şükela:  tümü | bugün
  • okuma yazmayi bilen. ingilizcesi literate.
  • ümmi karşıtı.
  • okur yazar olmak sosyolojik olarak okuma yazma bilmekten öteye geçerek eli kalem tutmak gibi muğlak 1 anlam barındırıyor sanırsam içinde. türkiye oranı tabii ki korkutucu derecede olduğundan hesaplanmaya bile pek kalkılmıyor.
  • bayaa eski bi arkadaş, çiçeği burnunda yazar, müzikçi
  • kendinin ayriminda olan, ayrimin kendinde bittiginde karar kilan hippi-punk. altitel parmakcisi. anlayis iyesi, iyelik karsiti, karsit ozumsemesi, ozumseme anlayislisi grunger. new york sokaklarinda bestesi ile bizi bizden almistir. kool? yeah.
  • geleneksel degerler ile yenilikci dusunceleri dimaginda birlestirebilmis, muzikteki tekrarlanan ritimlerden, hayatin tekrarlanan ritimlerine dek degisimi isteyen, katkida bulunmaya calisan, icinde bulunduklarina kesinlikle katan, bazen memnuniyetsizligini asiri bicimlerde ortaya koysa da kendine yine de zarar vermemeyi bilen, disaridan bakabilen dost. muhabbetinden esirgemesin bizi, gerek sesinin gerek gitarinin tinisi bozulmasin diyelim.
  • polis jargonunda hırsızlığı meslek haline getirmiş, geçimini bu işten sağlayan kişilere verilen isim.
  • vakti zamanında çok dedi bana "gel sen de benimlen, evinin kadini ol, ben calisir ikimize de bakarim" diye ama ben yan çizdim, çamura yattım. çocuk da yapıcam kariyer de, beni kariyerim için sev dedim.
    şimdi ise msn sayfalarına "özlediiiim teniniiiiiiin kokusunu özlediiiiiiiiiim" diye ağlanıyorum, msn adamcıklarıyla kadeh tokuşturuyorum.

    ışınla beni scotty!
  • öncelikle vatan millet sakarya hasretiyle yanan gönlüne su serpmesi açısından doğum gününü türkiye saatine göre kutlamak istediğim hanimiş biricik ıvırmış zıvırk badim. son olarak da yapımında emeği geçen ebeveynlerine ve genlerine kaynak olan ecdadına teşekkürü borç bilirim.

    "facebooktan ilkokul ortaokul arkadaşımı buldum popülerim, bulamadım öyleyse kabızım" diye kırıladursun insanlar,buradan sinsi sinsi el sallamak istiyorum hepsine. senelerdir yanıbaşımda, üç beş sokak ötemde olamasa da hatta aksine kilometreler, okyanuslar girse de araya bildim ki aslında hep bir ses uzağımda. ayrı kalıp çoook özlesem de, yine de yoksunu kalmadığıma sevinebildiğim cancağızım. beni feysbuk arama motorlarına "feysbuk bana okuryazarımı bul ulan allahsız" yazmak zorunda bırakmadığı için de ayrıca teşekkür etmek istiyorum kendisine. abuk isimli ortaokulumdan bana kalan en güzel şey kendisi.

    şu hüzünlü havayı sonbaharda deniz kenarında bir tarafım donarken leopar desenli eteğimle kıç kıvırarak dağıtıp entrymi öyle sonlandırmak istiyorum: "denizleri aş da gel kurbanın olam, kurtar beni buralardan ne olur"
  • o allahın bir lütfu, gözlerimin nurudur.