şükela:  tümü | bugün
  • bir basketbol efsanesi. belli bir yaşın üzerindekiler, ne zaman bunun adını duysalar, kötü düşünmeye başlıyorlar. yok efendim kazmaydı, tarihin gördüğü en yeteneksiz adamdı falan diye hoş olmayan etiketler yapıştırıyorlar. oysa ki oktay, bir dönemin sembolü idi adeta. efes pilsen bizi naumoski ile coştururken, benchte bekleyen isimlerden biri idi, hatta en fazla süre alanlardan biri idi. uzun rotasyonundaki her problemde sokulurdu oyuna. ondan sonrası ise bizim için ızdırap olurdu. yanlış hatırlamıyorsam iki metre bile değildi kendisi. 1,99 diye birşey kalmış ama emin olamadım. neyse işte, bunu seyreden bir kuşak basketbolcu olma kararı aldı. değişik pozisyonlarda, hatta guradlarda bile bundan daha uzunları oynamaya başladı. bugün en fasulye sırığı ya da yarma dediğimiz adamların bile fundamentali bunun yanında beş kat çekiyor. bir dönemin müzmin yedeği idi oktay. kısa boyu, yetenek fukaralığı ile dikkat çekmişti. lakin aydın hoca her fırsat verdiğinde formasını layıkı ile ıslatmıştı. mark madsen'in çok daha az işe yarayanı, bir dönemin son temsilcilerinden biri olarak yüreklerimizde ve belleklerimizde yerini aldı...
  • efes'in bir dönemlerki yedinci adamı. altıncısı mı?
    (bkz: taner korucu)
  • basketbolla ilk ilgilenmeye başladığım yıllarda, biraz da futbola olan yeteneksizliğimle de beraber bendenizin "basketçi olacam" diye ortada gezinmeme, saatler boyu basketbol oynamama neden olan eski basketbolcu. çok yeteneksizdi, hatta basketbol için boyundan başka uygun herhangi bir özelliğinin sayılması mümkün değildir. sıçrayamaz, şut adamaz, ağırlığından dolayı savunma yapamaz, haa ama unutmadan size'ını var bir de, oldukça kalın olan oyuncumuz potaaltını sadece vücut genişliği oranında iyi kapatırdı. aris rezaleti sırasında oldukça yara almıştır, yüzü gözü sargılar içinde hatırlıyorum maç sonrasındaki röportajında... daha önceden de dendiği gibi o sıralar takımın 7. adamıdır ki hatırlatmam gerekir ondan sonra gelenler gökhan güney, m. kemal bitim gibi sabi-sübyan takımıdır ki yetenekleri de sonraki yıllarda net olarak gözükmüştür. serbest atışlardaki isabet oranı ki çizgiye bir maçta en çok 2 kez gelirdi, %30'u aşmamıştır. fanatik basketi yıllaarr yıllaarr boyu takip ettiğim dönemde onu istanbuldaki bir bölgesel lig takımında 34-35 yaşlarında olmasına karşın hala oynarken görmüştüm. sadece niyeti iyi oyunculardan, ama eskileri hatırladığımda hep gülümsememe ve o güzel günlerin hatıralarında her zaman bir imge olarak anımsamama neden olan basketbolcu. kendisinden bir kaç yıl sonra kendisinin bir muadili çıkmıştır ki, kendisi için;
    (bkz: ümit taş)
  • doksanların ilk yarısında basketbol şortları bugün aldığı standart halini almadığından taşakları hep patlama riskiyle maçları bitirirdi. çok adamı basketboldan soğutup bilardo, kayak, yüzme gibi sporlara yöneltmişti.
  • 90'ların başı ve malesef pota altı oyuncusu şimdi gibi çıkmıyor. yani fatih solak bile o dönmem olsa hakeem olajuwon muamelesi görürdü. oktay'a o yüzden aşırı ilgi vardı. yani m.kemal bitim'den nasıl larry bird olmasını beklediysek oktay'dan da charles barkley olmasını bekledik. boyuda 2 metreyi geçer-geçmez hani ona rağmen. ama çok kötüydü be olmadı. birde genç yaşında giydiği efes formasıyla çıktığı bir maçta sakatlanınca sahaya annesi girmeye çalışmıştı telaş içinde oğluma bişe oldumu diye güzel günlerdi yani!
  • forma numarası olarak 9 tercih ediyordu. ona sorduklarını sanmıyorum ama olsun.
    efes pilsen'den ayrıldıktan hemen sonra ataköy/emlak bankası tesislerinde yerel bir turnuvaya katılıp attığı faulü çembere değdirememişti. entry boka saracak ama söz uçar yazı kalır. bu faülü çembere değdirememe hadisesini bir de o dönem çok iyi bir şütör olan gökhan üçoklar yaşamıştı. o zaman gökhan üçoklar'la bir yerde karşılaşmıştık, para sorunları moralimi çok bozuyor ondan oldu demişti. bir de tekrar oktay'a gelecek olursak solaktı!
  • 24. dönem mhp erzurum milletvekilidir.
  • 90lar ortasi efes pilsen'inde tamer oyguc'un yedegi olan oyuncudur. ne zaman tamer faulleri 3lese (ki genelde ilk 10 dk icinde, bilemedin 15. dk'ya kadar olurdu bu olay), aydin ors direk bunu surerdi sahaya. bahsedildigi gibi katkisi minimum duzeydeydi, amma ve lakin milli takimda da 1995'lere kadar yer bulmustur. neyse ki mirsad turkcan ve huseyin besok yetisti de rahatladik.
  • ''nikahsız birlikte yaşamak fuhuştur'' diyen anayasa uzlaşma komisyonu üyesi mhp genel başkan yardımcısı.

    http://www.hurriyet.com.tr/gundem/25264344.asp
  • an itibarıyla 5n1k'da bilal'e anlatır gibi konuşan mhp genel başkan yardımcısı, mersin milletvekili.