şükela:  tümü | bugün
  • ülkemde eğitim-öğretim deyince akla gelendir.

    bence ha buzdolabı fabrikası açmışsın, aynı tip model buzdolapları üretiyorsun hatta ek bütçeye göre buzdolabına farklı fonksiyonlar koyuyorsun; ha da okula gönderip devletin ideolojik süzgeçinden geçmiş eğitim aldırıyorsun.
  • günümüzde devletin insan hayatını programlama ve yapılandırma süreçlerinden biri.

    devletinin sezgilerinden daha az sezgiye sahip insan, onun açtığı okullara mahkûm. okulsuz bir yaşamın tahayyül edilebilmesi de zor, bu fikre tahammül etmek de. tedirginlik yaratan şey, biraz günlük hayatın tabiatıyla da ilgili aslında. işlenerek yaşamın ana malzemesi hâline getirilen ham madde, yani "boş zaman", daima dolu diğer zamanlar tarafından sınırlanmak zorunda. bütün günü boş zaman olarak değerlendirmeye kalkmak, altından kalkılamayacak bir günah. hem sonra sıkılmak konusunda pek iyi değiliz. çocuklarımız bu konuda birer virtüoz olarak dünyaya gelirken, yetişkinlerimiz sıkıntıda hayra alamet bir şeyler görmeye pek de teşne değiller. can sıkıntısında keşif yapmayı, doğa ile konuşmayı bilmiyoruz. kaldı ki ebeveynler, çocukları belli bir yaşa geldikten sonra onlar için yapabilecekleri her şeyi yaptıklarını, artık bundan sonra kontrolü devletin alması gerektiğini düşünüyorlar*. ne kadar naif bir düşünce... herkesin işi gücü var, kim uğraşacak çocukla! o da gitsin okuluna.

    programlanmamış bir yaşama vurulacak neşterin gerektirdiği virtüozlüğün, sadece ama sadece, bir tür "bir numara" makamından sürekli komutlar alarak çeşitli sistemleri inceleyen ve sonunda bunlardan bir sentez (ya da çorba) yapan bir aşçı takımına ait olduğu izlenimi hâkim. okullu olmayan ya da okullulaştırılmamış birileri hiçbir öneri getiremez. nesilleri okullu birilerinin insafına bırakan bu durum, kendisinin dışındaki durumları nötralize ve hatta ütopize ederek bir kenara koyuyor. hegelci bir sıçmık olan "çağın ruhu"na teslim olmuş kopyalar da böylece birbirlerini kopyalayarak yaşayan ve ölen sayılara dönüşüyorlar.

    devletin "eğitimli yeni nesiller" ya da "ihtisaslaşma" gibi hedeflerinin kisvesinde, bu devletin ürettiği (kopyaladığı) müfredatın pazara çıkması, pazarlanması, neslin "eğitiminin" sağlanması, ders kitaplarının satılması, öğretmen adaylarının istihdamı, kadrolar açılması ve insanlara bürokratik müjdeler verilmesi gibi olaylar bütünüdür okullaştırma. hayatî bir faaliyete benzer, fakat neyse ki olup bitişi kansız bir süreçtir.

    başka bir hareket için (bkz: okulsuzlaşma).
    ileri okuma için (bkz: okulsuz toplum), (bkz: ivan illich).