şükela:  tümü | bugün
  • robert k. graham isimli şahsın nobel prize sperm bank* adı altında başlattığı dahi bebekler yaratma hayalinin uzun hikayesi için: http://slate.msn.com/id/100331/
  • (bkz: ojenizm)
  • eugenics aslinda felsefeye, nietzscheden de ustun insan kavramindan da cok onceleri adimini atmis bir uygulama. sparta devlet kontrollu eugenicsi bildigim kadariyla ilk uygulayan onemli topluluk olmusken, ayni zamanlarda plato da bunun felsefi savunusunu baslatti.

    utopya kelimesinin bugunku anlamini thomas morea borcluyuz lakin tarihteki en unlu ve etkin utopya eseri, platonun da en unlu diyalogu olan devlettir *. devlet'teki merkezi tema adalet olsa da, daha dogrusu devletin yazilma nedeni adaletin tanimlanmasi olsa da, adam toplum yasaminin hemen her acisina deginmis, ureme de nasibini almis ve eserin geri kalanina guzel bir sekilde entegre olmus. cunku platonun devleti meritokrasidir, yonetimi o is icin yetistirilmis toplumun en yetenekli kesimi yurutur. toplumun potansiyelinin en ust noktasina da elbette sadece egitimle ulasilmaz, o egitimin en iyi genlere uygulanmasiyla olur.

    burada bir celiski var aslinda. eser boyunca meritokrasiyi ve egitimde firsat esitligini savunan platon, olabilecek en yuksek insan potansiyeline ulasmak hayaliyle genetik ayrimciliga goz yumuyor ve teoride olmasa da pratikte bir kast sistemine gidiyor.

    neyse, olmus adamin arkasindan konusmayalim -ahaha, ulan ne kadar aptalca bir laftir bu da- eugenicse donelim. belki 2500 sene once hastalik ustalik onemli seylerdi ama artik fiziksel olarak ustun olmanin bir onemi yok, millet tekerlekli sandalyesinden kara delikleri hayal edip hesapliyor. dolayisiyla sadece deha bazinda uygulanabilir. ornegin basarili bir muzisyen kendisi gibi basarili bir sanatciyla cocuk yapsin, nobel odullu fizikciler birlesip voltrani olustursun, araya bizim gibi olumluleri katmasinlar ki olabilecek en en en ennnn iyi insan ortaya cikabilsin, toplumun ust kesimlerini bunlar doldursun.

    halbuki dahiler plato'nun hayal ettigi gibi yonetici kastini olusturacak donanima sahip insanlar olmayabiliyorlar; dengesiz manyaklara hazine anahtari mi teslim edecegiz? onun yerine platonun dedigi gibi yonetici kasti degil de bir yaratici kasti olusturabilir olsa olsa, yani at yetistirir gibi muzisyen, sporcu yetistirirsin, bizim oglan level 37 paladin oldu diye muhabbetini yaparsin sonra. isin bu kismi nietzsche'ye daha yakin tabii. toplum dehalar icin varolmali, bir toplumun degeri ortalamasiyla degil en yuksek bireyiyle olculuyor. devlet kontrolu olmasa dahi zaten kendiliginden boyle bir eugenics oluyor bir bakima. gunun 15 saatini ilime bilime ayiran bir insan, bir pop yildiziyla evlenecek degil, yan laboratuvarda calisan biriyle ilgilenecektir. ayrica deha yaratmak icin daha akillica bir yol beyin inceleme metodlarina yatirim yapmak ve ya biyolojik olarak ya da sentetik olarak o yapilari taklit etmeye calismak olmali. boylece potansiyelinin en iyisiyle yetinmek yerine, potansiyelini arttirmis oluyoruz.

    platonun fikrine donelim, devletin yonetimi icin eugenicse yani. demek ki dehadan bahsetmeyecegiz bu baglamda, ama normal zekadan bahsedebiliriz, yani matematik zekasi yuksek bireyleri everelim de ulkemizi embesiller yonetmesin fikrinden. burada biraz spekulasyon olacak tabii ama sanmiyorum ki bu tur bir "gunluk zeka"nin biyolojik kokenlerinde oyle cok buyuk bir varyasyon olsun. tabii ki 40 iq'lu birini egiterek rasyonel dusunmesini saglayamayabiliriz ama bunlar istisnai durumlar; esnek dusunebilmek ve ogrenme yollarini anlatmak uzerine kurulmus bir egitimden gecen ortalama zekadaki biriyle ortalama ustu zekadaki biri, toplumun ust kademelerindeki gorevlerinde hemen hemen ayni derecede basarili olacaklardir gibime geliyor.

    hatta burada bence plato'nun bir okuzlugu ortaya cikiyor. zeka en yuksek kademede en cok gerekli olan birsey degil, orada karar verme yetisi, rasyonel dusunce, teorik bilgi ve tecrube gibi faktorler onemli. ust duzey yonetimde etkin olan bu faktorlerin hepsi de ortalama zekanin yeter kosul oldugu iyi bir egitime bagli seyler, eugenics avantaj saglamiyor. tam aksine pozisyon daha ozellestikce, tekniklestikce, hiyerarside assagilara indikce dogustan gelen bazi ozellikler daha cok onem kazanabilir. tabii bunun da bir optimum noktasi var, hiyerarside en asagilara inip, bir isciden en zeki insan olmasini beklemek, yahut zamaninda firsat=egitim esitligi sunmakla bu sahsa karsi yukumlulugunu yerine getirmis olan plato devletinin, bu saatten sonra ona, gelecegin bir yoneticisine yapacagindan daha cok yatirim yapmasini istemek tutarsizlik olur. demek ki platonun duzeninde beyaz yakali isciler veya teknokrat kesim eugenicsten en cok yararlanacak kesim (daha dogrusu avantaji saglayan toplum, birey toplum icin var) fakat bu durumda dahi iyi bir egitimin herkese yayilmasinin etkisi gorece cok daha buyuk olacagindan, eugenics biraz fazla mesakatli bir girisim oluyor.
  • (bkz: isveç/@altay)
  • vakti zamanında nazi almanyasında uygulanan, temerküz kamplarında sakatları ve engellileri de yok etme politikasına dayanak teşkil etmiş bir kavramdır. ama aslında mesele kapitalizmin devletine ayak bağı olan ve emek gücünden yararlanılamayan sakat ve engellilerin yarattığı ekonomik yükten kurtulmak adına, herşeyi kar zarar hesabına dayandıran burjuvazinin başvurduğu yöntemlerde nasıl da sınır tanımadığı noktasında karşı karşıya olduğumuz korkunçluktur. ırkçılık düşüncesinin birinci göbek kuzeni olan eugenics, ikinci emperyalist paylaşım savaşı'na doğru ve savaş sırasında ölen 5 milyon yahudi'nin, 350 000 çingene'nin yanına 100 000 bedensel engelliyi eklemiştir. üstelik bu bir "ötanazi programı" kapsamında özel kampanyalarla gerçekleştirilmiş, bu işin "insani" bir şey olduğunu göstermek için afişler bile bastırılmıştır.

    nazi propaganda bakanı joseph goebbels gibi kimselerin çocukken geçirdikleri çocuk felci vb. hastalıklar nedeniyle sakat olmalarına rağmen öldürülmemelerinin arkasındaki sebep de temizlik kampanyasının, sonradan ortaya çıkan sakatlıklardan değil genetik bozukluklardan kaynaklanan sakatlıkları yok ederek insan soyunu iyileştirmek amacına dayandırılmış olması, yani insan soyunu mükemmelleştirmeyi hedefleyen eugenics'e dayandırılmasıdır. eugenics'in bu noktada kapitalizmin bir aracı haline gelmesindeki temel sebep ise, sakatların düzenli olarak üretmeyen ve yiyen kişiler olarak kapitalist devlete yük olduğu düşüncesidir.

    aşağıdaki linkde yer alan afişte sakatların çektiği acıların yılda 60 000 reichs mark'a malolduğu ve bunlara ötanazi hakkının verilmesi gerektiği anlatılmaktadır. elbette burada bir ötanazi değil, sakat ve engellilerin istekleri dışında gaz odalarında katledilmesi söz konusudur.

    https://upload.wikimedia.org/…hanasiepropaganda.jpg
  • ingiltere'de evrimle ilgili dusuncelerin evrilmesi olarak baslamis, darwin de bunun olabilitesinden bahsetmis ancak bu yonde "zorla" insan uremesinin kabul edilemeyecegini belirtmis. yine de bu konu uzerine pek cok arastirma yapilmis. en baslarda (1860-70lerde) pek tutmasa da yuzyilin sonu ve yeni yuzyilin basinda dunya savaslara girerken savasacak askerlerin (yani isci sinifinin) fiziksel yetersizliginden rahatsiz olanlar eugenics'i bir kurtulus olarak gormusler. bu yonde kanunlar gecirilmis falan. hatta churchill de yetersiz gorulen kesimin sterilizasyonunu, boylelikle digerlerine "rahatsizlik" yaratmadan yasayabileceklerini soylemis. ancak onu pek ipleyen olmamis ve bu 1920'de eugenics'in dingiltere'deki sonu olmus.
    tabi eugenics burda biter mi? bitmez. isvec, almanya ve amerika'da bu yonde calismalar yapilmis. simdi belgesele* geri donuyorum.
  • sir francis galton isimli bir ingiliz bilimadamının önayak olduğu söylenen bir hareket ya da bilim dalı.
  • yuz yil kadar evvel, bu alanda calisanlar yahudi iseler (ki bir cogu alman ve yahudi idi) kendilerini "eugenist" olarak nitelendirirken, yahudi olmayan almanlar kendilerini "irk temizleyicisi" (race hygienist) diye nitelendirirlerdi.
    bu "onemli" ayrimin farkina varilmasini istemistir munihli fritz lenz 1923 tarihli makalesinde. bu makale amerikan genetik birligi dergisinde yayinlanmis ve paul popenoe tarafindan cevrilmistir.
    bu konu ile ilgili 1900'lu yillarin baslarinda yazilmis makaleleri okursaniz simdiki genetik calismalarda -varsa- aldiginiz rolun, sorumlulugun ya da bu konuda okuduklarinizin, duyduklarinizin, izlediklerinizin vs. gelecegi nasil sekillendirebilecegini, sizi nasil sekillendirebilecegini ve bu bilim icin dokulen milyonlarca avronun, milyonlarca dolarin nicin dokuldugunu bir kere daha sorgularsiniz.
    amerika'nin ay'a gitme calismalarindan sonra en cok para harcadigi projenin insan genetik koduyla ilgili oldugunu da belirtmeden gecmeyelim elbet.
  • ileride çok iyi de olacak, çok güzel iyi olacak tamam mı diyenlere iyi bir yanıt sinemadan gelmiş, öneririm. gattaca