şükela:  tümü | bugün
  • yeni milli eğitim bakanının "öğretmenler yazın yan gelip yatmayacak, meslekleri ile ilgili eğitime tabi tutulacak" açıklamasının ardından sözlükte en az 75 milyon kere okuduğum ve yüzüme tokat gibi çarpan gerçek.
    bu gerçeği öğrendiğimden beri öğretmenlerin içinde bulunduğu insan haklarına aykırı bu durum uykularımı kaçırdı. 2 ay tatil ne demek ya? bir insana hiç 2 ay tatil yeter mi? hem de bu arkadaşlarımızın bir diğer gerçeğe ilişkin beyanları da ailelerinden uzakta, gurbette çalışmalarıymış. yaşadığım acıyı varın siz düşünün. türkiye gibi bir ülkede bir insan nasıl gurbette çalıştırılır? siz hiç gurbette çalışan doktor, polis, avukat, mühendis, çöpçü gördünüz mü? bu ülkede herkes anasının dizinin dibinde çalışırken bu arkadaşların gurbette çalışması hak mıdır reva mıdır da sıla hasretlerini giderdikleri 2 aycık, evet evet hepi topu 2 aycık tatillerine göz diktik?
    ve ayrıca 2 ay tatil bu arkadaşlarımızın psikolojilerinin düzelmesi için anca yetiyormuş biliyor muydunuz? artık nasıl bir psikoloji ise 2 aycık sürede düzelebiliyormuş. oysa benim eşim 2 hafta izin alabildi diye kurban kesecektim ben. ama tabi benim eşimin psikolojisinin düzelmesi kolay iş. altı üstü yaptığı her işlem için soruşturma açılma baskısı, kendisine ve ailesine yönelik tehdit alma, haftada en az 2 gece evinde uyuyamama, gittiği görev yerlerinde darp edilmes vs. ne ki bunlar bir öğretmenin çektiği zorlukların yanında? bakın polisin, hakimin, doktorun yaşadığı ufak mesleki cilvelere (!) değinmiyorum bile. hasta yakını dövmüşmüş de bilmem ne. neyine yetmiyor senin 2 hafta tatil?
    neyse, genelleme yapmadan size tanıdığım bir öğretmen karı kocadan bahsedeceğim. bu karı koca her yıl okullar kapandığı anda memleketlerine gider ve koca yazı tarhana vs yaparak geçirir, hatta rehber öğretmen olan eşlerden birisi üniversite tercih döneminde rapor alarak görev yerine gitmez, tarhanaları başıboş bırakmaz. ardından okulların açılacağı cuma günü gelirler görev yerlerine. ve ilk ders sınıfta "çocuklar memleketten tarhana getirdim, ailelerinize söyleyin, isteyen varsa haber göndersin" der.sonra bir ay geçmeden bilmem kaç yüz kilo tarhanayı satıp da nasıl ek gelir elde ettiğinden bahseder her yerde. ve işin en ilginç yanı bu karı kocaya hiç bir meslektaşı yaptığı şeyin etik olmadığını, bir velinin 15 kilo tarhana almasının normal olmadığını söyleyemez.
    ama bunun yanında halen sevgiyle andığım, yazları dahi öğrencilerinin ve ailelerinin bir ihtiyacı olur düşüncesi ile görev yerinde bulunan ve tıpkı diğer memurlar gibi yalnızca 2 hafta tatil yapan ve o iki hafta dışında gece gündüz her an ulaşılabilen ilkokul öğretmenlerimiz de var bu ülkede. öğrencisi yemeğini getirmediği için ona tost alan ve arkadaşlarının yanında utanmasın diye "bitter annen senin tostunu bana bırakmıştı" diyen öğretmenler de. ne yapayım işte, bazen unutuyordum o öğlen okulda kalınacağını anneme söylemeye. saf mıydım neydim.
    neyse, demek o ki, evet öğretmenlerin görevi zor. ama bu zorluk onların 3 ay değil yalnızcaaa 2 ay tatil yapmalarını haklı çıkarmıyor. ve o 2 ay içerisinde mesleki eğitim alacak olmalarını insan haklarına aykırı bir uygulamaymış gibi sunmalarını da.
  • 15 haziran gibi öğretim yılı biter, öğretmenler 15 gün seminere devam eder, 1 eylül'de 15 günlük seminer dönemi tekrar başlar şeklinde açıklaması olan durumdur.
  • bizim vergilerimizle kazanılan bir maaş için doğru olmayan durumdur. ben gayette güzel 14 gün izin yapıyorum. öğretmenlerin bir şekilde istihdamı sürdürmesi şarttır. bu kadar tatil süresi kesinlikle devlet memurunun haksız bir kazancıdır. zaten sömestr ve saçma sapan ara tatillerle rahatlıkla 3 ayı bulan bu tatil süresi reel olarak 9 ay çalışan memurların 12 ay maaş almasına yol açmaktadır. bu da aslında öğretmenlerin 3 ayda 1 çift maaş almasına tekabül eder.
    kesinlikle müdahale edilmesi gereken, ülkenin doktoru, askeri nasıl çalışıyorsa öğretmeninin de aynı şekilde çalıştırılması devlet eliyle düzenlenmelidir.
  • ne kötü niyetli insanlar var arkadaş ya. liberalizmden nefret etmek için sadece bu tip insanlar yeterli oluyor.

    emek ürettiğini iddia eden özel sektör çalışanların büyük bölümü ekşi sözlük'te akşama kadar fink atıyor. hatta birbirlerine sözlük üzerinden playlist hazırlayıp yolluyorlar. yetinmiyorlar facebook'a msn'e arka kapıdan girme yöntemlerini gerek sözlük üzerinden gerek ekşi duyurudan teati edip çözüm bulmaya çalışıyorlar. va hatta bilgisayar başında olup da akşam iş çıkışını bekliyom zaman geçmiyor bir türlü diye yazanları görüyoruz sözlüğe. bizzat şahit olduğum devlet ve özel sektör çalışanlarından sigara içme molası adı altında 1, 1.5 saat aralıklarla 30 dakika işten kaçanlar da cabası.

    öğretmen dışındaki devlet memurlarının durumu zaten ortada. 2 kişinin yapacağı işe 13 kişi istihdam edildiği için 11 kişi bildiğin hiçbir iş yapmıyor. soliter oynayanlar, telefonda annesi, babası kardeşi ile konuşanlar, gittiğinizde yerinde bulmadığınız memurlar var bu ülkede. sabah saat 8'de işe gelip akşam 5'te çıkanların çalışma süresi toplasan 3 saati geçmez. mesela il spor müdürlüğü memurlarını gidin bir görün bakalım. sürekli çay molasındalar.

    hal böyleyken sabah işine başlayıp işten çıkana kadar eksiksiz bir konsantrasyonla çalışan öğretmenlerin fazladan tatil yaptığı iddia edebilmek için sadece kötü niyetli olmak gerekir. beyin, zeka ya da sorgulama gibi melekelere kesinlikle ihtiyaç duymazsınız. ayrıca bunu söyleyenler kesinlikle çocuğuna bedava bakıcı arayanlardır. kendisi çocuğuna bakmaktan imtina eder. ister ki kendi çocuğuna da öğretmen baksın, beslesin, büyütsün, olumsuz davranışları ile ilgilensin. o da keyfine baksın.

    yeri gelmişken yanlış bir algıyı da düzeltelim. birçok ilköğretim okulu tam gün eğitime geçmiş durumda. yani bu şu demek; öğretmen sabah saat 8'de iş başı yapar, öğle 3'te dersi bitirir, üstüne de 2 saat etüt yapar ve işten saat 5'te çıkar.
  • hakkında şöyle bir yazı bulunmaktadır
  • çok üzüldüğüm hadisedir. 2 ayda nasıl dinlenir ögretmenler bütün sene o kadar çok çalışıyorlarki.
  • proleterleştirdiğimiz öğretmen kadrosunun köyünde geçirdiği tatil süresidir.
  • zaten 3 ay tatil yapmayan öğretmenler için geçerli bir durum değildir. öğretmenlerde de bir milletvekili maaşı var ya herkese batıyor. sanırsın derse de girmiyor öğretmenler, 12 ay yatıyorlar hatta.

    hayır anlamıyorum hepinizin mi öğretmenleri kötü şeyler yaptı da bu kadar öfkelisiniz.