şükela:  tümü | bugün
  • evvela:

    biraz arandım bulamadım, zira ifade eden sorumlu ismi anımsamıyorum ama hatırlıyorum vardı "ohal günlük yaşama zarar vermeyecek" minvalinde izahatlar yapan ve hatta "neden uzatılıyor ki?" babında yorumlara benzer argümanlarla cevap veren...

    badema:

    tarih: 16 temmuz 2017

    yunanistan'a gideceğim, bilet alınmış, rezervasyonlar yapılmış, paralar ödenmiş... haftalar önce ve tatile gidiyorum. istanbul'dan izmir'e uçuyorum. o gece 01:30'da indiğim uçaktan atlıyor servise, kuşadası'na gidiyorum. orada kalıp birkaç saat, sabahında tatile çıkacağım. sabah- yani 16 temmuz 2017 öğleden sonra- çook evvelinden yaptırdığım rezervasyon dahilinde samos'ta olacağım..

    12 temmuz 2017 tarihinde istanbul mem'den izin belgesi almışım "yunanistan ............ 'nde tatilini geçirebilir" diye. elektronik imza var altında. ki elektronik imza "ıslak imzadan daha güvenli olduğu için" 2016 yılında geçilen bir sistem. şöyle yazıyor altında: "bu evrakı ..... kodu ile resmi siteden teyit edebilirsiniz."

    kapıda pasaport polisi diyor ki: "üzgünüm, sizi geçiremem!"

    soruyorsunuz haliyle: neden?

    diyor ki: 14 temmuz'da çıkan khk ile elektronik imzalı belgelerle çıkış yasaklandı, ıslak imzaya dönüldü.

    şaşkınlık önce, sonra kafa çalışması... en güvenilir sistem diye buna döndü bildiğim mem , dediğiniz ıslak imza zımbırtısını 5 liraya bile halledebilirim ben şuradaki esnaftan, siz burada örneğin erzurum bilmem ne ilçesi müdürünün imzasını nereden teyit edeceksiniz ki, şaka olmalı bu? diğer yandan ben bunu ayın 12'sinde aldım, teyit ediniz lütfen alttaki numaradan....

    "ben o işlerden anlamam, khk böyle" deyip kapatıyor defteri. girdi mi bana o kadar para! son gün olduğundan iptal de edilmiyor rezervasyonlar... hassiktir! (cimer'e de bimer'e de yazdım bu durumu ama verilen cevaplar ıq'nuza hakaret düzeyinde.)
  • bir paper yolluyorum ınternational konferansa. kabul alacağımı tahayyül bile etmem ya, ısrar ediyor akademisyen hocalar. peki, diyor yolluyorum. nereye yolladığımı çok sonra farkediyorum; zamanların yorgunluğu...

    kabul geliyor sonra. "university of cambridge'de konferans vermemden mutlu olacaklarmış"... davet mektubu filan yolluyorlar...

    ohal var ya, izin almam lazım yurt dışına çıkış için; zira ohal'de izin almak mecburiyetindesiniz bir yere ayrılırken.(öyle raporla/mazeret izniyle olmuyor o iş)

    ben başvuruyorum doğal olarak "bilimsel bir çalışma yapıcam, buna izin çıkmaz da neye çıkar" mantığıyla. ekleyip, düzenleyip başvuruyorum: cuma günü konferans vereceğim güya!

    el cevap:

    "mesai günü olduğundan izin verilemeyeceğine...."

    şaka gibi!

    hamiş: kurulu arayıp durumu anlattım, cumartesi öğle sonrasına alındı konferansım. cumartesi sabah 8 uçağı ile gidip, konferansı verip, londra'da da bira içip ertesi gün döndüm arkadaşlar. tabii bu bana üç gidiş biletine maloldu. olsun, bilim sağolsun. imam hatipler de insani sayılara çekilsin.
  • doğrusunu ifade etmek gerekirse; şuana kadar olumlu yada olumsuz bir yansımasını görmedim.
  • işçiyi basit bir hak arayışında dahi terörist haline getiriyor olması, nasıl kullanışlı olduğunun bir yansımasıdır.

    "şimdi grev tehdidi olan yere ohal'den istifade edip izin vermiyoruz." (tayyip erdoğan/12 temmuz 2017)

    ekleme: “milletimizin verdiği yetkiyle de olağanüstü hali biz iş dünyamız daha rahat çalışsın diye yapıyoruz. soruyorum, iş dünyasında herhangi bir sıkıntınız, bir aksamanız var mı? biz göreve geldiğimizde, 15 sene önce türkiye’de olağanüstü hal vardı ama bütün fabrikalar hep grev tehdidi altındaydı. hatırlayın o günleri ama şimdi böyle bir şey var mı? tam aksine, şimdi grev tehdidi olan yere biz ohal’den istifadeyle anında müdahale ediyoruz. diyoruz ki ‘hayır, burada greve müsaade etmiyoruz çünkü iş dünyamızı sarsamazsınız.’ bunun için kullanıyoruz biz ohal’i.”
  • "dersim’de alevilerin önemli inanç bölgeleri, ohal gerekçe gösterilerek ziyarete kapatıldı. yaz aylarında türkiye’nin ve avrupa’nın birçok ilinden kutsal mekânlarını ziyaret etmek için gelen halkı engelleyen askerler, reye haq olarak adlandırılan bölgedeki kutsal mekânların “ohal nedeniyle” ziyarete kapatıldığını ileri sürdü. ohal uygulamasının fırsata çevrildiğini ifade eden demokratik aleviler derneği eşbaşkanı ayten şimşir, ziyaretlerin engellenmesi ile ilgili yaptığı açıklamada, 'aleviler devletleşen sistem içerisinde çok uzun yıllardır bir tecride maruz kaldı. şimdi de ohal kanunları adı altında gelişen bir pratik var ve bunun neticesinde bizim nişangahlarımız, ziyaretgâhlarımız yasaklı bölgeler arasına alınıyor. burada insan haklarına aykırı bir durum açığa çıkıyor' dedi."
  • avcılar belediyesi temizlik işleri müdürlüğü’ne hizmet veren taşeron firmadan, belediye-iş sendikasına üye oldukları gerekçesiyle çıkarılan işçilerin belediye binası önündeki eylemi sürerken işçilerin direniş çadırı açması “ohal” gerekçesiyle engellendi.
  • araştırmaya göre, “kararnameler ile ihraç edilenlerin yüzde 99’u 15 temmuz öncesinde herhangi bir cezai soruşturma geçirmemişti. bir anda terörist ilan edildiler.” adli süreçlerden geçen mağdurların önemli bir kısmı emniyette, adliyede ve mahkemelerde önyargı ile muamele gördüğünü aktardı. önemli bir kısmı; nezarethanelerde, hapishanelerde kötü muamele gördüğünü dile getirdi.
  • devletin ohal bağlantılı ilk işlemlerinden biri de “suçlarının ne olduğunu kendilerinin isimlerinin yazılı olduğu kararnamelerde göremeyen insanların en doğal hakkı olan” soru sormayı da yasaklamak oldu. yurttaşların kendileri hakkında yapılan işlemleri ve gerekçelerini öğrenme haklarına kısıtlama getirildi. bilgi edinme değerlendirme kurulu, darbe girişiminden çok kısa bir süre sonra, 4 ağustos’ta ohal işlemleri ile ilgili gizlilik kararı aldı. böylece ohal işlemleri ile ilgili, 'işlemlerden doğrudan etkilenen kişi ve kurumlarına dahil bilgi verilmesi yasaklandı'.
  • pasaportlar üzerindeki idari yetki genişletildi. içişleri bakanlğı’nın pasaport vermemek için kullandığı “genel güvenlik” gerekçesine bir de “terör örgütü ile ilişki” gerekçesi eklendi. hem khk’den etkilenenlerin hem de khk’ye benzer gerekçelerle içişleri bakanlığı inisiyatifine bırakılan “ucu açık” yetki ile pasaport düzenlemesi sınırlandırıldı. böylece khk’lerden etkilenen, idarece belirlenen listelere eklenen, gözaltına alınan, tutuklanan, haklarında yakalama kararı çıkarılan insanların kendileri ve aileleri dahil olmak üzere binlerce kişinin pasaportu iptal edildi.
  • trafik kurallarına uymayan polislere, camı açıp niye kurala uymuyorsunuz diye soramıyorum.

    çünkü ohal sayesinde istedikleri gibi aracımı, üstümü, kimlik bilgilerimi arar, hatta canı isterse karakola götürüp nezarete atabilir.