şükela:  tümü | bugün
  • (bkz: sana ne)
    bu yazıyı yazacak ve hesaplayacak vaktin olduğuna göre bayağı boş vaktin var demektir.
    ayrıca ara tatillerde öğretmenler tatil yapmayacak.
    ayrıca hafta sonları tüm memurlar tatil yapıyor.
    ayrıca öğretmen 19 haziran'da tatile girmiyor.
    ayrıca sistemi bu yönden değil de faydası ve zararları yönünden biraz kafa yorsan daha iyi olurdu.
    bir zahmet 2020-2021 tatillerini de hesaplasan da öğretmenleri bu dertten kurtarsan.
  • söz konusu zaman dilimi olan tatillerde, tatil yapan kesimin ülke ekonomisinin can damarı olan harcamaları yaptığını bilmeyen cahil tespiti.

    o çocukların okula gitmesi ve tatil yapması kaç tane sektörü besliyor biliyor musun sen?
  • üst not: öncelikle yazdığım entry'de kullandığım küfürler için herkesten özür dilerim. yazdıklarımın bir mazereti olamaz kullandığım kelimeler için yazarlardan özür dilerim. dünden beri birçok mesaj aldım bu mesajlarda ciddi anlamda başsağlığı dileyen yazarlara teşekkür ederim. yine mesajlarda bana katılmadığını belirten, öğretmenlerin vasıfsızlığını kendince güzel bir biçimde anlatan kırmadan medenice ve düzgün bir biçimde yazdıklarıma katılmadığını söyleyen yazlara da teşekkür ederim "insan olma" vasfını kazanmış bu yazarlarla bu mecra çekilir hale geliyor. bütün bunlar dışında çok garip mesajlar da aldım. kufredenler mi istersin farklı olmak adına saçmalayanlar mı istersin hepsi var. ismin burada paylasmayacagim bir çaylak arkadaş iki yıl öğretmenlik yaptığını sonra başka bir işle uğraştığını yazmış ve sizin yaptığınız işi gotumle yaparım dedikten sonra kapisko diye mesajını bitirmiş. ne is yaptığını bilmiyorum ama profiline baktim günün muhtelif saatlerinde entry girmiş. ya işi bu ya da iş yaparken elinden telefon düşmüyor. neyse çok lafını edecek biri değil. arkadaşlar, ben bir kamu kurumunun eğitim dairesinden sorumluyum o nedenle okullarla biraz fazla içli dışlıyım okullarımızın yüzde doksanı fiziki olarak yetersiz. bahçesi bile olmayan okullar var. okullardaki idarecilerin hepsi sarı sendika mensubu birçoğu liyakattan yoksun kişiler. öğretmenlerin birçoğu keza yine öyle. mülakatın olduğu yerde torpil vardır. ve 2010 yılından itibaren ülkede egitimin içi sistematik bir biçimde boşaltılıyor. bu daha çok konuşulur ama zincirin son halkası öğretmenlerdir. milli eğitimde yapılan değişiklikler öğretmenlere hiç sorulmaz en basitinden bir örnek vereyim kitaplara konulacak konular bile o kitaptan ders anlatacak öğretmenlere sorulmaz. yayınevi ne bastiysa o geliyor. 2018 yılının ocak ayında antalya'da pisa semineri düzenlendi organizasyonda gorevliyim ve 15 gün boyunca öğretmenlere ölçme değerlendirme üzerine seminer verildi orada birçok öğretmen gerçekten de yetersizliğinin farkına vardığını belirtti. oecd ülkeleri ile bizim aramızdaki fark çok net ortaya çıktı ama ne oldu kurşun akışı kesildi yusuf tekin geldi hadi bakalım gittik dinledik hamasi nutukları. sonra bir gün orta öğretim genel müdürü geldi haydi bakalım gittik dinledik osmanlı'dan ecdatdan girdi pisa sonuçları yüzünden mecliste muhalefetin ağzına sakız oluyoruzdan çıktı. sonra bir gün din öğretimi genel müdürü geldi fatih terim gibi gaz verdi. uzatmayayim evet öğretmenler yetersiz olabilir. kalite düşük olabilir ama unutmayın ki milli eğitim camiasında işini en iyi yapanlar yine onlar.

    (bkz: sözlükteki öğretmen nefreti)
    babası öğretmen biri olarak diyorum ki her yerdeki haksız kazancın üstesinden geldiniz sıra öğretmenlere geldi. kudurmuş gibi saldırmaya devam edin aferin. babam derdi ki öğretmenlik vefasızlıktır. başarı varsa herkes ortak olur sana paye kalmaz. başarısızlık varsa herkes toz olur arkanda kimse durmaz.
    babam 2013-2014 eğitim öğretim yılında sınıfta kalp krizi geçirerek öldü. kudurmuş ağzınızı açmadan düşünün bir kere. bir kere düşünün siktigimin öküzleri.

    edit: "duygu sömürüsü yapma"," bize ne senin babandan", "ee ölmüş de ne olmuş" diye mesaj atan yaratıklara ithafen: ben de meraklı değilim benim için özel ve değerli olan bir şeyi pis ağızlarınıza pelesenk yapmaya, sadece şunu demek istiyorum. bu ülkede görevi başında ölen, görevini yaparken şehit edilen, öğrencisi tarafından bıçaklanarak öldürülen, meydan dayağı yiyen öğretmenler de var. azıcık empati yapın. sallarken onları da düşünün diye yazdım.

    edit2: ben öğretmen değilim ama öğretmenlerin görev almadığı bir mahalli seçimi bile yapamayan bir ülkede, sizin yaptığınız işi götümle yaparım diyenleri bir sene öğretmen olarak çalıştırmak isterdim
  • okuduğunu anlamayan yazar beyanı.

    ara tatillerde öğretmenler çalışacak. seminerler ve kurslar olacak.

    aslında değişen birşey yok eskiye göre.

    yaz tatilinden 2 haftayı ara tatil olarak sıkıştırıyorlar.

    ama senin hesabınla ben de baya çalışmıyormuşum yahu.

    cumartesi pazar çalışmıyorum. 52 haftadan 104 gün eder.

    eee 21 gün de yıllık iznim var.

    4 hafta ediyor. haftasonları ile beraber 9 ar gün. (nasıl hesapsa artık)

    bayramlar da var. oradan da 7 gün çıkar.

    ohooo. iyiyim valla.
  • 180 gün çalışana mal diyordur bunlar adım gibi eminim

    tecrübeli bir öğretmen yılda 60-90 gün çalışıyordur maksimum.

    koyduruyor tüm derslerini 2-3 güne, haftada maksimum 3 gün çalışıp, 4 gün yatıyor. hele o 2-3 günden birine tatil isabet ederse, wohooo değmeyin keyfine...

    tabi bunu yaptırırken öğrenci sikinde değil üst üste bu kadar ders yapınca bu çocuklar anlar mı, anlamaz mı, bunalır mı, derse küser mi, ne düşünür, öğretmenin sikine mi? değil haliyle.

    seminer, cart curt dedikleri, google'a ders planı indir yazıp, indiriyorlar. bitti.

    2 ay çalışıyorlar 12 ay maaş alıyorlar, üzerine seçim, sınav gözetmeni gibi beleş işler yaparak paranın amına koyuyorlar, ayrıca yatmak istemeyen öğretmen ek kurs falan koyarsa paraya kafa atıyor.

    edit: niye küfür ediyorsunuz arkadaşlar, benim mesleğinizle, aldığınız para ile bir derdim yok, benim kıl olduğum şey gerçekleri gizleyip, sanki anlatılan gibi değilmiş gibi davranmanız. adam gibi çıkıp evet anlattığınız gibi ama ben ne yapabilirim deseniz, sistemi değiştirmeye çalışsanız sıkıntı olmayacak.