şükela:  tümü | bugün
  • sabancı üniversitesi'nin öğrencilerine kazandırmış olduğu bir kavramdır, zira bu okulun öğrencileri okuma yaparlar, okumazlar. bu jargon genellikle fotokopi seçkiler* için geçerlidir fakat herhangi bir ders nedeniyle roman okumak zorunda kalıyorsanız bu da okuma yapmak olarak algılanabilir.
  • bir konuyla ilgili yeterli bilgiyi edinmek amacıyla literatürün tamamına ya da belirli bir kısmına yönelik olarak kaynak okumaktır. bu söylenişin nedeni "okuma" kelimesinin "okunması gereken kaynaklar" anlamında kullanılmasıdır. okumak tek başına söylendiğinde birçok anlamı içerir (bkz: okumak) ve kitap okumak, makale okumak gibi kullanılabilir; ama okunması gereken şey zaten "okuma" ise, okuma okumak diyemeyeceğimiz için okuma yapmak deriz, zira "okuma yapmak" başlı başına bir iştir; birşey okumaktan farklıdır, bir konuyu öğrenmek ya da konuyu öğrenmeye zemin hazırlamaktır.
  • istediği kadar bildiğimiz okumak kavramından farklı olsun, yine de kulağıma aşırı derecede gıcık gelen, bıktığım bir entelce kavram
  • okumak eyleminin akademikçe olanı. *
    örneğin roman okunur, fakat weber okuması yapılır..
  • gun icinde kac kere kullandigimi bilmedigim bir laf. gunaydin, gorusuruz gibi bisey.
  • gereksiz ve ayrılıkçı bir tabirdir.yine de kendini ayrıksı hissetmek isteyenler için değişik çeşitlemeleri yapılabilir,cümle içinde kullanıp örneklendirelim:

    -feci okumam geldi,okuma etmem gerekiyor.(tuvalette ıvır zıvır dergiler okumak için kullanalım mesela)
    -okuma almam gerekiyor.(nasıl? "kitap almam gerekiyor" cümlesindeki o basitlik,sığlık bir anda kayboldu değil mi?)
    -kumandayı uzatta biraz okuma seyredelim.(cümle yapısındaki bozukluk ayyuka çıkmış olsada aldırmayın,kültür-sanat programlarını izleyecekken kullanın.havanız yerinde nasıl olsa.)
    -manav amca bana ordan bir kilo okuma verir misin? (pardon! gözüm kesekağıdının üzerindeki okumalara takılmışta.)
  • öğrenmenin bir amaç olmaktan çıkıp bir zorunluluk vesilesi olduğunu tanımlayan edim.

    okumak etken iken, okuma yapmak gayet edilgendir. hoca zoruyla okuma yapılır, akademi standartları yüzünden okuma yapılır, makale yazıp prof. olmak için okuma yapılır.
  • en kısa yoldan, klasikleri örnek gösterebiliriz bu karmaşık eylem için.

    a) klasikleri okuyorum.

    b) klasikleri yeniden okuyorum.

    arada gördüğünüz 7 fark, okumakla okuma yapmak farkı oluyor sanırım. gerekli mi değil mi bilmem, o başka bir tartışma.

    (bkz: bırakınız yapsınlar)