şükela:  tümü | bugün
  • ülkemizde son yıllarda ciddi anlamda revaçta olan bir hareket.

    işsiz adam " işsizim bana iş verin" dediğinde haklıdır, ama öğretmen " atanamıyorum, mağdurum" diyorsa tatilcidir, yan gelip yatmacıdır.

    özel sektörün köpeği olmadığımız için tembel yaftası bile yeriz.
    çocuk sorumluluk bilmez, ders çalışmaz, ama suç öğretmendedir.
    atandığı okulu kalkındıran binlerce öğretmen bir kere bile haber olmaz, nerde mesleği kirleten var onlar başsayfaya taşınır.
    o kadar çok para kazanıyoruzdur ki ihya olmuşuzdur.yatlar katlar o biçim. ama birçoğumuzun senelerce görev yaptığı yerlerde 1 saat bile yaşayamaz bunu söyleyenler.
    o kadar çok tatil yapıyoruzdur ki yanlarımız ağrımıştır.

    "biz bu işin okulundan mezunuz, neden başka bölüm mezunları öğretmenlik yapıyor?" diye eleştiri yapmaya bile hakkımız yoktur zira "onlar taş mı yesin?" denir. ama dişiniz ağrıyınca diş doktoruna gidersiniz, kaportacıya değil.

    ne zaman kendi çocuğunuz 60 kişilik bir sınıfta, öğretmen yokluğundan ötürü boş geçen derslerle eğitim görmeye başlar, o zaman anlarsınız memleketin tüm meselesinin "eğitim" olduğunu.

    o zamana kadar hayat çok güzel, vapurlar falan...
  • gayet haklı düşmanlıktır efendim. mühendislik eğitimi aldığım için hemen örneklemeye başlayayım. ankarada ismi lazım değil süper bir kampüsü olan bir üniversitede mühendislik eğitimi almaktasınızdır. sınavlara haftalar öncesinden başlarsınız çalışmaya 2.00 ın göt zoruyla üstünde tuttuğunuz ortalamanıza rağmen okul uzar, aynı sırada eğitim ve fen edebiat fakültesinde arkadaşlarınız son 1-2 gün ders çalışarak 3.0 ın üstündeki ortalamalarıyla bahar şenliğidir, konserdir tiyatrodur ne kadar büyükşehir kültürüel aktivitesi var ise tadına bakmakla meşguldüler. mühendisliktekilerin başına gelene benzer durum tıpçılar, hukukçular,diş hekimleri gibi bölümlerdeki öğrenciler için de geçerlidir. buradan insanlarda öğretmene karşı bir bilenme başlar. aslında başlamamıştır da hatırlanmıştır, zaten ilk ve ortaöğretimde çekilen bütün çileler, saçma sapan davranışlar bilinçaltında yüzeye çıkmak için hazır kıtadır.

    okul biter bir şekilde meslek hayatı başlar. bu sırada öğretmen gürhunun da bizden çok şikayet ediyorlar ama onlar da çok rererö abuklaması start alır. halbuki bir bina veya baraj olduğu yerde çökerse bunun nedeni ya inşaattaki yalnış uygulamalar ya da mühendislerin yanlış hesaplamalarıdır. her durumda şantiyede veya masabaşında bu işten mühendis sorumludur. ama tüm mühendislere bok atılır. kareli gömlekli, gözlüklü, asosyal hıyarlardır çünkü. doktor bir şirketin ilaçlarını yazar reçetelere, veya hastasını taciz eder; bütün doktorlar çamuru yer. avukatın biri davayı almadan önce paradan bahseder bütün avukatlar şöyle böyle denir. akademisyene türk tipi akademisyen denir. iktisatçı işletmeci ruhunu kapitalizme satmıştır, devlet memuru işini bilir.

    ulan her meslek gurubuna bok atılıyor kimse alınganlık yapmıyor da bir tek öğretmen milleti mi eleştiriden müstesena olacak. hadi oradan.
  • öğretmenin aldığı maaş bahane edilerek sözlükte yükselişe geçmiş düşmanlıktır.

    (bkz: öğretmen maaşı)
  • sozlukte doktor ve polis dusmanligindan sonra dalga dalga yayilan yeni mesleki nefretsel akim.

    (bkz: mühendis detected)
  • hükümetin kasıtlı olarak bazı meslek dallarını kötülemesiyle başlayan düşmanlık, sıra öğretmenlikte. sen akşama kadar 100 civarı çocukla ugraş, onlara kısıtlı imkanlarda bir şeyler öğretmeye çalış, askerin giremediği köylerde tek başına savaş cahillikle, çocukları kendi ailen gibi düşün kolla yeri gelince ihtiyaçlarını gider, burunlarını temizle; sonra milletin sana karşı kötü duygular beslesin gelde küsme.
  • devletin memurları yönetmek için kullandığı sistemli bir nefrettir. birbirinden nefret eden insanları yönetmek her zaman kolay olmuştur ve olacaktır. her fırsatta akla cehennemde türk kazanlarında neden bekçi zebani yoktur fıkrasını getirir.
  • sevgiye dönüşmesi gereken nefrettir ne güzel izah etmiş donald d. quinn:
    bir doktor, avukat, ya da dişçinin ofislerinde aynı anda -farklı farklı ihtiyaç ve istekleri olan, hatta bazıları orda olmak bile istemeyen ve problem çıkaran- 40 kişi olsa; ve bu doktor, avukat, ya da dişçi ordakilerin hepsine, hiç bir yardım almadan, 9 ay boyunca profesyonelce mükemmel bir şekilde davranmak zorunda kalsa; işte o zaman belki bir öğretmenin durumunu anlayabilirler.
  • bir harf öğretenin kırk yıl kölesi olmak yerine daha fazlasını öğretini kırk yıl köle olarak kullanmayı tercih edenlerin sahip olduğu düşmanlıktır.
  • eğitim sistemine gösterilmesi gereken düşmanlıktır. üç kuruş maaş alan insanları yargılamak ne kadar kolay.
  • köyde kalacak yer bulamadığı için müdür odasında yatıp kalkanları,
    evi haliyle banyosu olmadığı için okulun koridorunda titreyerek banyo yapanları,
    öğretmeni olduğu okulun tuvaletlerini temizleyenleri ve daha nicelerini biliyorum.

    nefretmiş, düşmanlıkmış...

    sen öğretmenine ne kadar değer veriyorsun ki ondan ne bekliyorsun?