şükela:  tümü | bugün
233 entry daha
  • laf kalabalığını bir kenara bırakıp, gerçek sorunlara odaklanmak. öğrenci az çaba ile başarı elde etmeyi, veli çocuğunun iyi bir okula gidip, bol kazançlı bir mesleğe sahip olmasını, öğretmen etliye sütlüye dokunmadan, günü geçirmeyi, bakanlık ise az maliyetle, işleri yürütmeyi seçiyor. aslında hepsi birbirini besliyor. öğrenciler, veliler, öğretmenler ve bürokratlar, ortak bir eğitim politikasında birleşmedikleri sürece, eğitim kalitesi artmaz.
  • tekli eğitimi bitirip bütün okulları ikili eğitime geçirip sınıf mevcutlarını düşürmek. otuzdan fazla mevcudu olan sınıfa dünyanın en iyi öğretmenini de getirsen hiçbir şey yapamaz.
  • öncelikle eğitim fakültelerinin sayısını azaltarak puanlarını arttırıyoruz. sonra üniversitelerde ki ikinci öğretimleri kaldırıyoruz. üniversitede ders içeriklerini geleceğe yönelik güncelliyoruz. mottomuz 'yaparak, yaşayarak öğren' oluyor. 4 yıllık fakülteyi bitiren ve artık öğretmen adayı olan bireyi ölçüyoruz. öğretmenlik için donanımlı mı değil mi diye. bu ölçme tek tip değil de birçok yönden olmalı. her şey uygun ise adayı psikolojik olarak da ölçüyoruz. bu son adımdan sonra piyasaya sürüyoruz.
  • öğretmenliği bir meslek olmaktan çıkarmak

    birşey öğretmenin motivasyonu 2500 tl olamaz, öğretmek isteyen bunu karşılıksız(aslında öyle değil) da yapar.

    halihazırdaki sistem içinde her zaman daha ideali olacak.bu herşey için geçerli aslında. sonsuz bir uğraş yerine bunları ortadan kaldırmak daha mantıklı
  • yurt dışına gönderilen ve amaçları sistemleri gözlemek olan personeli daha iyi takip etmelisiniz önce.

    belki bazı arkadaşlar bilmez ancak finlandiya'ya türkiye'den heyet gitti. hala da gidiyor. ama bizim heyet ne yapıyor? sağda solda fotoğraf çekiyor. neden? devletin parasıyla gitmiş çünkü, her şey bedavaya gelmiş. toplantıya katılmasa sallasa da olur.

    gidenler vardır illa ki, gidenlerin de raporlarına kulak verin en azından. belki bir şeyler düzelir.
  • herkesin hak ettiği yerde olması.

    çok makro bir şey ama maalesef kalıcı çözüm bu. ben milli eğitim bakanına, il ve ilçe milli eğitim müdürlerine bakıp ne saçmalıyor bu adam diyorsam, bu insanların eğitimden bir haber olduklarını görüyorsam, sonra bir de bu insanların hitap ettiği, sonsuz talep hakkı verdiği veli grubu ile uğraşıyorsam motivasyonum kalmıyor. ve bir öğretmen için motivasyon her şeydir.

    bence, bu ülkede hiçbir şey düzelmez zihniyet düzelmedikten sonra. herkes günü kurtarma peşinde, öğretmenler de dahil.
  • anlık çözüm yok bu konuda. eğitimin içinden biri olarak söylüyorum. sadece öğretmenlik değil, genel olarak eğitimimizin daha iyi olması için:

    orta ve uzun vadeli plân yapmak şart.

    -öğretmen okulları tekrar açılıp liseden itibaren öğretmenlik mayasını öğrencilere vermek lazım. ben öğretmen lisesi çıkışlıyım, buralardan mezun olanların meslekteki farkı çok belirgin. mesela benim çalıştığım okulda fransız dili ve edebiyatı mezunu birisi var. 3 aylık boktan formasyon eğitimi ile sınıf öğretmeni olmus bir şekilde. sonra branş değiştirme ile türkçe öğretmeni olmus. özetle berbat ötesi bir eğitimci. eğitim umurunda değil. böyle insanların bir şekilde ayıklanması lazım.

    - okullar fiziksel olarak rezil durumda. ödenek yok. devlet okulları sefilleri oynuyor. cezaevine benzeyen okullardan kurtulup modern yapıda çok sayıda okul yapmak lazım.

    - müfredatlar dinci nesil yapmak üzerine kurulu, laik bir eğitim şart. bilimsel bir müfredat hazırlanmalı.

    - eğitimcileri eğiten kaliteli hocalar özel üniversite lere kaymış durumda. devlet üniversiteleri bu konuda yetersiz.

    - öğretmen başına düşen öğrenci sayısı azaltılmalı, velilere de eğitim verilmeli.

    - milli eğitim bakanlığına eğitimci birisi getirilmeli. eğitime ayrılan bütçe arttırılmalı.

    - eğitim fakülteleri sayısı azaltılıp nitelik arttırılmalı. dereceyle öğrenci alınmalı. öğretmen maaşları 7-8 bin seviyesine çekilip öğretmenlik doktorluk gibi cazip bir meslek olmalı.

    en önemlisi eğitim politikası iktidarlar dışı, bağımsız bir yapıda olmalı. iktidar değişmeden bile onlarca değişiklik yapıldı. her gelen bir öncekinin yaptığını bozdu. iktidarlar, kendi kafasındaki düşünceye göre insan yetiştirme derdinde.

    eğitimi siyaset üstü bir konuma almalıyız.

    ama bu yazdıklarımı uygulayacak kimse yok.

    bir öğretmen olarak velilere önerim, düzgün öğretmen seçin okulda fırsatınız varsa. iyi bir öğretmen, çocuğunuzun hayatını değiştirebilir.

    okul müdürleri, ilçe millî eğitim şube müdürleri, ilçe ve il millî eğitim müdürleri o kadar vasıfsız ki anlatsam inanmazsınız. yeni atanan bir arkadaşım var, adaylık seminerlerinde yapılan şeyler komedi. müdürlerin tek yaptığı şey dinî hikâyeler anlatmak ve bekarlara hemen evlenin diye öğüt vermek.
  • başta öğretmenlere sahip çıkmamız gerekiyor. her gelen geçenin öğretmenleri itibarsızlaştırmasına izin verilmemeli.

    ikinci olarak standart bir sisteminin oturtulması gerekiyor artık. iki senede bir sistem değişikliği yapmak sadece öğrenciyi değil, öğretmenin eğitim kalitesini de etkiliyor.

    müfredatlar, politikanın reklam aracı olmaktan çıkarılmalı. belli bir müfredat olmalı. gelişmeler oldukça sadece küçük eklemelerle denge bozulmadan müdahale edilmeli.

    öğretmenler motive edilmeli. onları yaptıkları işin ne kadar değerli olduğunu hissetmeleri sağlanmalı. bunu sadece maaşlarında hafif bir zamla sağlamaya çalışılmaktan vazgeçilmeli.

    eğitim fakülteleri, üniversiteyi sadece üniversite mezunu olmak için okuyanların tercih edebileceği bir bölüm olmaktan çıkarılmalı. işin ciddiyetinin farkında ve bu işi gerçekten yapmak isteyenlerin tercih edebilecekleri bir bölüm haline getirilmeli.

    mulakatlar ve sınavlar olmalı. ama bunlar gerçekten hakkıyla ve adam kayırma olmadan uygulanmalı.

    seminerler ve eğitim programları artmalı. ama bu programlar gösteriş amaçlı değil, daha iyi bir kalite için yapılmalı.

    en önemlisi ise başta dediğim gibi öğretmenlere sahip çıkılmalı. geleceğimizi şekillendiren bu insanlara karşı çok acımasız davranılıyor. bunlar bu tür muamelelerin çoğunu hakketmiyor.
  • ogretmenlik okuyanlara sadece gerekli teknik dersler degil bunun yaninda biraz daha genel kultur, sanat dersleri de verilmesi.
  • senelerdir, öğretmen olabilmek üzere at gibi koşmayı bilen öğretmenlerimize rate puanı verip aldıkları başarıyı öğrencilerinin başarısına göre hesaplayıp o puana göre maaşlarını puan çarpanlarına göre yatırmak ile mümkün. 200 lira daha fazla alabilmek için yardıracaklardır.

    not: ortaokulda benim türkçe dersine matematikçi girdi, valla!
    ek not: milli eğitim bakanlığı ilgililerse yeşillendirsinler detaylarını şıkır şıkır yazarım....
140 entry daha