şükela:  tümü | bugün
  • sadece okumuştur. okur yazar cahil olmadığına göre; sadece tüketendir, üretmeyendir.
  • kişinin sabır sınırını test etmekte üzerine tanımam
  • okuduğu şeyi sorgulamayan kişidir.
  • sadece okuduğu şey hakkında sadece kendine dayatılan/ezberletilen kadar bilgisi olan; çevresindeki olayları ve içinde bulunduğu durumu sorgulayamayan;diploması cehaletini alamamış kişi
  • diyalog kurulması, dert anlatılması en zor insan grubudur. zırcahiller, bunların yanında kanatsız melektir.

    insan diyor ki, ulan en azından fakülte atmosferinde bulunsa bir insan, o hava ile bile cehaletini bir nebze olsun alır götürür. yok arkadaş, doktora da yapsa oturup 2 kelime konuşulmmayacak kapasitede insanlar var yav!
  • okumamış, cahilden daha beter olandır. nedeni de çok açıktır aslında. mesela ülkenin küçük bir köyünde doğmuş genç bir erkek düşünün. köy ortamındadır. markete gitmek, şehre inmektir onun için. çat pat okuma yazmadan başka bir eğitimi yoktur. babası için önemli olan onun, tarlada ve yaylada işe yaramasıdır. bu gencin hayali ise, bir şekilde büyük şehre taşınıp orta halli bir işe girmektir. hatta devlet işi olursa, işçi falan gibi dünyada cennettir. şimdi bu genci tarlada babasına yardım ederken çekelim köşeye ve soralım : "sence evrim teorisi nedir ?" size vereceği cevap " ne bileyim ağabey, ben bilmem öyle şeyleri." olacaktır.

    bir de aynı genci büyük şehirde doğmuş orta sınıf bir ailenin çocuğu yapalım. güdümlü füze gibi üniversite saplantısı olacaktır. olmazsa olmazıdır. öyle basit memuriyet onun için kötü yola düşmek gibidir. büyük şehrin orta sınıf genci varlığını; işçilik, pazarlamacılık, basit memuriyet gibi işlere girmemek üzerine kurar. babası için de üniversite şarttır öyle ki kendisi esnaf bile olsa aslan oğlunun dükkanda çalışmasına içi razı gelmez. okuyacaktır. doktor, avukat olmalı, devlette olacaksa yine uzman, mühendis, hazine avukatı falan seviyesinde olmalıdır. şimdi bir de bu genci üniversitede tam dersine girecekken çekelim köşeye soralım: "sence evrim teorisi nedir ?" size vereceği cevaplar, " abi maymundan mı geldik, maymunlar neden maymun o zaman veya biraz biliyorsa ara tür neden yok." gibi zırvalardır.

    şimdi sıkıntı burada. bu zırvaları söyleyen üniversite okuyan genç mi daha kötü, yoksa bilmiyorum ağabey diyen genç mi? tabii ki bilmediğini bilen ve bunu itiraf edebilen evladır.

    uluslararası ilişkilerde bilinen bir söz vardır. "yanlışı ısrarla savunmak sadece sorunu büyütür." gerçekten de bilmediğini bilmek, büyük erdemdir. ilber hocanın da belirttiği gibi yarı cahillik, cahillikten kötüdür. hatta sakallı celal bu durumu, bu kadar cahillik ancak tahsille mümkün, sözü ile daha iyi özetlemiştir. cahilliği giderilemeyecekse bir insan eğitim sisteminde ne kadar uzun kalırsa o kadar cahilliğine birikim yapar. böyle gençlerin üniversitelerden topluma yayıldığını düşünün. bu düşüncelerin nesiller boyu toplumda düşünceleri ile var olduklarını. hatta ideolojiye dönüşüp, siyasete karıştıklarını. öyle bir yerde gerçek okumuşlara, iş yerinde bunların astlarına hatta bunların evlatlarına bile kolay gelsin.
  • yuce devletun her milimetrekaresinde itinayla örgutlenmiştir. ulke böyle durum bu.

    bana ne çocugu torunu olan duşunsun deyip çabalamaktan vazgeçmeye meyilliyim vicdan izin vermiyor.
  • en tehlikeli olanı. okumamış cahil hiç olmazsa ben bilmiyor der bir bilene sorar. okumuşu korkunç oluyor. her konuda bilgisi varmış gibi davranan insanlardan bahsetmiyorum. okudum ve ben cahil biri değilim egosu dünyanın öbür ucuna kaçma isteği uyandırır insanda.
  • kredi notu yüksektir.