şükela:  tümü | bugün
  • “insanlar istedikleri dili öğrensinler ama eğitim bir ülkenin kendi diliyle yapılır” diyen hoca.
  • amerikaya azmanistan derdi. batı düşmanı değilmiş ama. tamam.
  • türklükten dem vuran ama hayatının büyük bölümünü abd'de geçirmiş şahsiyet.
  • alanında yayınladığı makaleleri uzun uzun inceleyecek yetkinlikte olmadığım şahıs.

    lakin özellikle dil ve kültür konusunda ağzından çıkan hemen her lafın ağır zırva olduğunu söyleyebilirim.

    bu adam öyle bir aşağılık kompleksinden muzdaripti ki, ingilizce'de william isminin bill diye kısaltılmasını ingilizce'nin aptalca bir dil olmasına yormaya çalışıyordu.

    ayrıca yunus emre, aşık veysel diye boş boş öter, lakin saydığı adamlardaki hoşgörü, sevgi gibi birincil unsurlardan çok ama çok uzaktır, aksine kafa yapısı olarak tam bir ırkçı batılıdır. sadece batılı mentalitesini aşırı türkçü bir yapıyla birleştirmiştir.

    emrah safa gürkan çok büyük ihtimalle amerika'ya gittikten sonra ağır travma yaşayıp bunu hiçbir zaman atlatamamış birisi olduğunu söylemişti bir keresinde. kendisinin bir tane oğlu vardı, bu türkçe de türkçe diye yırtınan adamı anma töreninde ingilizce konuşma yapmıştı, ki o da kendini öldürdü diye biliyorum yani gayet sorunlu bir yakın çevresi falan vardı

    bu kadar başarılı bir akademisyen nasıl bu hale gelebilir, araştırılmalı.
  • bazı insanların ölümsüz olması gerekirdi, oktay sinanoğlu benim için onlardan biriydi. yıldızlar yoldaşı olsun
  • önemli bir bilim adamı. vatansever ve milliyetçi bir insan.
  • esas alanı olan kimyadaki yetkinliğini tartışamam. belli ki çok üst seviyelerde. fakat psikolojik harp tekniklerini uygularken kantarın topuzunu kaçırabiliyordu.

    bütün kitaplarını okudum. kendisiyle tanıştım da. türk gençlerinin kendilerine, dillerine ve tarihlerine güven duymalarını istiyordu. batı karşısında ezilmemelerini istiyordu. iç kavgaları aşıp bilim yolunda ilerlememizi istiyordu. ne güzel. kimin itirazı olabilir?

    fakat bunu yaparken komplocu bir havaya bürünüyordu. her şeyin arkasında masonlar, yahudiler, cıa var anlamına gelecek sözler sarf ediyordu. benim gibi böyle önemli adamları çok ciddiye alacak yaştaki gençleri batı ve ingilizce nefreti ile doldurdu. halbuki türkçeyi eskisi ve yenisiyle çok iyi öğrenmek lazım geldiği gibi, ingilizceyi de öğrenmek lazım gelir. yaşadığımız dünyada bu şarttır. ve ingilizceyi öğrendikçe, hiç de söylediği gibi saçma bir dil olmadığı, çok sofistike olduğu ortaya çıkıyor. (kendisi ingilizce öğrenmeyin demiyordu elbette)

    sonra tarih ve dil hakkında yanlış bilgiler veriyordu. inönü'ye nefret kusarak her şeyin sorumlusu olarak onu görüyordu. tıpkı atatürk'e laf edemeyip inönü'ye laf edenlerin tarzıyla. abdülhamid'in hiç toprak kaybetmediğini söyleyebiliyordu! atatürk'ün gizlenen vaziyeti olduğunu iddia ediyordu! türkce gibi alanlarda söylediği genel sözler, ağzının içine bakan gençleri gereksiz bir milliyetçiliğe veya takıntıya sürüklemişti (belki kendimden yola çıkarak böyle konuşuyorumdur).

    velhasıl gururumuz olan hoca, 2000'lerin başındaki ulusalcı havanın biraz daha sağa yakın, dine saygılı olan tarafındaydı. elbette ki yararı oldu. bilinçlendirdi. gururlandırdı. bazı konularda gözümüzü açtı. fakat belki de benim safdilliğimden olacak, bahsettiğim alanlarda kötü etkileri de oldu. ve günümüz türkiye'si ile dünyasında, söylediklerinin önemli bir kısmının değeri var mı, emin değilim.
  • bye bye türkçe isimli kitabını okuduğumda 16 yaşındaydım. o yaşlarda kendime anti-emperyalist bir kimlik bulmaya çalışırken beni çok etkilemişti. şimdi ağır zırva olduğunu kabul etmem lazım. kendi alanında çok büyük bir bilim insanıdır. keşke kendi alanından çok ayrılmasaydı. evrenkent nedir hocam allah aşkına ya?
  • kişinin bir alanda akademik yetkinliğinin çok fazla olması bu kişiye her alanda sallama özgürlüğü, atıp tutma rahatlığı vermez, vermemeli. maalesef bizim kuşağı ve benim dönemimin çocuklarını feci şekilde zehirlemiştir ve kitapları çöptür. halk dalkavukluğu yapmıştır. o boş bomboş kitaplarını okuyarak etrafta ukalalık yaptığımız günleri hatırladığımda kendime çok kızıyorum. ülkeye sosyal anlamda büyük zararları olmuştur.
  • medeniyet dediğin batıdır. 100 yıl önce de böyleydi, muhtemelen 100 yıl sonra da böyle olacak. toplumlar da tıpkı insanlarda olduğu gibi öykünerek gelişir.

    batının üstünlüğü bizde ilk ikinci mahmut zamanında kabul edilmiştir. ondan sonraki ilerici bütün adımlar bir anlamda ikinci mahmut'un devamı ve tamamlayıcısıdır.

    oktay sinanoğlu'nun medeniyet düşüncesi kendisinden 150 sene önce yaşayan birinden bile geridir.

    oktay sinanoğlu, son döneminde attila ilhan ve soyadından yahudi kökeni bulmalı listeler yayınlayan yalçın küçük maalesef milyonları zehirlemiş, hiç düşünemedikleri şekilde dinci gericilere fikirsel öncülük yapmışlardır.