şükela:  tümü | bugün
281 entry daha
  • (bkz: istihdam)
    (bkz: baraj puan)
    (bkz: öğretmenlik seviye tespit sınavı)

    yeni mezunların sağlık bölümlerinde olduğu gibi istihdam sorunu olmazsa, insanlar bu bölümü isteyerek tercih edecektir. ancak hukuk ve sağlık bölümlerinde olduğu gibi baraj puan/sıralama da uygulanmalıdır.

    yani mezun olan iş bulacak ancak bölüme girebilmek için en azından ilk 50.000'in içinde olacak.

    bir de öğretmenlere her 4 senede bir sınav uygulanmalı. bir ara uzmanlık sınavı vardı, giren uzman öğretmen sıfatını almıştı. bu sınav da zorunlu olacak, tüm öğretmenler girecek, dus-tus-ygs-lys gibi bir sınavdan bahsetmiyorum. okul kitaplarındaki soruların benzeri, belki bir tık komplike hali sorular. yani üniversite okumuş insanın dahi çözebileceği sorular. tabii sınıf öğretmenleri için bu şekilde, branş öğretmenlerine kendi branşlarından daha zorlayıcı sorular da sorulabilir.

    sınavda belli bir puan alana da ek rütbe verirsin, ayrıca öğretmenlerde bir puanlama sistemi var mesela doğuda görev yapan öğretmen atama istediğinde avantajlı oluyor biriken puanlarından ötürü. bu puanlamaya da etkisi olur bu sınavların.

    bu sayede hem öğretmen kalitesi artar, hem öğretmenliğin imajı düzelir, hem de önüne gelen öğretmen olmaz.

    edit: 2 yıldır baraj uygulaması varmış. bu sene de devam ediyormuş. ancak baraj 240.000 sıralama. bana kalırsa daha seçkin öğrencilerin gidebilmesi için 50.000 olması gerek. tabii öğretmenliğin de daha ilgi çekici yapılması lazım, en azından atanamayan öğretmen sorunu çözülmeli, iş garantisi olmalı. en kötü 100.000 baraj uygulaması ilk adımda çok yararlı olur.
  • kalıcı ve kesin çözüm için maaşların arttırılması. "ne yani ev hanımı tipli, kültürden, yaşadığı çevreden bihaber kazma, yatan öğretmenler çok para alınca mı değişecek?" demeden önce sonuna kadar okuyun. elbette bugünden yarina olacak şey değil (bozulma nasıl bir günde olmadıysa düzelme hiç olmaz). okul türlerinin çoğunda çalışmış ve uzun zamandır bu işin içinde olan biri olarak söylüyorum; ülkemizde gençlerin meslek seçiminde en büyük hatta tek etken toplumsal prestij, etiket, geleceklerinin maddi anlamda kurtulması yani para. sözlükteki ve toplumdaki öğretmen düşmanlarının hoşuna gitmese de gerçek bu. öğretmenlik mesleği, bu toplumu yüceltecek, beyin ve karakter anlamında pırlanta gibi çocuk dediğimiz öğrencilerin aklının ucundan geçmiyor. haliyle öğretmenlik ise daha alt gruptakilere kalıyor. sonuç olarak iyi niyetle de olsa yapılan ve dile getirilen diğer tüm işler saman alevi gibi anlık olmaktan öteye gidemiyor.
333 entry daha