şükela:  tümü | bugün
  • (bkz: öğretmenler yeni nesil sizin eseriniz olacaktır)
    hal böyle olunca öğretmenlerin kendilerini linç edenlerden şikayetçi olmaları biraz garip kaçıyor sanki.
    sen bu kişiler öğrencinken onların hayatında bir anlam ifade edemediysen onlar da maaşını da fazla bulur tatilini de. şahsen ben öğrencilik hayatıma baktığımda tatilini ve maaşını sonuna kadar hak eden öğretmenlerimi de hatırlıyorum, linç etmek istediklerimi de. demek ki toplumda 2. sıradakiler ağırlıkta ki böyle bir durum var.

    edit: hep bunu yapmak istemiştim, başlık başıma kalmış.
  • yüzde yüz haklı linç.
    bu 'yeni nesil öğretmenler' ülkenin ahlaki ve eğitim seviyesini gün geçtikçe düşürmektedir.
    şikayet ettikleri en az +2.700 tl ile başlayan maaşlarının tek kuruşunu hak etmeyen boş beleş ahlaksızlar sürüsü bunlar. evet ahlak yoksunu insanlar.
    inandığım her şey üzerine yemin ederim şu diyaloğa bire bir şahit oldum.
    yeni atanmış kadın bir sınıf öğretmeni ve bir kaç yıllık erkek dil öğretmeni. ikisi doğunun bir vilayetinin bir ilçesinde göreve başlar. erkek olan mahluk ilçenin merkezinden uzakta bir köy okulunda vekaleten müdür olur. sınıf öğretmeni olan kadına k diyorum dil öğretmeni olan vekalet müdüre e diyorum.
    k: ahahahah ya zaten dil öğretmeni nasıl köy okulunda görev yapıyor anlamadım.
    e: benim durum biraz karışık. sürgünüm ben. ama vekalet müdür yaptılar. valla derslere de girmiyorum. ohhh kafam rahat valla yatış.
    k: hahahahaha ya aslında bizim de çok yoğun olmuyor birinci sınıf diye zorlandım ilk başlarda ama biliyorsun işte alışıyor insan. zaten bu mallara ne anlatsan anlamıyorlar.( mal derken öğrencilerden bahsediyor.)
    e: boşver ya. maaşımız yatıyor ya sen ona bak.
    k: haha aynen. ya instagramdan baktım biraz sen bayağı geziyorsun herhalde.
    e: aynen. kıçımın üstünde duramıyorum. şimdi müdür olunca biraz zam aldım bu yaz bir kaç ülkeye gideceğim. şimdiden her akşam rotayı belirliyorum.
    k: hahahaha ben de ben de. o kadar parayla ne yapacam dedim bari gezeyim ...
    bla bla. bu arada bu kadın öğretmen bu erkeğe vermek için can atıyordubunu da belirteyim.
    ikinci bir örnek en yakın arkadaşımdan. ben ve arkadaşım.
    ben: nasıl lan doğu da görev yapmak?
    arkadaş: kankacım ben çok düşündüm insan sıkılmamak için ne yapar buralarda diye. sonra iki yıldır burada olan bir elemanla konuşurken anladım.
    ben: ne anladın.
    arkadaş: bütün sorun am.
    ben: ha?
    arkadaş: am işte olum. bildiğin am. şimdi diyeceksin ulan orada nerede bulacaksın onu diye. olum öğretmen evleri niye var biliyon mu. öğretmenler akşam yatacak partnerini seçsin diye amk...
    biraz özet geçtim yapmacık gelmemiştir umarım.
    şimdi demek istediğim şudur;
    çoluğu çocuğu emanet ettiğimiz bu mahlukatlar iyi bölümlerde okuyacak puanlar alamamış ve 'e bari öğretmen olalım' kafasıyla buralara gelmiş insanlar. bu yüzden böyle bir mesleği icra edecek ahlaki ve zihni yetkinlikte olmayan varlıklar. ve günün yarısında okulda durup ( görev yapıp demiyorum çünkü görev yaptıkları yok ) aynı zamanda hafta sonlar ve resmi günleri tatil olan insanlar. verdiğim örneklerde olduğu gibi kendini geliştirmek adına en ufak çaba sarf etmeyen, bu yüzden bu boş zamanlarında tek dertler tatillerde ne yapsak olan ve fuhuş batağına dönmüş öğretmen evlerinde zikeceği bir 'am' arayan varlıklar. ki kadın öğretmenlerde vermeye yer arıyor can sıkıntısından.
    bir itirafta bulunayım. bu muhabbetleri gördükten sonra bir ara öğretmen olmayı çok arzuladım. düşünsenize doğuda ucuz yaşam var aldığın para cebinde kalıyor. e millet zikişmeye yer arıyor her akşam pompa. e iş yoğunluğu yok 'mallara' iki ödev ver yat. ohhh valla.
  • iki gün evvel bankada sıramı beklerken parmaklarında koca koca ıyı yüzükleri olan, jöleli saçları ve 1 haftalık sakalıyla apaçinin biri gişedeki memura öğretmen olduğunu ve derse yetişmesi gerektiğini söyledi. çocukların ufkunu değil, sınıfın çöp kovasını bile güvenmem böyle birine.

    şayet okullar böyleleriyle doluysa linç değil, ebeveyn kaygısıdır.