şükela:  tümü | bugün
  • bu kültürü benimsemiş olanların okumak için sıraya koydukları uzun bir kitap listeleri vardır. her birini okumak için heyecanla beklerler. otobüs, metro, uçak ve sıkıcı dersler için çantalarında devamlı bir veya birkaç dergi bulundururlar. evlerinde en önem verdikleri yer kitaplıklarıdır.
  • temelleri cocuklukta atilan ve insan hayatini bir deneyime ve dengeye donusturen seruven
  • okumayı anlamlı kılan kültür... bu kültürü sahip olmadan (bkz: kitap okumak) pek de anlamlı değil diye düşünüyorum. ama şöyle bir durum var, kitap okumadan da okuma kültürü gelişemez, yani genç arkadaşlarımız ''okuma kültürüm yok'' diye kaygılanmasın, bu kültür, sonuçta daha fazla kitap okuyarak kendiliğinden gelişecektir. düşünceler, kültürler arasındaki bağlantıları zihniniz kurmaya başlayacaktır. okuma kültürü olmaksızın kitap okumak, zaman zaman sıkıcı bir eylem.
  • ya sokacam kültürünüze de okumanıza da. adam gibi bir okur olacaksanız önce bu kültür falan bunları siktir edeceksiniz sonra şu üç kaideye dikkat edeceksiniz;

    1. okumayı yüceltmeyeceksiniz. nedir lan okumak? okumak için okuyanlar böyle okumayı yüceltmek gibi mallıklarla uğraşıyor. yok klasikmiş yok cartmış yok camusmüş, yok marquezmiş hep bunlardan çıkıyor amk. imdb top 100'deki her filmi en iyi film farzeden mallar gibi gelip saçma sapan top klasikler listelerinden falan nobelli, man bookerlı ödüllü zırvalardan beş para etmez nice bomboş kitabı başımıza saranlar da bunlar, popüler bir sürü kitabı başımıza saran da.

    2. bir kitap sizi ufacıktan bile olsa rahatsız etmiyorsa o kitap size hiçbişey katmaz, net. çünkü insanın nefsi gerçekten algılıyor bunu. hakikati reddedecek ya, özellikle size kendiniz hakkında sürekli reddettiğiniz gerçeği fısıldıyacakları kapkaranlık bir kitap olarak algılatıyor size. halbukii siz o rahatsız eden kara kitapları okuduğunuz müddetçe kendinize kurduğunuz tatminler dünyasından çıkıp objektif bir gerçek olarak apaçık ortada olanları kabul etmeye başlıyorsunuz. (bu maddede kastettiğim okuma zevkiyle alakalı değil, kitabın içeriğiyle ve teziyle alakalı. elbette okurken çok zayıf olduğunu hissettiğiniz bir kitaba devam etmek akıl karı değildir bunu da yazdırmayın bana lan.)

    3. borges'un dediği gibi mesele çok fazla kitap, yazar okumak falan değildir. çok iyi bulduğunuz, ya da dur bir dakika burada bu aslında neyi anlatıyor dediğiniz bir kitabı belli aralıklarla birden fazla kez hatta tekrar tekrar tekrar okumaktır. bu yüzden çok kitap okumayın, hem ömrünüz (eğer işiniz bu değilse) klasik bir yazarın tüm eserlerini okumak için bile çok çok çok kısa sizi zavallı faniler, hem de gerçekten kitap okumak değil mesele tekrar okuyuştaki eğer derinlikli bir kitapsa katmanlar, farklı bakış açıları arasında dolanmak, değilse ilk okuma nostaljisi olarak bu kitabı neden beğendiğinizi, ilk okuduğunuzda ne hissettiğinizi, değişen edebi zevkinizle önceki edebi zevkinizi yani kişiliğinizi sorgulamaktır esas mesele.
  • okuma kültü yapmayacak kadar benimsemekten geçer.
  • ilkokul öğretmenim sayesinde edindiğim kültür.
    keşke herkes bu kültürü benimseyecek kadar şanslı olsa, hele ki ülkemizde.