şükela:  tümü | bugün
  • klarnetçi caz müzisyeni.
    (bkz: velvele)
  • kaçan keçi..
  • ilk calismasi kankasi caglayan yildiz ile birlikte yaptiklari albumdur.
    albumun ismi "a z"

    hem a dan z'ye hem de az anlamina gelmektedir, cift anlamlidir yani.
  • ara isimli, pek çok farklı etkiyi bir arada tutan muhteşem bir albüm çıkarmış. albümün kapağında da, harry sparnaay'in kendisi için söylediği şu sözlere yer verilmiş:
    “ bir müzisyenin müziği ve enstrümanıyla, dinleyene bu da ne böyle diye düşündürdüğü çok nadirdir. oğuz'u dinlediğinizde olan şey bu. o, bas klarineti çalarken hiç beklemediğiniz şeylerle karşılaşacaksınız ve daha fazlasını duymak isteyeceksiniz. müthiş bir yetenek! ”
  • iyi bir eğtim almış olmanız, enstrümanlarınıza hakim olmanız, meslektaşlarınızdan iltifat almanız hatta gaz vermelerine maruz kalmanız müzik yaptığınız anlamına gelmeyebilir. enstrümanla çıkardığınız sesleri serbest doğaçlama diye de yutturabilirsinizde ama bu müzik yaratma yeteneğiniz olduğuna sadece kendinizi inandırmanızı sağlar.

    yarısında çıkılan 09 ekim 2012 konseri ardından.
  • fotoğraflarından sol gözünde dışa kayma olduğunu ve buna mukabil tıbben tek göz olduğunu anladığım bas klarnetçi.
  • kimse beni ve kafamı anlamıyor tribinde seyredebilir, bilemiyorum tabi de. albümlerinden ara'yı dinledim, çöp. velvele'yi ise beğendim.

    doğaçlama diyecek, ben böyle doğaçlamayı öpeyim lan. oğlum kendim için yapıyorum diyorsan ne diye albüm çıkartıyorsun? yok diyorsan ki beni anlayan var; bi' tanesi çıksın, senin ne aktardığını anlatsın, hadi onu da geçtim ne hissettiğini aktarsın, impasıbıl, net.

    velvele'ye gelelim; daha düzenli, yine doğaçlama kafasında arada saçmalasa da en azından belli bi' ritm ahengi var. hatta koyu'yu sevdim.

    kardeş, senden en boktan sahnelerdeki karmaşaların fonunda çalan müziği yapan adam olur, başka bişi olmaz. yalnız betimlediğim kısımda şaheserler ortaya koyabilirsin de anlayan olur mu, allah bilir.

    (bkz: güzel ama ingiliççe)
  • kendisiyle aramız pek limoni olmasına rağmen yiğidi öldürüp hakkını vermek gibi bir kötü bir itiyat edindiğim için aksini söyleyemem; memleketin en iyi serbest doğaçlama sanatçısıdır. enstrümana davar gibi abanmak yerine onun sınırlarını bildiği oranda zorlamayı ve performansı yeni ama bilinçli yaratılmış seslerle zenginleştirmeyi iyi bilir.