şükela:  tümü | bugün
  • "öğretmen" demenin profesör doktor'cası.
  • (bkz: eğitmen).
  • ilginc bir unvan.
    egiten degil, ogreten degil okutan...
    benim gozumun onune hep, kafayi kitaba bastirip
    - okusana lan $erefsiz!
    diyen bodur, biyikli, kel amcalar geliyor.
  • insanin "- ke$ke bir turk super kahramani olsaydi..." dedigi adam.

    - anne bak okutman geliyo!
    - cabuk eline kitabini al kizim! dover bizi yoksa...
    - okuyun lan $erefsizler!
  • komik bir ünvan daha..diğer bir örneği için
    (bkz: belletmen)*
  • genelde üniversitelerin yabancı dil hazırlık bölümlerindeki hocalara da verilen ünvan.
    öğretim görevlisi olabilmeleri için fakültelerde derse girmeleri yeterli değildir, ilgili dilin bölümünde araştırma görevlisi olarak başlamalıdırlar.
  • üniversitelerin yabancı dil hazırlık bölümlerindeki hocalara verilen ünvan.
  • depresif insan.
    bu insan üniversite ortamında akademik olarak bir hiçtir. ürettiği hiçbir şey olmaması açısından aslında türkiye akademisyenlerinin büyük çoğunluğuyla benzeşse de bizde önemli olan titr sahibi olmak olduğundan, o koca koca profesörlerin arasında en fazla ameledir, öyle bir değer görür. çalışma ömrünü çoğunlukla kendiyle aynı statüde olmasına rağmen hasbelkader amiri olmayı başarmış diğer okutmanlardan emir alarak, her işine karışılarak, sürekli aynı şeyleri tekrar etmekten tekdüzeleşerek geçirir.
    kim bilir zamanında onun da bazı gelişim ve değişim hayalleri vardır ama bu tuhaf rahatlık hareket etmesini hep engellemiştir. zamanla daha da rahatına düşkün hale gelir ve meslekte ne kadar yılını doldurduysa verimliliği de o kadar düşer.
    sevgili, umut dolu, pırıl pırıl gençler,
    tek derdiniz kolay para değilse, iş yapmak, işe yaramak, kendini tekrarlamamak gibi dertleriniz varsa,
    okutman olmayınız, oldurmayınız.
  • yükseköğretim kanunu uyarınca: "fakültelerde ve fakülteye bağlı birimlerde dekanların, rektörlüğe bağlı enstitü veya yüksekokullarda müdürün önerisi ve rektörün onayı ile süreli veya sürekli olarak atanan; atanma süresi sonunda görevleri kendiliğinden sona eren kişilerdir."
  • asıl işleri uzman oldukları alandaki dersleri vermek olsa da görünmeyen vazifeleri rektör ne derse onu yapmaktır. kimisi bir fakülte kadrosundadır, kimisi de direkt rektörlüğe bağlıdır. olay da burada başlar. fakülteye bağlı olanlar dersler bittiği vakit çekip gider ama rektörlüğe bağlı olanlar kapıkulu askeri gibi hali hazırda beklerler. amir ne işe görevlendirirse o işi yapar. eğer ki taşrada falansa bu okutman milleti tüm ilçeler de onlardan sorulur. velhasıl-ı kelam üniversitenin öğretmenidir, amelesidir, şusudur, busudur.