şükela:  tümü | bugün
  • doğan cüceloğlu tarafından yazılan içerisinde öğrencilerin anıları çerçevesinde öğretmenin gücü üzerine durulan bir eğitim- eğitmen kitabı.

    ek kitabın arkasından gelsin: ''hangi eğitim sistemi içinde olursa olsun, teknoloji ne kadar gelişirse gelişsin, öğretmenin öğrenciyle göz göze geldiği bir an vardır. bu kitap, öğretmenin öğrenciyle göz göze geldiği o anın gücünü anlatmaktadır.''

    cüceloğlu kitapta genel olarak ' teknolojinin ne kadar gelişirse gelişsin öğretmenin öğrenciye olan o içten bakışının, öğrencinin iç dünyasında yarattığı etkiye ulaşamayacağını ' işlemiş. öğretmenin gücü üzerine teması da buradan geliyor. iyi bir öğretmen, öğrencisinin derinlerine işleyebildiği takdirde öğrencisinin hayatında daima küçük ya da büyük bir yer edinir, bu edindiği yer öğrencisine hayatında, düşünce dünyasında ve mesleki kariyerinde her daim bir ışık olabilir ana düşüncesi etrafında öğrencilik anılarını ve yorumunu, gelecek teknolojisinin eğitimdeki durumuyla kıyaslayarak ele alıyor. öğrenme psikolojisinin teknolojik gelişmeyle sağlanamayacağını, en kaliteli eğitimin dahi öğretmen kalitesinden fazlası şeklinde verim vermeyeceğini aktarıyor. yani eğitimin kalitesini, öğretmenin kalitesi belirler diyor. nispeten kısa bir kitap. eğitimcilerin okuması, biraz da olsa üzerine düşünüp meslek hayatında da dikkat etmeye çalışması gereken şeyler barındırıyor. - elden ne kadar gelirse 40 kişilik sınıflarda -
  • her öğretmenin hatta her anne-babanın okuması gereken bir başucu eseri.

    30 yıllık öğretmen dahi olsanız bu kitaptan öğreneceğiniz çok şey var.
  • final kültür sanat yayınları tarafından 2019 yılı ocak ayında yayımlanan bir doğan cüceloğlu kitabıdır. kitap, kapağından da görüleceği üzere “öğretmenin gücü üzerine” yazılmıştır.
    kitabın dert ettiği şey eğitimin temel unsuru olan öğretmenin gelişimi ve kavramlar üzerinden bu gelişime nasıl bakıldığı ve öğretmenin kendini geliştirerek değişeceğini ele almıştır.
    kitaptaki en önemli iki kavram şudur: denetim odaklı korku kültürü ve gelişim odaklı değerler kültürü.
    biraz açmamız gerekirse denetim odaklı korku kültürü dediğimiz kavram “itici gücün korku duygusu olduğu, sosyal kimliğin önemsendiği, insan davranışlarının sürekli denetlendiği, ben bilirim mekanizmasının işlediği” bir kavramdır. geleneksel anlayış, gelişime kapalı olma, sonuç odaklılık, dış disiplin de bu kavramın beraberinde getirdikleridir.
    gelişim odaklı değerler kültürü ise “ itici gücün sevgi olduğu, ben yerine biz olma çabasının hakim olduğu, güven duygusunu kazandırmak için türlü kök değerlerden yararlanan, gelişime her daim açık” bir kavramdır.
    yenilikçi anlayış, eğitimde süreç odaklılık, sosyal kimliktense önce insan olmanın sorumluluğu, iç disiplin, liyakat, niyetin saflığı da bu kavramı destekleyen unsurlardan bazılarıdır.
    yazara göre kitabın konusu net olarak şudur: “ öğretmenin potansiyel gücünün etkisini gösterip göstermemesinin koşulları”dır.
    yazar bu konuyu okurlarından gelen mektuplardan seçtikleriyle desteklemiş ve yaşamdaki karşılıklarıyla birlikte konuyu zengin kılmıştır. bunun yanı sıra bir ekip ile çalışarak hem taslağı uzman eğitimcilere - milli eğitim bakanı da dahil - okutmuş, görüşlerini almıştır.
    sonuç olarak; her eğitimcinin okuması, üzerine düşünmesi gereken bir kitap olmuştur.
    yazarın eğitim üzerine yazmış olduğu diğer güzel kitap için (bkz: öğretmen olmak bir can'a dokunmak)