şükela:  tümü | bugün
  • lan kaç sene oldu hala görülür mü?
    ara ara görülen kabustur. üniversite bitmiş, lise bitmemiştir(matematik kalmış).geri çağırıyolar falan...
    askerlik bitmemişi saymıyorum.
    (bkz: delirttiniz lan beni)

    üç sene sonra edit: buraya yazdıktan sonra bitti (okul), daha da görmedim. demek ki neymiş? acılar paylaştıkça...
  • her görüldüğünde daha bir inandırıcı gelen ama allahtan görülme sıklığı, zaman geçtikçe azalan korkunç kabus çeşidi
    (bkz: aman diyim)
  • liselisi insanı deli eden kabus.bir de her seferinde "a ben bu dersi nasıl bırakmışım " der insan, kişiyi sıkıntı basar ter basar.
  • en korkuncu lise veya ortaokul yıllarına geri dönmektir. okul sıralarındasınızdır ve trigonometri çıkar karşısınıza.hayır ben üniversiteden mezun olmuştum diye debelenir durursunuz ama sabaha kadar kimseye laf anlatamazsınız.uyanmak ve gerçek hayata dönmek güzeldir.
  • 8 yıl önce liseyi bitirmiş olmama rağmen hala ara ara gördüğüm kabus çeşidi. üniversiteyle ilgili zerre rüyam olmamasına rağmen bu liseden bi türlü kurtulamadım arkadaş. ucu ucuna bitirebilmiş olmama yoruyorum.
  • evet evet var böyle bir kabus, hatta kabus-u kibriyadır. genellikle üniversite yıllarından kalmadır. okulu iki dersten bir yıl uzatmış ve uzattığınız sene sonunda da bütünlemelere kalmışsnızdır. son şansınızdır yani ömrünüzden bir yılı daha kurtarmak için. işte böyle zurnanın zırt dediği yerden yakalar sizi bu kabus. ulan bari finaller öncesinden başlasa da geride bir şans daha olsa bütünlemeler falan! ama her daim tam bütünleme öncesi başlar. uyandığınızda halinize şükretmek için nice sebepler bulmanıza vesile olur ki bir tek bu faydası vardır. yine de böyle bir fayda için bu çileyi çekmeye değmez erenler...
  • ben peryodik olarak görüyorum bu kabusu.

    bölüm başkanının ağzında sigarasıyla sırıtışı mı dersin, bitirme tezini reddettik cümleleri mi dersin, yanlışlık olmuş bir dersin daha varmış onu vermemişsin diyen öğrenci işleri müdüresi mi istersin sıralanıyor hepsi.

    hele bir de mezun olunan bölüm benimki gibi tamamen son tercih olup tamamen istenmeyen bir okuldaysa verdiği "yandım anam" hissi daha da yoğun oluyor.

    ama o tırsmayla yataktan sıçrayıp "hassiktir rüyaymış" demek...

    dünyalara bedel.
  • okul defterini kapatalı 5 yıl oldu, hala ara sıra "ne güzel ya, finalim yok artık" diye sevinirim. fakat bunun bir de kabus şeklinde tezahürü var ki artık gerçekten sıkıldım. sık görülen bir rüya olduğu için, inandırıcılığı sağlamak her seferinde daha büyük prodüksiyon gerektiriyor. en son gördüğüm kabus bana şunu dedirtti: "bak, hep kabusunu görüyordun, sonunda gerçek oldu." evet, gerçekten şeytanca planlanmış bir kabustu.

    nasıl bir travmaysa artık. bazen liseye geri dönüyorum. kazık kadar olmuşum, sınıfta kimseyi tanımıyorum, kaderime razı olup, "mecbur okuyacağız" diyerek derslere girmeye çalışıyorum ama okula gitmek çok zor. servisi kaçırıyorum, otobüs yolculukları bitmiyor, okula vardığımda da dersler çoktan bitmiş oluyor. zaten okulda kaçak okuyorum gibi bir durum var hep.

    üniversite versiyonu daha beter. okul aslında bitmemiş. alttan ders kalmış. o dersleri vermeye çalışıyorum ama hep olaydan kopuğum. sınav tarihlerinden, ödevlerden haberim yok, leyla gibi dolaşıyorum okulda. bir şeylerden haberim olduğunda da iş işten geçmiş oluyor zaten. hep bir pişmanlık, hep bir dünyanın başıma yıkılması..

    artık lucid dreaming kasacağım sırf bunun için. "alttan dersin kalmış" dediklerinde altını üstüne getireceğim ortalığın. "okuduk da n'oldu, sene 2010 hala iş yok" diye isyan çıkaracağım. okul kabusu düş yakamdan.
  • alaca karanlık vakti uyanmışım, lisedeyim henüz. hatta lise sondayım ama hala beden dersi var. sabahın köründe eşofman arıyorum evde. benimkiler eskimiş artık, abiminkileri bulup bi çantaya tıkıyorum.

    mutfaktayım, annem sofra hazırlamış. her zamanki gibi hiçbir şey yiyesim yok, ama buz gibi bir su böreğini ağzıma atıp okul servisinin gelmesini bekliyorum.

    okul servisi gelmiyor; dersler bitmiş mi ne, sınav dönemindeymişiz, okul servisleri gelmiyormuş o yüzden artık. evden çıkıp dolmuş bekliyorum. yarım saat bekledikten sonra geliyor dolmuş, hava da buz gibi amk.

    dolmuşta üniversiteden en nefret ettiğim oğlanın yanında oturuyorum. her zamanki gibi felaket tellallığı yapıyor. lisedeyken niye üniversiteden bir arkadaşı gördüğümü ise hiç sorgulamıyorum.

    oğlan anlatıyor da anlatıyor; sınavda şunlar şunlar da çıkacakmış, şu gün şu sınav varmış, çok zormuş falan filan. sonra bitirme projesinden bahsediyor, "ananısikim" diyorum. o gün günlerden çarşambaymış, cuma günü bitirme projesinin teslimi ve sunumu varmış, okulda yedinci senemmiş, bitirme projesine hiç başlamamışım bile, (bu arada hala dolmuşla liseye gidiyorum ama olaylar tamamen üniversiteyle ilgili artık); hakkında olumlu hiçbir anım olmayan lise yıllarımın bütün bunalımı ve sıkıntısı on an içime işlemişken kafamda ise üniversitenin son yıllarının "allam yine mi uzayacak bu okul" telaşı var.

    amk bir de bitirme projesini okuduğum bölümle hiçbir alakasıyla olmayan ve ömr-ü hayatım boyunca en nefret ettiğim ders olan tarih dersinden almışım. "para verip birilerine yaptırsam" diyorum, iki gün kalmış şunun şurasında; "yaptırsam bile sunumu nasıl yapıcam?" diyorum. okula da iyice yaklaşmışız. ben bunları düşünürken dışarıda hafif kar yağıyor, martılar uçuşuyor, çok fena bunalım bi senfoni giriyor arkaplanda; ağır çekim klip moduna girmişiz. artık hiçbir şey düşünemiyorum, sadece dolmuşun ön camından "negzel de kar yağıyor" diyerek bakıyorum.

    sonra uyandım. uyandım uyanmasına ama "oh rüyaymış" falan diyemedim. stresten ölüyorum. farkına bile varamadım onca şeyin rüya olduğunun. bi 15 dk sonra falan ayılabildim ancak. sonra mutfağa gittim bi su içeyim de kendime geleyim diye, dolaptan çıkardığım su şişesini de elimden düşürüp paramparça ettim, ortalığın amına koydum. ızdırabını sikeyim senin okul! 3 yıl olmuş biteli, bırak artık yakamı amk.
  • bir iki sene önce bir arkadaşım-meslektaşımla konuştuğumda onun da aynı rüya-kabusları gördüğünü söylemesi beni şaşkına uğratmıştı.

    zaman zaman bu tarz rüya görmemizin binbir nedeni olabilir diye düşünüyorum. zaten benim çok sık olmasa da farklı versiyonlarını görmüşlüğüm var.

    belki de en iyisi, 3-5 kuruş verip de geçici mezuniyet belgesi yerine diploma alıp da çerçeveletmek.

    hakkaten, geçen gün bilmem kaç yıllık bir avukat diplomasını almış çerçeveletiyordu, yoksa bu yüzden mi?