şükela:  tümü | bugün
  • asıl başlık öğretmenlerinin 40 haftalık zorlu (!) görevlerinin başlaması olacaktı malum sınırlama nedeniyle böyle attım.

    neyse efendim (bkz: #77849540) yaklasik 12 hafta önce attığım başlığın bugünkü versiyonudur bu yazım.

    öğretmenler her ne kadar kabul etmeselerde 3 aylik sefalari sona ermiş 40 haftalık görevleri baslamistir. burnumuzun ucundaki kokudan da anlaşılacağı üzere gene hic bir sey veremeyecek bir cok öğretmen, 40 hafta boyunca öğrencilerin kafasını s. keceklerdir.

    bu yazıyı okuyan ogretmenler; biliyorum bana fena kızıyor hatta icin için belkide (hatta kesinlikle) bağırarak küfür ediyorsunuz ama şunları kendinize bir sorun lütfen:

    soru 1 - butceniz 3 milyar lira ya yakın kesildi neden ses çıkarmıyorsunuz?

    soru 2- hangi ogrenciniz idealist yetişiyor,kac tanesinin memur olma disinda hayalleri var?

    soru 3- ogrencilerinize sorgulamayı öğretiyor musunuz?

    soru 4- yeni yasalar ile karma eğitim kaldırılarak kadınların hakları ellerinden alınırken siz ne yapıyorsunuz?

    soru 5- 3 ay boyunca kac kere okula uğrayıp yeni yıl icin önerilerinizi paylaştınız?

    soru 6- parasız eğitim icin ne kadar mücadele verdiniz?

    soru 7- ogrencileriniz arasında gerçekten adaletli ve hakkaniyetli davranıyor musunuz?

    soru 8- en arka sıradaki o 4 lü grup icin ne gibi bir sosyal destek oneriniz var ?

    soru 9- öğrencileriniz size not verme korkusu olmasa saygi gösterirler mi?

    soru 10- ülkede eğitim ve öğretim kalitesinin artması icin kaç kere bakanlığa öneri sundunuz?

    soru 11- diğer ülkelerin eğitim sistemini biliyor musunuz?

    daha yüzlerce soru yazarım buraya. bana kizmadan önce bir kere aynaya bakin derim ben.

    önemli not: biliyorum bir çoğunuz küfür edecek fakat aileleri karıştırmadan küfür ederseniz naçizane sevinirim.
    edit: imla

    edit : anlam karmaşası sebebiyle cümlede düzeltme
  • 3 aydan sonrasını okumadım.
  • alıntıdır.

    --- spoiler ---
    eğitim hakkındaki yetkinliği "biz de okul okuduk", "makine mühendisliğinde mastırım var" ya da "benim oğlan var 7'ye gidiyo" gibi ülkemizin hemen her kesimi tarafından kabul görmüş cümlelerden oluşan kişiler lütfen bana bulaşmasın. maalesef ben sizin kadar konuya vâkıf değilim.
    --- spoiler ---

    size iyi ağlamalar.

    edit: imla
  • bi bitmediniz gitti aq.

    edit:
    yazının ilk satırında: "40 haftalık zorlu (!) " ile başlayan yazarın kendinden kıymetsiz tespiti yer alınca, sikimsonik başlıklar silsilesine bir yenisi daha eklenmiş olunca yazarın devamında ne yazdığının da bir önemi kalmıyor. haliyle devamı da okunmuyor. bu arada naçizhane'ni naçizane yesinler.
  • yine götüm gibi bir başlık, yine götüm gibi bir entry diye okumaya başladıktan sonra sorduğu sorularla şahsımı biraz düşünmeye iten yazar hezeyanı.

    öğretmenlerin aşırı fazla çok tatil yapıp inanılmaz paralar kazanması gibi sikik sokuk başlıklardan çok sıkıldım ama sorular da düşündürücü. ne yalan söyleyeyim.
  • iyi lan bari içimiz soğur en azından bir işe gidip gelme var dediğim 40 hafta.
  • bir öğretmen olarak, başlığı açan arkadaşı haklı buluyorum. böyle götlekler yetiştirdiğimiz için bize herşey müstehak!

    edit: "herşey" değil "her şey" olacakmis, birde "mustehak" değil "müstahak" olacakmis. "de"yi de bitişik yazdım hadi bakalım.

    edit 2 : hem ona bakarsak büyük harf kullanamıyoruz sözlükte, kapatalım mı hesabı.

    edit 3 : son olarak (bkz: uff snne be slk)
  • cevap 1: bütçe kesintsi en çok bizi vurdu. sene sonunda okulumuz yıkılacak diye tüm bilgisayar sınıfımda bulunan malzemeleri kendi cebimden karton kutu, patpat alıp paketledim hatta depo taşıma işini bile üstlendim. gideceğimiz misafir okul bile belli olmasına rağmen okulların açılmasına ramak kala yıkım iptal edildi.

    cevap 2: izmir bucada kötü olan bir mahallede çalışmaktayım. buna rağmen öğrencilerin gözündeki ışıltıyı görsen bunu yazan yazar, hayallerinin ne kadar büyük olduğunu anlarsın.

    cevap 3: benim babam da öğretmendi zamanında köyden ayvalık'a yerleştik ve de çalıştığı okul kaymakamlığın karşısında idi. bir öğrencisi de hakimin oğlu imiş. bu öğrencisi babama öyle sorular soruyormuş ki, veli toplantısında babam hakime "senin oğlan beni bu yaşta ders çalışmaya sevk etti" diyor. branşım itibariyle öğrencilerden öyle sorular çıkıyor ki (diğer branşlarda da bu var) kendini derse hazırlamamak, eski bilgilere takılı kalmak bi nevi öğrenci, veli, öğretmenler odasında insanı alay konusuna düşürüyor. o sebeple kendini geliştirmek için sorgulayan öğrenci şart.

    cevap 4: merak etmeyin sesimizi çıktığı kadar güçlü çıkartıyoruz. nasıl ki zamanında ne idüğü belirsiz kişi ve kişiler yok performans değerlendirme diye bir şey attı ortalığa öğretmenler bir ses olup geri çektik ki sonraki açıklamalarda böyle bir şeyin olmadığını söylediler. bu olay da tamamen şu an nabız yoklama işi. merak etmeyin karma eğitimin bir yere gittiği yok.

    cevap 5: bu sorunun cevabı birinci soruda saklı. bu yaz tüm bilgisayarları, projeksiyon makinelerini, internet swichlerini, 3 lü prizleri sökme işini ne zaman yaptım zannediyorsun? (bunun için para almadım bilmiş ol) ha keza seminerler için derler ya yatıyorlar diyorlar ya bu iki hafta boyunca 9-5 arası tüm paketlediğim bilgisayarları tekrar kurma işi ile meşgul idim (saat 1 den sonra da para vermediler bilmiş ol), okulun tamamına korniş takma işi, akıllı tahtalara bakımdan ise bahsetmeyeyim.

    cevap 6: bu sene okul müdürümüz değişti. yeni gelen müdüre ilk dikte ettirdiğim şey öğrencilerden fotokopi parası alınmasın idi. bu da kabul gördü. ha keza dershaneye gidemeyen öğrencilere bulduğumuz kaynak kitap, boş derslerde yaptığımız "ücretsiz" derslerden bahsetmiyorum (ha bu yazarımsı arkadaşım diyebilir bilgisayar öğretmeni ne yardım edebilir diye ders konusunda suya götürüp susuz getiririm ki bu arkadaş diyebilir öğretmenler kendini yetiştirmiyor diye karşısında elektrik elektronik mühendisi adayı (deu da) var karşısında daha geliştirmek için ne yapmalı insan)

    cevap 7: haylazına çalışkanına hepsine eşit davranıyoruz (tüm arkadaşlarım adına da konuşabilirim). tek eşitsizlik yukarıda imkanı olan ile olmayan öğrenci arasındadır.

    cevap 8: artık arka dörtlü diye bir olay yok gerek ortaokulda gerek lisede. benim lisede okuduğum zamanda vardı "sözde" rehber öğretmenimiz vardı lisede ki adamın ne işe yaradığını üniversitede öğrendim. çok şükür rehber öğretmenlerimiz çok iyi, öğretmen arkadaşlarımız işinin ehli nasıl davranacaklarını çok iyi biliyorlar. sen de yazarımsı arkadaşım öğrenmek istersen buyur 4-5 sene eğitim fakültesinde öğretmenlik oku, kpss yi kazanıp biraz piş sonra karşıma gel (diyeceğim de yemez bunları yapman)

    cevap 9: izmirden önce van merkez ve van'ın ilçesinin köyünde çalıştım. izmire geldikten sonraki 4 senedir öğrencilerim hala ararlar, sorarar, onları görmek için her sene o köye giderim seneye de gideceğim allah nasip ederse. ha bu yazarımsı arkadaş demiş ya not olmasa saygı gösterirler mi diye. 4 sene önce bilgisayar dersinde not yoktu zaten cevabını da böyle almışsındır.

    cevap 10: bu soruya ilk olarak bilişim dersinin zorunlu olma sürecinin nasıl olduğunu araştırmasını söyleyeceğim bu arkadaşa. biraz irdelerse bakanlığa bırakın öneriyi, gerek müsteşar gerekse de bakan ile yüzyüze kaç kere görüşüldüğünün haddi hesabı yoktur. gene bu arkadaş bizlere laf atacağına bu seneki seminer programına bakmış olsaydı "bir milyon öğretmen bir milyon fikir" kapsamında meb in iyi kötü yanları nelerdir ne istiyorsunuz diye bize sordular.

    cevap 11: sağolsun artık okullarda öğretmen yaş ortalaması baya düştüğü için çoğu öğretmen arkadaşlarımız diğer ülkelerin eğitim sistemlerinden haberleri var üç aşşağı beş yukarı ama gene bu seneki seminer çalışmalarından bir örnek vereyim. eba üzerinde öğretmenlere izletilmesi için mesleki videolar vardı (çoğu fed in videoları idi) burada bile diğer ülkelerin eğitim sistemleri hakkında videolar vardı. kendisinin pek bilgisi yoksa bu videoları izleyebilir.

    edit baya okunmuş bu entry gelen mesajlar için teşekkür ederim. şu entry i de şuraya iliştireyim kullanılmayan bilgisayarlar varsa talibim (bkz: #48545500)
  • oldukça uzun bir sürenin başlamasıdır. finlandiya gibi 20 hafta olmalı ve günde 3 saati geçmemelidir. *

    normalde cevap verilebilecek sorular ama şimdi 3 ayda kaç kere okula gidip öneri sundunuz diye soran bir insana ne denir ki. gülünür herhalde. eleştirdiğiniz bir sistemin parçası. ama siz o parçanın içinde bulunduğu sistemi hiç bilmiyorsunuz ve komik duruma düşüyorsunuz trollük edeceğim diye.

    bakanlığa kaç kere öneri sundunuz nedir abicim allasen. *