şükela:  tümü | bugün
  • (bkz: uyku apnesi)
  • okuduğu kitabı sürekli bir yerlerde -evde, okulda, otobüste, vapurda, trende vs.- unutan kişinin yaptığı eylemdir. burada, "okunan kitabın konusunu unutmak"tan mı bahsediliyor onu bilemedim ama.*
  • özellikle generic içeri sahip kitaplar için geçerli olan durum. mesela cinayet romanları. agatha christie'nin belki asgari 50 kitabını okumuşumdur, nerdeyse hiç birinde katilin kim olduğunu hatırlamadığım gibi, çoğunun ana hatlarını bile anımsamıyorum.

    çerez niyetine okunan, üsluptan ve içerikten ziyade kurgunun ön plana çıktığı eserlerde bu normal bir şey bence.
  • ilk sayfasını okunmaya başlanıldığı anda geçecek olan olaydır, geçmiyorsa okunmamış boş boş bakılmıştır.
  • izlediği filmleri unutan versiyonu da vardır ikiside lanet bünyemde mevcuttur
  • sanılanın aksine kitapları hızlıca ve okumak için okuyan, filmleri dikkat etmeden izleyen bir insan olmadığım hatta her ikisi için de tam tersine detaycı olduğum hâlde aradan bir süre geçtikten sonra ne filmi ne kitabı asla hatırlamayarak +1 ile katıldığımdır. insanı üzer. yahu hiç mi bilinç ilerlemez hiç mi kendime bir şey katamadım der insan. ancak insanı hepsini bilinç dışı şekilde ya da en azından bilinçaltına iteleyerek öğrenmiş olma umuduyla hayata tutunmaya iter.
  • (bkz: okunan kitabi unutmak) daha dogru turkcesi. kitaplari unutuyoruz da turkceyi unutmayalim bari. neyse,

    ozellikle e-kitap cikisindan sonra basima gelendir. eskiden belliydi, kitap evdeyse, okumusumdur. gidip sahaflardan birkac kitap alinir. onlar da kutuphaneye girdiginde okunmustur artik.

    simdi daha degisik. satin aldigim e-kitaplar oldugu gibi, direkt korsan da indirdim. kolay cunku. bir tik ile binlerce kitap geldi. ama sorun ondan sonra basliyor.

    hangisini okuyayim? acaba okudum mu bunu? baslarsin okumaya birkac sayfa sonra lan ben bunu okumustum dersiniz. e peki sonra ne oluyor kitapta? cogu zaman ne oldugunu da hatirlamiyorum, ozellikle 10 seneden uzun bir sure once okuduysam.

    bu durum en dandik best seller kitaplarda da basima geliyor, rus edebiyati klasiklerinde de.

    biraz once youtube'da dolasirken, kitap ozetleri yapan birkac kanala denk geldim. bir tanesine baktim, seslendirmesini cok begendim, eski trt1 okul radyosu gibiydi. neyse, merak ettim suc ve cezayi nasil yapmislar diye. dinlemeye basladim, lan cidden unutmusum cogu yerini. okuyali en az 20 sene oldu. simdi tekrar mi okumak gerekiyor? hadi konusu onemli degil diyelim, ben bilincaltimda konudan bagimsiz olarak gereken dersleri aldim mi acaba zamaninda? bilemiyorum altan... hadi cok meshur roman diye suc ve cezayi okudugumu biliyorum en azindan, ama bunun gibi cok onceden okumus oldugum, rus yazarlarin bir suru cok meshur olmayan kitabi var. ısimlerini bile hatirlamiyorum. fularimi bir sure sandiga kaldirayim en iyisi...
  • lanet bir durumdur. okumuş olduğunu bile hatırlamadıkların bir yana, bir de okuduğunu bilip ne hakkında olduğunu, neyi anlattığını ya da örgüsündeki olayları hatırlayamadıkların olur ki değme gitsin. bir daha okusan, henüz okumadığın kitaplara ayırabileceğin kıymetli zamandan gidecek (hoş o kitabı da hiç okumamış gibi hissediyorsun ya neyse), okumasan sanki o kitaptan alacağını almadığın için önceden harcadığın zamana yazık olmuş gibi... bu aynı şekilde (bkz: izlenen filmi unutmak) şeklinde de başıma sıkça gelir. kahrolsun kötü hafıza.
  • insanı kitap okumaktan soğutur.

    bugüne kadar oldukça az kitap okumuş, çok kitap okumak isteyen bir genç olarak şu unutma olayı hevesimi kırıyor.

    olay örgüsü, karakterler, işleyiş vs pek umurumda değil. en büyük endişem, ben zamanında okuduğum kitaptan gerekli vizyon, düşünce genişliği ve hatırlanabilen bir zevk aldım mı, gibi sorular oluyor.

    yani hayat algım olumlu anlamda değişti mi? yoksa soyut düşünsel kazanımların sonu da, unutulan somut veriler gibi mi oldu?

    bu sorulara olumlu yaklaşıyorum kendimce. umarım iyi niyetli değilimdir.

    aynı muhabbet kaliteli dizi ve filmlerde de oluyor.
  • seneler önce taaa ortaokul zamanlarımda okumuş olduğum durup dururken aklıma gelen ancak ismini hatırlayamadığım bi kitap var.

    adını, yazarını bilmiyorum. tek bildiğim şey, karakterler türk, okulla ilgili, öğrenciler sanırım, türü anı-hikaye tarzında, ve içeriğinde "mezuniyet ya da kutlama için yurttan kaçıp meyhanede içen arkadaşların" olduğu, vapurların falan olduğu bi kitap. istanbul'da geçiyor olabilir.

    bu kitabı bilen yeşillendirsin...