şükela:  tümü | bugün
  • ustu bir fazlalastir, fazlalastirdigin sayiya böl
  • kuş bakışı ölçeksiz gelişigüzel çizime kroki denir.

    2. sınıftaydım sosyal bilgiler dersine hazırlanıyorum ablamla birlikte. ablam defalarca anlatmasına rağmen kafama gitmiyor. en sonunda sinirlenip öyle bir tokat atmıştı ki tekrar sormasına gerek kalmadan ezberden söylemiştim. 14 yıl geçti hala kelimesi kelimesine aklımda
  • istanbul'un konya'dan büyük olduğu gerçeği.

    hikaye şöyle; 1.sınıfta sınıf öğretmenimiz, boğaçhan isimli gümbelek arkadaşımızı kaldırır. türkiye'nin en büyük ili hangisidir, diye sorar. boğaçhan gariban değildir çakallık vardır hamurunda. duvardaki haritaya bakar ve kendine güvenen bir sesle konya der. hoca der ki "hayır, istanbul daha büyük." tabi haylazlar kapar bu konuyu.

    neyse zaman geçer. 5.sınıfın güzel güneşli günlerinden biridir. beden eğitimi hocası bizi her ne hikmetse sınıfa toplar. muhabbet filan ederken sorar "türkiye'nin en büyük ili hangisi?"

    ee geçmiş yılların tecrübeli boğaçhan'ı atik bir şekilde parmak kaldırır. cevap yine yükselir özgüvenle; "istanbul"
    beden eğitimi hocası hafif bağırtı hafif şaka karışımı der ki "lan dangalak, haritaya bakmıyor musun, konya'yı görmüyor musun der."

    konu muallakta kalır. hala o dönemin öğrencileri istanbul ve konya'nın büyüklüğü sorunsalının üstesinden gelememişlerdir. bu da böyle bir hikayeder. biz çıkalım kerevetine.
  • uzun seneler evvel, lise 3'e gidiyoruz, soğuk bi kış günü dersten hemen fırlamış okulun arka bahçesindeki ağaçların altına sigara içmeye gitmiştik arkadaşlarla.. o zamanlar bi bok yediğimizi zannediyoruz tabi.
    biz sigaraları yaktık fosur fosur içerken son sınıflardan bir eleman çıkageldi yanımıza. uzun, iri, okulun efsanesi(!) kalanların toplandığı sınıftan bi eleman. sözde son sınıf ama aramızda rahat 3 yaş fark vardı. cekedinin yakasını kaldırır kendi halinde takılırdı.
    neyse efendim geldi yanımıza ve diyalog şöyle gerçekleşti;

    +ateşiniz var mı gençler?
    -buyur abi (diyerek paylaşımcılığımızı konuşturduk)
    +(sigarasını yaktıktan sonra) madem ateş verdiniz ben de size bir öğüt vereyim
    -............. (şaşkınlık içerisindeyiz döndük kulak verdik)
    +seven sikilir, siken sevilir gençler bunu sakın unutmayın.. (dedi ve sigarasından bi fırt çekerek okulun daha tenha bir sigara içme yerine doğru yola çıktı)

    o zaman anlam verememiştik neden durup dururken bunu söylemişti ama şimdi çok iyi anlıyorum onu kesin bir derdi vardı. keza kısa bir süre önce bu sözü tecrübe edince adam ne kadar haklıymış dedim.

    kısa kesmek gerekirse dolu dolu yaşadığım lise hayatında en unutulmaz bilgidir bu. gerçekten de seven sikiliyor, siken seviliyormuş be reis..
  • "şakaklarıma kar mı yağdı ne var?
    benim mi allah’ım bu çizgili yüz?

    (bkz: tecahül-ü arif)
  • 36-42 kuzey paralelleri 26-45 doğu meridyenleri.
  • 1912 uşi anlaşması. sanki anlasmayi ben imzaladim.
  • (bkz: andımız)
  • öğretmeninizle aynı ismi taşıyorsanız, adınıza yeni bir isim ekleniyormuş. öğretmenlere ismiyle sesleniliyorsa demek ki.