şükela:  tümü | bugün
  • davulun sesi uzaktan hoş gelir. insanlar tatiline bakarak öğretmenlik kebap meslek gözüyle bakıyor. ama kazın ayağı öyle değil.

    başlıktaki arkadaşı çok iyi anlıyorum. öğretmenlik gerçekten yıpratıcı ve zor bir iş. en zor kısmı ise öğretmenlerle çalışmak. öğretmenler öğretmenin karadeliği resmen. enerjinizi ve modunuzu söndüren meslek erbapları. eğitim politikaları ve liyakatsız müdürler, cahil velilerin sorumsuz çocukları sebebiyle zaten meslekten olabildiğince soğuyorsunuz sonra ise iş ortamınızda kafanızı saracak, hayat görüşünüzü ufkunuzu genişletecek iki öğretmen bulamayınca erkenden tükenmişlik sendromu açığa çıkıyor.

    başlık sahibi arkadaşa tavsiyem 15 saat üstüne ders almayıp geri kalan zamanlarda kendine ve sevdiği işlere vakit ayırması. 2.5 bin maaş için ruhu satmamak lazım.
  • kurumlar arası geçişleri takip edebilirsin. yılda bir kaç kere ve çok az sayıda yapılıyor maalesef.
    yalnız üç kere bu işe yeltenmiş biri olarak güçlü bir torpilin yoksa yeltenme bile bu işe tam bir hayal kırıklığı. zaten eğitim fakültesi diploman varsa geçmek istediğin bakanlıktan onay alamıyorsun hadi aldın diyelim milli eğitim piyasada hiç öğretmen yokmuş da sen gidersen sistem çökecekmiş gibi onay vermez gidişine.
    ayrıca milli eğitimin şef memurluk sınavlarını takip edebilirsin. o sınava girerek direkt ilçe ya da il milli eğitim müdürlüklerinde masabaşı memur olabilirsin. üstelik maaş kaybın da olmaz. lise mezunu memurla öğretmen maaşı arasında 200-300 lira fark var.
    istifa edip yeniden sınava girerek başka memuriyet kovalayabilirsin.
    branşın da önemli. farklı alternatifler var. aramak lazım.
  • hemen hemen aynı dönemde atanmış bir öğretmen olarak diyecek bir şey bulamadığım durumdur. üniversitenin son senesi bunun farkına varıp, yine de öğretmen olman hata olmuş bana kalırsa. sonuçta kpss gibi bir süreçten geçip, atandıktan sonra böyle bir karar almak çok daha zor. insan sevmediği işi zorla yapmamalı diye düşünüyorum, evet atanmak isteyen binlerce insan var. ama öğretmenlik seni tatmin etmiyorsa o yerinde olmak isteyen binlerce insan seni bağlamıyor. o yönden anlayabiliyorum. sana tavsiyem, kesinlikle iş bulmadan böyle bir şey yapma. sorduğun soruların cevabını ben de bilmiyorum. tek diyebileceğim umarım sonradan pişman olmazsın.
  • dilekçe vererek gönüllü geri hizmete alınmayı talep et. normalde öğretmenliği beceremeyenleri, sağlık sorunları (psikolojik,fizyolojik v.b) olan öğretmenleri meslekten atmamak için bu yöntem kullanılıyor. okulların memur kadrosunda personeli çok az. öğremen olmazsın memurluk yaparsın. nerde nasıl mutlu olacaksan onu yap. para pul mevki pek önemli değil iç huzurun yanında.
  • ara ara benim de düşündüğüm. derdini sikeyimcilerin ya da senin yerinde olmak isteyen kaç kişi var diyenlerin anlamadığı , anlamasını da beklemediğim. eğitim - öğretim diye bir şey artık kalmadı. okul var sadece. tabelalarını ne çakılırsa ona dönüşür. yakında akp destekçisi hariç kimse kalmaz. olan çocuklara olur. ve sizin çocukların gidebiliceği pozitif bilimlerin okutulduğu okullar eski zamanların ögesi olacaklar. cumhuriyete reklam arası muamelesi yapanların eline kalan çocuklar ve öğretmenlik hevesi bırakılmayan bizler. 20 sene sonrası ortadoğu'da işgale hazır bir ülke. ben elde kalanı söylüyorum. yani siktirip gitsem çpk da zararım yok. ama dönüp bakınca kpss için kendimi heba ettiğim günlere acıyorum.

    not: ingilizce öğretmeni
  • başlığı açan kişiyi tenzih ederek ve anlayışla karşılayarak söylüyorum ki ağır mallıktır. yarım gün çalışıp, bu kadar tatil yapıp, yetişkin hanzo insanlarla uğraşmayacağın bir iş bulmuşsun. bu iş türünün tek örneği. bir çocuğun bile hayatına olumlu müdahale etmenin keyfini falan geçtim, sırf şartları için bile kesinlikle bırakılmaması gereken bir iş. satın alamayacağın tek şey zaman ve bu iş sayesinde kendine yeterince zaman ayırabiliyorsun.
  • başlıkta öğretmen lafı geçince bu güruhtan birisi hemen atlayıp 'ama öyle göründüğü gibi değil taam mı, çocuklarla uğraşıyosun taam mı' diye yapıştırıveriyor. pavlov'un köpeği gibi refleks geliştirmişler, hemen bu argümanla başlıyorlar.

    istifa et kardeşim, madem sen de memnun değilsin sen de et. gel bizim bu tarafa, 9-19 çalışıp, 7 değil 37 yaşındaki adamlarla muhatap olacaksın, hiç değilse arada da olsa laf dinletebildiğin küçücük çocuklardan lafının dinlemeyi bırak arkadan kuyunu kazan yetişkinlere geçeceksin, onlarla uğraşacaksın bundan sonra. diğer işlerde çalışanlar zaten kafa rahat akşama kadar çalışıyorlar gibi. çocukların sorumluluğunu almayacaksın artık belki de milyon dolarlık projelerin sorumluluğunu alacaksın. sinirlerin gerilecek, çaydan kahveden kafan dönmeye başlayacak.

    türkiye'de kendi işini yapmıyorsan meslek seçme şansın çok az ve mesleğini değiştirsen de farklı bir ortam bulma olasılığın yok. o yüzden öğretmensen hiç değilse haklarını koruyabilen bir mesleğin var demektir bence kır kıçını çalış; burası türkiye boşa hayaller kurmamak gerek.

    come to dark side we have coffee.
  • eskiden insanlar ogretmenlerin karsisinda onlerini iliklermis. simdi ise 3 ay boyunca yatarak para kazanan kişisin sen (!)
    ben bırakıyorum, mutsuz olan herkes bıraksın.
  • kusura bakma ama öğretmenliğin sana göre bir meslek olmadığını üniversitenin 1. yılında değil de son senesinde anladıysan eşeğin önde gidenisin demektir.yaptığın işle kendine dert,devlete yük olursun.sen kendini bu durumda olan tek insan da zannedersin.milli eğitimde çalışan öğretmenlerin büyük çoğunluğu bu tipte zaten.meslekte 3 yıl çalışan kendini erken emekli görüyor.sonrasında ne öğrenciye ne memlekete ne de kendisine hayrı oluyor.devlet fırsat verse mevcut öğretmenlerin yarısından fazlası memur olur.birçoğu şimdi de memur olabilir ama yumurta hesabıyla öğretmen olan moruklar kpss'de bi cacık yapamayacaklarının farkındadır.
    bu yazdıklarımdan hakkıyla işini yapanlar sorumlu değildir.
    not:şubatta atanma ümidi olan bir sınıf öğretmeni
  • ama götü yememek!

    diye devam eden başlık.