şükela:  tümü | bugün sorunsallar (6)
  • dışarıdan bakıldığı zaman veya kol kaslarımızı sıktığımız zaman biceps brachii kası şişkin görünür çünkü daha yüzeyelde yer alır. fakat biceps’in görüntüsünün yarısı, aslında hemen altındaki kas olan brachialis’e aittir.

    şöyle ki, iki başlı bir kas olan biceps’in uzun başının hacmi yaklaşık 33, kısa başının hacmi ise yaklaşık 30 santimetre küptür.
    brachialis’in hacmi ise yaklaşık 59 santimetre küp olarak ölçülmüştür yani brachialis’in sadece kendisi, biceps’in iki başının toplam hacmi kadardır.

    o yüzdendir ki kol kaslarımızı güçlendirmek için, brachialis’i güçlendirmek temel teşkil eder.

    iyi antrenmanlar dilerim.
  • ufku iki katına çıkarmasa da winston churchill ile lady diananın aynı aileden olması şaşırtıcı bir bilgidir. rahibe teresanın gerçek adının gonca boyacı olduğunu öğrendiğimde de aynı derecede şaşırmıştım.

    dün de neil amstrongun aya giderken türkiyenin mesajını da götürdüğünü öğrendiğimde oldukça şaşırmıştım gerçi :) aya gidilmeden önce 72 ülke liderinin ses kaydı bir diske kaydedilmiş ve bu disk aya bırakılmıştır. dönemin cumhurbaşkanı cevdet sunay da bu liderler arasında olup serdar kuzuloğlunun paylaşımına göre mesaj aşağıdaki şekildedir.

    insanoğlunun ay’a ayak basmasını şu ana kadar hayal bile edemeyeceğimiz yeni bir çağın işareti olarak değerlendiriyorum. türk milleti keşif çalışmalarının başından beri binlerce yıllık bu hayalin gerçekleşmesini coşkuyla arzulamış ve bu alandaki her başarıyı büyük bir umut ve heyecanla takip etmiştir. insanlık ve uygarlığımız için barışçıl amaçlarla faydalanacağımız bu sıradışı başarı adına hiçbir çabadan kaçınmayan dost ve müttefik amerikan halkının kahraman astronotlarını ve katkıda bulunanları yürekten kutlamak istiyorum.

    (ı consider the landing of men on the moon as a sign of the beginning of a new era of which we could hardly dream until now. since the start of the space explorations, the turkish nation has most ardently wished the realization of this thousand-year old dream and followed with great hope and excitement every success in this field. ı wish to congratulate most heartily the heroic astronauts and the american people, our friends and allies, for they have spared no effort in this field and also those who have contributed to the achievement of this outstanding accomplishment from which, ı am sure, mankind and our civilization will benefit for peaceful purposes)

    neil armstrong ve apollo 11 ekibi uzay görevi sonrası adeta mini bir dünya turuna çıkmış ve bu kapsamda ankaraya da gelmiştir. anıtkabiri ziyaret ettikten sonra dönemin başbakanı süleyman demirel tarafından tüm ekibe nutuk hediye edilmiş. 21 ekim 1969 tarihli cumhuriyet gazetesine göre astronotlar ülkemizle ilgili gözlemlerini "türkiye aydan daha enteresan" şeklinde ifade etmişler.

    bununla birlikte neil armstrong ve apollo 11 ekibinin türkiyeye yaptığı tek ziyaret bu ziyaret değildir. 2010 yılında çukurova üniversitesinde yapılan bir söyleşi kapsamında astronotlar neil armstrong, gene cernan, jim lovell ve good morning america programının eski sunucularından olan david hartman, adanaya gelmiş ve "uzay efsaneleri imkansız mümkündür" başlıklı söyleşi kapsamında deneyimlerini paylaşmışlardı.
  • gerçekten öğrenilse 2 değil 10 kat ufku açılacak tüm ülkenin.

    "ı. devletin şekli
    madde 1- türkiye devleti bir cumhuriyettir.
    ıı. cumhuriyetin nitelikleri
    madde 2- türkiye cumhuriyeti, toplumun huzuru, millî dayanışma ve adalet anlayışı içinde, insan haklarına saygılı, atatürk milliyetçiliğine bağlı, başlangıçta belirtilen temel ilkelere dayanan, demokratik, lâik ve sosyal bir hukuk devletidir"
  • bir kadın başka bir kadının çocuğunu büyütmek istemez.
    önce ki eşinden olan çocuğunu da büyütmek istemez , sen çocuksan seni de.
    sende annenin çocuğusun çünkü.
    kadın doğum uzmanı şefik hoca nöbette söylemişti...
  • alıntıdır.
    link
    osmanlı'nın iflasına giden yolda duyun-u umumiye.

    "kayme"

    anımsayacaksınız, kemal tahir, orhan kemal, yaşar kemal gibi yazarlarımızın kimi romanlarında, köylüler lira yerine "kayme" der.
    "kaç kayme?" ya da "şu kadar kayme saydım..."
    ilk gençlik çağımızda bu yazarları okurken zaman zaman aklıma takılırdı, köylüler neden paraya kayme diyor sorusu?

    bu sözün kökeni, aşağıda resmi görülen ve sultan abdülmecid zamanında çıkarılan kâğıt paradır. tam adı, "kaime-i nakdiye-i mutebere".
    1881 yılında osmanlı maliyesi iflas edince, bu paralar yürürlükten kaldırılmış, halkın elindeki paralar toplanarak yakılmıştı. bilindiği gibi, osmanlının gelir kaynaklarına, alacaklı devletlerden oluşan uluslararası bir haciz örgütü el koymuştu. "düyun-u umumiye teşkilatı." bu örgüt yalnızca devletin gelir kaynaklarına el koymakla yetinmedi, uyguladığı para politikasıyla imparatorluğun iflasını ve parçalanmasını hızlandırdı. bu işleri yaparken, muhasebesinde türk eleman çalıştırmıyor, azınlık yurttaşları seçiyordu. türkler muhasebe öğrensin istenmiyordu.
    cumhuriyet'ten sonra istanbul erkek lisesi yapılan bina da, düyun-u umumiye'nin merkez binasıydı.
    paranın en büyüğü 500, en küçüğü 10 kuruşluktu. aynı yıl, 400 bin lira karşılığında 50, 100 ve 500 kuruşluk olarak, daha küçük boyda basıldı. basılan ilk paraların ön yüzünde üstte tuğra, altta maliye nazırının mührü, arkasında ise “nezâret-i celîle-i maliye” damgası vardı.

    ancak çok geçmeden paraların sahteleri yapılmaya başlandı. basılan sahte kaimelerin değeri 12 milyon kuruşu geçiyordu. bunun üzerine 1852 yılında kağıt paranın imhasına karar verildi. ilkin piyasadan paranın dörtte birinden fazlası toplanamadı. 1861 yılının ağustos ayı sonuna kadar halkın elindeki bütün kağıt paralar toplandı ve 1863 yılında osmanlı’daki ilk kağıt para tedavülden kalktı.

    kaime tedavülden kaldırılsa da halk arasında “kayme” olarak adlandırılmaya devam etti.
  • insan beyni, dokunma hissini vücudun ötesinde bile konumlandırabiliyor

    yeni araştırmanın gösterdiğine göre beyinlerimiz, doğrudan vücut üzerinde olmasa bile dokunmanın konumunu tespit edebiliyor. yapılan bu yeni ve ilginç çalışma, tuttuğumuz bir nesnenin başka birisiyle nasıl temas ettiğini algılayabildiğimizi gösteriyor; sanki bu nesne bizim uzantımızmış gibi…

    örneğin bir çubuk tutuyor ve ardından onunla birisine dokunuyorsanız; sinir sistemimiz boyunca gönderilen titreşim desenlerini kullanan beyniniz, görünüşe göre özel bir sinirsel algılayıcı dizisini harekete geçirerek neler olduğunu çözmeye çalışıyor.

    elbette elimizde tuttuğumuz bir şeye dokunulduğu zaman, basınçta meydana gelen ve parmaklarımıza geçen değişimi hissedebiliyoruz; fakat bu son çalışma, nesneyle yapılan temasın tam yerini de çözebildiğimizi gösteriyor.

    fransa’daki lyon üniversitesi’nde çalışan sinirbilimci luke miller, scientific american dergisinden richard sima’ya, “söz konusu araç, vücudunuzun duyusal bir uzantısıymış gibi muamele görüyor” diyor.

    miller ve meslektaşları, yaptıkları 400 farklı testte, çalışmada yer alan 16 katılımcıya ahşap çubuk tutturmuş. daha sonra bu çubuklara birbirine yakın noktalardan iki defa dokunulduğu zaman, katılımcılardan bunları belirlemeye çalışmalarını istemişler.

    çalışmaya katılan gönüllüler, bu konuda şaşırtıcı ölçüde iyiymiş: birbirine yakın mesafede yapılan iki dokunuşu, %96 oranında belirlemişler.

    araştırmacılar, deneyler sırasında katılımcıların beyin faaliyetini kaydetmek amacıyla elektroensefalografi (eeg) cihazı da kullanmış. bu taramalar, beynin hem cildimizdeki, hem de tuttuğumuz nesnelerdeki dokunuşları tespit ederken (özellikle birincil bedensel-duyusal korteks ve arka yan kortekste olmak üzere) benzer sinir mekanizmalarını kullandığını göstermiş.

    araştırmacıların öne sürdüğüne göre, bir nesneye yapılan dokunuşu muhtemelen titreşim bitmeden önce belirliyoruz; takımın ana deneyin ardından yürüttüğü bilgisayar modellerine göre bu olay, 20 milisaniye kadar kısa bir süre içinde gerçekleşiyor olabilir.

    bu tam anlamıyla yeni bir görüş değil; (etraflarındaki nesneleri algılamak için değnek kullanan görme engelli insanları düşünün), fakat daha önce hiç kimse beyinde neler olduğuna bu kadar detaylı şekilde bakmamıştı.

    görünüşe göre beynimiz, pasinyen almaçları adı verilen ve cildimizde bulunan belirli sinir uçları yoluyla gelen bu titreşimleri çözebiliyor. bu çözme işinden sorumlu beyin bölgeleri, elimizdeki bu almaçlardan gelen bilgiyi alarak; daha sonra bir nesneye nereden vurulduğunu çözebiliyor. ayrıca araştırmacılar, aletlerin ne yaptığına yönelik daha iyi geri bildirim elde etmek amacıyla; bu aletleri tutma şeklimizin de evrimsel yönden uyum geçirmiş olabileceğini düşünüyorlar.

    protezlerin tasarlanma şeklinin değiştirilmesi, bu araştırmanın faydalı olabileceği alanlardan biri olabilir; eğer vücut ile dünyanın geri kalanı arasındaki nesnelerin beyne nasıl bilgi aktardığını anlarsak, bunların algılayıcı şeklinde daha iyi çalışmasını sağlayabiliriz.

    çalışma; aynı takımın, nesnelerin nasıl vücut uzantısı gibi görev gördüğüne yönelik yaptığı önceki araştırmaya dayanıyor. fakat artık, bu tuhaf olgu gerçekleştiği zaman beynimizin içinde neler olduğuna dair daha çok şey biliyoruz.

    araştırmacılar, yayınlanan makalelerinde şöyle yazıyorlar: “aletlerin, insan davranışı konusunda daha önce yeterince değer verilmemiş biçimde temel şeyler olduğunu gösteriyoruz: vücudumuzun dokunsal sınırlarını, sinirsel seviyede genişletiyorlar”

    “bundan dolayı elde ettiğimiz sonuçlar; dokunsal işleme sürecinin ciltte durmak yerine, kullandığımız aletleri kapsayacak şekilde sinir sisteminin ötesine uzandığını öne sürüyor.”

    araştırma, current biology bülteninde yayınlandı.

    kaynak
    (bkz: popular science turkiye)
  • dokunma ile devam edelim.

    transgender bireylerin beyinleri, dokunmaya karşı farklı tepki veriyormuş.

    birçok trans birey, bedenlerinin kendi cinsiyet kimlikleri ile örtüşmediğini hisseder. cinsiyet değiştirme ameliyatlarından sonra ise kendilerini daha bütün hissiderler.

    california üniversitesi'de yapılan bir çalışmaya göre, transların beyinleri, dokunma hissine karşı farklı tepkiler veriyor. laura case'in yürüttüğü çalışmada 8 anatomik olarak kadın ancak kendisini erkek olarak tanımlayan denek ile 8 anatomik kadın ve kendisini kadın olarak tanımlayan denek karşılaştırılıyor.

    tüm deneklerin hem ellerine hem de göğüslerine vuruluyor. beyinlerinin verdiği tepti ölçülüyor.

    kendisini kadın olarak tanımlayan deneklerde, ele vurma ile göğüse vurma arasında bir fark bulunmuyor. her iki durumda da secondary somatosensory cortex uyarılıyor. bu bölge dokunmanın bilinçli farkındalığından (conscious awareness) sorumlu olan bölge.

    kendisini erkek olarak tanımlayan deneklerde ise, göğüs bölgelerine dokunulduğunda daha az uyarılma meydana geliyor.

    bunun yanı sıra göğüslere dokunma sırasında, kendini erkek olarak tanımlayan deneklerin supramarginal gyrus bölgeleri daha az uyarılıyor. bu bölge, "vücudumun şu bölgesi bana aittir" hissinden sorumlu olan bölge.

    kısaca beyin, nörolojik olarak da vücudun kimi bölgelerini, kendisinin bir uzantısı/parçası olarak görmüyor.

    bununla birlikte bu çalışmanın amacının, aşağıdaki sorunun yanıtını vermek olmadığı belirtiliyor:

    beynin farklı olmasından dolayı mı beden ile ilgili bir uyumsuzluk hissi var? yoksa trans bireyin kendi bedenine ait hissettiği hoşnutsuzluk hissi, beyinin böyle bir tepki vermesine neden oluyor?

    ancak, söz konusu testin, trans çocukların belirlenmeside kullanılabileceği belirtiliyor.

    detaylar için : link
  • aga kaç litre yakıt tüketiyor bu
  • taşıtlarda direksiyonun sol tarafındaki çubuk aşağı ve yukarı yönde hareket edebilmektedir. bu hareketler ile araçlarınızda bazı sarı ışıklar yanıp söner.

    trafikte çok büyük önem arz ediyor bu çubuk lütfen korkmayın sizde kullanın.

    (bkz: sinyal vermeden dönen sürücü)