şükela:  tümü | bugün
  • yıllardır velilerin başına musallat olmuş, okulların kıyafet üreticileri, kırtasiye tedarikçileri ve servisçiler ile kol kola sürdürdükleri ve devletin de ses çıkarmadığı soygun türüdür.

    sistem nasıl mı işliyor? tabii ki aç gözlü / devlet tarafından yeterince fonlanamayan devlet ve özel okullarımız eliyle.

    öncelikle okul bir ihale açıyor, ihalede velilerden alınacak ücretler piyasa şartlarının çok üstünde rakamlardan sabitleniyor, ihaleyi alan firma da okula ya ihale bedeli içerisinde, ya da açıktan yüklü bir para ödüyor.

    peki bu para kimin cebinden çıkıyor? çocuğunu okula gönderen ailelerin.

    bugün özel okullara bakın anlaşmalı servis fiyatları olması gerekenin 3 katına ulaşmış.

    devlet okullarına bakın kıyafet fiyatları maliyetinin 10 katına satılıyor.

    kırtasiye malzemeleri özellikle piyasada olmayan markalardan seçiliyor. ingilizce kitaplarını nedense başka hiç bir yerden bulamıyorsunuz. ihtiyaç olmayan bir sürü malzeme aldırılıyor.

    özel okulunuz birden bire kıyafetlerin rengini değiştiriyor? düşündünüz mü neden acaba? nereden geliyor bu moda düşkünlüğü?

    hepsinin sebebi velilerin ödediği bu paranın okul ve firmalar arasında bu yöntemle rant olarak paylaşılması.

    artık buna birileri dur desin.

    tüm okullarda aynı kıyafet kullanılabilsin, okul istiyorsa arma satsın.

    kırtasiye malzemeleri belirlenirken marka belirtmek yasak olsun, belli bir yerden almaya zorlanmasın, baştan ihtiyaç olmayan yüzlerce kalem kırtasiye talep edilmesin.

    isteyen istediği servisle gitsin, okullara anlaşmalı olmayan servislerin girememesi saçmalığına son verilsin. anlaşmasız servis şöförleri anlaşmalı firma tarafından dövülmesin.

    unutmayın tekelin olduğu yerde serbest fiyat belirlenemez, serbest fiyat belirlenemez ise tüketici her zaman fazla fazla öder.

    okullardaki bu tekel düzenine son vermeliyiz, sesinizi yükseltin sevgili veli suserler.
  • kızımın geçen sene 190t olan servis parası bu sene 250t ye çıktı. mesafe en fazla 2 km. servisciler odasını aradım ben de. bu ücretin 190t yi geçemeyeceğini söylediler. ardından servis sorumlusunu aradım. klasik abi hersey pahalandı ayağına yatıyor. dedim ben sizin odanızı aradım, böyle böyle dediler. sen bu paranın üstüne nasıl çıkıyorsun. tabii ses soluk yok. 220t ye indirdik öyle deyince. 30t de arabada yardımcı bir kadın var onun içindir dedik. içimde yine de ufaktan bir kandırıldım duygusu var ama bu da birseydi. böyle bir orantisizlik yaşıyorsanız bulunduğunuz ilin servisciler odasını arayın, fiyatı tescil ettirin.
  • malesef çoğu okulda varmış bu durum, insan çocuğu okula gitmeden böyle şeyleri pek duymuyor, görmüyor. algıda seçicilik.
    kızımın bu sene özel bir okula göndermek zorunda kaldık.
    400 tl üniformalar tuttu.
    250tl kitap parası istediler ona da tamam.
    ama kırtasiye ürünlerini şu kırtasiyeden alacaksınız doğduğu yılı söylemeniz yeterli deyince iş değişti.
    liste istedik,bizde yok.
    kırtasiyede paket ürünler dediler, vermediler.
    ertesi gün tekrar gittim, bu kez kırtasiyeci okuldaydı. büyük bir poşet ağızları kapalı sene sene sıralamışlar.
    al git 900tl.

    yok dedim ben listeyi göreceğim.
    veremeyiz, yok vs derken fotokopi şeklinde listeyi gördüğüm gibi gittim yanına, dedim sadece fotoğrafını çekeceğim.
    merak ediyorum ne var ne yok listede, ben gidip sizin mağazadan alacağım.
    bağırıp çağırmıyorum sakin sakin konuşuyorum ki sorunlu veli diye kodlamasınlar ilk günden.
    çektim fotoğrafı gittim kırtasiyeye.
    kod kod liste yapmışlar başka yerden gidip almayalım diye.
    seramik hamur yazıyor yanında kodu.
    hangi renk hangi boy hiçbir detay yok.
    a4 defter diyor kaç yaprak yazmıyor.
    listede olan kalemtraşlar 18tl iki tane yazmışlar.
    siz düşünün gerisini.
    bunun gibi bir sürü malzeme..
    evde olanların üzerini çizip hesaplatmak istedim fiyatı yanaşmadılar.
    okul öyle istemiyor, yasak olmaz set almanız lazım vs. ben okul müdürüyle konuştum deyip diretince kendi müdürlerinü aradılar, bir posta da o tekrar etti aynı şeyleri.
    şimdi hesaplayamayız çok uzun sürer bir sürü laf.
    verdim numarayı hesaplayınca arayın dedim ben beklerim.
    bir kaç saat sonra aradılar 580tl.
    gittim farklı bir kırtasiyeye aldım kafama göre hepsini tuttu 250tl.

    malzemeler okulda kalacakmış.
    götürdüm verdim.
    bakalım ne olacak.
    bir posta da poşet açılınca kavga etmeyiz umarım.
    veli olmak gerçekten zor işmiş, sabır işiymiş.
    üstelik daha yeni başlıyoruz.

    bunlara ses çıkarmayıp kuzu kuzu almaya devam eden herkes sistemin devamlılığını sağlıyor.
    yapmayın etmeyin.
    karun kadar zengin misiniz hepiniz?
    gidip o parayı hiç malzeme alamayanlara harcayın.
  • 2005 yılında mardin'de askerken benzeri başıma gelmişti.. 307 kd leri topladılar gazinoya ortaya da siyah poşetleri dizmişler, hepiniz bundan alacaksınız dediler. o zaman 80 tl idi. içinde de don, atlet, traş makinesi vs vs asker malzemeleri vardı.

    300 kişinin 292 tanesi ses etmeden almıştı. 8 kişi itiraz ettik, alacaksınız diye diretince dilek şikayet kutusuna yazıp attık. hala almadık, o 8 kişiden 3 ü pes edip aldı 5 kişi kaldık. bikaç gün sonra tuğgeneral yazıyı mı okudu nedir, isteyen iade edebilir diye geldiler. açanlar falan veremedi ama hiç kullanmayanlar iade edebildi sayemizde. ben zaten o poşetin 3 katı eşya ile gitmişim ne alacam bida.

    bu durumlarda birilerinin önayak olması gerekir, yoksa herkes veriyor diye herkes verir :) tecrübe konuşuyor.

    bizim kızın okulu ted vakfı koleji, yıllık ücret içinde kırtasiye yemek olduğu için gerilmiyorum en azından.

    itiraz edin, kararlı olun, geri adım atacaklardır.
  • kızım ingilizce set alınacak dedi bugün tamam dedim, öğretmenin istediği set kayseri de tek bir yayıncı da satılıyor, gittim sordum ne kadar diye 250 tl dedi. başka yayıncılara sordum yokmuş, yani kayseri'de tek bir yerde var şahin yayın dağıtım adı.
    araştırdım adamları tabii, karşıma şöyle bir şey çıktı;
    burayı işleten çocukların babaları eski milli eğitim müdürü şimdi emekli bir adam. internetten araştırdığım kadarıyla bu setin fiyatı 150 tl.
    elimden geleni yapacağım bu tekel oluşum karşısında. koyun gibi gidip almak bana göre değil, haksızlığa karşı dik durmazsak daha bizi çok s...kerler.
  • anaokuluna çocuğu verdik. eğitim seti dediler. kırtasiye belirtmişler. geçen sene 350 tl ödedik. bu sene 320 lira. yayınevini aradım bulunduğum şehirde sadece bir tane kırtasiye almış bayiliği. internette 247 lira.

    kitapların içeriği de bomboş. ben çocuğa bugüne kadar 102 tane kitap aldım. bazısı okumak için bazısı aktivite kitapları. çocuk literatürü konusunda oldukça bilgilendim. lakin bu kadar pahalı sattıkları kitapların içi bomboş ve ödediğimiz para çok fazla. peyderpey aldığım 70 kitap için toplamda 900 lira ödediğimi hatırlıyorum.

    yayınevinin anlaşmalı olduğu kitapçı-kırtasiye harici kitabı satın almak mümkün değil. çok kötü.

    insanları soymaları ve bu düzenin böyle devam ediyor olması ahlaksızlık. bunun devlet eliyle olması ise başka bir ironi.
  • beş parça okul üniformasına 350 tl ödedim. kalitesiz ve çocukların giyim pratiği hiç düşünülmemiş. haklı bir isyan ve sonuna kadar katıldığım önermedir.
  • cem toker de konu hakkında şunu yazmış;

    "okullar belli bir tip tişörtü zorunlu tutup, "sadece şu mağazada satılıyor" diye mağazayla "tekel soygunu" anlaşması yapıp, velileri oraya mahkum ediyorsa,
    bu ahlaksız soygunu yapanlara, uzun süre gün ışığı gösterilmemeli..
    izleyelim bakalım eğitim bakanı nasıl tepki verecek?"

    kaynak
  • 80'ler ve öncesinde, okullarda öğrencilerin işlettiği kooperatifler olurdu. öğrenciler kırtasiyeyi oradan alırdı. eleştirdiğiniz tek tip kıyafetleri alabileceğimiz farklı farklı yerler vardı. en büyük sorun blok flütte yaşanırdı. 80 öncesi zamanda bile okula yayan giderdik.(şu ankinden çok daha güven içindeydik.) o zamandan beri ne değişti derseniz, sadece yönetimler değil, insanların zihniyeti de değişti. sadece okul yönetimleri değil, veliler ve öğrencilerde rant peşindeler.(rantı sadece para ve arsa üzerinden düşünmeyin.) artık, herkes kolayca birşeyler elde etmek istiyor. eskiden öğrencinin dersleri zayıf olsaydı, veli onu sanayiye vermekle tehdit ederdi.(işe yaramazsa, gideceği yer orası olurdu.) şimdiyse, okul idarelerine ve öğretmenlere koşuyor. çözüm için gelseler, başımız üstüne ama, notu yükseltmek veya devamsızlığı sildirmek peşindeler. sorunları kolay yoldan çözmek isteyen bu kadar insan olursa, bazı öğretmenler ve yöneticiler, bunu fırsat olarak görmeleri, şaşılacak bir şey olmazdı.

    rant için göbeğindeki okullar yıkılıp, yerine alışveriş merkezi dikilirse ve köklü okullar üzerinden dönüştürme planları yapılıyorsa, okul idarelerinin farklı davranması nasıl beklenir.