şükela:  tümü | bugün
  • tutuksuz olan şüphelilerinin dahi sgk'dan borcu yoktur belgesi bile almakta zorlandığı, hissedarı olduğu şirketle ilgili ruhsat yenileme vb. müracaatlarında dahi zorluk çıkartıldığı, banka hesaplarına bloke konulduğu, açılan soruşturmaların sadece darbe girişimi veya örgüt kapsamında konusu suç oluşturan eylemlerin dışında kalan konuları kapsaması, 17 aralık tarihinin milat kabul edilmesi ile bu tarihten sonra şüphelilerin sadece zaman gazetesi aboneliğinin devam etmesi, bank asya'da hesabının bulunması, çoluk çocuğunun cemaatin okullarına göndermeye devam etmesi gibi basit nedenlerin dahi soruşturma açılması için yeterli kabul edilmesi karşısında; mecliste paralele hizmet edip hala ak parti milletvekili olan şakirtlere, fetö'ye hizmet eden il teşkilatlarına, belediye başkanlarına dokunulmaması ile birlikte bir bütün olarak değerlendirildiğinde zıvanadan çıkan soruşturmalar silsilesidir. 17 aralık tarihini milat kabul eden bir anlayışı kabul etmek mümkün değil. bir sonraki seçimde iktidar değişse ve bu iktidarda ''aslında 2002 yılından itibaren bunlar terör örgütüdür ve devlet aleyhine çalışmışlardır, biz 2002 yılını milat kabul ediyoruz ve bu yıldan sonra fetö ile iş birliği içerisinde olan öğretmen, hakim-savcı, polis, asker, prof., milletvekili, bakan, başbakan, cumhurbaşkanı kim varsa terör örgütü üyesidir'' deyip, bir de üstüne ohal ilan edip başka bir soruşturmalar silsilesi başlatsa ne olur? 15 temmuz gecesi kimler bu darbe girişiminin bir parçası olmuşsa, kimler doğrudan ya da dolaylı yoldan bu girişime katkı sağladıysa asılsın ama her kandırılan kişiye de terör suçlusu muamelesi yapmakta neyin nesi? devlet kandırılabiliyor ise vatandaş neden kandırılmasın? hele de dini duyguları istismar edilebilecek seviyede ciddi bir müslüman kesim varken...