şükela:  tümü | bugün
  • (bkz: doğu yücel)'in 10 ekim 2019'da can yayınlarından çıkması planlanan, diğer tuhaf hikayelerinin de olduğu yeni öykü kitabı. her çalışmasıyla çıtayı daha da yükselten yazar, bu haberle hayranlarını bir hayli heyecanlandırmayı başarmıştır. (bkz: kimdir bu mitat karaman) kitabıyla oldukça yüksek bir ivme yakalayan yücel, bu kitabıyla bakalım bizi hangi hayal alemine sürükleyecek.
  • doğu yücel’in ‘altın eseri’ olmuş öldüğünü google’dan öğrenen adam ve diğer tuhaf hikâyeler.
    heyecanlı, sürükleyici, akıcı, hayal gücüyle yoğrulmuş olaylar, tek tek zekice kurgulanmış ve sürprizlerle dolu.
    yetenekli bir yönetmenin filmini izler gibi, hiçbir hikayenin sonunu tahmin dahi edemiyorsunuz. ‘acaba?’ dediğiniz an hooop konu hiç beklemediğiniz bir yere geliyor, sonunda ‘vay anasını be’ diye hayran kalıyorsunuz. beklediğiniz sonlar yok! ağzınız açık izlediğiniz filmler gibi etki bırakıyor her hikaye, doyamayıp heyecanla bir sonrakine geçiyorsunuz.
    kitabı okurken hissedilen duygular kendi dünyamızdan tanıdık. ‘öldüğünü google’dan öğrenen adam’ hop oturtup, hop kaldırıyor.
    doğu yücel, sade diliyle sizi hayalhanesinde geziye çıkarırken, günümüz sorunlarına dair minik mesajlarını da eklemeden geçmiyor. hikayelerin sonlarında gizli öğretiler saklı.
    “öldüğünü google'dan öğrenen adam, denizler altında, para adam, dr. sanalaşk: veya nasıl bomba uzmanı oldum?, kusursuz bir ayrılık ve istanbullu” en favorilerim oldu.
    ‘gece saat 3’te, terk ettiler’de içime sinmeyen bazı noktalar var ama, “yazarın işine karışılmaz, bir bildiği vardır herhalde” deyip çok üzerinde durmadım.
    son hikayenin ardından gözümden bir damla yaş süzülür gibi oldu. artık hikayenin sonundan mı, kitabın bitmesinden mi, uykusuzluktan mı bilmem...
    çok sevilen birine veda eder gibi, kum saatindeki o son kum tanesi gibi bir ‘pıt…’
    sözün özü; kaliteli işlere hasret kalanlardansanız okuyun, okutturun.
  • terk ettiler hikayesini beğenmedim nedense. diğerleri gayet başarılı. kısa ve öz. ancak terk ettiler gereksiz uzamış ve bağlanmamış nedense bir yere, sıkıldım okurken. henüz kitabın hepsini bitirmedim. başka sevmediğim yeri olursa yazarım. beğendiğim yeri olursa da yazarım. kısaca yazarım.
  • yıllardır beklediğim kitap.

    çok sevdiğim bir yazar doğu yücel. romanlarını ayrı öykülerini ayrı seviyorum. ama en çok öykülerini tabii ki.

    romanlarının yeri de ayrıdır, hepsi çok başarılıdır fakat öyküleri inanılmaz güzeldir. hangi türde olursa olsun yazdığı her öyküyü büyük bir keyifle okuyorum. ve nihayet o çok beklediğim yeni öykü kitabı geldi.

    kısa bir süre sonra alıp büyük bir heyecanla öykülerin arasında kaybolmak istiyorum. belki de uzun zamandır ihtiyacım olan şey yeni doğu yücel öyküleri okumaktı. oh be!
  • birkaç hikayeyi güzel buldum fakat genel olarak, tv için yazılmış skeçleri okuyorum gibi hissettim. geçiniz.
  • kitap sitesinde ki gecikmeden dolayı 1 hafta beklediğim kitabı, yarım günde bitirdim.
    çok keyifliydi öncelikle. doğu yücel'in gitgide ustalaştığını hissettirdi bana. şimdiden ya mitat'ın hikayesinin devamını ya da yeni bir romanı daha heyecanla beklememe sebep oldu.
    öykü türüne bir türlü ısınamayanları bile yakalayacak bir kitap olmuş diye düşünüyorum.
    alın okuyun, okutun.
  • uzun yıllar olmuştu bir kitapı tek oturuşta bitirmeyeli. çok akıcı ilerliyor. insanı hiç boğmuyor. sanki dizi izler gibi bir bölüm daha bir bölüm daha derken kitap bitti. özellikle “gelecek gibi” bölümüne bayıldım. şiddetle tavsiye edilir! okuyun okutun !

    (bkz: up the irons)
  • doğu yücel'in yeni kitabı. ilk okuduğum kitabı. diğerlerini de okuyacağım.

    genel olarak olumlu telkinler veren, pozitif ve keyifli hikayelerden oluşuyor. beğendim. birkaç tanesini daha çok beğendim;

    --- spoiler ---

    1- para adam: night shift veya skeleton crew gibi kitapları okurken, olacaklara hazırsınız. ilk köşeden bir vampir protagonistin üstüne atlayabilir lakin siz buna hazırlıklı olduğunuz için çok etkilenmezsiniz. bu kitapta ise doğu yücel elindeki kartı çok iyi kullanıyor ve gene tatlı bir öykü beklerken, kendimi birden orgy'nin içinde buldum...

    2- karafatma: buna başlamadan önce, creepshow(george romero)'nun son segmenti veya breaking bad'de laboratuvara sinek girdiği bölüm gibi bir klostrofobik gerilim beklemiştim. para adam'dan sonra ikinci sürpriz bu çıkacak dediydim. öyle olmadı ama belki de daha iyisi oldu.

    3- hayatımın rolü: son sayfasına kadar beni çekmedi ama son sayfada dedim ki, antagonistin ölmeden önce acı çektiğinden emin olmak istemiş... sertti ve bunun geleceğini önceden göremedim.

    4- sakin ol ve algoritmaya güven: j.g. ballard alıntısıyla başlaması hoşuma gitti. tatlı bir foreshadow. kitaptaki öyküler bazen pozitifliği çok zorluyor, biraz ex machina finaller var. ama işte bu onlardan biri değil...
    --- spoiler ---
  • “kimdir bu mitat karaman?” romanı ile tanışıp üslubunu, sıkı olay örgüsünü ve örtülü iletilerini-artık ne kadar örtülü orası malum- pek sevdiğim yazarın yeni kitabını gecikmeli de olsa elime alabildim.
    yazar, öykülerini üç bölüme ayırmış: düş gibi, gerçek gibi ve gelecek gibi.
    düş gibi bölümü altındaki öyküler; gerçek ile hayali sıkı şekilde birbirinde eriten öykülerden oluşuyor. “denizler altında” öyküsündeki “gerçek, kurgudan her zaman daha yaratıcı ve kurnazdır.” cümlesi ve ardından gelen “inanması güç, gerçeği eğip büken hikayeleri anlatmayı seviyorum.” cümlesi yazarın hikayelerindeki çıkış noktasını gösteriyor aslında bizlere.
    gerçek gibi bölümündeki öyküler; gerçek hayatın absürtlük dozunun ne kadar yüksek olduğunu ve bu kadar absürtlüğe rağmen gerçekten olsa en ufak bir şüphe duymayacağımız öykülerden oluşuyor. kurmacanın güzel yanı da bu değil mi zaten?
    son bölüm olan gelecek gibi öyküler ise; ütopya gibi görünen ama aslında gerçekleşmesi çok da uzak olmayan olayların yaşandığı bir dünyanın kapılarını ne de güzel açtığının göstergesi.
    öyküleri okurken doğu yücel’in hayalhanesinde daha acaba neler saklıdır diye düşünüp durdum. çünkü kurgulamış olduğu öykü evreni mizah dozu yüksek, absürt bir o kadar da politik ve toplumsal mesajlarla dolu.