şükela:  tümü | bugün
  • sayın başbakanımız recep tayyip erdoğan'ın bir sözüymüş, öyle diyorlar. arkasından atalım madem öyle.

    muhtemelen bunu söylerken, bir vecize havasında söylemiştir başbakan. "türk, övün, çalış, güven" misali, tarihe geçecek, yüz yıl sonra heykellerinin altına yazılacak bir sözü olsun istemiş olabilir. sıralamaya bakılırsa, buram buram amerikan business mantığı kokuyor. bir tek "oku" kısmı farklı. tipik işletme literatüründe (allahım literatür dedim, sen beni affet) bir sıralama vardır; genelde 4'lü veya 5'li seriler kurarlar. mesela, "planla, organize et, uygula, kontrol et" gibi son derece faydalı, bize neyi nasıl yapmamız gerektiğini çok güzel ifade eden iş başarma sıralamalarıdır bunlar. öyle basit göründüğüne bakmayın, harvard'da profesörler falan diyor bunu, ne sandınız.

    başbakanımızın, çok okuyan arkadaşlar şimdi sefilleri oynuyor sözünü de hesaba katarsak, bu söz ironik bir hal alabilir. ironik olmasın, ayıp olmasın diye, "oku" kısmını bir manual okumak olarak düşünelim derim ben. yani, okunacak şey, "yapılacaklar listesi" olsun, muhtemelen öyle bir şey kastetmiştir. sonra da düşünmek gerekiyor. "yapılır mı, yapılmaz mı, ordu ne der, nereyi satsak da kurtulsak, nasıl yaparım da düzgün iş yapıyor kılıfı içinde kadrolaşırım" gibi fikir teatileri, beyin jimnastikleridir bu kısım. iyice düşünüp aydın doğan'ı da ikna ettikten sonra uygulama kısmına geçilir. uygulamada olabilecek aksaklıklar için ise, o esnada bakanlar kurulundan kararnameler çıkarılır. örneğin bir devlet kurumuna üst düzey memur almak için yapılan sınavda, başvurunun sondan bir önceki günü başvuru koşulları değiştirilerek, kpss'den alınması gereken minimum puan 70'ten 50'ye düşürülür. uygulama kısmı bununla da bitmez. bu sırada etraftaki insanlar da ikna edilir, "50'ye düşürdük ama sorun bakalım niye yaptık?" derler. "niye?" dersiniz. "ülkemizde işsiz insan çok, istedik ki, herkes başvurabilsin, daha çok insana şans verilsin." bu krem şantili pasta bir güzel yedirilir basına.

    neticelendir kısmına gelince, iş artık kolaylamıştır. yapılacak şey olayı unutturmak, gündemi değiştirmek, halka seslenerek umut dağıtmaktır. aynı örnekten gidersek, işe alınmış olan kişi, son günde başvuran, kpss puanı 70'in altında olan enteresan bir insan olmuştur. daha başarılı insanlar alınmazken, herhangi bir gerekçe göstermemeye özen gösterilir. netice başarıyla alındıysa mümkün olduğunca kimseye hissettirmeden hiçbir şey olmamış gibi aynen devam edilir.
  • kısaltilmis sekliyle, odun
  • bitlis'in rus işgalinden kurtarılışının 92. yıldönümü kutlamalarına katılan başbakan recep tayyip erdoğan, hizmete açtığı hikmet kiler fen lisesinde girdiği bir sınıfın tahtasına, 'oku, düşün, uygula ve neticelendir' yazmış, öğrencilerde bu yazıyı hep birlikte okumuş. haber böyle..

    ama asıl vurucu tarafı erdogan'ın kara tahta önündeki fotoğrafı. fotoğrafı görür görmez akla hemen atatürk'ün neredeyse aynı pozdaki fotoğrafı geliyor.

    beğenmedikleri atatürk'ün içtiği içki harici kalan tüm görsel görüntülerini birebir kopyalayarak tarihe aynı şekilde not düşmeye çalışıyorlar. hatırlayın atatürk'le çocuk fotoları, atatürk'le çiftçi fotoları, atatürk'ün anadolu'da çekilmiş fotoları vs vs. ve akabinde rte'nin benzer enstantaneli fotoları. görsel kelimesini özellikle kullandım zira görüntüler aynı olsa da içerikler aynı olmuyor biliyorsunuz. (bkz: ananıda al git buradan)

    tabi adam iyi kötü türkiye'nin başbakanı, istese de istemese de bu fotoğrafların benzerlerini verecek bi şekilde diye de düşünebilirsiniz ama bence kazın ayağı öyle değil. rte'den önce onlarca başbakanımız oldu kimsede bu kadar göze batar biçimde alttan alttan bi lider olma/görünme hırsı hissetmemiştik (deniz baykal konusunu hiç açmayın kuzum. bu başlığa bu yazıyı yazabilmemi nasip edecek tarihi sonucu dahi kendi elleriyle armağan etmiştir türk halkına biliyorsunuz)

    akp ve rte pr konusunda oldukça iddialılar zaten. basında, hakkında neredeyse hergün şöyle karizmatik lider, böyle bilmem ne lider diye mutlaka bir övgü yazısı çıkar. bu da zaten pr çalışmasının bir sonucudur. kaldı ki hakkını yemeyelim, vücut dilini de iyi kullanan biri rte. ve fakat şüphesiz atatürk'te öyleydi.

    insanların kafasından büyük önder atatürk imajını silip yerine rte imajı koymaya çalışan bu aklı evvel pr'cılar, aynı pozlarla aynı sahnelerle yeni neslin yeni önderini güya belirlemeye çalışıyor.

    benzerlikler mutlaka olur, ama bu benzerliklerin bazen de bir nedeni olur. ben şu ana kadar rte'nin kişisel tarihinin fotolarını izleyegelen biri olarak, bunu fazlasıyla seziyorum. sezilmemesine de imkan yok zaten. ha büyük önderi örnek almanın neresi kötü derseniz, bence hiç bir yeri. fakat atatürk'ün türkiye tarihindeki yerini her gün inkar edecek şekilde adımlar atan politikalarıyla rte'nin verdiği bu artistik pozlar, en hafif tanımıyla komik. ötesi.

    sözü edilen fotolar için;

    http://www.netgazete.com/…ewsdetail.aspx?nid=520374
    http://www.canakkalemerkezioo.k12.tr/…htaonunde.jpg
    calismazsa;
    http://www.globaldershanesi.com/ataturk.jpg
  • "oku - duklarımı yasaklıyorsun
    düşün - dükçe cezalandırıyorsun
    uygula - sam gözümün yaşına bakmazsın
    neticelendir - dim. bu ülkeyi terk ediyorum."

    şeklinde neticelendirilebilecek söz dizimi.
  • akrostişi "odun" çıkan kelime dizisidir

    http://hurarsiv.hurriyet.com.tr/…9&tarih=2008-08-12
  • soyleyenin agzina pek yakismayan, oldukca egreti durmus cumle..

    (bkz: lafa bakarim laf mi diye)
  • gizli mesaj içerir.
    (bkz: odun)
  • meali "okuma, düşünme, söyleneni uygula, neticelendir" şeklinde olabilir sanki.