şükela:  tümü | bugün
  • çok değil ha, tam olarak iki gün önce internetten okey oynamaya çalışmış fakat insanların yapmacık tavırlarından, okeyin ters çevrilmemesinden, sonunda rakam olan niklerin bana tekneleri çağrıştırdığından dem vurup gerçek insanlarla gerçek okey oynamak için kahvehanelere gitmek gerektiğini savunmuştum. yeşil çuhanın üzerinde mevsimlik işçi gibi mevsimler boyu okey oynayan amcalara olan sevgi ve saygımı sunmuş, onların arasına karışma isteğimi yazmıştım.

    ne yaşıyorsam onu yazdığım bir sözlük hayatım oldu fakat bugün eve gelen mahkeme kararıyla şunun farkına vardım ki; artık yazdıklarımı yaşar olmuşum. yazdıklarım kaderime yön vermeye başlamış, ben sadece "ben bu anı bir yerden hatırlıyorum" diyen deja vu memuru olmuşum. bu sabah, altıncı sulh ceza mahkemesi, yoklama kaçağı olmamın cezasını önce "dört ay hapis", sonra "3 ay hapis" ve nihai sonuç olarak "1 ay 20 gün kahvehanelere gitmemek" olarak belirledi. hapisten kurtulmuş olmama sevinirken, zaten daha önceden hiç gitmediğim kahvehanelerden men edilmek dikkatimi çekti. ya türk adaleti beni takip edip entrylere göre ceza veriyor ya da hiç şakadan anlamıyorlar, okey oynama isteğimi bile kanun hükmünde engelliyorlar.

    herkes tek taşa bitecek demiştim, bitti!

    ben de içimde yükselen okey oynama isteği için ya temyize gidecektim ya da okey oynayan gerçek amcaları eve getirecektim. türk adaletine pek güven olmadığından, ikinci yolu seçtim. ince düşünülmüş bir operasyonla üç tane amcayı masasıyla birlikte kaldırıp eve taşıdım, oturma odasına yerleştirdim. çuvalın içinden plan dışı bir yancı çıktı, onu da balkondan aşağı attım. üç saattir okey oynuyorum içeride, sigara kokan çuha bezi ortama mistik bir hava veriyor. amcalar ilk anlardaki tedirginliklerini attı, birisi tüm arsızlığıyla okeye bile döndü. türk adalet sistemini küçük bir oyunla geride bıraktım, şimdi önümüzdeki elli gün boyunca rehin aldığım amcalarla okey oynayabilir, özgürlüğümün ilk gününde de kahveye gidebilirim.

    herkes okeye dönecek demiştim, döndü!
  • uyarılar kısmını ilk okuduğumda dumur olmuştum.

    "margarin ve tereyağı ile kullanmayınız"

    nasıl yani yaa? margarin? tereyağı?

    - hanım tereyağı nerede?
    + bugün margarin kullan.
    - olur.

    sanki sahanda yumurta yapılıyor, amk.
  • özellikle maçlara acaip reklam kaktiran kondom markasidir bu.. hedef kitleyi direk erkekler olarak belirlemisler o belli.. oysa ki insan binbir gece'nin ne bileyim yaprak dökümünün arasina da koyar. icabinda kadinlar da aliyor yahu bunu..

    bu arada galatasaray macini izledigim meyhanede okey reklamindan bikip da "sikisemediniz gitti" diyen amcaya da saygimi buradan bir kez daha iletmek istiyorum.
  • bu oyunun tarihcesi ile ilgili olan asagidaki yazi internet'te bircok yerde bulunabilinir. ben vikipedi'den aldim. yazi gayet ciddi bir tonla yazilmis ama muhtemelen birisinin sakasi. ote yandan bircok kisi dogru zannediyor ve oradan oraya bircok yere de tekrar tekrar yaziliyor. bir cesit siber sehir efsanesi olmus bu yazi. once bu "tarihceyi" bir okuyun, sonrasinda ise isin aslinda ne oldugu yazili.

    "okey'in çıkış noktasının 13 yy. çinliler tarafından oynanan domino olduğu sanılmaktadır. 14 yy. sonlarına doğru çinliler ile ilişkileri olan acemlerin oyunu öğrendikleri ve sıkça oynamaya başlamaları sonucu, değişikliğe uğrayarak bu günkü okey'in başlangıcı olmuştur. ancak o günkü adı arapça sıralı taşlar manasındaki "el turaft"'dır. domino oyununda üzerinde numaraları belirten noktalar bulunan taşlar oyuncuların ellerinde saklanırdı. ancak bu durumdan rahatsız olan acemler taşları üzerine koyacakları bir tahta parçası kullanarak okey'in temelini attılar. daha sonra domino taşları üzerindeki sayıları belirten noktaları gerçek rakamlarla değiştirdiler. bir yüz yıl domino'nun bu değiştirilmiş şekli tüm iran arap ve fars diyarlarında oynanmaya başlandı. 15 yy. sonları ve 16 yy. başlarında türklerle arapların ilişkileri sonucu oyun türkler tarafından öğrenildi ve hatta saraya kadar girdi. 17 yy. ortalarında osmanlı sarayında eğitim ve sanat konularında uğraşan bir bölüm olarak kabul edilen enderun tarafından sıkça oynanan el turaft, enderun hocası hacı marufi tarafından yeniden ele alınarak oynanış şekli ve kuralları değiştirilmiştir. daha sonra hacı marufi'nin talebeleri hocalarının bulduğu oyunu daha da geliştirerek bu günkü okey'i oluşturdular. osmanlı sarayında oyunun bu değişmiş şeklinin adı el turaft'dan birbirinin taşlarını anlamak manasına gelen "ol kıraat-ı" seng olmuştur. bu söyleniş günümüze gelene kadar değişmiş özellikle yabancı dil etkileri sonucu okey adını almıştır."

    yukaridaki paragraftaki yazi cok buyuk bir ihtimalle eglence olsun diye uydurulmus. okey yabanci dillerin etkisiyle ol kiraat-i seng'in ilk iki kelimesinin bas harfleri ok'den yabanci dil etkisi ile cikmismis... oncelikle ol kiraat-i seng diye osmanlica bir ad olabilir mi bilmiyorum. seng farsca tas demek, kiraat arapca anlamak demek, ol ise sanirim turkce ama o yerine kullanilan bir sey, buradaki kullanimi anlamsiz. bir harf-i tarif gibi kullanilmis ama oyle bir sey yok. turkce-arapca-farsca karisimi inandirici degil. zaten anlatilan da inandirici degil. ama kabul, oldukca ustalikla yazilmis.

    isin asli ise soyle: 1940'larda romanya'da iskambil kagitlari ile oyun oynamak iyi karsilanmiyor, hatta belki de sosyalist cumhuriyet doneminde yasak. bu yuzden, o zamanlar romanya'da yasayan ephraim hertzano adinda birisi iskambil kagitlarinin yerine baska bir ortam olusturmak istiyor ve okey'de kullanilan bizde tas denilen plastik parcalari ve onlarin uzerine yerlestirildigi tahtalari icat ediyor. aynisinin tipkisini, hic farki yok. bunlarla oynamak icin de ingilizcede rummy denilen turde bir oyun gelistiriyor. rummy oyunlari desteden kart cekilip elden kart birakilarak eldeki kartlarla cesitli siralamalar yapmak uzerine kurulu. ornegin konken boyle bir oyun. domino degil ama baska bir cin oyunu olan mah jong da bir rummy oyunu. bay hertzano 1940'larin sonunda ya da 1950'lerde israil'e tasiniyor. yarattigi bu oyun icin takimlar yapip bunlari tum dunyaya satmayi dusluyor ve bu ise de girisiyor. oyununu rummikub adi ile pazarliyor. sattigi rummikub setlerinin orneklerini internet'te gormek mumkun, okey takimlarinin aynisinin tipkisi. rummikub avrupa'da tutuluyor. 1960'li yillarda turkiye'den giden isciler bu oyunla almanya'da karsilasiyorlar ve oyun o iliskilerle turkiye'ye geliyor. bir kaynaga gore okey bu setleri yapan bir firmanin adi imis, sonra oyun bu isimle anilir olmus turkiye'de. saniyorum okey'de joker taslarina okey tasi da deniyor ve bazi okey takimlarinda bu taslarin uzerinde okey yaziyor. okey ile rummikub'un kurallari benziyor ama tam ayni degil, okey'de bazi kucuk degisiklikler var. rummikub cok tutulan ve cok satan bir oyun, almanya'da ve hollanda'da oduller almis, tum dunyada on milyonlarla oyun takimi satilmis. dunyanin en cok satan bes oyunu arasinda gosteriliyor.

    kisacasi okey turkiye'ye 1960'larda avrupa'dan gelmis. osmanli baglantisi bir saka ama bu hikaye bir sehir efsanesine donusmus durumda. bu internet'te belki 20 tane farkli yerde yazili.
  • eğer bir gün yaz olimpiyatlarını alma başarısını gösterirsek, branşlar arasında kesinlikle olması gereken mistik oyun. maşallahıyla okey oynanmayan tek bir yazlık, tek bir tatil sitesi yok. yaşlısından gencine herkes şıkır da şıkır.

    şansın kaderle, dalgınlıkla okey atmanın ölümle, tek taşa kalmanın kalp krizi ile kutsandığı bir oyun bu. bazen beklediğin taşın bir tur sonra gelmesi ve seriyi bozmuş olmanın yarattığı hayal kırıklığını, ıstakayı rakibin başında parçalayarak geçirme isteği, bazen de çifte giderken kendine yabancılaşmak.

    durgun zekalı çocuklar renkleri-sayıları tanısın diye çıkarıldığı ise koca bir yalan. ne demek arkadaşım durgun? tapıyorum diye, olasılıklar denizinde yüzüyorum diye reva mı bu? gayet de sinsi bir oyun, takipçilik ve rakibin elini bozmak, denk geldi mi taş çalmak, okeyi alna yapıştırmak başka hangi oyunda var?

    hele babamın arkadaşlarıyla oynarken, okey geldi mi sevinçten sağ kaşı kalkan amca var ki; durgun bir göl değil, fırtınalı bir okyanus gibi. sürprizlerle dolu.

    istanbul 2020 için türkiye okey federasyonu kurulmalı, hatta ben kurmalıyım. güce guvvata dayalı, çoğu kimsenin izlerken baydığı güreşten keyif almıyorum. tayt içinde erkek taşşağı görmemek için televizya bile açamıyorum.
  • hani eminönünde, karaköyde filan dandirikten dönerciler vardır ya. döneri böyle ince ince değil kalın keserler, muhtemelen et serttir çünkü, içine ne koydularsa, ya da kaç günlükse artık. çiğnerken yediğiniz yemekten bıkarsınız, tabakta bırakmak istersiniz.
    bir de namlı gibi, bursa kebapçısı gibi düzgün yerlerin dönerleri vardır. yaprak gibi keserler, ince olur. adama bir porsiyon daha istetir, güzeldir çünkü.

    işte okey, bu eminönündeki dönere benzeyen bir prezervatiftir. durex ise namlı'daki, bursa kebapçısı'ndaki gibi.

    (not: ulan allah belamı versin... ikisini karşılaştırınca aklıma gelen ilk benzetmeye bak ya... kendimden kaçmak istiyorum bazen)
  • oyunu oynayan 4 kişiden, ikisi ak partili, biri chpli, diğeri de büyük ihtimalle mhpli, daha küçük ihtimal bdpli, küçücük ihtimaller diğer partilere oy veren seçmenlerdir. 2 arkadaşa dikkat edilmelidir. taş çalabilirler.
  • geçen akşam birden aklıma gelip (ne alakaysa işte) sitesindeki soru cevap kısmı ne alemde diye girip baktığım (itiraf) prezervatifçi. sorular hala yarmakta;

    - ben bir erkeğim yanlışlıkla kız arkadaşımın doğum kontrol hapını içtim ağrı kesici zannettim. birşey olur mu? arkadaşlarım saçların uzayacak kadınsılaşacaksın göğüslerin büyüyecek vajinan çıkacak östrojen hormonu aldın diyorlar lütfen yardım.

    - şimdi 15 yaşındayım ama ilerde sexte güçlü ve sağlıklı bir erkek olmak için -ne sıklıkla masturbazon yapmalıyım -ne tür beslenmeyiliyim -neler yapmalıyım ?

    - ben neden erkeklerden hoşlanıyorum

    - 15 yasındayım porno sıtelerine giriyorum annem endişeleniyor bu yasta girmem normalmi

    - hocam, kadınların işaret parmakları, yüzük parmaklarından daha uzunmuş; erkeklerin ise yüzük parmakları, işaret parmaklarından daha uzunmuş. ben erkeğim ve işaret ile yüzük parmaklarım aynı boydalar sanki. hangisinin daha uzun olduğunu kestiremiyorum. bana aynı boydalar gibi geliyor. sizce bir sorun var mı?
  • ramazan'da teravih ile sahur arasındaki zaman diliminde deli gibi oynanmasına acayip şaşırdığım masa başı mesai çeşidi. hele ki hesabına oynayıp sonra oruca niyetlenen var, oradaki ramazan inceliğini hiç anlayamadım.
  • atatürk düşmanlarına kapak koymuşlar.