şükela:  tümü | bugün sorunsallar (6)
  • david latimer isimli bir ingiliz, 1960 yılında dev bir cam fanus / terrarium içinde bir bitki yetiştirmeye başlar.

    1972 yılına kadar bu fanustaki bitkiyi yetiştirip en son 1972 de kapağını sadece 1 kez açıp sulayıp tamamen kapatır.

    1960 yılından beri, tek istisna 1972 de verilen bu su dışında tamamen kapalı olan bu fanus içindeki bitki 50 yılı aşkın süredir sabit ekosistem olarak bu kapalı ortamda cam fanus içerisinde yaşamaya devam etmektedir.

    toprakta bulunan bakteriler, bitkiden ölerek dökülen parçaları sindirip oksijenden karbondioksid üreterek bitkinin fotosentez için ihtiyacını karşılıyor bu süreçte. böylece sadece dışardan alınan güneş dışında bitki kendi ihtiyacını karşılayarak yaşamaya devam ediyor.

    aslında bu cam fanus, kendi kendisine yeten dünyanın küçük bir kopyası.

    kaynaklar
    https://www.boredpanda.com/…ic&utm_campaign=organic
    http://nowiknow.com/davids-garden/
    https://www.greenprophet.com/…rarium-david-latimer/
  • nutuk’un spotify’daki full sesli kitabı

    daha önce youtube linki verilmiş ama spotify üzerinden dinlemek isteyen olursa diye linki vereyim dedim. ses kalitesinin youtube’dan daha kalite olduğunu sanıyorum.
  • roma imparatorlari fethettikleri yerlerde imparatorlarini yoresel tanrilarla imgeleyerek halkin roma'yi daha kolay kaniksamasini saglamistir.. nasil mi? mesela britanya adasinda roma imparatorunu geleneksel druid tanrisi seklinde betimleyerek heykelini dikmislerdir.. daha da bombasi ise, misir'da imparatoru tipki ra veya bir osiris gibi duvarlara 2 boyutlu bir sekilde hiyerogralifini kazimislardir.. bildigin misir tanrisi gibi traianus'un hiyeroglafi var lan resmen! sahsen buyuk sok gecirmistim ilk gordugumde.. antik roma candir. antik roma dunu ve bugunu anlamaktir yurttaslar.
  • bir iş, daima, bitirilmesi için kendisine ayrılan sürenin hepsini kapsayacak şekilde uzar. (bkz: cyril northcote parkinson)
  • june ve jennifer 1963 yılında barbados'ta dünyaya geliyorlar tek yumurta ikizi olarak. anneleri ev hanımı, babaları hava kuvvetleri adına çalışıyor. kızlar doğduktan kısa bir süre sonra aile galler'e taşınıyor.

    kızlar etle tırnak gibiler ve kendilerine özel hızlı bir dil kullanıyorlar. bu yüzden etrafındakilerce pek anlaşılmıyorlar. o yıllarda pek bir popüler olan ırkçılık akımı da onların kendi yarattıkları dil ile anlaşmalarını zorunlu kılıyor. ve bu durum her ikisi de 14 yaşına gelene kadar sürüyor.

    aileleri onların toplumla kaynaşabilmeleri için her ikisini de ayrı ayrı yatılı okullara gönderiyor. ancak bu durum toplumla kaynaşmalarından ziyade onların daha içine kapanık bireyler olmalarına sebebiyet veriyor. durumun ciddiyetinin farkına varan aile bu uygulamadan vazgeçmeye karar veriyor. iki kızkardeş yeniden bir araya geliyor ve 2 yıl boyunca birbirinden ayrılmadan oyunlar oynuyorlar.

    sonrasında ikizler çeşitli konularda romanlar yazmaya başlıyor fakat bu konuda başarılı olamayınca suça yönelik eğilimler göstermeye başlıyorlar. ufak tefek hırsızlıklardan sonra bir evi yakma girişiminde bulununca kendilerini akıl hastanesinde buluyorlar.

    akıl hastanesinde birbirinden ayrı odalarda 14 sene kalmalarına rağmen her ikisi de aynı günlerde aynı garip davranışlarda bulunuyor. hayatlarının normale dönmesini isteyen iki kızkardeş birinin ölmesi halinde diğerinin hayatının normalleşeceğini düşünerek bu yönde karar alıyor. jennifer'ın ölümü seçmesiyle ve bu kararından kısa bir süre sonra bir röportajda bahsetmesiyle ikizlerin farklı hastanelerde kalmalarına karar veriliyor. jennifer'ın transferi esnasında jennifer diğer hastaneye geldiğinde araçta ölmüş olarak bulunuyor. yapılan otopside ise ani bir kalp enflamasyonu sebebi belirtilse de net ölüm sebebi bulunamıyor.

    june ise kardeşinin ölümünden sonra zaman içinde normalleşerek toplum tarafından kabul görüyor ve hala galler'de ailesi ile yaşantısına devam ediyor.

    (bkz: june ve jennifer gibbons)
  • leyla ile mecnun final açıklamasıydı. ismail abi aslında bir japon balığı,ak sakallı dede eve gelen doktor, erdal bakkal tuzluk, yavuz pencereden sarkan ağaç dalı, kaan mecnun'un ilkokul arkadaşı leylalar ise mecnun'un ilkokulda aşık olduğu kız. leyla'nın sürekli değişmesinin sebebinin mecnun'un tv'de izlediği dizilerdeki kızlar olması ve ben şok
  • asla başka bir galaksiye seyahat edemeyecek olmamız. teknoloji ne kadar gelişirse gelişsin takıldık samanyolu'na.
    şöyle ki bilinen üzere evren gittikçe genişliyor ve aradaki boşluklar git gide artıyor. pek yakın olmayan gelecekte gökyüzünde yıldızları seyretmemizin bile imkanı olmayacak. aradaki mesafeler artıyor ve biz hızlı bir mekik yapana dek (ışık hızında bile olsa) gidemeyeceğiz. çok yalnızız sözlük çok.
  • dikdatörlüğü veya monarşiyi kıyasıya eleştiren bir kişi olduğunu düşünelim. bu kişi eğer diktatörün ya da monarkın oğlu olarak dünyaya gelmiş olsaydı o zaman da sıkı bir diktatörlük veya monarşizm savunucusu olacaktı.
  • (bkz: teşbihte hata olmaz)

    bu sözün orijinalide aynen böyle. fakat anlatmak istediğini günümüzde insanlar yanlış anlıyor ve doğal olarak da yanlış kullanıyor... ortaya "abi teşbihte hata olmaz ayı gibi olmuşsun" gibi kullanımlar çıkıyor. böyle olunca da bir sözün arkasına saklanıp karşınızdakine dilediğiniz gibi döşeyebiliyorsunuz.

    aslında yanlış anlamakta haksız da sayılmayız çünkü sözde kip/zaman kayması var. "olmaz" kelimesindeki geniş zamanın olumsuzu olan -mez/-maz eki aslinda gereklilik kipi olan -meli/-malı ekinin vazifesini üstlenmekte. kısacası söz (bkz: teşbiste hata olmaz) degil, (bkz: teşbihte hata olmamalı) şeklinde güncellenebilir.

    sözün yanlış anlaşılan hali anlamda mesuliyeti karşı tarafa yüklüyordu güncel hali olunca anlam da anlatım da söyleyeni mesul kılıyor...

hesabın var mı? giriş yap