşın sonu
    barış görüşmeleri (1153-1154)
    henry, 1153 yılının başında ingiltere'ye küçük bir birlikle çıkar. kuzeyde ve doğu bölgelerinde ranulf ve hugh bigod tarafından desteklenir. stephen'ın malmesbury'deki kalesi henry tarafından kuşatılır. stephen ise batıya doğru ilerler. stephen, henry'yi görece küçük birliğiyle kesin sonuç alacağı bir meydan muharebesine çekmeye çalışır ama başarısız olur. kışın bastırmasıyla birlikte taraflar ateşkes ilan edince, stephen londra'ya henry ise kuzeye geçer. henry büyük bir askeri başarı kazanmadan baronların kendisine verdiği destekle güneybatı ve kuzey ingiltere'de önemli büyüklükte toprakları denetimine almış olur. henry ile temasa geçen kilise yetkilileri stephen'in krallığını destekleselerse de barış istediklerini iletirler, henry de kilise varlıklarına zarar vermeyeceğini ve sarayına kilise mensuplarını beklediğini bildirir.
    yaz aylarında stephen wallingford kalesi'ni almak için harekete geçer. kuşatma sürerken kalenin imdadına yetişen henry stephen birliklerini kuşatır. iki ordu thames nehri'nin wallingford bölgesinde karşı karşıya gelir. komutanlar savaşma niyetinde olsa da her iki taraftaki baronlar artık savaşmak istememektedir. kilise yetkililerinin de araya girmesiyle stephen ve henry'ye rağmen ateşkes görüşmeleri başlayacaktır.
    wallingford 'dan sonra stephen ve henry gelaceğe dair görüşmelere başlar. duruma en çok bozulan ise kendisini tahtın varisi olarak gören stephen'ın oğlu eustace olur. ancak eustace yeni bir sefer hazırlıkları için gittiği cambridge'de hayatını kaybedince barış arayanlar için siyasi olarak uygun bir ortam yaratılmış olur. wallingford'dan sonra da kimi çarpışmalar yaşansa da bunlar küçük ölçekli olmuştur. kilisenin baskısıyla özellikle stephen barış girişimlerine boyun eğmek durumunda kalır. stephen yapılan winchester antlaşması gereğince matilda'nın oğlu henry'yi oğlu olarak tanır ve tahtın varisi olarak ilan eder. bunun karşılığında henry, sağlığında stephen'a bağlılığını ilan eder. stephen'in geriye kalan tek oğlu william da henry'ye bağlılığını ilan eder ve tahttaki tüm haklarından feragat eder. her iki tarafta da savaşan binlerce paralı asker ise terhis edilerek evlerine gönderilir. matilda illüstrasyonu

    geçiş süreci ve yeniden kuruluş (1154-1165)
    stephen'in henry'yi varisi olarak tanıması aslında iç savaşı çıkartan duruma eksiksiz bir çözüm getirmekten uzaktı. stephen daha uzun yıllar yaşayabilirdi, henry'nin askeri durumu değişkenlik arzetmekle beraber stephen'ın oğlu william da büyüyünce tahtta hak iddia edebilirdi. sağlam bir zemine sahip olmayan barış antlaşmasının imzalanmasından sonra stephen hızla ülkenin çeşitli bölgelerine giderek denetimini sağlamaya çalıştı. yoğun seyahatlerle geçen 1154 yılı yaz aylarının ardından dover'e gelen kral burada midesinden rahatsızlanır ve 25 ekim günü hayatını kaybeder.
    henry ingiltere'ye dönmek için acele etmez. 8 aralık 1154 günü karaya çıkar ve sadık baronlarının desteğiyle westminster'da taç giyer. 1155 yılı nisan ayında baronlarını toplar ve bağlılık yeminlerini alır. kendisini ı. henry'nin takipçisi olarak gösterir ve stephen'ın iktidar döneminin ülkeyi mahvettiğini işler. buna rağmen sarayında karşıt görüşlülerin de fikrini alır. iktidarının ilk 8 yılının 6 yılını fransa topraklarında geçirir.
    ingiltere iç savaş döneminde oldukça yara almıştır. anglo-sakson kronolojisi adlı eserde bu dönem huzursuzluk, yolsuzluk ve hırsızlığın sıradan sayıldığı bir dönem olarak tanımlanır. savaşın yoğun olarak yaşandığı güneybatı bölgeleri ağır hasar alırken, tarımsal faaliyetler durma noktasına gelmiştir. merkezi para basım işlemi bölünmüş, her iki taraf da kendi egemenlikleri altındaki bölgelerde kullanılmak üzere para basmıştır. güneydoğu, galler ve kuzey bölgeleri ise savaş halinden görece az etkilenir.matilda'nın adına basılan para
    henry'nin ilk icraatlarından birisi çok sayıdaki paralı askeri ülkeden dışarı çıkartmak ve uygunsuz kaleleri imha etmek olmuştur. ayrıca büyük açık vermiş olan kraliyet hazinesinin yeniden toparlanması için muhasebe çalışmalarına öncelik verilir. iç savaşın sona ermesinin ardından ingiltere'nin sınır bölgelerinin durumu yeniden gündeme gelir. 1157 yılında iskoçlara yapılan baskı sonucu iç savaş döneminde kaybedilen topraklar alınır. galler'de ise durum daha zor olur. 1157 ve 1158 yıllarındaki zorlu askeri seferlerin ardından galli prensler owain gwynedd ve rhys ap gruffydd sınırların iç savaş öncesi yerlere çekilmesini kabul etmek durumunda kalırlar.
    anarşi olarak adlandırılan iç savaş dönemi tarih yazımı büyük çoğunlukla bu dönemi bizzat yaşayan veya bu döneme çok yakın br tarihte yaşamış tarihçilerce kaleme alınmıştır. neredeyse bu tarihçilerin çoğu tarafların yaptıklarına dair anlatımlarında önyargılı davranmış, bulundukları tarafın bakış açısını yansıtmışlardır. bu eserlerden bazıları şunlardır:
    gesta stephani
    historia novella
    historia ecclesiastica
    historia anglorum
    anglo-sakson kronolojisi
    iç savaş döneminin anarşi olarak tanımlanması çok sayıda tartışmaya yol açmıştır. victoria devrine ait bu tanımlama kaynağını 1140'lı yıllarda ingiltere'deki anayasal gelişim sürecinin kesintiye uğramasına dayandırır. sonraki dönemde ise kanunsuzluğun sadece bazı bölgelerde olduğu öne sürülerek tanımın yanıltıcı olacağı dile getirilmiştir.
  • satın aldığınız bir şişe şarabın sahte olma ihtimali iyimser ifadeyle %5, genel kanıya göre %20dir.
    şu anda piyasa satışta olan her 5 şaraptan birinin sahte olduğu düşünülmektedir. sadece 2013ten beri, sadece fransa'dan ingiltere'ye 20 milyon şişeden fazla sahte şarap satıldığı düşünülüyor.
    sahte şarap sektörüne dünyada verilen isim wine fraud. eski roma'da konseylerde dahi bu sorunun tartışıldığı biliniyor. hatta yaşlı plinius diye bilinen ünlü filozof pliny the elder'ın bu konuda şikayetçi olduğu, alt ve orta kesime hitap eden barlarda ucuz şarapların "pahalı roma şarabı" etiketiyle satılmasının önlenmesi gerektiğini söylediği bilinmektedir.

    maalesef bu şarap dolandırıcılığı önlenememiş, günümüze kadar artarak devam etmiştir.

    günümüzde bu sahtekarlık çeşitli şekillerde karşımıza çıkar. bunların en çok bilinenlerini biraz açalım;

    -> etiket değişimi: medyada en çok yer bulan, haberleri en çok ilgi çeken, anlaşılması en kolay winefraud budur. bu işin duayeni de rudy kurniawan'dır (a.k.a. dr. conti). abimiz endonezyalıdır ve asıl adı zhen wang huang'dır ancak bu ismiyle pek bilinmez. piyasadan iyi şarapları satın alıp efsane yılların etiketiyle değiştirmiş ve müzayedelerde uçuk fiyatlara satarak yüzlerce milyon dolarlık vurgunlar yapmıştır. şu an hapistedir ve nasipse 9 ocak 2021'de 23 milyon dolarlık para cezasını öderse serbest kalacaktır.
    etiket değişimi tahmin edeceğiniz üzere bir şişeye daha iyi bir şişenin etiketini yapıştırmaktan ibarettir ve iyi bir yazıcıya sahip bir grafiker bu işi fazlasıyla kotarır. ancak dr.conti'nin milyonluk 1947 château pétrus, 1945 comte georges de vogüé musigny cuvée vielles vignes ve 1934 domaine de la romanée-conti vurgunları sizi yanıltmasın. dandik bir yerel alaçatı, şirince ya da nevşehir şarabına nispeten pahalı bir kavaklıdere egeo etiketi basarak da piyasaya sürülebilir. ki zaten piyasada böyle dolandırıcı sayısı tahmininizden çok çok fazladır. ya da şampanyada son 40 yılın en kötü hasadı sayılan 2012 rekoltelerine (kaynak) çok daha iyi bir yıl olan 2006 etiketi basan yüzlerce üretici/dolandırıcı olduğu bilinmektedir.

    ->şarabı karıştırmak: yine oldukça sık başvurulan bir yöntem. şişe açılana kadar anlamak neredeyse imkansız olduğundan daha ucuz fiyatlara satılan ve bol bulunan şaraplarda sık karşılaşılır. istanbul'dan alaçatı'ya, şirince'ye gelip kola içer gibi şarap içen ve her yudumdan sonra "abi çok iyi yeeaa, biraz reklam yapsalar var ya ufff" diyen avangard entellerin en sık karşılaştığı, ama duruma ayıkamadığı dolandırıcılık yöntemi budur. bu tarz yerel şarap köylerinin yılda üretebileceği maksimum şarap miktarı belli ve sınırlı olduğu halde piyasada çok daha fazla miktarda ürünleri olmasının yolu budur. eh, tabii ki diğer yöntemlere göre daha masum bir sahtekarlık denilebilir. sonuçta içtiğiniz şey şarap. alaçatı etiketin altında çeşme üzümü olabilir, şirince etiketin altında çamlık üzümü olabilir, 10 lira etmeyen ürüne 35 lira bayılmış olabilirsiniz, çok da dert değil. yok ya, o kadar da değil demeyin. tüm dünyanın an be an gözünün önünde olan bordeaux bölgesinde bile bunlar oluyor ve 20 chateau sahibi bir üretici hapis cezası alabiliyor. kaynak

    ->imitasyon şarap: en tehlikelisi de budur. şarap adı altında şarap olmayan içecek satışı. çeşitli kimyasallar ve aroma vericiler kullanılarak aslında şarap tanımına uymayan, doğal yollarla fermente olmamış içeceği şarap adı altında piyasaya sürmek. "şirince'nin karadut şarabı müthiş yeeaa" tayfası burada mı? "yaban mersini şarabı şurup gibi hacı, tam hatunla içmelik" tayfası burada mı acaba? arkadaşlar, o meyvelerin çoğu orada yetişmeye uygun bitkiler değil, uygun olanlar da zaten ticari açıdan yeterli hasat vermez. ben selçuk'ta büyüdüm. eskiden etikette "karadut şarabı", "ahududu şarabı" falan yazarken, yeni düzenlemeden sonra artık "karadut aromalı şarap bazlı içecek" falan yazıyor. bunun sebebi de bu içeceklerin, meyvenin doğal fermentasyonuyla yapılmaması. yani dandik bir şaraba meyve aroması ekleyerek nispeten iyi fiyatlara satıyorlar. peki bunun nesi tehlikeli olabilir? bu işlem tehlikelidir, çünkü standardı yoktur. maliyet düşürmede kullanılabilecek yöntemlerin sınırı yok. antik romadan beri kullanılan "lead 2 acetate" (pb(ch3coo)2) denen kimyasal tatlandırıcı toksik bir madde olarak bilinir ve şarap dünyasında ayıplıdır. kimya bilgim kısıtlı ancak zararlı bir madde ve şarapta "olmaması gereken"lerden. yine tatlandırıcı olarak kullanılan diethylene glycol denen madde toksiktir ve sağlığa zararlıdır. alkol olarak endüstriyel kullanımı yaygın olan methanol de sağlığa zararlıdır. bu maddeler çoğaltılabilir, liste uzar gider. halbuki şarap, tanımı itibariyle meyve suyunun organik maya bakteri yardımıyla fermente olmasından ibarettir. emin olun piyasada hiç meyve suyu barındırmayan şaraplar mevcuttur.

    şarap sahtekarlığını küçümsemeyin. winefraud her sene milyar dolarlık dolandırıcılığın yapıldığı büyük bir sektördür. şarap dünyası bu konuların medyada sık anılmasından rahatsız olur. bu yüzden pek haberimiz olmuyor. ancak konuya ilgili arkadaşlar şu kaynaklara göz atabilirler;
    kaynak: forbes makalesi
    kaynak: bbc haberi
    kaynak: telegraph haberi
    kaynak: winefraud.com
    kaynak: mirror gazetesi

    peki nasıl kaçınabiliriz? şarap da mı içmeyek?
    arkadaşlar sadece güvenilir satıcılardan şarap alıp, sadece güvenilir markaları tercih ederek olasılık azaltabiliriz. şarap konusunda burun ve damağımızı eğitebiliriz. yerel şaraplarda repertuarın kaliteli ürünlerini tercih edebiliriz. ancak dediğim gibi, bunlar sadece olasılığı azaltır.
  • kuruyemiş alırken ürünleri ayrı ayrı aldığınızda %8 kdv öderken, karışık çerez aldığınızda %18 kdv ödeyebileceğinizi biliyor muydunuz?

    karışık çerezin kdv'si; içerdiği ürünlerden kdv'si en yüksek olana göre belirlendiğinden; içine kaju veya soslu fıstık gibi kdv'si %18 olan ürünlerden biri girdiğinde bütün paket %18'den kdv'lendiriliyor. en iyisi siz ayrı ayrı alıp evde karıştırın.
  • iktidarı veya gücü elinde tutan insanların abartılı bir gurur ve kendine aşırı güven duyması; bununla birlikte başkaları için küçümseme duygusu yaşamasına 2009 yılından itibaren hubris sendromu denmektedir. bu sendromu günlük dilde güç zehirlenmesi olarak da tanımlayabiliriz.

    hubris, antik yunan’da kibir anlamına gelir. yapılan tanımlamalara göre sendrom, öncelikle kişinin gücü tatmaya başlamasıyla ve olayların merkezinde bulunmaktan keyif almasıyla başlar. başarı ve gücü elinde bulundurma hissinin verdiği hazla devam eder. zamanla narsizm, gerçeklikten kopuş ve hatta akli dengesizliklere varan seviyelere ulaşabilir. bu seviyelere ulaşan sendrom ile artık bağımlılık yapan gücü bırakmak kişi için çok zordur ve kişi bunun olmaması için her yolu denemeye hazır olabilir.

    hubris sendromu yaşayan liderlerde aşağıdaki belirtiler görünmeye başlar.

    1. bulunduğu makamda güç gösterisinde bulunmanın ve zaferler kazanmanın çok önemli olduğunu düşünmek.

    2. hakkındaki algıyı iyileştirmek için kendisini hep iyi gösterecek durumlarda bulunmaya eğilim, kötü gösterecek durum ve yerlerden kaçınma.

    3. imaj ve görünümle ilgili orantısız kaygı.

    4. basit eylemlerinden bile imkansızı başarmış edasıyla ve abartarak bahsetmek, yüceltilmeye ihtiyaç duyma.

    5. kendisiyle ulusu ya da kurumu özdeşleştirmek, kendi bakışı ve çıkarlarıyla ulusun/ kurumunkini özdeşleştirmek.

    6. kendisinden üçüncü tekil şahıs zamiriyle ya da “biz” diye söz etmek.

    7. kendi yargılarına aşırı güven, aynı zamanda başkalarının öneri ve eleştirilerini küçümsemek.

    8. her şeyi kişisel olarak başarabileceğine dair mutlak inanç.

    9. çevresindeki insanlara ya da halka değil, tarih ve tanrı'ya hesap vereceği inancı.

    10. tanrı ve tarih karşısında haklı bulunacağına dair sarsılmaz inanç.

    11. sıklıkla artan bir yalnızlaşmanın eşlik ettiği gerçeklik duygusunun kaybı.

    12. huzursuzluk, acelecilik, düşünmeden kararlar alma

    13. kibirli tarzından dolayı rasyonel kararlar alamama ve dolayısıyla başarısızlık.

    owen ve davidson bu tanımlamayı ve çalışmayı abd ve ingiltere'de son yüz yılda başkanlık veya başbakanlık yapmış liderleri inceleyerek derlemişlerdir. tabi ki bu sendrom bütün dünya liderlerinde, daha küçük ölçekli politik liderlerde ve hatta şirket-kurum-kulüp yöneticilerinde görülebilir.

    sendrom ile ilgili ekşi sözlük'te daha önce şu başlıklar açılmış:

    (bkz: hubris sendromu)
    (bkz: kibir sendromu)
    (bkz: hubris)
    (bkz: güç zehirlenmesi)
  • bilgi neydi? bilgi emekti, bilgi çalışmaydı, bilgi sabırdı.
    kaynak belirtmeden, sanki kendiniz keşfetmiş gibi kajuyla, soslu fıstıkla ufku ikiye katlamayalım arkadaşlar.

    https://twitter.com/…goll/status/960951511118426112

    (bkz: alıntı)
    (bkz: arak)
  • uluslararası uzay istasyonunun içini google maps ile gezebilmek.

    içerisi inanılmaz dağınık ve karışık. "acaba bu düğme ne işe yarıyor" diye diye saatler geçirebilirsiniz.

    işte o uzay istasyonu
  • dostlarım merhabalar,
    öğrenildiğinde ufkunuz yerine cebinizi koruyabilecek veya önlem almanızı sağlayabilecek bir uygulamayı tanıtmak istiyorum.
    uygulama adı: testm
    android
    app
    uygulama telefonunuzun sorunlarını bulup sizlere nasıl giderelebileceğinize dair yol gösteriyor veya çözüm bulamazsa servise gitmenizi öneriyor.

    bunu kullanma amacımız ne olabilir?
    1-)önceden sorunları bulup önlem alabiliriz.
    2-)ikinci el telefon alıp satarken bu cihazın sorunlarını gözler önüne serip ona göre hareket etmemizi sağlayabiliriz.
    3-)cihazınızın fiyatını size uygulama tespit edip söyleyebiliyor.*
    4-)bölgedeki telefon onarım yerlerini bizlere gösterebiliyor.

    tam test : yaklaşık 4 dkk sürüyor. eğer tam test yaparsanız telefonunuza yanınızda şarj aleti ve jak girişi için kulaklığınızın olması gerekli

    hızlı test: 55 sn. sürüyor.

    yapmanız gerekenler verilen talimatları uygulayarak arızaları görmek.

    program içerisinde internet hızı testi de var.
  • bundan yaklaşık 3 sene öncesinde bakanımızın verdiği müjdeyle günümüz şenlendi; (bkz: yerli otomobil üç lirayla 100 km gidecek)

    fakat bugün elimizde hala somut bir şey yok. peki dün ne oldu biliyor musunuz ? (bkz: 6 şubat 2018 spacex falcon heavy testi)

    yani adamlar uzaya kendi üretimleri olan aracı, kendi roketleriyle birlikte gönderdiler ve o roketleri dünyaya geri indirdiler. araç ise radyosunda çalan david bowie şarkılarıyla mars'a gidiyor.