şükela:  tümü | bugün
  • okuyup bitirilen kitabı, üzerinden belli bir zaman geçtikten sonra hatırlayamama durumudur. sık sık yaşadığım, belli bir süre sonra can sıkar hale gelen durum. en sevilen kitapların bile bazen sonunu bazen ana karakterini bazen olayı unutuyor olmanın sıkıntısı tarif edilemez.
  • okunan (okunulan yerine okunan demek sanırım daha doğru) kitabın daha sonra hatırlanmaması çok anormal bir durum değildir. zira özetini okuduğumuzda dahi o bilgiler tekrar tazelenebilecek duruma gelmektedir.

    +500 sayfalık romanlarda bu daha da dikkati çeken bir durum. zaten bir kitabın içinde öz olarak aklımızda kalabilecek olay veya etkileyici sözler çok fazla değildir.

    ancak tekrar hatırlamanın en etkili yolu kitap içerisinde geçen etkileyici sözleri bir kenara not etmeniz, hatta dijital ortama kaydetmenizdir. bu neden ekşi sözlük olmasın?

    iyi okumalar.
  • sıklıkla yaşadığım durum. o kadar kitap okudum, okuyorum ancak bir süre sonra unutuyorum. altını çizdiğim yerlere yeniden bakıp hatırlıyorum. özellikle siyasi ve felsefe kitaplarında bunu yaşamak ayrıca zoruma gidiyor yahu! o kadar emek veriyorum didik didik edip okuyorum, altını çiziyor notlar alıyorum ama sonra hoop aklımdan gidiyor. hay ben böyle beynimi seveyim emi!
  • okumuş olmak için okumakla pek alakası yok. beynimiz sadece okuduğumuz şeye odaklansa dahi üzerinden zaman geçtikten sonra beyin okunanları geriye atacak ve yeni bilgilerle dolacak.

    beynimizi koca bir arşiv gibi düşünün. yeniler geldikçe eskiler geride kalıyor ama oradalar. minik bir hatırlatma ile, ne bileyim özet okuma, kitabın herhangi bir sayfasını okuma vs. ile hatırlanacaktır.
  • okumuş olmak için okumak yazan yazarın haytında kaç kitap okuduğunu merak ettiren başlıktır. bu kerize göre eğer üniversite okuduysa hocanın ağzından çıkan her şey akılda kalmalıydı.

    unutulması normaldir.
  • uyku öncesi okunan kitaplarda sık karşılaşılan bir durumdur.

    hatta o kadar hatırlanmaz ki okuyarak uykuya dalınan geceden bir sonraki gece okunmaya devam edildiğinde olay örgüsü ya da konu anımsanmaz ve önceki gece okunan kısımlar bir kez daha okunur. böylece çift dikiş gidilmesine rağmen arzulanan verim o kitaptan alınamaz.
  • "cemil için okumak çoğu zaman kendi yaptığından daha başka, daha fazla bir şeydi. erişemediği bir yükseklik, gidemediği bir uzaklıktı. kendini okuduklarına veremiyordu; zihni uçuşuyor, kitabın üzerine konmasıyla kalkması bir oluyordu. böyle zamanlarda cümleler sakladıkları sırlarla böbürleniyormuş gibi geliyordu cemil'e. daha yavaş, durarak, düşünerek okumaya çalışıyordu. buna rağmen bir kitabı bitirdikten hemen sonra bir sürü şeyi unutuyordu."

    diye yazmıştı barış bıçakçı, sinek ısırıklarının müellifi'nde.

    bir yazarın bu durumu, bu denli berrak ve doğrudan anlatışı; bu durumu yaşadığını, yaşamasa bile tahayyül edebildiğini düşündürüyor bana.
    ve unuttuğum tüm kitaplara dair yersizce rahatlamamı sağlıyor, belki de suç ortağı oluyor bilmeden...
  • google etkisi'nin bir şekilde amneziye yol açması.

    edit: dijital hafızamız hayatımızın her alanını etkiliyor maalesef. çünkü kolay ulaşıyor, az önemsiyor, çabuk tüketiyor, kıymet bilmiyoruz.
  • normal olan durumdur. okuduğun kitabı ezberlemen gerekmiyor. üç gün önce ne yediğini hatırlamazsın, ama bir olay sana hatırlatabilir "aa üç gün önce aynısını ben de yemiştim" dersin. kitap da öyle işte. kitabı sana hatırlatan bir şey olmayınca o bilgiler ulaşımı zor yerlerde depolanır.