şükela:  tümü | bugün
  • medeniyet dediğin batıdır. 100 yıl önce de böyleydi, muhtemelen 100 yıl sonra da böyle olacak. toplumlar da tıpkı insanlarda olduğu gibi öykünerek gelişir.

    batının üstünlüğü bizde ilk ikinci mahmut zamanında kabul edilmiştir. ondan sonraki ilerici bütün adımlar bir anlamda ikinci mahmut'un devamı ve tamamlayıcısıdır.

    oktay sinanoğlu'nun medeniyet düşüncesi kendisinden 150 sene önce yaşayan birinden bile geridir.

    oktay sinanoğlu, son döneminde attila ilhan ve soyadından yahudi kökeni bulmalı listeler yayınlayan yalçın küçük maalesef milyonları zehirlemiş, hiç düşünemedikleri şekilde dinci gericilere fikirsel öncülük yapmışlardır.
  • kendi alanıyla ilgili çalışmaları inceleme ve irdeleme fırsatım olmadı, eminim başarılı işler ortaya koymuştur ve fakat alanı olmadığı dil, kültür ve tarih konularına son derece üstünkörü şekilde romantik yaklaştığını düşünmekteyim. meşhur kitabı "bye bye türkçe"yi alıp okumak istediğimde 100-150 sf kadar zor okuyup elimden atmıştım, zira kitap zırvalık denecek düzeyde komik şeyler barındırıyordu. oktay sinanoğlu'nun yetersiz bir şekilde bu konuları ele almaya çalışması maalesef ortaya komik şeyler çıkmasına sebep olmuş.

    ayrıca kendisi öztürkçe denen ucubeliği de savunuyordu ki atatürk bile bunu 1932-34 yılları arasında denemiş, fakat nihayetinde beyhude bir çaba olduğunu anladığından "dili bir çıkmaza sokmuşuzdur çocuk. dili bu çıkmazdan da yine biz kurtaracağız" demiştir. oktay sinanoğlu da "evrenkent" gibi, ne bileyim "oturgaçlı götürgeç" gibi bomboş şeyleri savunmuş ve bunları dilimize yedirmeye çalışmıştır.

    arapça kökenli kelime yoktur, türkçeleşmiş/türkçeye mal olmuş kelime vardır. bunu idrak etmek neden bu kadar zor? "kitap" kelimesini atıp neden uydurma "betik" kelimesini kullanayım mesela?

    dile en çok bu saçma tutum ve davranışlar zarar veriyor. üstelik bunu kendisine "milliyetçiyim" diyenler gerçekleştiriyor.

    öte yandan yabancı dil düşmanlığı güdecek lükse sahip değiliz. ingilizce bugün çok önemli bir yer kaplıyor ve halen öğrenemiyorsak kabahati kendimizde aramalıyız. bugünkü türkçe öyle bir noktaya geldi ki, dünya üzerindeki saygınlığı 19. yüzyıldaki halinden bile daha geri kalmış vaziyette. bu da türkçenin kusuru değil, bizim kabahatimizdendir.

    hülasa oktay sinanoğlu elbette iyi niyetle bir şeyler ortaya koyup, bir şeyleri savunuyor olabilir fakat akademik kalite açısından dil ve tarih konusunda kendisini ciddiye alabilmek mümkün değil. keşke sadece kendi alanında çalışmalar yapıp isminden çok daha iyi söz ettirseydi. son derece amatör bir şekilde ele almaya çalıştığı önemli konularda çok yanlış çıkarımlar yaptı.
  • milliyetçi/ulusalcı diye eleştirilen profesör. hatta en genç profesör. eleştirenler de burdaki ekşiciler. keşke sizler de böyle profesör olup eleştirseniz, zırva deseniz.

    hayat ne garip dimi?
  • kültür nedir?

    atatürk, kültürü
    " bir toplumun idari, entelektüel ve iktisadi hayatta başarmış olduğu her şeyin sonucu " olarak tanımlamıştır.

    bunu tezer özlü'nün şu satırları çok iyi pekiştirir:
    " kültür bir şeye cesaret edebilme sorunudur. okumaya cesaret edebilme, bir görüşe inanmaya cesaret edebilme, görüşlerini açıklayabilme cesaretidir. "

    işte tam bu noktada oktay sinanoğlu'nun sözleri açıklık daha iyi açıklık kazanmış olur:

    "kültür;
    hakkari'de bale gösterisi yapmak demek değildir.
    kültür;
    arada bir konsere gidip hava atmak değildir.
    çağdaşlık;
    moda'nın ara sokaklarında köpek gezdirmek değildir."

    işte bu üç sözün ne demek istediğini anlarsak kültürü çözeriz.

    -demokrasi kültürü, diye bir tabir vardır hani, hah işte
    tam olarak budur kültür.
    -sağlam, işlevsel bir ekonomik sistem kurmaktır ( bizi kıskanan avrupa ülkeleri gibi ) kültür.
    -devlet adamlarının halkla aynı kafede oturabilmesidir.
    -futbol kültürü, derler mesela. mesela bayern münih. budur kültür.
    -kadınların özgürce sokaklarda dolaşmasının normal karşılanmasıdır kültür.
    -ülkede liyakat düzeninin hüküm sürmesidir kültür.
    -protesto kültürünü çokça duyarız mesela. insanların dindaşlık, partizanlık, hemşehrilik, reaya seviyelerinden çıkıp kendinin yurttaş olduğu bilincinde olmasıdır kültür.
    - "berlin'de hakimler var" diyebileceğin yargı bağımsızlığındır kültür.
    - yurttaşların kendini özgür, güvende, hissedip yalnızlık duygusu çekmediği ülkenin yaratılmasıdır kültür.
    -
    -
    -

    yoksa ünlü kafelerde oturup hava atmak,
    türkçe konuşurken yarım yamalak yabancı kelimler katmak,
    yurttaş payesi adı altında kul olmak,
    mak, mek, mok, mak değildir...
  • tam bir almancı. almacı derken almanyada zaten yaşamadığını biliyorum. fakat zihniyet olarak rahmetli tam bir almancıydı.

    nitekim milliyetçilik konusunda; dünyanın türkiyenin ve türk milleti etrafında döndüğüne dair aşırı uç laflarına rağmen hastalanınca akademik eğitiminin çoğunu alıp üstüne sövdüğü amerikada aldı soluğu.
    sonuçta yerlere göklere sığdıramadığı ülkesinin doktorlarına canını emanet etmedi yani.

    zamanında ülkede akademik eğitimin gayet boktan olduğunun bilincinde olacak ki kendisi eğitim hayatının ve akademik kariyer basamaklarının çoğunu abd'de geçmesine rağmen yıllarca memleketin evlatları ingilizce eğitim almasın diye bağırdı durdu. sonra cenazesinde oğluna mikrofon doğrultular bir de ne görelim! adamın oğlu türkçe bilmiyor! herif türkçe cümle kuramıyordu bildiğin.

    abdye gidip özerk şekilde kurumlaşmış üniversitelerde ingilizce eğitim alarak büyük adam ol ama iş memleket evlatlarına gelince zinhar özgür eğitim falan isteme bunlar hep amerikanın oyunu minvalinde söylemlerle geçiştir. ayrıca alanı dışında konuştuğu tarih, kültür, dil konularında söylediği şeylerin çok büyük bir kısmının da zırva olduğunu anlatmaya gerek yok diye düşünüyorum. önce şunu anlamalıyız bir kişinin bir alanda tam bir uzman olması her konuda dediklerinin kesin doğru olacağı anlamına gelmez. kendisi bunun en bariz örneğiydi.

    gençlerin lingua franca haline gelmiş ingilizce ile eğitim almasına karşı çık ama senin oğlun cenazen de türkçe iki cümle bile kuramasın.

    ''din elden gidiyoorr'' diyenler misali 'dil eldeen gidiyoor'' minvalinde kitaplar yazarsın ama oğlun cenazende türkçe konuşamaz ingilizce konuşur.

    rahmetli böyle bir adamdı işte. ayrıca anadolu liselerinin bitirilip cemaat okulları ve dersanelerinin ön plana çıkarılırken kendisinin bye bye türkçe gibi kitapları ve söylemleri pompalanmış. anadolu lisesi aslında resmiyette yabancı dille eğitim yapan devlet okulu diye geçmekteydi. ama 2000lerle birlikte düz lisenin bir tık üstü pozisyonuna indirildi. tabi bu kendisinin fetöyle bağlantısı olduğu anlamına gelmez ama bu söylemleri fetö tarafından dolaylı olarak kullanıldı.
  • beyaz adam bize ari dil verdi. dilimiz arilestikce beyaz adamın elinde dolarlar bizim elimizde akıllı telefonlar vardı.

    su adam popi olduğu dönem gençler bakın gelecek yazılımda siktir edin bunları yazılım, tasarım kasin. internetle dünyaya entegre olun deseydi vatana millete daha çok hayrı dokunurdu. blockchain dünya dili olmuş bizi thodex, çiftlik bank diye zikiyolla.

    gençler emoji dili geliştirip evrensellesiyor biz hala bu adamın laflarını falan tartisiyos. uber aydın bir zat.