1. verdigi konferans sonrasi yanimda gordugu japon'un yanina gelip "ben yari japon sayilirim"i japonca olarak soyleyen ve akabinde bizle uzun uzun japonca ve turkce hatta altay dilleri uzerine konusan, bir cok bilgiye cok bilmeyen edasiyla yaklasan sevimli amca...
    (bkz: dumur)
  2. 26 yaşında son 300 yılın en yüksek bilimsel statüsüne ulaşıp apar topar amerikaya götürülen genc yetenekli profesör. kimya bilimine yeni katkıları olduğu söyleniyor ve bir dönem amerika kimya enstitüsü başkanlığı yaptığı bilniyor. türkçeye hassasiyeti ve vakıf olduğu bilimsel konulardan dolayı saygıdeğer insan...
  3. adamcağız anlatmaktan yorulmuş, canından bezmiş, bizimkiler dinlemekten bezmediler, ne zaman dank edecek göreceğiz.
  4. 21.yüzyıl türk bilgesi. her sözünün altına imza atılası bir düşünce adamı. bilimi aşmış aydın. ötezeka!
  5. " 1953/18 yas- atatürk tarafindan 1928 yilinda kurulmus ted yenisehir lisesini burslu olarak okudu ve birincilikle bitirdi.okulun bursuyla kimya muhendisligi okumak uzere abd'ye gitti.

    1956/21 yas- abd kaliforniya universitesi, berkeley kimya muhendisligi'ni birincilikle bitirdi.

    1957/22 yas- massachusetts institute of technology ' yi (mit) 8 ayda birincilikle bitirerek yuksek kimya muhendisi oldu.

    1960/25 yas- yale universitesinde "asistant professor" (yardimci docent) olarak calismaya basladi.

    1961/26 yas- atom ve molekullerin cok elektronlu kurami ile "associate professor" ( docent ) ve 50 yildir cozulemeyen bir matematik kuramini bilim dunyasina kazandirdi ve "full professor" (profesor) unvanini aldi. bu unvan ile modern universite tarihinin ve yale universitesinin tarihinin (son 300 yildaki) en genc profesoru oldu.

    1964/29 yas- odtu ye danisman profesor oldu. yale universitesinde ikinci bir kursuye daha profesor olarak atandi.dunyada yeni kurulmaya baslayan molekuler biyoloji dalinin ilk birkac profesorunden biri oldu. (watson ve crick sarmal modelindeki dna sarmalinin cozelti icinde o halde nasil durdugunu kesfeden adam - solvofobik kuvvet) amerikan ulusal bilimler akademisine uye olarak secildi. buraya secilen ilk ve tek turk oldu. "
  6. tüm yazılan özelliklerinin beraberinde müthiş bir alçakgönüllülüğü de getirmesi gerektiği düşünülen, ama aksine, "ben bu topraklara bahşedilmiş bir mesih'im" tavrını aşamamış türk profesörü. bu anlamda mustafa inanla kıyas bile kabul etmez. mustafa inan, oktay sinanoglunun sözünü ettiği o, "sadece dahili telefonu olan odalar"da, yeri geldiğinde çocuğuna ilaç parası bile bulamadan çalışmıştır.
    (zorunlu ekleme: "çocuğuna ilaç parası bile bulamamak" iki bilim adamı arasında bir karşılaştırma unsuru olarak değil, mustafa inan'ın durumu hakkında bir bilgi olarak yazılmıştır. burada karşılaştırma unsuru, `tevazu'dur. yanlış anlamalar yazarın ifade eksikliğinden kaynaklanmaktadır.)
  7. kimya dalında yaptığı çalışmalarla nobele aday gösterilmiş,kitaplarında türkiye'nin amerikaya,türkçe'nin de ingilizceye karşı teslim olmakta olduğunu anlatan öğretim üyesi.