şükela:  tümü | bugün soru sor
  • bu yil oldukca tantanali bir bicimde yürürlüge giren yeni tck'da yer alan kast ve mahdumlarinin son turfandasi. yasada yapilan tanimlamaya göre sucun unsurlarinin gerceklesebileceginin öngörülmesine ragmen fiilin islenmesidir (tck madde 21 ii 1). dogaldir ki, bu soyut tanimlamayla cok da fazla bir sey ifade edilmedigi gibi, bilincli taksir ile olasi kastin nerede ayrisacagina dair de pek bir sey söylenmemekte. muhtemelen alman ceza dogmatiginden devsirilen olasi kast, yargitayin, alman ceza doktrininin hakim ögretisinden yana olmasi halinde, failin suc unsurlarinin gerceklesebilecegini muhtemel görmesi ve ciddiye almasina karsin, fiilin islenmesine razi olmasi diye tanimlanacak, ola ki alman ceza yargisinin yolundan gitmesi durumunda ise, failin suc unsurlarinin gerceklesebilecegini olasi görmesine ragmen bunlari onaylayarak göze almasi biciminde ifade edilecek, yok üst mahkeme benim görüsümü destekleyecek olursa, yargi doktrin kardestir, bölen kallestir diyerek adli tatilin on yil daha uzatilmasinda karar kilacaktir. zaten ipleyen yok bizi, bak ne güzel millet birbirini kiriyor kendi kafasina göre, alacaksin basini gideceksin yeni zelanda'ya, koyun yetistireceksin, en güzeli be osmancigim...
  • bilinçli taksir ile arasındaki fark amiyane bir şekilde şöyle açıklanabilir:

    bilinçli taksirde kişi olabileceklerin farkındadır ancak bunun gerçekleşeceğine ihtimal vermemektedir ve gerçekleşmesini de istememektedir. olası kastda ise koy götüne gitsin* dercesine sonuçların ciddiyetini umursamayan hareketler yapılmaktadır.

    şüphelinin kolluk güçlerine verdiği ifadeden anlaşılamıyorsa duruşma esnasında hakimin sorduğu sorularla aradaki ayrım kolayca netleştirilebilir.
  • yeni tck'nın garip bir şekilde düzenlediği suçun manevi unsurlarından en kafa karıştıranı. genelde trafik suçluları ile düğünlerde ve milli maç sevinçlerinde havaya ateş eden gerzeklerin içine girdiği bu kast tipini bilinçli taksirden ayırt etmek için basit bir yol izlenir:

    1- öncelikle doğrudan kast unsurunun mevcut olmadığından emin olunur. ( yani adam bilerek , isteyerek ve sonucunu öngörerek adamı vurduysa bu doğrudan kasta girer)
    2- ardından failin işlediği suç ile profosyonel olarak uğraşıp uğraşmadığına bakılır. ( bu biraz karışık, örnek vermek gerekirse şehir içinde 100 km sürat ile gidip karşıdan karşıya geçen 2 ayrı şahsı ezen 2 ayrı fail olsun. bunların biri michael schumacher, diğeri normal bir insan evladı olsun, schumacher kendisine güvendiği, ben kaza yapmam mantığı ile hareket ettiği ve yetenekleri de buna el verdiği için bilinçli taksir ile sorumlu olurken, normal insan evladı olası kast ile sorumlu olur).
  • okunuş itibarıyla ,proje aşamasındaki bir filmin henüz netleşmemiş oyuncu kadrosudur.
  • ''bilme'' suçun unsuru ise gündeme gelmeyen kusur türü. mesela suç tasnii olası kastla işlenemez. çünkü kanun, işlenmediğini bildiği bir suçu, yetkili makamlara işlenmiş gibi ihbar eden ya da işlenmeyen bir suçun delil veya emarelerini soruşturma yapılmasını sağlayacak biçimde uyduran kimsenin cezalandırılacağını söylüyor.*
  • pratikte bilinçli taksir ile arasındaki fark en basit şöyle açıklanabilir. alkollü araç kullanan kişi, alkollü araç kullandığı için doğabilecek tehlikelerden haberdar olmasına rağmen, bu durumun gerçekleşmesini istemez. adam gidip bile bile kaldırımdaki adama vurmaz mesela. ama vurabileceğini de öngörür, bu da bilinçli taksir sonucunu doğurur.

    olası kastta ise, kalabalık bir caddede kaçan birini silahla ateş ederek öldürmek isteyen bir suikastçiyi ele alalım. aslında burada fail kaçan kişiyi vurma saikiyle ateş etmektedir ancak kalabalık bir caddede bulunması nedeniyle silahından çıkan mermiler caddedeki insanlara da isabet eder ve onların da ölümüne sebebiyet verir. burada, caddedeki diğer insanların ölmesi, failin umurunda değildir. böyle bir şey olacağını öngörür ama bilinçli taksirden farklı olarak, bu durumun gerçekleşmesi umurunda değildir. gerçekleşmesini önlemek için de herhangi bir şey yapmaz.

    ayrıca olası kastla, kastı karıştırmamak gerekir. yukarıdaki örnekte yer aldığı gibi, fail kaçan kişiyi vurma saikiyle ateş etmektedir, dolayısıyla mermilerin caddedeki diğer insanlara isabet etmesi, o kişileri vurma saiki olmadığından, olası kast hükümlerine göre değerlendirilir.

    tck'nın yürürlüğe girdiği ilk zamanlar, bilinçli taksir-olası kast ayrımı doktrinde hararetli tartışmalara neden olmuştur ancak genel kabul görmüş tanımı budur ve hukuk fakültelerinde de çoğunlukla bu pratikler üzerinden öğrencilere öğretilir.
  • 'ya sikerler olursa olsun' mantalitesiyle hareket eden elemanın kusurluluğunu etkileyen haldir.
  • bazı müelliflerin epey hoşuma giden şekilde şöyle tanımladığı;

    "olursa olsun kastı".
  • hareketinin belli bir neticeyi meydana getirebileceğini öngören failin, söz konusu hareketi yapmaktan kaçınmaması durumudur. örneğin kırmızı ışıktayken, yeşil ışıkta geçen yayaların üzerine araba sürme ve ölüme sebebiyet verme.